<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>Fay Hatları - Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz &amp; Yorumlar</title><atom:link href="https://www.siyasimedya.net/etiket/fay-hatlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" /><link>https://www.siyasimedya.net</link><description>Türkiye siyasetinin nabzını tutan Siyasimedya, güncel haberler, derin analizler ve özgün yorumlarla siyasi gelişmeleri yakından takip edin. Güvenilir ve tarafsız içeriklerle gündemi kaçırmayın!</description><lastBuildDate>Fri, 06 Feb 2026 05:20:27 +0000</lastBuildDate><language>tr</language><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator><image><url>https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/04/cropped-smedya-32x32.png</url><title>Fay Hatları - Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz &amp; Yorumlar</title><link>https://www.siyasimedya.net</link><width>32</width><height>32</height></image> <item><title>Acının &#220;&#231;&#252;nc&#252; Yıld&#246;n&#252;m&#252;: &#8216;&#199;arpıcı Bulgular Elde Ettik&#8217; &#124; 240 Yıldır Kırılmadı, Sismik Aktivite Dikkat &#199;ekici</title><link>https://www.siyasimedya.net/acinin-nc-yildnm-arpici-bulgular-elde-ettik-240-yildir-kirilmadi-sismik-aktivite-dikkat-ekici/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/acinin-nc-yildnm-arpici-bulgular-elde-ettik-240-yildir-kirilmadi-sismik-aktivite-dikkat-ekici/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Fri, 06 Feb 2026 05:20:27 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremi]]></category><category><![CDATA[6 Şubat Depremi]]></category><category><![CDATA[Bingöl]]></category><category><![CDATA[deprem]]></category><category><![CDATA[deprem erken uyarı sistemi]]></category><category><![CDATA[deprem master planı]]></category><category><![CDATA[Fay Hatları]]></category><category><![CDATA[Hatay]]></category><category><![CDATA[hekstra]]></category><category><![CDATA[Kahramanmaraş]]></category><category><![CDATA[Promo]]></category><category><![CDATA[sismik aktivite]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/acinin-nc-yildnm-arpici-bulgular-elde-ettik-240-yildir-kirilmadi-sismik-aktivite-dikkat-ekici/</guid><description><![CDATA[<p>6 Şubat 2023 sabahı saat 04.17’de, Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkezli 7,7 büyüklüğündeki deprem, ülkemizi derinden sarsan büyük bir felaketi başlattı. Bu yıkıcı sarsıntının etkisi henüz tam anlaşılmadan, dokuz saat sonra Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde 7,6 büyüklüğünde ikinci bir deprem meydana geldi. Bu iki güçlü sarsıntı, Kahramanmaraş ve Hatay başta olmak üzere Adıyaman, Gaziantep, Malatya, Kilis, Diyarbakır, [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/acinin-nc-yildnm-arpici-bulgular-elde-ettik-240-yildir-kirilmadi-sismik-aktivite-dikkat-ekici/">Acının Üçüncü Yıldönümü: ‘Çarpıcı Bulgular Elde Ettik’ | 240 Yıldır Kırılmadı, Sismik Aktivite Dikkat Çekici</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><em>6 Şubat 2023 sabahı saat 04.17’de, Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi merkezli 7,7 büyüklüğündeki deprem, ülkemizi derinden sarsan büyük bir felaketi başlattı.</em></p><p><em>Bu yıkıcı sarsıntının etkisi henüz tam anlaşılmadan, dokuz saat sonra Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde 7,6 büyüklüğünde ikinci bir deprem meydana geldi. Bu iki güçlü sarsıntı, Kahramanmaraş ve Hatay başta olmak üzere Adıyaman, Gaziantep, Malatya, Kilis, Diyarbakır, Adana, Osmaniye, Şanlıurfa ve Elazığ gibi pek çok şehrimizi etkisi altına aldı.</em></p><p><em>Depremin hemen ardından, etkilenen bölgelerde üç ay süreyle olağanüstü hâl ilan edildi ve kayıplarımız için yedi günlük ulusal yas uygulandı. Dünyanın dört bir yanından gelen yardım ekipleri, arama ve kurtarma çalışmalarında seferber oldu.</em></p><p><em>Resmî kayıtlara göre, bu depremler sonucunda en az 50 bin 783 vatandaşımız hayatını kaybetti, 122 binden fazla kişi yaralandı.</em></p><p><em>35 binden fazla bina tamamen yıkıldı, yaklaşık 300 bin bina ise ağır hasar aldı. Ayrıca tarihî eserlerimiz ve kültürel miraslarımız da zarar gördü.</p><p><strong>Bugün, bu acı olayın üçüncü yıldönümünde, kaybettiklerimizi saygı ve rahmetle anıyor, bu felaketin yarattığı derin izleri yüreklerimizde hissediyoruz.</p><p></strong></em>Depremin üzerinden üç yıl geçmesinin ardından, sarsıntıların yaşandığı bölge ve çevresindeki faylarda kapsamlı çalışmalara katılan <strong>Bingöl Üniversitesi Enerji, Çevre ve Doğal Afet Araştırmaları Merkezi Müdürü Dr. Kenan Akbayram</strong>, Hürriyet.com.tr’ye çok özel açıklamalarda bulundu.</p><p> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/02/6984705f3f4eea9745283c72.jpg" alt="Deprem Araştırmaları"> <br /><span><em><strong>Fotoğraflar: Anadolu Ajansı<br /></strong></em></span><br /><span><strong>‘ÇARPICI BULGULAR ELDE ETTİK’<br /></strong></span><br />“Üç yıl önce yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli depremler, sadece fiziksel değil, toplumsal olarak da çok büyük yaralar açtı. Depremler sonrası birçok kurum, üniversite ve araştırmacı gibi ben de bu sürece bilimsel katkı sunmaya çalıştım” diyen Dr. Kenan Akbayram, <strong>“Bu kapsamda odaklandığımız konuların başında fay mekanizmalarının analizi, yüzey kırıklarının haritalanması, zemin-yapı etkileşimi, jeolojik tehlike değerlendirmesi ve mikro-bölgeleme çalışmaları geldi”</strong> dedi.</p><p>Amaçlarının sadece depremin nasıl gerçekleştiğini anlamak değil, aynı zamanda yeniden benzer acıların yaşanmaması için bilimsel veriye dayalı bir yol haritası ortaya koymak olduğunun altını çizen Dr. Akbayram, şöyle devam etti:</p><p>“Çok çarpıcı bulgular elde ettik. <strong>En çarpıcı olan ise çok sayıda aktif fay segmentinin eş zamanlı olarak kırılmış olmasıydı. Bu durum, yıkımın neden bu kadar büyük bir coğrafyaya yayıldığını açıklıyor.