<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>Enstitü Sosyal - Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz &amp; Yorumlar</title><atom:link href="https://www.siyasimedya.net/etiket/enstitu-sosyal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" /><link>https://www.siyasimedya.net</link><description>Türkiye siyasetinin nabzını tutan Siyasimedya, güncel haberler, derin analizler ve özgün yorumlarla siyasi gelişmeleri yakından takip edin. Güvenilir ve tarafsız içeriklerle gündemi kaçırmayın!</description><lastBuildDate>Tue, 21 Apr 2026 04:31:29 +0000</lastBuildDate><language>tr</language><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator><image><url>https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/04/cropped-smedya-32x32.png</url><title>Enstitü Sosyal - Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz &amp; Yorumlar</title><link>https://www.siyasimedya.net</link><width>32</width><height>32</height></image> <item><title>Enstit&#252; Sosyal&#8217;den S&#246;z Varlığı Dijital Platformu</title><link>https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-sz-varligi-dijital-platformu/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-sz-varligi-dijital-platformu/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Tue, 21 Apr 2026 04:31:29 +0000</pubDate><category><![CDATA[YAŞAM]]></category><category><![CDATA[Enstitü Sosyal]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-sz-varligi-dijital-platformu/</guid><description><![CDATA[<p>Enstitü Sosyal, 6-10 yaş grubundaki çocukların dil kullanımını çok boyutlu veri kaynaklarından analiz eden Söz Varlığı Projesi kapsamında geliştirdiği yeni dijital platformunu tanıttı. Söz Varlığı Dijital Platformu&#039;nun tanıtım gösteriminin ardından, Enstitü Sosyal Eğitim Araştırmacısı Dr. Özlem Turan moderatörlüğünde, Boğaziçi Üniversitesi Dilbilimi Bölümü&#039;nden Dr. Ümit Atlamaz ve İstanbul Üniversitesi Dilbilimi Bölümü&#039;nden Doç. Dr. Mehmet Gürlek&#039;in katıldığı [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-sz-varligi-dijital-platformu/">Enstitü Sosyal’den Söz Varlığı Dijital Platformu</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Enstitü Sosyal, 6-10 yaş grubundaki çocukların dil kullanımını çok boyutlu veri kaynaklarından analiz eden Söz Varlığı Projesi kapsamında geliştirdiği yeni dijital platformunu tanıttı. Söz Varlığı Dijital Platformu&#039;nun tanıtım gösteriminin ardından, Enstitü Sosyal Eğitim Araştırmacısı Dr. Özlem Turan moderatörlüğünde, Boğaziçi Üniversitesi Dilbilimi Bölümü&#039;nden Dr. Ümit Atlamaz ve İstanbul Üniversitesi Dilbilimi Bölümü&#039;nden Doç. Dr. Mehmet Gürlek&#039;in katıldığı bir panel düzenlendi. Yapılan taramaların sonunda 10 milyonluk bir sözcük havuzuna ulaşıldığını belirten Turan, &#8220;Bu havuzda 15 bin kadar farklı tekil sözcük ve deyim tespit ettik. Her birinin sıklığını keşfettik. Yani kaç defa geçtiğini belirledik. Bunu bir kavram alanında sınıflandırmaya başladık. Bu veriler herkese açık olacak ve faydalanılabilecek&#8221; dedi. Saha çalışmalarında öğrencilere tema ağırlıklı sorular sorduklarını aktaran Gürlek, &#8220;Sahada gördüğümüz şey, yaşayan Türkçeyle ilgili son derece kıymetli veriler. Belirli periyotlarla &#039;Dilimize hangi sözcükler giriyor, hangileri çıkıyor?&#039; diye bunu güncelleyeceğiz&#8221; açıklamasında bulundu.</p><p><img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/04/enstitu-sosyalden-soz-varligi-dijital-platformu-1776723000088.jpeg"></p><p><strong>YAPAY ZEKA KULLANILDI</strong><br />Atlamaz, &#8220;manuel&#8221; olarak tek tek kitapların incelendiğini belirtti. Kitapların içerisinde Arapça ve Çince gibi farklı dillerin yanı sıra bazı bozuk karakterlerle karşılaşıldığını kaydeden Atlamaz, &#8220;Bunları temizledik. Ardından gerçekten metin olduğuna inandığımız sözcükleri isim, eylem, sıfat gibi sınıflandırdık. 10 milyon sözcüğü tek tek sınıflandırmaya kalksak yıllar alacaktı. Bu nedenle yapay zeka modelleri kullandık&#8221; değerlendirmesini yaptı.</p><p> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/04/sabah-app-download.png"> </p><p>Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin</p><p> <span>Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!</span> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/04/app-store-app.png"> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/04/appstrore-Qr.png"> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/04/google-play-app.png"> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/04/playstore-Qr.png"> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/04/app-gallery-app.png"> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/04/huawei-appgallery-Qr.png"> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/04/gold-btn.png"> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/04/altin-graph-birlesik.png"> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/04/silver-btn.png"> </p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-sz-varligi-dijital-platformu/">Enstitü Sosyal’den Söz Varlığı Dijital Platformu</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-sz-varligi-dijital-platformu/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Dijital Akademiyle Eğitim Baştan Yazılıyor</title><link>https://www.siyasimedya.net/dijital-akademiyle-egitim-bastan-yaziliyor-2/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/dijital-akademiyle-egitim-bastan-yaziliyor-2/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Fri, 27 Mar 2026 04:12:26 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Enstitü Sosyal]]></category><category><![CDATA[Esra Albayrak]]></category><category><![CDATA[Türkiye]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/dijital-akademiyle-egitim-bastan-yaziliyor-2/</guid><description><![CDATA[<p>Günümüzde dijitalleşmenin etkisiyle birlikte eğitim sektörü de köklü değişimler yaşıyor. Uzaktan eğitim, çevrimiçi platformlar ve dijital kaynaklar, geleneksel eğitim anlayışını dönüştürerek öğrencilerin öğrenim deneyimlerini zenginleştiriyor. Dijital akademiler, öğrencilere esnek çalışma saatleri ve geniş içerik yelpazesi sunarak erişilebilirliği artırıyor. Bu yeni eğitim modeli, öğretim yöntemlerini ve materyallerini de yeniden tanımlamakta. Geleneksel derslerin yanı sıra, interaktif içerikler [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/dijital-akademiyle-egitim-bastan-yaziliyor-2/">Dijital Akademiyle Eğitim Baştan Yazılıyor</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde dijitalleşmenin etkisiyle birlikte eğitim sektörü de köklü değişimler yaşıyor. Uzaktan eğitim, çevrimiçi platformlar ve dijital kaynaklar, geleneksel eğitim anlayışını dönüştürerek öğrencilerin öğrenim deneyimlerini zenginleştiriyor.