<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>Erken tanı - Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz &amp; Yorumlar</title><atom:link href="https://www.siyasimedya.net/etiket/erken-tani/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" /><link>https://www.siyasimedya.net</link><description>Türkiye siyasetinin nabzını tutan Siyasimedya, güncel haberler, derin analizler ve özgün yorumlarla siyasi gelişmeleri yakından takip edin. Güvenilir ve tarafsız içeriklerle gündemi kaçırmayın!</description><lastBuildDate>Fri, 24 Apr 2026 08:57:33 +0000</lastBuildDate><language>tr</language><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator><image><url>https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/04/cropped-smedya-32x32.png</url><title>Erken tanı - Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz &amp; Yorumlar</title><link>https://www.siyasimedya.net</link><width>32</width><height>32</height></image> <item><title>Dikkat: Sincisi ilerliyor! Artan vaka sayısı endişelendirdi&#8230; Belirtileri neler, kimler risk altında?</title><link>https://www.siyasimedya.net/dikkat-sincisi-ilerliyor-artan-vaka-sayisi-endiselendirdi-belirtileri-neler-kimler-risk-altinda/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/dikkat-sincisi-ilerliyor-artan-vaka-sayisi-endiselendirdi-belirtileri-neler-kimler-risk-altinda/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Fri, 24 Apr 2026 08:57:33 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[böbrek kanseri]]></category><category><![CDATA[cerrahi tedavi]]></category><category><![CDATA[Erken tanı]]></category><category><![CDATA[genetik yatkınlık]]></category><category><![CDATA[hekstra]]></category><category><![CDATA[İmmünoterapi]]></category><category><![CDATA[kanser türleri]]></category><category><![CDATA[Promo]]></category><category><![CDATA[risk faktörleri]]></category><category><![CDATA[Sağlık]]></category><category><![CDATA[Sağlık Kontrolleri]]></category><category><![CDATA[Tomografi]]></category><category><![CDATA[Tümör]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/dikkat-sincisi-ilerliyor-artan-vaka-sayisi-endiselendirdi-belirtileri-neler-kimler-risk-altinda/</guid><description><![CDATA[<p>Son yıllarda kanser vakalarında dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Gelişen görüntüleme yöntemleri sayesinde bazı kanser türleri daha erken ve tesadüfen saptanabilirken, düzenli sağlık kontrolü yaptırmayan birçok hasta ise hastalıkla ileri evrede karşı karşıya kalıyor. Bu artışın öne çıkan örneklerinden biri de böbrek kanseri. Üroloji uzmanları, böbrek kanserinin çoğu zaman [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/dikkat-sincisi-ilerliyor-artan-vaka-sayisi-endiselendirdi-belirtileri-neler-kimler-risk-altinda/">Dikkat: Sincisi ilerliyor! Artan vaka sayısı endişelendirdi… Belirtileri neler, kimler risk altında?</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda kanser vakalarında dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de dikkat çekici bir artış yaşanıyor. Gelişen görüntüleme yöntemleri sayesinde bazı kanser türleri daha erken ve tesadüfen saptanabilirken, düzenli sağlık kontrolü yaptırmayan birçok hasta ise hastalıkla ileri evrede karşı karşıya kalıyor.</p><p><strong>Bu artışın öne çıkan örneklerinden biri de böbrek kanseri. Üroloji uzmanları, böbrek kanserinin çoğu zaman belirti vermeden sessizce ilerlediğine dikkat çekiyor.