</strong> Ayrıca, bazı bölgelerde zeminin yapılar üzerindeki etkisinin, beklenenden çok daha büyük olduğunu gördük. <strong>Yani sadece fayın geçtiği yerler değil, zemin özelliklerinin zayıf olduğu alanlar da ciddi zarar gördü.”</strong></p><p> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/02/6984708a3f4eea9745283c75.jpg" alt="Bingöl Üniversitesi"> <br /></strong><br /><span><strong>‘YILDA ORTALAMA YAKLAŞIK 15 BİN 74 DEPREM OLURKEN, 2023 ŞUBAT’TAN BU YANA BU SAYI YAKLAŞIK 43 BİN SEVİYELERİNDE’</strong></span></p><p>Bir diğer önemli tespitin ise Kahramanmaraş depremleri sonrası uzak bölgelerde dahi stres transferinin gerçekleşmiş olması olduğunu söyleyen Dr. Kenan Akbayram, <strong>“Bu durum, sadece bölgesel değil, ulusal ölçekte de sismik aktivitenin etkilendiğini gösteriyor. Nitekim 2013-2023 Şubat arasında Türkiye’de yılda ortalama yaklaşık 15 bin 74 deprem (bütün büyüklüklerde) meydana gelirken, 2023 Şubat’tan bu yana bu sayı yıllık ortalama yaklaşık 43 bin seviyelerine çıktı. Bu da depremlerin tetikleyici etkisinin ne denli geniş ve uzun süreli olabileceğini açıkça ortaya koyuyor”</strong> ifadelerini kullandı.</p><p>Uzman isim tüm bu sonuçlara bakarak şu değerlendirmede bulundu:</p><p>“Bilimsel veriler elimizde oldukça güçlü. Fakat bu verilerin uygulamaya geçirilmesi, planlama süreçlerine entegre edilmesi ve sürekli güncellenmesi gerekiyor. Depremi önleyemeyiz ama etkilerini en aza indirecek bilgiyi artık daha fazla görmezden gelemeyiz. Dayanıklı kentler inşa etmek için yer bilimlerini merkeze alan bir planlama anlayışını benimsemek zorundayız.”</p><p><span><strong>HÂLÂ 4 BÜYÜKLÜĞÜNE KADAR DEPREMLER OLUYOR, BUNLAR ARTÇI SARSINTILAR MI?</strong></span></p><p><span><em><strong>Kahramanmaraş ve çevresinde hâlâ 4 büyüklüğüne varan depremler hissediliyor. Bu sarsıntılar 6 Şubat’taki iki büyük depremin artçıları mı, yoksa artık bağımsız depremler mi? Örneğin artçı depremlerin bir-iki yıl sürebileceği söyleniyor; bu süre bilimsel olarak normal mi, yoksa artçılar daha uzun yıllara yayılabilir mi?</strong></em></span></p><p>Dr. Kenan Akbayram, bu tür depremlerin tamamını tek bir kategoriye sokmanın kolay olmadığını çünkü bu sarsıntıların hem 6 Şubat’taki büyük depremlerin artçıları, hem de bazı bölgelerde stres transferiyle tetiklenmiş bağımsız depremler olabileceğini söyledi. </p><p><strong>“Depremlerin oluş yerlerine ve mekanizmalarına baktığımızda, özellikle kırılan fay segmentlerinin uç noktalarında yeni stres alanlarının oluştuğunu ve bu alanlarda bağımsız sayılabilecek depremlerin gerçekleştiğini görüyoruz”</strong> diyen Dr. Akbayram, “Yani bazıları gerçekten artçı, bazıları ise artık bağımsız sismik olaylar olarak değerlendirilebilir” dedi.</p><p> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/02/698470b63f4eea9745283c77.jpg" alt="Sarsıntılar Sonrası Bölge"> </p><p><span><strong>‘25 YIL SÜREN ARTÇILAR VAR’</strong></span></p><p>Uzman isim <strong>“Şunu da unutmamak gerekir”</strong> diyerek önemli bilgiler paylaştı:</p><p>&#8212; Artçı sarsıntılar hâlâ devam ediyor. Bu normal bir durum çünkü bu büyüklükteki depremlerin artçıları kısa sürede bitmez. <strong>Literatüre baktığımızda, örneğin Alaska 1964 depremi sonrası artçıların 25 yıl boyunca sürdüğü, Japonya ve Güney Amerika’daki büyük depremlerden sonra da 20-30 yıl süren artçı dizilerinin gözlendiği raporlanmış durumda.</strong></p><p>&#8212; Bugün hâlâ hissedilen 4 büyüklüğü civarındaki depremlerin çoğu, bu uzun süren artçı dizisinin bir parçası olarak değerlendirilebilir. Elbette artçıların sayısı ve büyüklüğü zamanla azalıyor, nitekim AFAD ve Kandilli’nin yayınladığı grafiklerde de bu düşüş net şekilde görülüyor. <strong>İlk haftalarda 5,5-6 büyüklüğüne ulaşan artçılar varken, zamanla bu büyüklükteki depremler seyrekleşti. Ama tamamen sona ermiş değil.</strong> Bugün yaşanan sarsıntıların çoğu hâlâ bu sürecin bir parçası ama yeni fay parçalarının devreye girdiği durumlarda bağımsız depremlerle de karşılaşmamız mümkün.</p><p><span><strong>‘İNSANLARDA HÂLÂ BELİRGİN BİR TEDİRGİNLİK VAR’</strong></span></p><p>Depremlerin yaşandığı bölge ve çevresine sık sık ziyaretlerinin olduğunu söyleyen Dr. Kenan Akbayram, saha gözlemlerine de paylaştı: </p><p>&#8212; Bu ziyaretlerde hem bilimsel gözlem yapıyoruz hem de halkla temas kurarak yerel algıyı anlamaya çalışıyoruz. Şunu açıkça söyleyebilirim ki, insanlarda hâlâ belirgin bir tedirginlik var. Bu sadece depremin fiziksel etkilerinden değil, aynı zamanda bilgi eksikliği ve belirsizlikten de kaynaklanıyor.</p><p>&#8212; Bazı insanlar yeni binalara taşınmış olsa bile, eskisi kadar güven hissi oluşmamış durumda. Özellikle artçı depremler hissedildikçe, birçok kişi kısa süreli panik yaşıyor. Evlerinde hasar olmasa da çevresinde çöken yapıları görmüş olanlar için psikolojik etkiler hâlâ çok taze. Özellikle geceleri oluşan küçük sarsıntılar bile insanların uyku düzenini etkileyebiliyor.</p><p> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/02/698470de3f4eea9745283c7a.jpg" alt="Psikolojik Etkiler"> </p><p><span><strong>‘YENİDEN İNŞA EDİLEN ALANLARDA VE KALICI KONUTLARA GEÇEN İNSANLARDA BİR TOPARLANMA VAR’</strong></span></p><p>Öte yandan, bazı bölgelerde normalleşme eğiliminin de gözlemlendiğini sözlerine ekleyen Dr. Kenan Akbayram, <strong>“Özellikle yeniden inşa edilen alanlarda ve kalıcı konutlara geçen insanlarda bir toparlanma var. Ancak kırsal bölgelerde veya geçici barınma alanlarında kalanlarda bu tedirginlik çok daha güçlü”</strong> dedi.