</p><p>Dijital akademiler, öğrencilere esnek çalışma saatleri ve geniş içerik yelpazesi sunarak erişilebilirliği artırıyor. Bu yeni eğitim modeli, öğretim yöntemlerini ve materyallerini de yeniden tanımlamakta. Geleneksel derslerin yanı sıra, interaktif içerikler ve sanal sınıflar, öğrenmeyi daha etkili hale getiriyor.</p><p>Ayrıca, dijital akademik platformlar dünya genelindeki uzmanlardan ve eğitmenlerden faydalanarak, öğrencilerin farklı perspektifler kazanmasını sağlıyor. Bu durum, bilgiye erişimde coğrafi engelleri ortadan kaldırarak, küresel bir öğrenme ağı oluşturuyor.</p><p>Öte yandan, dijital eğitim, öğrencilerin öz disiplin ve zaman yönetimi becerilerini geliştirmelerini teşvik ediyor. Ancak, yüz yüze etkileşimin eksikliği bazı öğrenciler için zorluklar yaratabiliyor. Eğitim uzmanları, bu dengeyi sağlamak için karma eğitim modellerinin önemine vurgu yapıyor.</p><p>Sonuç olarak, dijital akademiler, eğitimde inovasyonun ve çeşitliliğin öncüsü olarak, geleceğin öğrenme deneyimlerini şekillendirmeye devam ediyor. Öğrencilere sunulan yeni fırsatlar, eğitim sisteminin evrimini hızlandırırken, daha kişiselleştirilmiş ve erişilebilir öğrenme yöntemlerini beraberinde getiriyor.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/dijital-akademiyle-egitim-bastan-yaziliyor-2/">Dijital Akademiyle Eğitim Baştan Yazılıyor</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/dijital-akademiyle-egitim-bastan-yaziliyor-2/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Dijital Akademiyle Eğitim Baştan Yazılıyor</title><link>https://www.siyasimedya.net/dijital-akademiyle-egitim-bastan-yaziliyor/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/dijital-akademiyle-egitim-bastan-yaziliyor/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Fri, 27 Mar 2026 04:12:11 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Enstitü Sosyal]]></category><category><![CDATA[Esra Albayrak]]></category><category><![CDATA[Türkiye]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/dijital-akademiyle-egitim-bastan-yaziliyor/</guid><description><![CDATA[<p>Günümüzde dijitalleşmenin etkisiyle birlikte eğitim sektörü de köklü değişimler yaşıyor. Uzaktan eğitim, çevrimiçi platformlar ve dijital kaynaklar, geleneksel eğitim anlayışını dönüştürerek öğrencilerin öğrenim deneyimlerini zenginleştiriyor. Dijital akademiler, öğrencilere esnek çalışma saatleri ve geniş içerik yelpazesi sunarak erişilebilirliği artırıyor. Bu yeni eğitim modeli, öğretim yöntemlerini ve materyallerini de yeniden tanımlamakta. Geleneksel derslerin yanı sıra, interaktif içerikler [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/dijital-akademiyle-egitim-bastan-yaziliyor/">Dijital Akademiyle Eğitim Baştan Yazılıyor</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde dijitalleşmenin etkisiyle birlikte eğitim sektörü de köklü değişimler yaşıyor. Uzaktan eğitim, çevrimiçi platformlar ve dijital kaynaklar, geleneksel eğitim anlayışını dönüştürerek öğrencilerin öğrenim deneyimlerini zenginleştiriyor.</p><p>Dijital akademiler, öğrencilere esnek çalışma saatleri ve geniş içerik yelpazesi sunarak erişilebilirliği artırıyor. Bu yeni eğitim modeli, öğretim yöntemlerini ve materyallerini de yeniden tanımlamakta. Geleneksel derslerin yanı sıra, interaktif içerikler ve sanal sınıflar, öğrenmeyi daha etkili hale getiriyor.</p><p>Ayrıca, dijital akademik platformlar dünya genelindeki uzmanlardan ve eğitmenlerden faydalanarak, öğrencilerin farklı perspektifler kazanmasını sağlıyor. Bu durum, bilgiye erişimde coğrafi engelleri ortadan kaldırarak, küresel bir öğrenme ağı oluşturuyor.</p><p>Öte yandan, dijital eğitim, öğrencilerin öz disiplin ve zaman yönetimi becerilerini geliştirmelerini teşvik ediyor. Ancak, yüz yüze etkileşimin eksikliği bazı öğrenciler için zorluklar yaratabiliyor. Eğitim uzmanları, bu dengeyi sağlamak için karma eğitim modellerinin önemine vurgu yapıyor.</p><p>Sonuç olarak, dijital akademiler, eğitimde inovasyonun ve çeşitliliğin öncüsü olarak, geleceğin öğrenme deneyimlerini şekillendirmeye devam ediyor. Öğrencilere sunulan yeni fırsatlar, eğitim sisteminin evrimini hızlandırırken, daha kişiselleştirilmiş ve erişilebilir öğrenme yöntemlerini beraberinde getiriyor.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/dijital-akademiyle-egitim-bastan-yaziliyor/">Dijital Akademiyle Eğitim Baştan Yazılıyor</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/dijital-akademiyle-egitim-bastan-yaziliyor/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Sosyal Bilimler Alanında İ&#231;eriklerin Yer Aldığı Enstit&#252; Dijital Platformu Tanıtıldı</title><link>https://www.siyasimedya.net/sosyal-bilimler-alaninda-ieriklerin-yer-aldigi-enstit-dijital-platformu-tanitildi/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/sosyal-bilimler-alaninda-ieriklerin-yer-aldigi-enstit-dijital-platformu-tanitildi/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Thu, 26 Mar 2026 04:27:22 +0000</pubDate><category><![CDATA[YAŞAM]]></category><category><![CDATA[Enstitü Sosyal]]></category><category><![CDATA[Esra Albayrak]]></category><category><![CDATA[İpek Coşkun Armağan]]></category><category><![CDATA[Türkiye]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/sosyal-bilimler-alaninda-ieriklerin-yer-aldigi-enstit-dijital-platformu-tanitildi/</guid><description><![CDATA[<p>Sosyal Bilimler Alanında İçeriklerin Yer Aldığı Enstitü Dijital Platformu Tanıtıldı Enstitü Sosyal, sosyal bilimler alanında eğitim amaçlı özgün içeriklerin yer aldığı Enstitü Dijital platformunu hayata geçirdi. &#8220;Türkiye&#039;nin Düşünce Ekranı&#8221; mottosuyla erişime açılan platform, enstitudijital.org web adresi üzerinden hayata geçirildi. Türkiye&#039;de düşünce üretimini güçlendirmeyi, akademik bilgiyi herkes için erişilebilir kılmayı ve sürdürülebilir bir dijital akademi oluşturmayı [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/sosyal-bilimler-alaninda-ieriklerin-yer-aldigi-enstit-dijital-platformu-tanitildi/">Sosyal Bilimler Alanında İçeriklerin Yer Aldığı Enstitü Dijital Platformu Tanıtıldı</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><title>Sosyal Bilimler Alanında İçeriklerin Yer Aldığı Enstitü Dijital Platformu Tanıtıldı</title> </p><p>Enstitü Sosyal, sosyal bilimler alanında eğitim amaçlı özgün içeriklerin yer aldığı Enstitü Dijital platformunu hayata geçirdi. &#8220;Türkiye&#039;nin Düşünce Ekranı&#8221; mottosuyla erişime açılan platform, <a href="http://enstitudijital.org">enstitudijital.org</a> web adresi üzerinden hayata geçirildi. Türkiye&#039;de düşünce üretimini güçlendirmeyi, akademik bilgiyi herkes için erişilebilir kılmayı ve sürdürülebilir bir dijital akademi oluşturmayı hedefleyen platform, İstanbul Resim ve Heykel Müzesi&#039;ndeki etkinlikle tanıtıldı.