</strong></p><p><span>‘SON YILLARDA DİKKAT ÇEKEN BİR ARTIŞ YAŞANIYOR’</span></p><p>Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Tolga Akman, böbrek kanserinde son yıllarda dikkat çeken bir artış olduğunu söyledi. Bu artışın önemli bir kısmının hastalığın daha sık görüntüleme yöntemleriyle yakalanmasından kaynaklandığının altını çizen Prof. Dr. Akman, şöyle devam etti:</p><p><strong>“Günlük pratiğimizde, başka bir nedenle yapılan ultrason ya da tomografilerde rastlantısal olarak saptanan böbrek kitlelerinin sayısı oldukça arttı. Buna karşın bazı hastalarda tümörün uzun süre kontrolsüz şekilde büyüdüğünü, tanı anında ileri evreye ulaştığını da görüyoruz. Özellikle düzenli sağlık kontrolü yaptırmayan hastalarda bu durum daha belirgin.”</strong></p><section><p>Saptanma oranında belirgin bir yükseliş görüyoruz. Bunun temel nedeni; ultrason, tomografi ve MR’ın daha yaygın ve erken kullanılması. Ancak sahada dikkat çeken nokta, bazı hastaların tanı anında tümörün beklenenden daha büyük ya da çevre dokulara yayılmış olması. Bu da çoğu zaman hastalığın uzun süre fark edilmeden ilerlemesinden kaynaklanıyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde kontrollerin aksaması, geç başvurular ve eşlik eden kronik hastalıklar bu tabloyu daha görünür hale getirdi.</p><p><span>Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Melih Balcı</span></p></section><p><strong><span>1- BÖBREK KANSERİ NEDEN UZUN SÜRE BELİRTİ VERMEDEN İLERLİYOR? </span></strong></p><p>Prof. Dr. Tolga Akman, “Böbrek kanseri çoğu zaman belirti vermeden ilerler çünkü böbrek, tümör büyümesine uzun süre tolere edebilen bir organ. Ağrı reseptörlerinin sınırlı olması ve böbreğin anatomik konumu nedeniyle hastalık erken dönemde sinyal vermez” dedi.</p><p>Prof. Dr. Melih Balcı ise “Böbrekler vücutta derin yerleşimli organlar olduğu için, içlerinde gelişen kitleler uzun süre çevre dokulara baskı yapmadan büyüyebiliyor. Ayrıca böbrek dokusu ağrıya duyarlı değildir. Bu nedenle tümör belirli bir boyuta ulaşana ya da idrar yollarına, damar yapılarına veya çevre organlara temas edene kadar hasta hiçbir şey hissetmeyebiliyor. Bu sessiz ve yavaş ilerleyiş, böbrek kanserinin ‘sinsi’ olarak tanımlanmasının en önemli nedeni” şeklinde konuştu.</p><p> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/04/69809a652520fa28870ace4a.jpg" alt="Böbrek Kanseri"> </p><p><span><strong>2- HASTALAR GENELLİKLE HANGİ ŞİKÂYETLE DOKTORA BAŞVURUYOR?</strong></span></p><p>“Günümüzde hastaların önemli bir kısmı hiçbir şikâyeti yokken, başka bir nedenle yapılan görüntülemede tesadüfen tanı alıyor” diyen Prof. Dr. Melih Balcı, belirti veren hastalara dair ise şu bilgilerin altını çizdi: <strong>“İdrarda kan görme, yan ağrısı, karın veya bel bölgesinde ele gelen kitle, açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik ve kansızlık ön plana çıkıyor. İleri evrede ateş, gece terlemesi ve kemik ağrıları da tabloya eklenebiliyor.”