</p><p><strong>“Deprem bölgesinde sahaya çıktığınızda şunu hissediyorsunuz: İnsanlar sadece faydan değil, bilgiden de uzak kalmış olmanın endişesini taşıyor”</strong> diyen uzman isim, “Bu yüzden hem yer bilimcilerin hem de kamu kurumlarının sahada daha sık, daha açık ve şeffaf iletişim kurması hayati önem taşıyor. Ancak bu yapılırken travma konusunda uzman psikologlardan destek alınmalı. Çünkü yapılacak bilgilendirmelerin travma tetiklememesi gerekli” şeklinde konuştu.</p><p><span><strong>‘İSKENDERUN’A DOĞRU YÖNELEN SİSMİK AKTİVİTE DİKKAT ÇEKİCİ’</strong></span></p><p><span><em><strong>6 Şubat depremlerinde en ağır hasarı alan şehirlerimizden biri Hatay oldu ve yaralar hâlâ sarılmaya çalışılıyor. Peki, bölgede halen risk taşıyan ve özellikle dikkat edilmesi gereken bir fay hattı var mı?</strong></em></span></p><p>İskenderun’un özel bir önemi olduğunu vurgulayan Dr. Kenan Akbayram, “Çünkü bölge hem jeolojik konumu hem de stratejik altyapısı (liman, endüstri, nüfus yoğunluğu) nedeniyle kritik bir noktada yer alıyor. İskenderun’u benim için önemli kılan nedenlerden biri, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bu bölgeye yönelen sismik aktivitenin dikkat çekici olması” dedi. Dr. Akbayram, şöyle devam etti:</p><p>&#8212; Özellikle İskenderun Körfezi’nin güneyinde, Akdeniz içerisinde uzanan faylarda belirli bir depremsellik zaten vardı. <strong>Ancak 6 Şubat 2023’teki 7,7 büyüklüğündeki deprem sonrası, burada stres transferi nedeniyle sismik hareketlilikte artış yaşandığı yönünde bilimsel veriler ortaya konmaya başladı. Örneğin, AFAD ve Kandilli verilerine göre, İskenderun Körfezi ve güneyinde 2023 Şubat depremlerinden sonra, önceki yıllara göre daha fazla sayıda küçük (M 2,5-3,9) ve orta büyüklükte (M 4-4,9) deprem kaydedildi.</strong></p><p>&#8212; Bu, bölgenin dikkatle izlenmesi gerektiğini gösteriyor. Henüz bu depremler büyük ölçekte olmasa da bölgedeki enerji birikimi ve geçmişte göz ardı edilen bazı fay parçalarının da devreye girme olasılığı, jeolojik ve sismolojik açıdan değerlendirme gerektiriyor. Buna ek olarak, <strong>Ölü Deniz Fayı’nın</strong> kuzey uzantısının Türkiye sınırlarına çok yakın olması, bu hattın da dikkatli şekilde izlenmesini zorunlu kılıyor. Stres dağılımının bölgesel etkisi bazen yüzlerce kilometrelik alanlarda zaman içinde sonuç verebiliyor.</p><p> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/02/698471283f4eea9745283c7f.jpg" alt="İskenderun Bölgesi"> <br /><span><strong><em>Bingöl Üniversitesi Enerji, Çevre ve Doğal Afet Araştırmaları Merkezi Müdürü Dr. Kenan Akbayram</em></strong></span></p><p><span><strong>‘BURASI BİZİM İÇİN BİLİMSEL TAKİP VE DAYANIKLILIK ALANI’</strong></span></p><p>Bu gözlemlerin kesinlikle bir korku üretme amacı taşımadığını da altını çizen Dr. Kenan Akbayram, “Aksine, bilimsel bilgiye dayalı olarak riskleri daha iyi anlayıp, dayanıklılığı artırmak için yapılan çalışmalar bunlar. Bilgiyle yönetilen risk, asla panik oluşturmaz; tam tersine daha sağlıklı kararlar alınmasını sağlar” dedi ve ekledi:</p><p>“İskenderun gibi yerler, sadece yaşadığı yıkımla değil, gelecekteki riskleri öngörerek güçlendirilmesi gereken alanlar olarak karşımıza çıkıyor. Bu yüzden biz yer bilimciler için burası bir risk noktası değil, bir bilimsel takip ve dayanıklılık alanı.”</p><p> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/02/698471003f4eea9745283c7d.jpg" alt="Bilimsel Çalışmalar"> </p><p><span><strong>‘ÇELİKHAN’DAN KARLIOVA’YA KADAR OLAN HAT BOYUNCA ÇOK SAYIDA AKTİF FAY SEGMENTİ VAR’</strong></span></p><p><span><em><strong>Hatay’ın kuzeyinin de sismik açıdan aktif olduğunu artık biliyoruz. Çelikhan’dan Karlıova’ya uzanan ve henüz kırılmamış segmentler olduğu söyleniyor; ayrıca Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu Fay Zonu’nun kesiştiği Karlıova’dan Erzincan’a uzanan Yedisu Fayı da oldukça diri bir yapı olarak değerlendiriliyor. Peki, Yedisu Fayı ile ilgili yürütülen çalışmalar neler ve bu faydan beklenen depremlerle ilgili öngörüleriniz nelerdir?</strong></em></span></p><p>Bu değerlendirmelere bir ölçüde katıldığını ifade eden Dr. Kenan Akbayram, “Özellikle Doğu Anadolu Fay Zonu boyunca, kırılmamış segmentlerin varlığı uzun zamandır yer bilimcilerin dikkatini çeken konular arasında. Literatürde zaman zaman, bir ana şokun komşu segmentlerdeki sismik boşlukları da tetikleyerek daha geniş alanları kırabileceğine dair örnekler mevcut” dedi.</p><p>Örnek olarak, 1992 Landers (Kaliforniya) ve 2001 Kunlun (Çin) depremlerini gösteren Dr. Kenan Akbayram, önemli bilgiler paylaştı:</p><p>&#8212; Bu depremler farklı fay segmentlerinin ardışık veya eş zamanlı kırılmasıyla meydana gelmişti. Bu tür örnekler, bir depremin sadece tek bir segmentle sınırlı kalmayabileceğini gösteriyor. Özellikle Çelikhan’dan Karlıova’ya kadar olan hat boyunca çok sayıda aktif fay segmenti var. Ancak bu fayların stres birikimi, yamulma davranışları ve kırılma dinamikleri henüz tam olarak anlaşılmış değil. Jeolojik ve paleosismolojik çalışmalar yürütülse de tüm segmentler için elimizde yeterli veri olduğunu söylemek güç.</p><p>&#8212; Biz kendi çalışmalarımızda, özellikle Hazar Gölü’nden Bingöl’ün Ilıcalar Mahallesi’ne kadar uzanan kesimde, halen kırılmamış bir fay zonu bulunduğunu ve bu bölgeyi ‘Bingöl Sismik Boşluğu’ olarak tanımladığımızı ifade ettik. Ancak bu segmentin potansiyel bir deprem üretmesi durumunda hangi büyüklükte bir kırılmaya neden olabileceği konusunda henüz net bir büyüklük aralığı vermek mümkün değil. Zira bu, sadece fay uzunluğuna değil, fayın biriken stres miktarına, segment yapısına ve çevresel fay etkileşimlerine de bağlı.