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/sosyal-bilimler-alaninda-ieriklerin-yer-aldigi-enstit-dijital-platformu-tanitildi/">Sosyal Bilimler Alanında İçeriklerin Yer Aldığı Enstitü Dijital Platformu Tanıtıldı</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/sosyal-bilimler-alaninda-ieriklerin-yer-aldigi-enstit-dijital-platformu-tanitildi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>&#8216;M&#252;kemmel aile&#8217; algısı doğurganlığı d&#252;ş&#252;r&#252;yor</title><link>https://www.siyasimedya.net/mkemmel-aile-algisi-dogurganligi-dsryor-2/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/mkemmel-aile-algisi-dogurganligi-dsryor-2/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Sun, 25 Jan 2026 05:19:42 +0000</pubDate><category><![CDATA[YAŞAM]]></category><category><![CDATA[aile]]></category><category><![CDATA[Enstitü Sosyal]]></category><category><![CDATA[Instagram]]></category><category><![CDATA[Nursen Tekgöz]]></category><category><![CDATA[sosyal medya]]></category><category><![CDATA[TikTok]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/mkemmel-aile-algisi-dogurganligi-dsryor-2/</guid><description><![CDATA[<p>Enstitü Sosyal tarafından düzenlenen &#8220;Türkiye&#039;de Demografik Eşik&#8221; başlıklı panelde, doğurganlık hızının yenilenme seviyesinin altına düşmesi ile nüfusun yaşlanması ve genç nüfusun azalmasının sebepleri ele alındı. Panelde öne çıkan en dikkat çekici konulardan biri, sosyal medyanın ebeveynlik algısında yarattığı köklü değişim oldu. Uzmanlara göre Instagram, TikTok ve benzeri platformlarda ortaya çıkan &#8220;kusursuz aile&#8221;, &#8220;başarılı çocuk&#8221; ve [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/mkemmel-aile-algisi-dogurganligi-dsryor-2/">‘Mükemmel aile’ algısı doğurganlığı düşürüyor</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Enstitü Sosyal tarafından düzenlenen &#8220;Türkiye&#039;de Demografik Eşik&#8221; başlıklı panelde, doğurganlık hızının yenilenme seviyesinin altına düşmesi ile nüfusun yaşlanması ve genç nüfusun azalmasının sebepleri ele alındı. Panelde öne çıkan en dikkat çekici konulardan biri, sosyal medyanın ebeveynlik algısında yarattığı köklü değişim oldu. Uzmanlara göre Instagram, TikTok ve benzeri platformlarda ortaya çıkan &#8220;kusursuz aile&#8221;, &#8220;başarılı çocuk&#8221; ve &#8220;ideal ebeveyn&#8221; imgeleri, çocuk sahibi olma kararını mutluluk kaynağı olmaktan çok ağır bir sorumluluk haline dönüştürdü. Gençler çocuk istemiyor değil; bu yükü taşıyacak kadar güçlü olamayacaklarını düşünüyor.</p><p> <img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/c28f0e/0/0/0/0/800/534?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/01/25/mukemmel-aile-algisi-dogurganligi-dusuruyor-1769295605571.jpeg&amp;mw=600"> </p><p> <strong>YENİ NORMLAR OLUŞTU</strong> </p><p>Panelde konuşan Enstitü Sosyal Araştırmacısı Nursen Tekgöz, &#8220;İyi ebeveyn&#8221; olmanın artık çocuğa sevgi ve güven vermekten çok, onu her alanda eksiksiz yetiştirmekle tanımlandığını belirtti. Çocuğun gelişimi, başarısı ve mutluluğu artık ebeveynlerin değil, adeta sosyal çevrenin bir &#8220;başarı ölçütü&#8221; olarak değerlendiriliyor.</p><p> <strong>&#8220;YA YETEMEZSEM?&#8221; KAYGISI</strong> </p><p>Uzmanlar, sosyal medyanın ebeveyn adaylarında yetersizlik duygusunu tetikleyen en etkili araçlardan biri haline geldiğini ifade etti. Panelde yapılan değerlendirmelerde, birçok çiftin çocuk sahibi olma isteğinin tamamen kaybolmadığı, ancak bu kararın ertelendiği vurgulandı. &#8220;Şartlar uygunsa&#8221;, &#8220;daha hazır hissettiğimde&#8221; gibi nedenlerle ertelenen ebeveynlik kararı zamanla doğurganlık oranlarının düşmesine neden oluyor.</p><p> <img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/99cb0c/0/0/0/0/1327/886?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/01/25/mukemmel-aile-algisi-dogurganligi-dusuruyor-1769295368130.jpeg&amp;mw=600"> </p><p> <strong>ÖNE ÇIKAN 5 TESPİT</strong><br /> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/01/bullet.jpg"> İstek var, cesaret yok: Gençler çocuk istemiyor değil; sosyal medyanın geliştirdiği &#8220;mükemmel ebeveyn&#8221; ve &#8220;kusursuz çocuk&#8221; algısı nedeniyle bu sorumluluğun altından kalkamayacaklarını düşünüyorlar.<br /> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/01/bullet.jpg"> Ebeveynlik çıtası yükseldi: Sosyal medyada görselleştirilen özel okullar, kurslar, teknolojiler ve sürekli mutlu aile görüntüleri ebeveynlik standardını yükselterek çocuk sahibi olmayı korkutucu hale getirdi.<br /> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/01/bullet.jpg"> Aile mahremiyeti kalktı: Çocuk yetiştirme süreci artık mahrem bir süreç olmaktan çıktı; paylaşılan, kıyaslanan ve yargılanan kamusal bir performansa dönüştü. Bu görünürlük baskısı ebeveynliği ağır bir yük haline getirdi.<br /> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/01/bullet.jpg"> &#039;İyi hayat&#039; sunma baskısı: Geçmişte temel ihtiyaçlar yeterliyken günümüzde ebeveynler çocuklarına &#8220;her şeyin en iyisini&#8221; sunma zorunluluğu hissediyor. Bu algı, doğurganlık kararının sürekli ertelenmesine yol açıyor.<br /> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/01/bullet.jpg"> Kuşaklar arası telkin: &#8220;Biz zorlandık, sen yapma&#8221; ve &#8220;Erken evlenme, bekle&#8221; söylemleri, sosyal medya baskısıyla birleşerek evlilik ve çocuk yaşını daha da yukarı çekiyor.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/mkemmel-aile-algisi-dogurganligi-dsryor-2/">‘Mükemmel aile’ algısı doğurganlığı düşürüyor</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/mkemmel-aile-algisi-dogurganligi-dsryor-2/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>&#8216;M&#252;kemmel aile&#8217; algısı doğurganlığı d&#252;ş&#252;r&#252;yor</title><link>https://www.siyasimedya.net/mkemmel-aile-algisi-dogurganligi-dsryor/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/mkemmel-aile-algisi-dogurganligi-dsryor/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Sun, 25 Jan 2026 05:19:29 +0000</pubDate><category><![CDATA[YAŞAM]]></category><category><![CDATA[aile]]></category><category><![CDATA[Enstitü Sosyal]]></category><category><![CDATA[Instagram]]></category><category><![CDATA[Nursen Tekgöz]]></category><category><![CDATA[sosyal medya]]></category><category><![CDATA[TikTok]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/mkemmel-aile-algisi-dogurganligi-dsryor/</guid><description><![CDATA[<p>Enstitü Sosyal tarafından düzenlenen &#8220;Türkiye&#039;de Demografik Eşik&#8221; başlıklı panelde, doğurganlık hızının yenilenme seviyesinin altına düşmesi ile nüfusun yaşlanması ve genç nüfusun azalmasının sebepleri ele alındı. Panelde öne çıkan en dikkat çekici konulardan biri, sosyal medyanın ebeveynlik algısında yarattığı köklü değişim oldu. Uzmanlara göre Instagram, TikTok ve benzeri platformlarda ortaya çıkan &#8220;kusursuz aile&#8221;, &#8220;başarılı çocuk&#8221; ve [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/mkemmel-aile-algisi-dogurganligi-dsryor/">‘Mükemmel aile’ algısı doğurganlığı düşürüyor</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Enstitü Sosyal tarafından düzenlenen &#8220;Türkiye&#039;de Demografik Eşik&#8221; başlıklı panelde, doğurganlık hızının yenilenme seviyesinin altına düşmesi ile nüfusun yaşlanması ve genç nüfusun azalmasının sebepleri ele alındı. Panelde öne çıkan en dikkat çekici konulardan biri, sosyal medyanın ebeveynlik algısında yarattığı köklü değişim oldu. Uzmanlara göre Instagram, TikTok ve benzeri platformlarda ortaya çıkan &#8220;kusursuz aile&#8221;, &#8220;başarılı çocuk&#8221; ve &#8220;ideal ebeveyn&#8221; imgeleri, çocuk sahibi olma kararını mutluluk kaynağı olmaktan çok ağır bir sorumluluk haline dönüştürdü. Gençler çocuk istemiyor değil; bu yükü taşıyacak kadar güçlü olamayacaklarını düşünüyor.