</strong></p><p> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/04/69809abb2520fa28870ace50.jpg" alt="Böbrek Kanseri Belirtileri"> </p><p><span><strong>3- AİLE ÖYKÜSÜ OLMAYAN BİREYLERDE HANGİ RİSK FAKTÖRLERİ ÖNEMLİDİR? </strong></span></p><p>Böbrek kanserinin yalnızca genetik yatkınlığı olan kişilerde görülmediğini ifade eden Prof. Dr. Tolga Akman, <strong>“Sigara kullanımı, fazla kilo, yüksek tansiyon, uzun süreli ağrı kesici kullanımı ve kronik böbrek hastalığı önemli risk faktörleri. Diyaliz hastalarında ise böbrek dokusu uzun yıllar boyunca hasara uğrar, yapısal bozulmalar ve kistik değişiklikler gelişir. Bu kronik süreç, kanser gelişimi için uygun bir zemin oluşturur”</strong> dedi.</p><p>Özellikle sigaranın böbrek kanseri için en güçlü risk faktörlerinden biri olduğunu ve riskin doza bağımlı olarak arttığının altını çizen Prof. Dr. Melih Balcı, <strong>“Obezite, hormonal ve metabolik değişiklikler üzerinden böbrek dokusunu olumsuz etkiler. Hipertansiyon ise hem doğrudan hem de kullanılan bazı ilaçlar aracılığıyla riski artırabilir. Bu üç faktör bir arada olduğunda risk belirgin şekilde yükselir ve hastalık daha agresif seyredebilir”</strong> şeklinde konuştu.</p><p> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/04/69809ad92520fa28870ace52.jpg" alt="Böbrek Kanseri Risk Faktörleri"> </p><p><span><strong>4- HANGİ YAŞ GRUBUNDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR? KADIN-ERKEK FARKI VAR MI?</strong></span></p><p>Bu soruma Prof. Dr. Tolga Akman, “Böbrek kanseri en sık 50 yaş sonrası dönemde görülür. Erkeklerde kadınlara göre daha yaygındır. Genel toplum için rutin tarama önerilmez; ancak risk grubundaki bireylerde düzenli ultrason kontrolleri erken tanı açısından oldukça değerlidir. Çocukluk çağında görülen böbrek tümörleri ise erişkin böbrek kanserlerinden farklı özellikler taşır ve nadirdir” cevabını verdi.</p><p> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/04/69809b1d2520fa28870ace59.jpg" alt="Böbrek Kanseri ve Yaş Grubu"> </p><p><span><strong>5- TEDAVİ SEÇENEKLERİ NELERDİR VE İLERİ EVREDE ÖLÜMCÜL OLABİLİR Mİ?</strong></span></p><p>Prof. Dr. Melih Balcı, <strong>“Hastalık erken evrede yakalanırsa, böbreği koruyan cerrahiler günümüzde oldukça yaygın ve başarılı. Tümörün boyutu ve yerleşimine göre sadece tümör çıkarılabilir”</strong> dedi ve ekledi:</p><p>“İleri evrede ise bazen böbreğin tamamının alınması gerekebilir. Metastatik hastalıkta ise cerrahiye ek olarak akıllı ilaçlar ve immünoterapiler (Kanser tedavi sürecinde bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi için uygulanan ve yararlanılan bir yöntem) devreye girer. <strong>Ne yazık ki ileri evrede tanı alan ve tedaviye geç başlanan vakalarda ölümle sonuçlanan tablolar görülebilir. Ancak erken tanı, bu hastalıkta yaşam süresini ve kalitesini dramatik biçimde artırır.”</strong></p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/dikkat-sincisi-ilerliyor-artan-vaka-sayisi-endiselendirdi-belirtileri-neler-kimler-risk-altinda/">Dikkat: Sincisi ilerliyor! Artan vaka sayısı endişelendirdi… Belirtileri neler, kimler risk altında?</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/dikkat-sincisi-ilerliyor-artan-vaka-sayisi-endiselendirdi-belirtileri-neler-kimler-risk-altinda/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>İnsan Odaklı Tedavi &#199;ağrısı</title><link>https://www.siyasimedya.net/insan-odakli-tedavi-agrisi/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/insan-odakli-tedavi-agrisi/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Wed, 04 Feb 2026 05:21:22 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Aşı]]></category><category><![CDATA[Erken tanı]]></category><category><![CDATA[gazetehaberleri]]></category><category><![CDATA[kanser]]></category><category><![CDATA[Tedavi]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/insan-odakli-tedavi-agrisi/</guid><description><![CDATA[<p>Her yıl dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen kanser, sağlık politikalarının en önemli konularından biri olmayı sürdürüyor. 