</p><p> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/02/698471b63f4eea9745283c84.jpg" alt="Yedisu Fayı"> </p><p><span><strong>240 YILDIR KIRILMAMIŞ BİR SEGMENT: YEDİSU FAYI</strong></span></p><p>Yedisu Fayı’nın ise Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun doğu ucunda yer alan ve yaklaşık 240 yıldır kırılmamış bir segment olduğunu hatırlatan Dr. Kenan Akbayram, <strong>“Yedisu, 1784 yılında en son büyük depremini üretmiş ve o tarihten bu yana sessizliğini koruyor. Bu da fayın üzerinde ciddi bir sismik boşluk oluşmasına neden olmuş durumda. Elimizdeki tarihsel deprem katalogları ve paleosismoloji verileri, bu fayın potansiyel olarak 7’nin üzerinde bir deprem üretme kapasitesine sahip olabileceğini gösteriyor”</strong> dedi.</p><p>Ancak burada çok önemli bir noktanın olduğunu söyleyen Dr. Akbayram, <strong>“Biz bu tür analizleri kamuoyunu korkutmak için değil, risk azaltma politikalarına veri sunmak amacıyla yapıyoruz.</strong> Yedisu Fayı üzerinde halen jeodezik (GPS, InSAR) ve paleosismolojik çalışmalar yürütülüyor. Fayın yüzey izleri detaylı şekilde haritalandı, ancak derin yapı ve kırılma senaryolarına ilişkin modellemelerin daha da geliştirilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.</p><p><span><strong>DEPREM RİSKİ YÜKSEK BİNGÖL’DE, 2023 DEPREMLERİNDEN BU YANA HAZIRLIKLAR NE AŞAMADA?</strong></span></p><p>“Bingöl’de deprem riskini bütüncül bir yaklaşımla ele almak amacıyla çok disiplinli bir akademisyen grubuyla şehirdeki kamu kurumları ve STK’larında fikirlerini alarak, Bingöl Üniversitesi Enerji, Çevre ve Doğal Afet Araştırmaları Merkezi olarak, Deprem Master Planı hazırladık” diyen Dr. Kenan Akbayram, sürece dair şu bilgilerin altını çizdi:</p><p>“Projeyi Bingöl Belediyesine teslim ettik. Kısa bir süre sonra bu Master Plan kamuya açılacak. Bu plan, kentteki aktif fay hatlarını, yapı stokunun dayanıklılığını, zemin özelliklerini ve afet sonrası müdahale kapasitesini kapsamlı şekilde değerlendiriyor. Hazırlanan plan hem risk azaltma stratejilerini hem de afet öncesi-sırası-sonrasına dair koordinasyon adımlarını içeriyor. Kentin mikro-bölgeleme çalışmaları, tahliye senaryoları, kamu yapılarının durumu ve eğitim altyapısı da analiz edilerek, uzun vadeli bir afet yönetimi yol haritası oluşturuldu.”</p><p> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/02/698471ed3f4eea9745283c87.jpg" alt="Deprem Master Planı"> </p><p><span><strong>‘JAPONYA VE MEKSİKA’DA UZUN SÜREDİR BAŞARIYLA UYGULANAN SİSTEMİ DEVREYE ALACAĞIZ’</strong></span></p><p>Ayrıca, Bingöl’de olası depremlerde can kaybını azaltmak ve kritik altyapıyı korumak amacıyla deprem erken uyarı sistemi kurulması için önemli bir adım attıklarını da söyleyen Dr. Kenan Akbayram, <strong>“Japonya ve Meksika’da uzun süredir başarıyla uygulanan bu sistem, deprem anında oluşan ilk zayıf sarsıntıları algılayarak halkı birkaç saniye ila bir dakika öncesinden uyarıyor; böylece çök-kapan-tutun refleksi, güvenli tahliye, doğalgaz-elektrik kesintisi ve tren/asansörlerin durdurulması gibi hayati müdahalelere zaman kazandırıyor”</strong> dedi.</p><p><span><strong>‘CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI CEVDET YILMAZ’A YAPILAN SUNUMDA GELİNEN AŞAMA AKTARILDI’</strong></span></p><p>Meksika’daki SASMEX sistemi (Sistema de Alerta Sismica Mexicano) örnek alınarak geliştirilen bu altyapı için 31 Ağustos-23 Eylül 2025 tarihlerinde Meksikalı uzmanların Bingöl’e davet edildiğini ve yerli bilim insanlarıyla birlikte sistemin bölgesel uyarlanabilirliği değerlendirildiklerini söyleyen Dr. Akbayram, <strong>“Bingöl Valiliği, Belediyesi, Üniversitesi ve Fırat Kalkınma Ajansı’nın iş birliğiyle yürütülen bu süreçte, 15 Ekim’de halka açık bilgilendirme toplantısı da yapıldı”</strong> dedi.</p><p>Avrupa Birliği destekli proje başvurusunun da tamamlandığını dile getiren Dr. Akbayram, <strong>“Dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a yapılan sunumda gelinen aşama aktarıldı. Projenin hızla hayata geçirilmesi ve kapsamının genişletilmesi yönünde yeni adımlar atıldı. Amaç, Bingöl’ü depreme karşı daha güvenli ve hazırlıklı bir şehir haline getirmek”</strong> ifadelerini kullandı.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/acinin-nc-yildnm-arpici-bulgular-elde-ettik-240-yildir-kirilmadi-sismik-aktivite-dikkat-ekici/">Acının Üçüncü Yıldönümü: ‘Çarpıcı Bulgular Elde Ettik’ | 240 Yıldır Kırılmadı, Sismik Aktivite Dikkat Çekici</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/acinin-nc-yildnm-arpici-bulgular-elde-ettik-240-yildir-kirilmadi-sismik-aktivite-dikkat-ekici/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>&#039;10 şiddetinde bir deprem olacak&#039; dedi ve tarih verdi! Etkilenecek illeri tek tek a&#231;ıkladı</title><link>https://www.siyasimedya.net/10-siddetinde-bir-deprem-olacak-dedi-ve-tarih-verdi-etkilenecek-illeri-tek-tek-aikladi/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/10-siddetinde-bir-deprem-olacak-dedi-ve-tarih-verdi-etkilenecek-illeri-tek-tek-aikladi/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Fri, 12 Dec 2025 07:22:07 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Akdeniz]]></category><category><![CDATA[deprem]]></category><category><![CDATA[Fay Hatları]]></category><category><![CDATA[Marmara Bölgesi]]></category><category><![CDATA[Timuçin Özat]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/10-siddetinde-bir-deprem-olacak-dedi-ve-tarih-verdi-etkilenecek-illeri-tek-tek-aikladi/</guid><description><![CDATA[<p>22 yıllık birikimiyle yer bilimleri üzerine araştırmalar yürüten Timuçin Özat, çalışmalarına 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi&#8217;nde kaybettiği kız arkadaşının ardından başladığını söyledi. O günden itibaren depremlerin neden önceden tahmin edilemediğini sorgulayan Özat, 1 Mayıs 2003 Bingöl depreminin ardından yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürdü. Coğrafi Bilgi Sistemleri eğitimi alan ve şimdilerde Jeoloji Bölümü öğrencisi olan 40 [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/10-siddetinde-bir-deprem-olacak-dedi-ve-tarih-verdi-etkilenecek-illeri-tek-tek-aikladi/">'10 şiddetinde bir deprem olacak' dedi ve tarih verdi! Etkilenecek illeri tek tek açıkladı</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>22 yıllık birikimiyle yer bilimleri üzerine araştırmalar yürüten Timuçin Özat, çalışmalarına 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi&#8217;nde kaybettiği kız arkadaşının ardından başladığını söyledi. O günden itibaren depremlerin neden önceden tahmin edilemediğini sorgulayan Özat, 1 Mayıs 2003 Bingöl depreminin ardından yoğun bir şekilde çalışmalarını sürdürdü.