</p><p> <img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/c28f0e/0/0/0/0/800/534?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/01/25/mukemmel-aile-algisi-dogurganligi-dusuruyor-1769295605571.jpeg&amp;mw=600"> </p><p> <strong>YENİ NORMLAR OLUŞTU</strong> </p><p>Panelde konuşan Enstitü Sosyal Araştırmacısı Nursen Tekgöz, &#8220;İyi ebeveyn&#8221; olmanın artık çocuğa sevgi ve güven vermekten çok, onu her alanda eksiksiz yetiştirmekle tanımlandığını belirtti. Çocuğun gelişimi, başarısı ve mutluluğu artık ebeveynlerin değil, adeta sosyal çevrenin bir &#8220;başarı ölçütü&#8221; olarak değerlendiriliyor.</p><p> <strong>&#8220;YA YETEMEZSEM?&#8221; KAYGISI</strong> </p><p>Uzmanlar, sosyal medyanın ebeveyn adaylarında yetersizlik duygusunu tetikleyen en etkili araçlardan biri haline geldiğini ifade etti. Panelde yapılan değerlendirmelerde, birçok çiftin çocuk sahibi olma isteğinin tamamen kaybolmadığı, ancak bu kararın ertelendiği vurgulandı. &#8220;Şartlar uygunsa&#8221;, &#8220;daha hazır hissettiğimde&#8221; gibi nedenlerle ertelenen ebeveynlik kararı zamanla doğurganlık oranlarının düşmesine neden oluyor.</p><p> <img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/99cb0c/0/0/0/0/1327/886?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/01/25/mukemmel-aile-algisi-dogurganligi-dusuruyor-1769295368130.jpeg&amp;mw=600"> </p><p> <strong>ÖNE ÇIKAN 5 TESPİT</strong><br /> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/01/bullet.jpg"> İstek var, cesaret yok: Gençler çocuk istemiyor değil; sosyal medyanın geliştirdiği &#8220;mükemmel ebeveyn&#8221; ve &#8220;kusursuz çocuk&#8221; algısı nedeniyle bu sorumluluğun altından kalkamayacaklarını düşünüyorlar.<br /> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/01/bullet.jpg"> Ebeveynlik çıtası yükseldi: Sosyal medyada görselleştirilen özel okullar, kurslar, teknolojiler ve sürekli mutlu aile görüntüleri ebeveynlik standardını yükselterek çocuk sahibi olmayı korkutucu hale getirdi.<br /> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/01/bullet.jpg"> Aile mahremiyeti kalktı: Çocuk yetiştirme süreci artık mahrem bir süreç olmaktan çıktı; paylaşılan, kıyaslanan ve yargılanan kamusal bir performansa dönüştü. Bu görünürlük baskısı ebeveynliği ağır bir yük haline getirdi.<br /> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/01/bullet.jpg"> &#039;İyi hayat&#039; sunma baskısı: Geçmişte temel ihtiyaçlar yeterliyken günümüzde ebeveynler çocuklarına &#8220;her şeyin en iyisini&#8221; sunma zorunluluğu hissediyor. Bu algı, doğurganlık kararının sürekli ertelenmesine yol açıyor.<br /> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/01/bullet.jpg"> Kuşaklar arası telkin: &#8220;Biz zorlandık, sen yapma&#8221; ve &#8220;Erken evlenme, bekle&#8221; söylemleri, sosyal medya baskısıyla birleşerek evlilik ve çocuk yaşını daha da yukarı çekiyor.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/mkemmel-aile-algisi-dogurganligi-dsryor/">‘Mükemmel aile’ algısı doğurganlığı düşürüyor</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/mkemmel-aile-algisi-dogurganligi-dsryor/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Enstit&#252; Sosyal&#039;den &#034;T&#252;rkiye&#8217;de Demografik Eşik&#034; Paneli</title><link>https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli-7/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli-7/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Fri, 23 Jan 2026 17:07:07 +0000</pubDate><category><![CDATA[YAŞAM]]></category><category><![CDATA[Enstitü Sosyal]]></category><category><![CDATA[Nursen Tekgöz]]></category><category><![CDATA[Türkiye]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli-7/</guid><description><![CDATA[<p>Panelin moderatörlüğünü Enstitü Sosyal Toplum Araştırmaları Koordinatörü Dr. Selçuk Aydın üstlenirken, konuşmacılar Nursen Tekgöz, Doç. Dr. Talip Yiğit ve Rumeysa Hafızoğlu oldu. Panel boyunca &#8220;demografik eşik&#8221; kavramının, farklı ülkelerde benzer nüfus sonuçlarının nasıl ortaya çıktığını anlamak için kritik bir çerçeve sunduğu, Türkiye&#039;nin de benzer bir eşikte, çok katmanlı dinamiklerle karşı karşıya olduğu vurgulandı. Selçuk Aydın, [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli-7/">Enstitü Sosyal'den "Türkiye’de Demografik Eşik" Paneli</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Panelin moderatörlüğünü Enstitü Sosyal Toplum Araştırmaları Koordinatörü Dr. Selçuk Aydın üstlenirken, konuşmacılar Nursen Tekgöz, Doç. Dr. Talip Yiğit ve Rumeysa Hafızoğlu oldu. Panel boyunca &#8220;demografik eşik&#8221; kavramının, farklı ülkelerde benzer nüfus sonuçlarının nasıl ortaya çıktığını anlamak için kritik bir çerçeve sunduğu, Türkiye&#039;nin de benzer bir eşikte, çok katmanlı dinamiklerle karşı karşıya olduğu vurgulandı.</p><p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/465a81/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/01/23/enstitu-sosyalden-turkiyede-demografik-esik-paneli-1769187212147.jpg&amp;mw=650" alt="Enstitü Sosyal Paneli"></p><p>Selçuk Aydın, doğurganlıktaki küresel tabloya işaret ederek Türkiye&#039;nin seyrinin dünya ölçeğinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti. Güney Kore, Japonya, İran, Rusya, Çin gibi farklı rejim ve refah düzeylerine sahip ülkelerde benzer demografik sonuçların ortaya çıkmasının, meselenin yalnızca ekonomik göstergelerle açıklanamayacağını gösterdiği ifade edildi. Çin&#039;in tek çocuk politikasından üç çocuk politikasına geçişi de, demografik yönetişimin ne ölçüde stratejik bir mesele hâline geldiğine dair çarpıcı bir örnek olarak tartışıldı.</p><p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/c6cdf7/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/01/23/enstitu-sosyalden-turkiyede-demografik-esik-paneli-1769187251824.jpg&amp;mw=650" alt="Enstitü Sosyal Paneli"></p><p>Enstitü Sosyal uzman araştırmacılarından veri bilimci Doç. Dr. Talip Yiğit, doğurganlıktaki dönüşümü okurken hangi göstergelerin nasıl ele alınması gerektiğine dair bir çerçeve sundu. Demografik kırılımların tek bir nedene indirgenemeyeceğini, insani gelişmişlik, kentleşme ve yaşam endeksleriyle doğurganlık arasındaki ilişkinin dikkatle yorumlanması gerektiğini belirtti.