4 Şubat&#039;ta kutlanacak Dünya Kanser Günü öncesinde gerçekleştirilen açıklamalarda, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Kanserle Mücadele Birliği (UICC), ülkeleri sadece tedavi olanaklarını artırmaya değil, aynı zamanda önleme programlarını güçlendirmeye, tarama hizmetlerini yaygınlaştırmaya ve kanser bakımını toplumun tüm kesimleri [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/insan-odakli-tedavi-agrisi/">İnsan Odaklı Tedavi Çağrısı</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkileyen kanser, sağlık politikalarının en önemli konularından biri olmayı sürdürüyor. 4 Şubat&#039;ta kutlanacak Dünya Kanser Günü öncesinde gerçekleştirilen açıklamalarda, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Kanserle Mücadele Birliği (UICC), ülkeleri sadece tedavi olanaklarını artırmaya değil, aynı zamanda önleme programlarını güçlendirmeye, tarama hizmetlerini yaygınlaştırmaya ve kanser bakımını toplumun tüm kesimleri için erişilebilir hale getirmeye davet ediyor.</p><p><strong>Yalnızca Klinikle Kalmasın</strong></p><p>2025-2027 dönemini kapsayan küresel kampanya çerçevesinde benimsenen “United by Unique” yani “Benzersizlikle Birleşiyoruz” teması, kanserle mücadelede standart çözümlerin ötesine geçilmesi gerektiğini vurguluyor. Mesaj oldukça açık: Her hastanın deneyimi farklı, ihtiyaçları farklıdır ve sağlık sistemleri bu çeşitliliği karşılayabilecek esneklikte olmalıdır. UICC’nin 2026’ya yönelik değerlendirmelerinde, hasta yolculuğunun sadece klinik tedavi ile sınırlı kalmaması; aynı zamanda psikolojik destek, rehabilitasyon, sosyal hizmetler ve yaşam kalitesini artıran uygulamaların da sistemin ayrılmaz bir parçası haline gelmesi gerektiği ifade ediliyor.</p><p><strong>Erken Tanıya Erişim Adil Olmalı</strong></p><p>WHO tarafında ise eşitsizlikler ana gündem maddelerinden biri. Kurum, birçok ülkede erken tanı olanaklarına ve modern tedavilere erişimde ciddi farklılıklar bulunduğuna dikkati çekiyor. Gelir düzeyi düşük bölgelerde tarama programlarının yetersizliği, sağlık altyapısındaki eksiklikler ve finansman sorunları, kanserden kaynaklanan kayıpları artıran temel faktörler arasında yer alıyor. Bu bağlamda WHO, birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesini, toplum temelli tarama programlarının yaygınlaştırılmasını ve koruyucu hekimlik politikalarının önceliklendirilmesini öneriyor.</p><p><strong>Tütüne Katı Müdahale</strong></p><p>Önlenebilir risk faktörleri de “2026” mesajlarının merkezinde yer alıyor. Tütün kullanımı, alkol tüketimi, obezite, sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik ve hava kirliliği gibi unsurların kanser riskini ciddi şekilde artırdığına dikkat çeken kuruluşlar, hükümetleri daha sıkı tütün kontrolü, sağlıklı yaşamı teşvik eden düzenlemeler ve çevresel riskleri azaltmaya yönelik politikalar geliştirmeye çağırıyor. Rahim ağzı kanserine karşı HPV aşılaması ve düzenli tarama programları gibi önleyici uygulamalar da küresel ölçekte hızlandırılması gereken başlıklar arasında bulunuyor.