</p><p>Coğrafi Bilgi Sistemleri eğitimi alan ve şimdilerde Jeoloji Bölümü öğrencisi olan 40 yaşındaki Özat, gazetecilikten sonra tüm zamanını deprem araştırmalarına adadı. Türkiye&#8217;deki jeolojik hareketlilik üzerine geliştirdiği &#8220;Bilimsel parametreler ve matematiksel modeller&#8221; ile uluslararası platformda da kullanılan yöntemler oluşturduğunu iddia eden Özat, bugüne kadar 23 deprem tahmininde bulunduğunu, bunların 18&#8217;inin gerçekleştiğini belirtti. <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/12/693bbdd2992361ecfdf2ad4b.jpg"><br /> Özat, &#8220;Depremi kesin olarak bilmek mümkün değil ama bazı bölgelerdeki sismik boşlukların takibi ile yüzde 60 ila 90 arasında tahminler yapılabiliyor. Yüzde 15-20&#8217;lik yanılma payı ise normaldir. Birçok veri mevcut ancak bunları açıklamak karmaşık hale gelebilir,&#8221; dedi.</p><p><strong>&#8220;AKDENİZ&#8217;DE 722 YILLIK BİR GERİLME BİRİKTİ&#8221;</strong></p><p>En kesin tahminlerinden birinin 23 Ekim 2011&#8217;deki 7.2 büyüklüğündeki Van depremi olduğunu ifade eden Özat, şu anda beklediği dört depremden en kritiğinin Girit Adası&#8217;nda olacağını vurguladı.</p><p>Afrika plakası nedeniyle 1303&#8217;ten beri sismik boşluğa sahip bölgede &#8216;722 yıllık bir gerilmenin biriktiğine&#8217; dikkat çeken Özat, 2026-2029 arasında Girit&#8217;in güney hattında 8,1-8,2 büyüklüğünde, Mercalli ölçeğinde 9-10 şiddetinde bir depremin meydana gelebileceğini ileri sürdü. <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/12/693bbdf4992361ecfdf2ad4f.jpg"><br />Özat, bölgedeki büyük bir depremin Akdeniz genelinde tsunami riski oluşturabileceğini belirterek, Türkiye&#8217;de Muğla, Datça, Fethiye, Marmaris, Milas, Bodrum, Ula, Köyceğiz, Ortaca, Dalaman, Seydikemer, Antalya&#8217;nın batısı ve özellikle Finike, Kaş, doğusunda Alanya, Aydın&#8217;ın Kuşadası, Didim, Söke ilçeleri ile İzmir&#8217;in güneyindeki Selçuk, Menderes, Seferihisar, Urla ve Çeşme kıyılarının etki alanında olacağını açıkladı.</p><p>Tsunami dalgalarının 15 ila 25 dakikada Türkiye kıyılarına ulaşabileceğini, dalga boyunun 2 ila 8 metre arasında değişeceğini ve düz alanlarda ilerleme mesafesinin 1-2 kilometreye kadar çıkabileceğini iddia eden Özat, Yunanistan&#8217;daki çalışmalarını da uzun yıllardır takip ettiğini belirtti.</p><p><strong>&#8220;23 TESPİTİN 18&#8217;İ GERÇEKLEŞTİ&#8221;</strong></p><p>Jeolojik olaylara olan ilgisinin 1999 yılına dayandığını belirten Özat, &#8220;17 Ağustos 1999 depreminde kız arkadaşımı kaybettim. O dönemden sonra 1 Mayıs 2003&#8217;te Bingöl&#8217;deki deprem ben de büyük bir etki yarattı. Bu durum neden bilinmiyor dedirtti. Tam olarak olmasa da bir kısmı bilinebilir dedim ve çalışmalar yapmaya başladım. O dönemde Karadeniz Ereğli&#8217;deydim. Kaymakam Aziz İnci&#8217;nin talebi üzerine sekiz ayda hazırladığım 27 sayfalık raporu basının katılımıyla sundum. Depremleri kesin olarak bileceğini söyleyenlere inanmamak gerekir. Literatürde yer alan bazı bilimsel parametreler var ve yüzde 60 ila 90 arasında tahmin edilebilir. Genellikle yüzde 15-20 yanılma payı oluyor. 2003 yılından 2025 yılına kadar toplam 23 tespit gerçekleştirdim. Yer, büyüklük ve zaman verilmesi gerekiyor. Bu bağlamda 23 tespitin 18 tanesi gerçekleşti. En büyük tespit de 23 Ekim 2011&#8217;de yaşanan 7.2&#8217;lik Van depremiydi. Beklenen dört depremin birisi Girit Adası&#8217;nda bekleniyor,&#8221; şeklinde konuştu. <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/12/693bbe16992361ecfdf2ad51.jpg"><br /> <strong>&#8220;YUNANİSTAN&#8217;IN GİRİT ADASINDA 9-10 ŞİDDETİNDE BİR DEPREM OLACAK&#8221;</strong></p><p>2026-2029 döneminde Girit&#8217;in güneyinde 8.0-8.2 büyüklüğünde, yer yer 9-10 şiddetinde bir deprem olabileceğini savunan Özat, &#8220;Mayıs 2025&#8217;te Girit&#8217;in kuzeyinde 6 büyüklüğünde iki deprem meydana geldi. Marmaris açıklarında da 5.8&#8217;lik bir deprem gerçekleşti. Bunlar buz dağının görünen kısmı bile değil. Burada Afrika plakası var. Bilim insanları Türkiye&#8217;de Pasifik çemberindeki gibi Japonya, Endonezya gibi depremler olmayacağını söylüyor, bu doğru ama bir parantez açmak gerekir,&#8221; dedi.</p><p>Özat, &#8220;Tıpkı Japonya&#8217;da, Endonezya&#8217;da, Filipinler&#8217;de olduğu gibi, Girit bölgesinde de benzer depremler ve tsunamiler olabilir. Afrika levhası, Ege ve Anadolu&#8217;nun altına giriyor. Bu sismik boşlukta, 2025 yılı itibarıyla 722 yıllık bir gerilme var. Bilim insanları burada da çalışmalar yaptı. 2026-2029 arasında 8,1 ya da 8,2 büyüklüğüne ulaşacak bir deprem bekleniyor. Yunanistan&#8217;ın Girit Adası&#8217;nda 9-10 şiddetinde bir salınım olma olasılığı yüksek. Bu aynı zamanda Türkiye&#8217;nin batısını, Muğla, Aydın, Antalya gibi bölgeleri ve İzmir&#8217;in güneyini etkileyecek. Son iki bin yılda bu tür depremler 7 kez yaşandı. Kıbrıs, Libya, Mısır, Tunus, İtalya, Arnavutluk ve kısmen de Suriye, Lübnan, Filistin ve İsrail kıyıları da bu tsunami dalgalarından etkilenebilir,&#8221; diye ekledi.</p><p>Tsunami dalgalarının 15 ila 25 dakika içinde kıyılara ulaşacağını ve hızlarının saatte 400 kilometreyi geçeceğini belirten Özat, &#8220;Türkiye&#8217;nin önünde birçok ada var. Bunlar tsunami etkisini azaltacak ancak yine de zarar verebilir. Tsunami dalgalarının boyu 2 ila 8 metreye kadar çıkabilmektedir. 