</p><p>Yiğit, dünyada da gündemde olan ve birçok ülkenin kendi doğurganlık eğrisi üzerine incelemeler yaparak bu demografik dönüşümün nedenlerini anlamaya çalıştığını şu sözlerle açıkladı: &#8220;Doğurganlığı sadece bireysel bir irade veya biyolojik bir sürecin sonucu olarak görmek yanıltıcıdır; bu mesele aslında beden, zaman ve koşulların bir araya gelmesiyle oluşan karmaşık dinamiklerin bir bütünüdür. Çoğu zaman çocuk sahibi olmak isteyenlerin bu arzularını gerçekleştirememesi, bireysel tercihlerden ziyade yaşamın işleyişindeki yapısal engellerden kaynaklanıyor. Değişim hızının artmasıyla doğurganlığın düşmesi arasındaki ters orantı, Birleşik Krallık&#039;tan İran&#039;a kadar pek çok ülkede karşımıza çıkıyor. Özellikle Güney Kore ve Japonya örneğinde görüldüğü üzere, biyolojik kapasite olsa dahi yaşam koşulları elvermediğinde doğurganlık gerçekleşmeyen bir ihtimal olarak kalıyor.&#8221;</p><p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/962b50/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/01/23/enstitu-sosyalden-turkiyede-demografik-esik-paneli-1769187210294.jpg&amp;mw=650" alt="Enstitü Sosyal Paneli"></p><p>Enstitü Sosyal Araştırmacısı Nursen Tekgöz, bugün demografik dönüşüm yerine &#8220;demografik eşik&#8221; demelerinin nedenini şu sözlerle açıkladı: &#8220;Demografik dönüşüm dediğimizde genelde yönü belli olan bir şeyden bahsediyoruz ama bugün Türkiye&#039;de demografik dönüşümden daha ziyade, bir eşikten bahsediyoruz. Çünkü algı, deneyim ve eğilim arasında bir fark var. Burada ortak bir sonuca vardık, toplumsal düzeyde algı bütünüyle dönüşmüş değil. İnsanlar hâlâ evlenmeye, çocuk sahibi olmaya ve bunların bir aileye iyi geldiğine inanıyorlar. Fakat bir yandan da eğilim ve deneyim odağında durum bu algıyla örtüşmüyor. Ebeveynler ekonomik durumdan, zamansal baskıdan ve beklentilerden yakınıyorlar. Algıda pozitiflik, deneyimde negatiflik, eğilimde bir değişim görüyoruz bugün.&#8221;</p><p>Tekgöz, bu demografik eşiği siyasal rejimlerden ve refah düzeylerinden bağımsız olarak, modern dünyanın karşı karşıya kaldığı toplumsal dönüşümlerden biri olarak tanımladı. Bu nedenle bu süreci yalnızca doğurganlığın düşüşü olarak değil, aileyi, toplumsal refahı, çalışma koşullarını ve gelecek tahayyüllerimizi etkileyen bir durum olarak görmemiz gerektiğini belirtti.</p><p>Tekgöz, algıda hâlâ pozitif bir noktada olsak da, deneyimdeki farklılıkların temel gerekçelerinden birini değişen ihtiyaç algısı olarak tanımladı: &#8220;Ebeveynlerin çocuklarına iyi bir hayat sağlama kaygısı her zaman vardı, ancak bugün bu iyi hayatın tanımı dramatik şekilde genişledi. Artık sadece temel ihtiyaçlar değil, özel okullar, teknolojik imkânlar ve sosyal medyanın dayattığı mükemmeliyetçi standartlar bu kaygıyı besliyor. İlginç olan ise nesiller arası iletişimin bu durumu desteklemesi. Geçmiş kuşaklar, kendi deneyimlerinden yola çıkarak gençlere &#8220;ben yaptım, sen yapma&#8221; ya da &#8220;ben erken evlendim, sen bekle&#8221; diyerek konfor odaklı bir telkinde bulunuyor. Dolayısıyla bu eşik, sadece gençlerin değil, tüm toplumun ortak bir kararıyla şekilleniyor.&#8221;</p><p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/cfb878/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/01/23/enstitu-sosyalden-turkiyede-demografik-esik-paneli-1769187216301.jpg&amp;mw=650" alt="Enstitü Sosyal Paneli"></p><p>Panelin son sunumunu yapan Enstitü Sosyal Araştırmacısı Rumeysa Hafızoğlu, Türkiye&#039;de nüfus politikalarının tarihsel seyrini ve bugüne uzanan etkilerini ele aldı. Politikaların mı toplumu, toplumun mu politikaları belirlediği sorusu üzerinden, nüfus meselesinin yalnızca teknik bir alan değil, aynı zamanda güçlü bir siyasal ve söylemsel arka planı olan bir tartışma sahası olduğu vurgulandı.</p><p>Hafızoğlu, özellikle medyada 1960&#039;lardan günümüze aileye, ebeveynliğe, çocuk sahibi olmaya dair söylemleri göstererek ebeveynliğin bir yük ve zorluk olarak nasıl gösterildiğini yansıttı. 1960&#039;larda başlayan &#8220;anti natalist&#8221; politikalarla popüler kültürde yalnızca tek çocuklu veya az çocuk sahibi ailelerin mutlu olabileceğine dair temsillerin ağırlığının arttığını belirtti.</p><p>Söz konusu örneklerin, bugünkü doğurganlık tartışmalarını anlamak için gerekli tarihsel-kültürel arka planı sunduğunu ifade eden Hafızoğlu &#8220;Bugün karşı karşıya olduğumuz demografik eşiğe bir günde gelmedik. Bu tablo, nesiller boyu aktarılan söylemlerin ve sistemli politikaların bir sonucu. 80&#039;li yılların aile pullarında ve kibrit kutularında resmedilen &#8220;az çocuklu mutlu aile&#8221; tablolarından, &#8220;çocuk sayısı arttıkça zekanın düştüğünü&#8221; iddia eden gazete manşetlerine kadar her şey bu zihniyeti besledi. Nüfusun bir &#8220;kalkınma engeli&#8221; olarak görüldüğü, hatta kurumların doğum kontrolünü teşvik ettiği bir dönemden, bugün tam tersi bir kalkınma modeline geçmeye çalışıyoruz. Ancak bu köklü kültürel mirası tersine çevirmek, sadece yeni politikalarla değil, geçmişin bu derin izlerini anlamakla mümkün.&#8221; dedi.</p><p>Katılımcılar, &#8220;demografik eşiği atlatmak mümkün mü, umut var mı?&#8221; sorusu etrafında, Türkiye&#039;de doğurganlık tartışmasının hangi eksenlerde yeniden düşünülmesi gerektiğini değerlendirdi. Soru-cevap bölümünde ise doğurganlık çalışmalarının odağının ne olması gerektiği ve demografi/nüfus alanında çalışmak isteyenlere yönelik ne tür yöntem ve perspektiflerin kullanılabileceğine ilişkin öneriler yer aldı.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli-7/">Enstitü Sosyal'den "Türkiye’de Demografik Eşik" Paneli</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli-7/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Enstit&#252; Sosyal&#039;den &#034;T&#252;rkiye&#8217;de Demografik Eşik&#034; Paneli</title><link>https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli-4/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli-4/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Fri, 23 Jan 2026 17:06:07 +0000</pubDate><category><![CDATA[YAŞAM]]></category><category><![CDATA[Enstitü Sosyal]]></category><category><![CDATA[Nursen Tekgöz]]></category><category><![CDATA[Türkiye]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli-4/</guid><description><![CDATA[<p>Panelin moderatörlüğünü Enstitü Sosyal Toplum Araştırmaları Koordinatörü Dr. Selçuk Aydın üstlenirken, konuşmacılar Nursen Tekgöz, Doç. Dr. Talip Yiğit ve Rumeysa Hafızoğlu oldu. Panel boyunca &#8220;demografik eşik&#8221; kavramının, farklı ülkelerde benzer nüfus sonuçlarının nasıl ortaya çıktığını anlamak için kritik bir çerçeve sunduğu, Türkiye&#039;nin de benzer bir eşikte, çok katmanlı dinamiklerle karşı karşıya olduğu vurgulandı. Selçuk Aydın, [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli-4/">Enstitü Sosyal'den "Türkiye’de Demografik Eşik" Paneli</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Panelin moderatörlüğünü Enstitü Sosyal Toplum Araştırmaları Koordinatörü Dr. Selçuk Aydın üstlenirken, konuşmacılar Nursen Tekgöz, Doç. Dr. Talip Yiğit ve Rumeysa Hafızoğlu oldu. Panel boyunca &#8220;demografik eşik&#8221; kavramının, farklı ülkelerde benzer nüfus sonuçlarının nasıl ortaya çıktığını anlamak için kritik bir çerçeve sunduğu, Türkiye&#039;nin de benzer bir eşikte, çok katmanlı dinamiklerle karşı karşıya olduğu vurgulandı.