</p><p><strong>Ulusal Program Çağrısı</strong></p><p>UICC, Dünya Kanser Günü’nün yalnızca bir farkındalık tarihi olarak kalmaması gerektiğini vurguluyor. Kuruluşun açıklamalarında, 2026’da odak noktasının somut politika adımları olduğu belirtiliyor: “Ulusal kanser kontrol planlarının güncellenmesi, sağlık personelinin eğitimi, veri altyapısının güçlendirilmesi ve araştırma-geliştirme yatırımlarının artırılması.” Ayrıca sivil toplum, akademi ve özel sektörün de sürece daha aktif biçimde dahil edilmesi gerektiği ifade ediliyor.</p><p><strong>Düşük Gelirli Ülkeleri Etkileyecek</strong></p><p>Birleşik Krallık merkezli bilimsel tıp dergisi Lancet’te yayımlanan güncel rapora göre, yeni kanser vakaları ve ölümlerindeki beklenen artıştan en çok düşük gelirli ülkeler etkilenecek. Tedavilerdeki ilerlemelere ve risk faktörlerini azaltma çabalarına rağmen dünya genelinde kanserden ölenlerin sayısının önümüzdeki 25 yıl içinde yaklaşık yüzde 75 oranında artmasının beklendiği belirtiliyor. Raporda bu artışın 2050 yılında 18.6 milyon insanın kanserden ölmesi anlamına geldiği ifade ediliyor. Analiz, şu anda kanser ölümlerinin yüzde 40’ından fazlasının sigara, sağlıksız beslenme ve yüksek kan şekeri gibi 44 “değiştirilebilir” risk faktörüyle bağlantılı olduğunu da ortaya koyuyor.</p><p><strong>Sembolik Mesajla Kalmamalı</strong></p><p>Kanserle mücadelede gerçekleştirilecek etkinlikler, kampanyalar ve resmi açıklamalar ile birlikte, dünya genelinde milyonlarca insanın dikkati bir kez daha kanserle mücadeleye çevrilecek. Uluslararası kuruluşlar, bu yılın yalnızca sembolik mesajlarla değil, ölçülebilir ilerlemelerle hatırlanmasını talep ediyor. 2026’nın ana hedefi ise net: Daha erken tanı, daha adil erişim ve insanı merkeze alan bir sağlık sistemi.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/insan-odakli-tedavi-agrisi/">İnsan Odaklı Tedavi Çağrısı</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/insan-odakli-tedavi-agrisi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>4 Damla Kan, Hayat Kurtardı: &#039;Hastalığın Bu Kadar Korkutucu Olmadığını Anladık&#039;</title><link>https://www.siyasimedya.net/4-damla-kan-hayat-kurtardi-hastaligin-bu-kadar-korkutucu-olmadigini-anladik/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/4-damla-kan-hayat-kurtardi-hastaligin-bu-kadar-korkutucu-olmadigini-anladik/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Tue, 01 Jul 2025 01:59:20 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Erken tanı]]></category><category><![CDATA[Fenilketonüri]]></category><category><![CDATA[Metabolik hastalık]]></category><category><![CDATA[Topuk kanı]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/4-damla-kan-hayat-kurtardi-hastaligin-bu-kadar-korkutucu-olmadigini-anladik/</guid><description><![CDATA[<p>Aile hekimi Hatice Toprak Kaydal ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Mehmetcan Kaydal&#039;ın 10 aylık oğulları Deniz&#039;e, 5 günlükken yapılan topuk kanı testinde metabolik bir hastalık olan fenilketonüri tanısı kondu. Baba Kaydal, erken teşhis sayesinde başlatılan diyet tedavisi ile oğullarını sağlıklı bir şekilde büyüttüklerini belirtti. “Biz hekim olmamıza rağmen bu hastalığın detaylarına dair çok [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/4-damla-kan-hayat-kurtardi-hastaligin-bu-kadar-korkutucu-olmadigini-anladik/">4 Damla Kan, Hayat Kurtardı: 'Hastalığın Bu Kadar Korkutucu Olmadığını Anladık'</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Aile hekimi Hatice Toprak Kaydal ve kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Dr. Mehmetcan Kaydal&#039;ın 10 aylık oğulları Deniz&#039;e, 5 günlükken yapılan topuk kanı testinde metabolik bir hastalık olan fenilketonüri tanısı kondu.