20 yıldır bu tür depremlerin öncesinde hazırlık aşamasında yapılanlar gerçekleşmektedir. 2026 ile 2028 sürecinde, bu ana deprem öncesinde 5.0, 5.3, 5.5 ve 5.8 büyüklüğünde en az 4-5 tane deprem yaşanması bekleniyor. Türkiye&#8217;nin batısından kalan her yerdede hissedilebilecek. Eğer 8.3&#8217;e ulaşırsa Ordu, Giresun, Trabzon&#8217;dan hafif hissedilebilir,&#8221; şeklinde sözlerine devam etti.</p><p><strong>&#8220;TÜRKİYE&#8217;DE 6-7,2 ARASINDA SALINIM ÜRETECEK BİRÇOK KIRIK YANİ FAY MEVCUT&#8221;</strong></p><p>İstanbul&#8217;daki bazı tarihi depremlerin abartıldığını ifade eden Özat, &#8220;Türkiye&#8217;de 476 tane diri fay mevcut. 2099&#8217;a kadar 7.5 üzerinde bir deprem olma olasılığı düşük. Kuzey Anadolu Fayı&#8217;nın büyük bir kısmı geçtiğimiz yüzyılda gerilim yaşadı. Doğu Anadolu Fayı, Kahramanmaraş depremlerinde gerilim boşalımı yaşadı. Batı Anadolu-Ege fayları da geçmişte büyük gerilim boşalımına tabi oldu. Bu noktada büyük depremler beklenmiyor. Yedisu ilçesinin gerilimi 241 yılı aşkındır devam ediyor; 2030&#8217;lu yıllarda 6.5 ve 7.2 arası bir deprem bekleniyor. Hakkari-Irak-İran sınırı arasında da 6.4 ila 7.2 arası iki deprem potansiyeli mevcut,&#8221; dedi.</p><p><strong>MARMARA&#8217;DA DEPREM OLACAK MI?</strong></p><p>Geçtiğimiz günlerde bir Japon uzman Marmara için 7,9 büyüklüğünde bir deprem öngörmüş, ancak bunun için 350-400 kilometrelik bir fay hattı gerektiğini aktaran Özat, Marmara Denizi&#8217;nin bu kadar geniş olmadığını ve İstanbul&#8217;un tarihi depremlerinin abartıldığını belirtti. &#8220;Marmara Denizi&#8217;nde şimdiye kadar yaşanan depremler 7.4 seviyesine kadar oldu, ancak 8 büyüklüğünde bir deprem beklenmiyor. 150-180 yıl sonra İstanbul açıklarında 7 ve 7.2&#8217;lik depremler olabilir. İstanbul&#8217;un yakınlarında en büyük deprem 6.3 olacaktır ki bu da dikkate değer,&#8221; ifadesini kullandı. Güney Marmara, Bandırma tarafı riskli, Balıkesir&#8217;in İvrindi ve Edremit Körfezi arasında ise iki farklı deprem beklentisi bulunuyor.</p><p>Özat, &#8220;Türkiye&#8217;nin bu yüzyılda 7.5 büyüklüğünde bir deprem geçireceği öngörülmüyor. 7&#8217;lik depremin ise bu yüzyılda karasal alanda 6 kez yaşanacağı düşünülmekte,&#8221; dedi. 16 yıllık gazetecilik tecrübesi bulunan Özat, Akdeniz&#8217;in, Pasifik Okyanusu&#8217;ndan sonra tsunami sıklığı açısından ikinci sırada yer aldığını vurguladı ve tsunami tatbikatlarının önemine dikkat çekti. Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz&#8217;de son 2 bin 500 yılda 92 tsunami kaydının olduğunu dile getirdi.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/10-siddetinde-bir-deprem-olacak-dedi-ve-tarih-verdi-etkilenecek-illeri-tek-tek-aikladi/">'10 şiddetinde bir deprem olacak' dedi ve tarih verdi! Etkilenecek illeri tek tek açıkladı</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/10-siddetinde-bir-deprem-olacak-dedi-ve-tarih-verdi-etkilenecek-illeri-tek-tek-aikladi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>&#214;l&#252; faylar dirildi! Haritada olmayan yeni faylar tespit edildi: Prof. DR. S&#246;zbilir: Benzer b&#252;y&#252;kl&#252;kte bir deprem daha gelişebilir</title><link>https://www.siyasimedya.net/l-faylar-dirildi-haritada-olmayan-yeni-faylar-tespit-edildi-prof-dr-szbilir-benzer-byklkte-bir-deprem-daha-gelisebilir/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/l-faylar-dirildi-haritada-olmayan-yeni-faylar-tespit-edildi-prof-dr-szbilir-benzer-byklkte-bir-deprem-daha-gelisebilir/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Thu, 30 Oct 2025 08:50:31 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[AFAD]]></category><category><![CDATA[Balıkesir]]></category><category><![CDATA[deprem]]></category><category><![CDATA[Fay Hatları]]></category><category><![CDATA[prof. dr. hasan sözbilir]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/l-faylar-dirildi-haritada-olmayan-yeni-faylar-tespit-edildi-prof-dr-szbilir-benzer-byklkte-bir-deprem-daha-gelisebilir/</guid><description><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Sındırgı merkezli depremlere dair önemli açıklamalarda bulundu. Sözbilir, &#8220;Dağlık alanda birden fazla, 5-6 tane birbirini takip eden ovadan dağa doğru devam eden fay saptadık. Bu faylar, dünya literatüründe &#039;ölü fay&#039; olarak adlandırılıyor. Ancak jeolojik açıdan ölü faylar, aşırı stres yüklendiğinde veya [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/l-faylar-dirildi-haritada-olmayan-yeni-faylar-tespit-edildi-prof-dr-szbilir-benzer-byklkte-bir-deprem-daha-gelisebilir/">Ölü faylar dirildi! Haritada olmayan yeni faylar tespit edildi: Prof. DR. Sözbilir: Benzer büyüklükte bir deprem daha gelişebilir</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Sındırgı merkezli depremlere dair önemli açıklamalarda bulundu. Sözbilir, &#8220;Dağlık alanda birden fazla, 5-6 tane birbirini takip eden ovadan dağa doğru devam eden fay saptadık. Bu faylar, dünya literatüründe &#039;ölü fay&#039; olarak adlandırılıyor. Ancak jeolojik açıdan ölü faylar, aşırı stres yüklendiğinde veya stres yönlerinin değişmesi nedeniyle yeniden aktif hale gelebiliyor. Bu depremlerde bunu gözlemliyoruz.&#8221; dedi.</p><p>Tespit edilen fayların haritalanması için çalışmalara başladıklarını belirten Sözbilir, &#8220;Bu fayların hiçbiri, 2013 yılında çizilen mevcut diri fay haritasında bulunmuyordu. Dolayısıyla çoğunlukla ölü fay sınıfına giriyorlardı. İkinci deprem sonrası tekrar bölgeyi ziyaret ettik.&#8221; ifadesini kullandı.