</p><p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/465a81/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/01/23/enstitu-sosyalden-turkiyede-demografik-esik-paneli-1769187212147.jpg&amp;mw=650" alt="Enstitü Sosyal Paneli"></p><p>Selçuk Aydın, doğurganlıktaki küresel tabloya işaret ederek Türkiye&#039;nin seyrinin dünya ölçeğinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti. Güney Kore, Japonya, İran, Rusya, Çin gibi farklı rejim ve refah düzeylerine sahip ülkelerde benzer demografik sonuçların ortaya çıkmasının, meselenin yalnızca ekonomik göstergelerle açıklanamayacağını gösterdiği ifade edildi. Çin&#039;in tek çocuk politikasından üç çocuk politikasına geçişi de, demografik yönetişimin ne ölçüde stratejik bir mesele hâline geldiğine dair çarpıcı bir örnek olarak tartışıldı.</p><p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/c6cdf7/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/01/23/enstitu-sosyalden-turkiyede-demografik-esik-paneli-1769187251824.jpg&amp;mw=650" alt="Enstitü Sosyal Paneli"></p><p>Enstitü Sosyal uzman araştırmacılarından veri bilimci Doç. Dr. Talip Yiğit, doğurganlıktaki dönüşümü okurken hangi göstergelerin nasıl ele alınması gerektiğine dair bir çerçeve sundu. Demografik kırılımların tek bir nedene indirgenemeyeceğini, insani gelişmişlik, kentleşme ve yaşam endeksleriyle doğurganlık arasındaki ilişkinin dikkatle yorumlanması gerektiğini belirtti.</p><p>Yiğit, dünyada da gündemde olan ve birçok ülkenin kendi doğurganlık eğrisi üzerine incelemeler yaparak bu demografik dönüşümün nedenlerini anlamaya çalıştığını şu sözlerle açıkladı: &#8220;Doğurganlığı sadece bireysel bir irade veya biyolojik bir sürecin sonucu olarak görmek yanıltıcıdır; bu mesele aslında beden, zaman ve koşulların bir araya gelmesiyle oluşan karmaşık dinamiklerin bir bütünüdür. Çoğu zaman çocuk sahibi olmak isteyenlerin bu arzularını gerçekleştirememesi, bireysel tercihlerden ziyade yaşamın işleyişindeki yapısal engellerden kaynaklanıyor. Değişim hızının artmasıyla doğurganlığın düşmesi arasındaki ters orantı, Birleşik Krallık&#039;tan İran&#039;a kadar pek çok ülkede karşımıza çıkıyor. Özellikle Güney Kore ve Japonya örneğinde görüldüğü üzere, biyolojik kapasite olsa dahi yaşam koşulları elvermediğinde doğurganlık gerçekleşmeyen bir ihtimal olarak kalıyor.&#8221;</p><p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/962b50/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/01/23/enstitu-sosyalden-turkiyede-demografik-esik-paneli-1769187210294.jpg&amp;mw=650" alt="Enstitü Sosyal Paneli"></p><p>Enstitü Sosyal Araştırmacısı Nursen Tekgöz, bugün demografik dönüşüm yerine &#8220;demografik eşik&#8221; demelerinin nedenini şu sözlerle açıkladı: &#8220;Demografik dönüşüm dediğimizde genelde yönü belli olan bir şeyden bahsediyoruz ama bugün Türkiye&#039;de demografik dönüşümden daha ziyade, bir eşikten bahsediyoruz. Çünkü algı, deneyim ve eğilim arasında bir fark var. Burada ortak bir sonuca vardık, toplumsal düzeyde algı bütünüyle dönüşmüş değil. İnsanlar hâlâ evlenmeye, çocuk sahibi olmaya ve bunların bir aileye iyi geldiğine inanıyorlar. Fakat bir yandan da eğilim ve deneyim odağında durum bu algıyla örtüşmüyor. Ebeveynler ekonomik durumdan, zamansal baskıdan ve beklentilerden yakınıyorlar. Algıda pozitiflik, deneyimde negatiflik, eğilimde bir değişim görüyoruz bugün.&#8221;</p><p>Tekgöz, bu demografik eşiği siyasal rejimlerden ve refah düzeylerinden bağımsız olarak, modern dünyanın karşı karşıya kaldığı toplumsal dönüşümlerden biri olarak tanımladı. Bu nedenle bu süreci yalnızca doğurganlığın düşüşü olarak değil, aileyi, toplumsal refahı, çalışma koşullarını ve gelecek tahayyüllerimizi etkileyen bir durum olarak görmemiz gerektiğini belirtti.</p><p>Tekgöz, algıda hâlâ pozitif bir noktada olsak da, deneyimdeki farklılıkların temel gerekçelerinden birini değişen ihtiyaç algısı olarak tanımladı: &#8220;Ebeveynlerin çocuklarına iyi bir hayat sağlama kaygısı her zaman vardı, ancak bugün bu iyi hayatın tanımı dramatik şekilde genişledi. Artık sadece temel ihtiyaçlar değil, özel okullar, teknolojik imkânlar ve sosyal medyanın dayattığı mükemmeliyetçi standartlar bu kaygıyı besliyor. İlginç olan ise nesiller arası iletişimin bu durumu desteklemesi. Geçmiş kuşaklar, kendi deneyimlerinden yola çıkarak gençlere &#8220;ben yaptım, sen yapma&#8221; ya da &#8220;ben erken evlendim, sen bekle&#8221; diyerek konfor odaklı bir telkinde bulunuyor. Dolayısıyla bu eşik, sadece gençlerin değil, tüm toplumun ortak bir kararıyla şekilleniyor.&#8221;</p><p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/cfb878/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/01/23/enstitu-sosyalden-turkiyede-demografik-esik-paneli-1769187216301.jpg&amp;mw=650" alt="Enstitü Sosyal Paneli"></p><p>Panelin son sunumunu yapan Enstitü Sosyal Araştırmacısı Rumeysa Hafızoğlu, Türkiye&#039;de nüfus politikalarının tarihsel seyrini ve bugüne uzanan etkilerini ele aldı. Politikaların mı toplumu, toplumun mu politikaları belirlediği sorusu üzerinden, nüfus meselesinin yalnızca teknik bir alan değil, aynı zamanda güçlü bir siyasal ve söylemsel arka planı olan bir tartışma sahası olduğu vurgulandı.</p><p>Hafızoğlu, özellikle medyada 1960&#039;lardan günümüze aileye, ebeveynliğe, çocuk sahibi olmaya dair söylemleri göstererek ebeveynliğin bir yük ve zorluk olarak nasıl gösterildiğini yansıttı. 1960&#039;larda başlayan &#8220;anti natalist&#8221; politikalarla popüler kültürde yalnızca tek çocuklu veya az çocuk sahibi ailelerin mutlu olabileceğine dair temsillerin ağırlığının arttığını belirtti.</p><p>Söz konusu örneklerin, bugünkü doğurganlık tartışmalarını anlamak için gerekli tarihsel-kültürel arka planı sunduğunu ifade eden Hafızoğlu &#8220;Bugün karşı karşıya olduğumuz demografik eşiğe bir günde gelmedik. Bu tablo, nesiller boyu aktarılan söylemlerin ve sistemli politikaların bir sonucu. 80&#039;li yılların aile pullarında ve kibrit kutularında resmedilen &#8220;az çocuklu mutlu aile&#8221; tablolarından, &#8220;çocuk sayısı arttıkça zekanın düştüğünü&#8221; iddia eden gazete manşetlerine kadar her şey bu zihniyeti besledi. Nüfusun bir &#8220;kalkınma engeli&#8221; olarak görüldüğü, hatta kurumların doğum kontrolünü teşvik ettiği bir dönemden, bugün tam tersi bir kalkınma modeline geçmeye çalışıyoruz. Ancak bu köklü kültürel mirası tersine çevirmek, sadece yeni politikalarla değil, geçmişin bu derin izlerini anlamakla mümkün.