</p><p>Baba Kaydal, erken teşhis sayesinde başlatılan diyet tedavisi ile oğullarını sağlıklı bir şekilde büyüttüklerini belirtti. “Biz hekim olmamıza rağmen bu hastalığın detaylarına dair çok fazla bilgi sahibi değildik. Başlangıçta büyük bir üzüntü yaşadık, ama konuyla ilgili yaptığımız araştırmalar ve edindiğimiz bilgilerle, hastalığın düşündüğümüz kadar korkunç olmadığını fark ettik ve diyetimize geçtik.” dedi. Ayrıca, metabolizma uzmanları ve aile derneklerinden aldıkları destekle, hastalıkla ilgili bilgilerini artırdıklarını ifade etti. <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/07/68625abdfd282fff7860b8e9.jpg"><br /><strong>‘Topuk Kanı ile Erken Tanı, En Büyük Şansımız’</strong></p><p>Fenilketonüri hastalığını açıklayan Dr. Mehmetcan Kaydal, erken teşhisin önemini vurguladı. “Fenilketonüri, topuk kanı testi ile tanı konduktan sonra hızlı bir şekilde diyet tedavisine başlandığında, çocuklar üzerinde sekel veya nörolojik etkiler bırakmadan ilerleyen bir hastalıktır. Erken tanı alamayan çocuklar, kanlarındaki fenilalanin seviyesi yükseldiği için nörolojik sorunlarla karşılaşabiliyor.” şeklinde konuştu.</p><p><strong>4 Damla Kan Hayat Kurtardı</strong></p><p>Baba Kaydal, “Bizim en büyük şansımız topuk kanı testini yaptırmamız oldu; bu sayede erken tanı aldık. Topuk kanını yaptırmayan ve aşı reddi yapan aileleri görünce çok şaşırıyoruz. 10 ay boyunca bu süreci deneyimledik. Topuk kanı testi sayesinde hayatımız güzel bir şekilde devam ediyor ve oğlumuzu sağlıklı bir şekilde büyütüyoruz. Diğer ailelere tavsiyemiz, mutlaka topuk kanı testini yaptırmalarıdır. Ne yazık ki toplumda bu teste dair olumsuz bir algı mevcut. Fakat sadece 4 damla kan, bir bebeğin hayatını kurtaracak tanıyı koyabiliyor.” dedi.</p><p><strong>‘3-5 Bin Doğumda Bir Görülen Hastalık’</strong></p><p>Topuk kanı taraması ve aşıların bebek sağlığı için hayati öneme sahip olduğuna dikkat çeken Dr. Mehmetcan Kaydal, “Hastalık toplumda pek bilinmiyor. Aslında 3-5 bin doğumda bir görülen, özellikle Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesi&#039;nde daha sık rastlanan bir hastalık. Fakat halk tarafından genelde göz ardı ediliyor.” ifadelerini kullandı.</p><p>Aile hekimi ve anne Hatice Kaydal ise, “Diyarbakır&#039;da yaşıyoruz. 10 aylık oğlumuz var ve kendisine fenilketonüri tanısı konuldu. 5 günlükken topuk kanı alındı, 15 günlükken yeniden bir test yapıldı ve yüksek değerler sonucu tanı konmuş oldu. Diyet ve emzirme ile tedavi sürecine başladık.” şeklinde konuştu.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/4-damla-kan-hayat-kurtardi-hastaligin-bu-kadar-korkutucu-olmadigini-anladik/">4 Damla Kan, Hayat Kurtardı: 'Hastalığın Bu Kadar Korkutucu Olmadığını Anladık'</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/4-damla-kan-hayat-kurtardi-hastaligin-bu-kadar-korkutucu-olmadigini-anladik/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item></channel></rss>