</p><p><strong>Sözbilir, dağlık alanda yürütülen çalışmaların yoğunlaştığını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:</strong></p><p>&#8220;Dağlık alanlarda birden fazla ve birbirini takip eden 5-6 tane fay saptadık. Bu faylar dünya literatüründe &#039;ölü fay&#039; olarak biliniyor. Ancak aşırı stres altında yeniden dirilebiliyorlar. Bu depremlerde bunu gözlemliyoruz. <strong>Bu dağlık alandaki, haritalarda gösterilmeyen diri faylar artık deprem üretmeye başladı. İlk kez haritalanıyorlar. Daha önceki haritalarda yer almayan birkaç fay tespit ettik. Bunların bir kısmını haritaladık ve uluslararası dergilere gönderdik, şu an basım aşamasındalar.</strong></p><p><strong>&#8220;BENZER BÜYÜKLÜKTE BİR DEPREM DAHA GELİŞEBİLİR&#8221; </strong></p><p>Tespit edilen fay düzleminin depremin odak noktasıyla uyumlu olduğunu belirten Sözbilir, &#8220;Şu anda fayları yüzeyde gözlemliyoruz ama derinlikte 10 kilometreye kadar gidebiliyor ve buradaki stres nedeniyle deprem üretebiliyor. Bölgedeki 5-6 fay, birbirini tetikleyerek deprem üretiyor. Bu nedenle depremler bir türlü sona ermiyor.&#8221; şeklinde konuştu.</p><p><strong>Prof. Dr. Sözbilir, fayın özellikleri hakkında bilgi vererek, şunları ekledi:</strong></p><p>&#8220;Fayların uzunlukları 35-40 kilometreye kadar uzanıyor. İlk depremde 6,1 büyüklüğünde kırılma gerçekleşti, ikinci depremde de 6,1&#039;lik bir kısmı kırıldı. Üçüncü depremde de 6,1 büyüklüğünde bir deprem meydana gelebilir, çünkü şu anda fayın tamamı kırılmamış durumda. Üretilen depremlerle fayın uzunluğu kıyaslandığında, fayın tamamen kırılmadığını anlıyoruz. Benzer büyüklükte bir deprem daha gelişebilir. Son 3-4 ayda 6,1 büyüklüğünde birkaç deprem yaşandığı için bu mekanizmanın tekrar etme olasılığı bulunuyor. Şu an artçı depremler yaşanıyor.&#8221; </p><p>Sözbilir, tespit edilen fayın 3&#039;te 2&#039;sinin kırıldığını, kalan 3&#039;te 1&#039;lik kısmının büyük bir deprem üretme olasılığının ise düşük olduğunu aktardı.</p><p>Diğer yandan, Sındırgı&#039;nın kırsal bölgeleri olan Yaylacık, Emendere, Aktaş ve Sinandede mahalleleri arasındaki dağlık alanda tespit edilen fayın yüzeydeki kısmı görüntülendi.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/l-faylar-dirildi-haritada-olmayan-yeni-faylar-tespit-edildi-prof-dr-szbilir-benzer-byklkte-bir-deprem-daha-gelisebilir/">Ölü faylar dirildi! Haritada olmayan yeni faylar tespit edildi: Prof. DR. Sözbilir: Benzer büyüklükte bir deprem daha gelişebilir</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/l-faylar-dirildi-haritada-olmayan-yeni-faylar-tespit-edildi-prof-dr-szbilir-benzer-byklkte-bir-deprem-daha-gelisebilir/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>B&#246;lgede 40 Yılda Bir B&#252;y&#252;k Deprem Riski! Uzman Uyarıyor: Enerji Doğuya Aktarıldı</title><link>https://www.siyasimedya.net/blgede-40-yilda-bir-byk-deprem-riski-uzman-uyariyor-enerji-doguya-aktarildi/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/blgede-40-yilda-bir-byk-deprem-riski-uzman-uyariyor-enerji-doguya-aktarildi/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Thu, 23 Oct 2025 06:46:26 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[deprem riski]]></category><category><![CDATA[Fay Hatları]]></category><category><![CDATA[jeofizik mühendisliği]]></category><category><![CDATA[van depremi]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/blgede-40-yilda-bir-byk-deprem-riski-uzman-uyariyor-enerji-doguya-aktarildi/</guid><description><![CDATA[<p>23 Ekim 2011&#039;de saat 13.41&#039;de merkez üssü Van&#039;a 17 kilometre mesafedeki Tabanlı köyünde meydana gelen, 25 saniye süren 7.2 büyüklüğündeki depremin 14&#039;üncü yıldönümü geride kalırken, depremin şehirde bıraktığı acı izler hâlâ güncelliğini koruyor. Türkiye&#039;nin aktif fay hatları üzerinde bulunduğunu vurgulayan Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alkan, depremin bir doğal fenomen olduğunu, [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/blgede-40-yilda-bir-byk-deprem-riski-uzman-uyariyor-enerji-doguya-aktarildi/">Bölgede 40 Yılda Bir Büyük Deprem Riski! Uzman Uyarıyor: Enerji Doğuya Aktarıldı</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>23 Ekim 2011&#039;de saat 13.41&#039;de merkez üssü Van&#039;a 17 kilometre mesafedeki Tabanlı köyünde meydana gelen, 25 saniye süren 7.2 büyüklüğündeki depremin 14&#039;üncü yıldönümü geride kalırken, depremin şehirde bıraktığı acı izler hâlâ güncelliğini koruyor. Türkiye&#039;nin aktif fay hatları üzerinde bulunduğunu vurgulayan Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alkan, depremin bir doğal fenomen olduğunu, onu afete dönüştürenin ise insanlar olduğunu belirtti.</p><p><strong>&#8220;Deprem Bizlere Çok Önemli Dersler Bıraktı&#8221;</strong></p><p>Doç. Dr. Alkan, 2011 Van depreminin ciddi can ve mal kayıplarına yol açtığını ifade etti. İlk depremde 604 kişinin yaşamını yitirdiğini belirten Alkan, &#8220;Deprem, sel, çığ veya fırtına gibi doğal bir olaydır. Bu tür olaylara karşı önlem almak insanların sorumluluğudur. Bu önlemleri alırken, yaşadıkları yeri ve inşa ettikleri yapıyı bu gerçekler doğrultusunda planlamaları gerekir ki, doğa olayı bir afete dönüşmesin. <strong>2011 Van depremi, şehrimizin tecrübe ettiği ve yaklaşık 604 vatandaşımızın hayatını kaybettiği önemli bir olaydı. Hem can hem mal kayıplarına yol açan bu deprem, bizlere çok önemli dersler bıraktı. Aradan geçen 14 yıl içinde neler yaptık, şehrimizde ne tür gelişmeler yaşandı, bunlara odaklanmalıyız.</strong> Tabii ki şehir bir toparlanma sürecine girdi ve bu süreçte devletimizin desteği büyük bir önem taşıdı. Vatandaşların çabaları ve diğer şehirlerden gelen yardımlar da etkili oldu. Bugün şehir olarak kötü bir durumda değiliz ancak o dönemde gerçekten çok büyük acılar yaşadık&#8221; şeklinde konuştu.