&#8221; dedi.</p><p>Katılımcılar, &#8220;demografik eşiği atlatmak mümkün mü, umut var mı?&#8221; sorusu etrafında, Türkiye&#039;de doğurganlık tartışmasının hangi eksenlerde yeniden düşünülmesi gerektiğini değerlendirdi. Soru-cevap bölümünde ise doğurganlık çalışmalarının odağının ne olması gerektiği ve demografi/nüfus alanında çalışmak isteyenlere yönelik ne tür yöntem ve perspektiflerin kullanılabileceğine ilişkin öneriler yer aldı.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli-4/">Enstitü Sosyal'den "Türkiye’de Demografik Eşik" Paneli</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli-4/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Enstit&#252; Sosyal&#039;den &#034;T&#252;rkiye&#8217;de Demografik Eşik&#034; Paneli</title><link>https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Fri, 23 Jan 2026 17:05:07 +0000</pubDate><category><![CDATA[YAŞAM]]></category><category><![CDATA[Enstitü Sosyal]]></category><category><![CDATA[Nursen Tekgöz]]></category><category><![CDATA[Türkiye]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli/</guid><description><![CDATA[<p>Panelin moderatörlüğünü Enstitü Sosyal Toplum Araştırmaları Koordinatörü Dr. Selçuk Aydın üstlenirken, konuşmacılar Nursen Tekgöz, Doç. Dr. Talip Yiğit ve Rumeysa Hafızoğlu oldu. Panel boyunca &#8220;demografik eşik&#8221; kavramının, farklı ülkelerde benzer nüfus sonuçlarının nasıl ortaya çıktığını anlamak için kritik bir çerçeve sunduğu, Türkiye&#039;nin de benzer bir eşikte, çok katmanlı dinamiklerle karşı karşıya olduğu vurgulandı. Selçuk Aydın, [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli/">Enstitü Sosyal'den "Türkiye’de Demografik Eşik" Paneli</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Panelin moderatörlüğünü Enstitü Sosyal Toplum Araştırmaları Koordinatörü Dr. Selçuk Aydın üstlenirken, konuşmacılar Nursen Tekgöz, Doç. Dr. Talip Yiğit ve Rumeysa Hafızoğlu oldu. Panel boyunca &#8220;demografik eşik&#8221; kavramının, farklı ülkelerde benzer nüfus sonuçlarının nasıl ortaya çıktığını anlamak için kritik bir çerçeve sunduğu, Türkiye&#039;nin de benzer bir eşikte, çok katmanlı dinamiklerle karşı karşıya olduğu vurgulandı.</p><p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/465a81/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/01/23/enstitu-sosyalden-turkiyede-demografik-esik-paneli-1769187212147.jpg&amp;mw=650" alt="Enstitü Sosyal Paneli"></p><p>Selçuk Aydın, doğurganlıktaki küresel tabloya işaret ederek Türkiye&#039;nin seyrinin dünya ölçeğinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti. Güney Kore, Japonya, İran, Rusya, Çin gibi farklı rejim ve refah düzeylerine sahip ülkelerde benzer demografik sonuçların ortaya çıkmasının, meselenin yalnızca ekonomik göstergelerle açıklanamayacağını gösterdiği ifade edildi. Çin&#039;in tek çocuk politikasından üç çocuk politikasına geçişi de, demografik yönetişimin ne ölçüde stratejik bir mesele hâline geldiğine dair çarpıcı bir örnek olarak tartışıldı.</p><p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/c6cdf7/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/01/23/enstitu-sosyalden-turkiyede-demografik-esik-paneli-1769187251824.jpg&amp;mw=650" alt="Enstitü Sosyal Paneli"></p><p>Enstitü Sosyal uzman araştırmacılarından veri bilimci Doç. Dr. Talip Yiğit, doğurganlıktaki dönüşümü okurken hangi göstergelerin nasıl ele alınması gerektiğine dair bir çerçeve sundu. Demografik kırılımların tek bir nedene indirgenemeyeceğini, insani gelişmişlik, kentleşme ve yaşam endeksleriyle doğurganlık arasındaki ilişkinin dikkatle yorumlanması gerektiğini belirtti.</p><p>Yiğit, dünyada da gündemde olan ve birçok ülkenin kendi doğurganlık eğrisi üzerine incelemeler yaparak bu demografik dönüşümün nedenlerini anlamaya çalıştığını şu sözlerle açıkladı: &#8220;Doğurganlığı sadece bireysel bir irade veya biyolojik bir sürecin sonucu olarak görmek yanıltıcıdır; bu mesele aslında beden, zaman ve koşulların bir araya gelmesiyle oluşan karmaşık dinamiklerin bir bütünüdür. Çoğu zaman çocuk sahibi olmak isteyenlerin bu arzularını gerçekleştirememesi, bireysel tercihlerden ziyade yaşamın işleyişindeki yapısal engellerden kaynaklanıyor. Değişim hızının artmasıyla doğurganlığın düşmesi arasındaki ters orantı, Birleşik Krallık&#039;tan İran&#039;a kadar pek çok ülkede karşımıza çıkıyor. Özellikle Güney Kore ve Japonya örneğinde görüldüğü üzere, biyolojik kapasite olsa dahi yaşam koşulları elvermediğinde doğurganlık gerçekleşmeyen bir ihtimal olarak kalıyor.&#8221;</p><p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/962b50/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/01/23/enstitu-sosyalden-turkiyede-demografik-esik-paneli-1769187210294.jpg&amp;mw=650" alt="Enstitü Sosyal Paneli"></p><p>Enstitü Sosyal Araştırmacısı Nursen Tekgöz, bugün demografik dönüşüm yerine &#8220;demografik eşik&#8221; demelerinin nedenini şu sözlerle açıkladı: &#8220;Demografik dönüşüm dediğimizde genelde yönü belli olan bir şeyden bahsediyoruz ama bugün Türkiye&#039;de demografik dönüşümden daha ziyade, bir eşikten bahsediyoruz. Çünkü algı, deneyim ve eğilim arasında bir fark var. Burada ortak bir sonuca vardık, toplumsal düzeyde algı bütünüyle dönüşmüş değil. İnsanlar hâlâ evlenmeye, çocuk sahibi olmaya ve bunların bir aileye iyi geldiğine inanıyorlar. Fakat bir yandan da eğilim ve deneyim odağında durum bu algıyla örtüşmüyor. Ebeveynler ekonomik durumdan, zamansal baskıdan ve beklentilerden yakınıyorlar. Algıda pozitiflik, deneyimde negatiflik, eğilimde bir değişim görüyoruz bugün.&#8221;</p><p>Tekgöz, bu demografik eşiği siyasal rejimlerden ve refah düzeylerinden bağımsız olarak, modern dünyanın karşı karşıya kaldığı toplumsal dönüşümlerden biri olarak tanımladı. Bu nedenle bu süreci yalnızca doğurganlığın düşüşü olarak değil, aileyi, toplumsal refahı, çalışma koşullarını ve gelecek tahayyüllerimizi etkileyen bir durum olarak görmemiz gerektiğini belirtti.</p><p>Tekgöz, algıda hâlâ pozitif bir noktada olsak da, deneyimdeki farklılıkların temel gerekçelerinden birini değişen ihtiyaç algısı olarak tanımladı: &#8220;Ebeveynlerin çocuklarına iyi bir hayat sağlama kaygısı her zaman vardı, ancak bugün bu iyi hayatın tanımı dramatik şekilde genişledi. Artık sadece temel ihtiyaçlar değil, özel okullar, teknolojik imkânlar ve sosyal medyanın dayattığı mükemmeliyetçi standartlar bu kaygıyı besliyor. İlginç olan ise nesiller arası iletişimin bu durumu desteklemesi. Geçmiş kuşaklar, kendi deneyimlerinden yola çıkarak gençlere &#8220;ben yaptım, sen yapma&#8221; ya da &#8220;ben erken evlendim, sen bekle&#8221; diyerek konfor odaklı bir telkinde bulunuyor. Dolayısıyla bu eşik, sadece gençlerin değil, tüm toplumun ortak bir kararıyla şekilleniyor.&#8221;</p><p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/cfb878/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2026/01/23/enstitu-sosyalden-turkiyede-demografik-esik-paneli-1769187216301.jpg&amp;mw=650" alt="Enstitü Sosyal Paneli"></p><p>Panelin son sunumunu yapan Enstitü Sosyal Araştırmacısı Rumeysa Hafızoğlu, Türkiye&#039;de nüfus politikalarının tarihsel seyrini ve bugüne uzanan etkilerini ele aldı. Politikaların mı toplumu, toplumun mu politikaları belirlediği sorusu üzerinden, nüfus meselesinin yalnızca teknik bir alan değil, aynı zamanda güçlü bir siyasal ve söylemsel arka planı olan bir tartışma sahası olduğu vurgulandı.</p><p>Hafızoğlu, özellikle medyada 1960&#039;lardan günümüze aileye, ebeveynliğe, çocuk sahibi olmaya dair söylemleri göstererek ebeveynliğin bir yük ve zorluk olarak nasıl gösterildiğini yansıttı. 1960&#039;larda başlayan &#8220;anti natalist&#8221; politikalarla popüler kültürde yalnızca tek çocuklu veya az çocuk sahibi ailelerin mutlu olabileceğine dair temsillerin ağırlığının arttığını belirtti.</p><p>Söz konusu örneklerin, bugünkü doğurganlık tartışmalarını anlamak için gerekli tarihsel-kültürel arka planı sunduğunu ifade eden Hafızoğlu &#8220;Bugün karşı karşıya olduğumuz demografik eşiğe bir günde gelmedik. Bu tablo, nesiller boyu aktarılan söylemlerin ve sistemli politikaların bir sonucu. 80&#039;li yılların aile pullarında ve kibrit kutularında resmedilen &#8220;az çocuklu mutlu aile&#8221; tablolarından, &#8220;çocuk sayısı arttıkça zekanın düştüğünü&#8221; iddia eden gazete manşetlerine kadar her şey bu zihniyeti besledi. Nüfusun bir &#8220;kalkınma engeli&#8221; olarak görüldüğü, hatta kurumların doğum kontrolünü teşvik ettiği bir dönemden, bugün tam tersi bir kalkınma modeline geçmeye çalışıyoruz. Ancak bu köklü kültürel mirası tersine çevirmek, sadece yeni politikalarla değil, geçmişin bu derin izlerini anlamakla mümkün.&#8221; dedi.</p><p>Katılımcılar, &#8220;demografik eşiği atlatmak mümkün mü, umut var mı?&#8221; sorusu etrafında, Türkiye&#039;de doğurganlık tartışmasının hangi eksenlerde yeniden düşünülmesi gerektiğini değerlendirdi. Soru-cevap bölümünde ise doğurganlık çalışmalarının odağının ne olması gerektiği ve demografi/nüfus alanında çalışmak isteyenlere yönelik ne tür yöntem ve perspektiflerin kullanılabileceğine ilişkin öneriler yer aldı.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli/">Enstitü Sosyal'den "Türkiye’de Demografik Eşik" Paneli</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/enstit-sosyalden-trkiyede-demografik-esik-paneli/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Ekran Kuşağına D&#252;ş&#252;nce Eğitimi</title><link>https://www.siyasimedya.net/ekran-kusagina-dsnce-egitimi-3/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/ekran-kusagina-dsnce-egitimi-3/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Sat, 01 Nov 2025 04:33:22 +0000</pubDate><category><![CDATA[YAŞAM]]></category><category><![CDATA[Ayhan Çitil]]></category><category><![CDATA[Enstitü Sosyal]]></category><category><![CDATA[İpek Coşkun Armağan]]></category><category><![CDATA[Türkiye]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/ekran-kusagina-dsnce-egitimi-3/</guid><description><![CDATA[<p>Enstitü Sosyal, Türkiye&#039;de dijital çağın çocukları için yenilikçi bir eğitim modeli geliştirdi. Ekranların etkisiyle pasifleşen nesiller, düşünme becerilerini yeniden kazanacak. Ekranlarla çevrili bir ortamda büyüyen çocukların, sadece bilgiye ulaşmaları değil, aynı zamanda onu anlamaları, sorgulamaları ve yeniden üretmeleri bekleniyor. Bu amaçla hazırlanan &#039;Düşünme Becerileri Projesi&#039;, dijital alışkanlıkların çocukların dikkat, muhakeme ve anlama becerileri üzerindeki olumsuz [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/ekran-kusagina-dsnce-egitimi-3/">Ekran Kuşağına Düşünce Eğitimi</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Enstitü Sosyal, Türkiye&#039;de dijital çağın çocukları için yenilikçi bir eğitim modeli geliştirdi. Ekranların etkisiyle pasifleşen nesiller, düşünme becerilerini yeniden kazanacak. Ekranlarla çevrili bir ortamda büyüyen çocukların, sadece bilgiye ulaşmaları değil, aynı zamanda onu anlamaları, sorgulamaları ve yeniden üretmeleri bekleniyor. Bu amaçla hazırlanan &#039;Düşünme Becerileri Projesi&#039;, dijital alışkanlıkların çocukların dikkat, muhakeme ve anlama becerileri üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmayı hedefleyen bir eğitim modeli sunuyor. Uzmanlar, hızlı içerik akışının çocukların derin düşünme ve bağlantı kurma yeteneklerini giderek azalttığını belirtiyor. Proje, bu sorunu çözmeyi amaçlıyor. Uzmanlar, bu projenin yalnızca akademik başarıyı değil, aynı zamanda dijital çağın getirdiği pasif tüketim alışkanlıklarını da dönüştürmeyi hedeflediğini ifade ediyor. Enstitü Sosyal, bu program aracılığıyla Türkiye&#039;de erken yaşta eleştirel ve yaratıcı düşünme kültürünü yaymayı arzuluyor.</p><p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/0c56c2/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2025/10/31/ekran-kusagina-dusunce-egitimi-1761939719524.jpeg&amp;mw=650"></p><p><strong>Zihinsel İşgal Çağı</strong><br /> Bir yıl süren disiplinlerarası çalışmalar sonucu oluşturulan bu proje, ilkokul 4. sınıf öğrencilerine yöneliktir. Felsefeciler, eğitimciler, psikologlar ve yazarlardan oluşan bir ekip tarafından geliştirilen program, düşünme becerilerinin üniversiteye başlamadan önce, erken yaşta kazandırılması gerekliliği üzerinde duruyor. Proje kapsamındaki materyaller, çocukları dijital dikkat dağınıklığından uzaklaştırarak, derin düşünmeye yönlendirmeyi amaçlıyor. Enstitü Sosyal Genel Koordinatörü İpek Coşkun Armağan, &#8220;Ekranlar ve hızlı içeriklerin kuşattığı bu zihinsel işgal döneminde çocuklarımız anlam kaybı yaşıyor. Hazırladığımız programla onların bilişsel kapasitelerini en üst düzeyde kullanmalarını sağlamayı hedefliyoruz&#8221; şeklinde konuştu.</p><p><img decoding="async" src="https://iasbh.tmgrup.com.tr/69748e/0/0/0/0/0/0?u=https://isbh.tmgrup.com.tr/sbh/2025/10/31/ekran-kusagina-dusunce-egitimi-1761939726897.jpeg&amp;mw=650"></p><p><strong>Düşünmek Özgürlüktür</strong><br /> Projenin akademik yürütücüsü İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Felsefe Profesörü Ayhan Çitil, düşünmenin erken yaşta kazandırılması gerektiğini vurguladı. Çitil, &#8220;Düşünmek bir özgürlüktür. Dünyayı daha iyi hale getirmek veya içinden çıkılmaz durumlara sokmak, düşünmekle ilişkilidir. Çocukların bu özgürlüğü oyun ve merak ile erken yaşta tecrübe etmelerini istiyoruz&#8221; dedi.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/ekran-kusagina-dsnce-egitimi-3/">Ekran Kuşağına Düşünce Eğitimi</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/ekran-kusagina-dsnce-egitimi-3/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item></channel></rss>