</p><p><strong>&#8220;Bilimsel Çalışmalarda Enerjinin Doğuya Doğru Aktarıldığı Açıkça Ortaya Konuyor&#8221;</strong></p><p>Van Gölü ve çevresinin pek çok fay hattı ve zonu üzerinde yer aldığını dile getiren Alkan, &#8220;Batıda Muş Fay Zonu, kuzeyde Nemrut-Süphan Fay Zonu, Erciş Fayı ve doğuda ise özellikle Saray ile Başkale civarında çeşitli fay hatları mevcut. Daha doğuya, Hoy civarına gidildiğinde İran sınırları içerisinde önemli tektonik yapılar bulunuyor. Benim de yer aldığım birçok bilimsel çalışmada enerjinin doğuya, yani Hoy, Başkale ve Saray çevresine doğru aktarıldığı açıkça görülebiliyor. Bu durum, istatistiksel sismoloji ve elastik parametre hesaplamalarıyla elde edilen verilerle destekleniyor&#8221; dedi.</p><p><strong>Depremlere Karşı Bilinçli Olmanın Önemi</strong></p><p>Alkan, depremlere karşı bilinçli olmanın gerekliliğine vurgu yaparak, &#8220;Şu anda il sınırları içinde büyük bir deprem beklentisi taşımıyor olsa da her 30 ile 40 yılda bir büyük bir deprem tecrübe eden bir bölgedeyiz. Örneğin, 1976 Çaldıran depreminden sonra 2000&#039;li yılların başında bir deprem, 2011&#039;de ise başka bir büyük deprem yaşandı. Sonuç olarak, en geç 30 yılda bir büyük bir depremle karşılaşma riskini taşıyoruz. Bu nedenle, depreme her zaman ve her yerde yakalanabileceğimizi hatırlamalıyız. Türkiye böyle bir ülkedir. Dolayısıyla depremin öncesini, anını ve sonrasını doğru bir şekilde yönetebilmemiz gerekmektedir. Eğer bu konuda bilinçli hareket edebilirsek, meydana gelen bir depremi ciddi sorunlar yaşamadan atlatabiliriz.&#8221; ifadelerini kullandı.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/blgede-40-yilda-bir-byk-deprem-riski-uzman-uyariyor-enerji-doguya-aktarildi/">Bölgede 40 Yılda Bir Büyük Deprem Riski! Uzman Uyarıyor: Enerji Doğuya Aktarıldı</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/blgede-40-yilda-bir-byk-deprem-riski-uzman-uyariyor-enerji-doguya-aktarildi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Prof. Dr. S&#246;zbilir&#039;den Endişe Verici A&#231;ıklama! 3 Fay Hattı İşaret Edildi: Deprem Zamanı Geldi</title><link>https://www.siyasimedya.net/prof-dr-szbilirden-endise-verici-aiklama-3-fay-hatti-isaret-edildi-deprem-zamani-geldi/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/prof-dr-szbilirden-endise-verici-aiklama-3-fay-hatti-isaret-edildi-deprem-zamani-geldi/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Wed, 15 Oct 2025 10:04:27 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Deprem uyarısı]]></category><category><![CDATA[Fay Hatları]]></category><category><![CDATA[prof. dr. hasan sözbilir]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/prof-dr-szbilirden-endise-verici-aiklama-3-fay-hatti-isaret-edildi-deprem-zamani-geldi/</guid><description><![CDATA[<p>Batı Anadolu&#039;nun kabuğunun yıllık 40 milimetre güneybatıya yöneldiğini vurgulayan Prof. Dr. Sözbilir, &#8220;Bu kabuk içerisinde 200&#039;e yakın fay, belirli dönemlerde deprem oluşturma potansiyeline sahiptir. Bu fayların 6 ile 7 büyüklüğünde depremler yapma gücü bulunmaktadır. Son yüzyılda bu faylardan 8&#039;i kırılmış durumdadır. Geriye kalan fayların tamamı ise kırılmayı bekliyor. Zamanı geldiğinde, bu faylar çeşitli ölçek ve [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/prof-dr-szbilirden-endise-verici-aiklama-3-fay-hatti-isaret-edildi-deprem-zamani-geldi/">Prof. Dr. Sözbilir'den Endişe Verici Açıklama! 3 Fay Hattı İşaret Edildi: Deprem Zamanı Geldi</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Batı Anadolu&#039;nun kabuğunun yıllık 40 milimetre güneybatıya yöneldiğini vurgulayan Prof. Dr. Sözbilir, &#8220;Bu kabuk içerisinde 200&#039;e yakın fay, belirli dönemlerde deprem oluşturma potansiyeline sahiptir. Bu fayların 6 ile 7 büyüklüğünde depremler yapma gücü bulunmaktadır. Son yüzyılda bu faylardan 8&#039;i kırılmış durumdadır. <strong>Geriye kalan fayların tamamı ise kırılmayı bekliyor.</strong> Zamanı geldiğinde, bu faylar çeşitli ölçek ve büyüklükte depremler üretecekler.&#8221; ifadelerini kullandı.</p><p>Prof. Dr. Sözbilir, Batı Anadolu&#039;nun iç kısımlarındaki deprem hareketliliğinin devam ettiğini belirterek, &#8220;Batı Anadolu, yüksek jeotermal potansiyele sahip bir bölge. Faylar deprem üretmeye başladığında, jeotermal sistemin varlığı nedeniyle sarsıntılar hemen sona ermiyor. Özellikle Simav ve Sındırgı faylarında böyle bir durum söz konusu.&#8221; şeklinde konuştu. <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/10/68ef6d03a135420f47a2d9dc.jpg"></img> <br /><strong>&#8220;GELENBE FAYI GERİLİM TRANSFERİ YAPIYOR&#8221;</strong></p><p><strong>Simav&#039;daki deprem hareketliliğinin sürdüğünü belirten Sözbilir, şunları ekledi:</strong></p><p>&#8220;Simav Fay Zonu yaklaşık 200 kilometre uzunluğunda olup, çeşitli 7 segmente ayrılmaktadır. Her bir segment 6 ile 7,2 arasında deprem potansiyeline sahiptir. Bu fay üzerindeki en büyük sarsıntı 1970 yılındaki Gediz depremiydi, o dönemde hem can hem de mal kaybı yaşanmıştı. Şu anda Simav&#039;ın kuzeyinde depremler meydana geliyor. Fayın orta kısımlarında fazla bir hareketlilik yok. Ancak Simav Fayı&#039;na dik olarak gelişen bir fay mevcut: Gelenbe Fayı&#8230; <strong>Bu fay, transfer fayı özelliği taşımakta. Yani üzerine gelen stresi kendi doğrultusu boyunca kuzeye ya da güneye aktarabiliyor. Yani kendisi kırılmak yerine böyle bir mekanizma sunabiliyor. Elbette ki kırılabilirdi ama daha çok gerilimi transfer ediyor. Eğer kuzeye transfer ederse Balıkesir fayına yönelmiş olur. Güneye transfer ederse de Akhisar ve Soma bölgeleri tehlike altında olabilir.</strong></p><p><strong>&#8220;DEPREM ÜRETME ZAMANI GELDİ&#8221;</strong></p><p>Sözbilir, İzmir özelinde Ege Denizi&#039;nde dahil olmak üzere 40 fay bulunduğunu ve bunların 17&#039;sinin karada yer aldığını bildirdi.</p><p><strong>İzmir merkezli en son yıkıcı depremin 1688 yılında 6,8 büyüklüğünde olduğunu hatırlatan Sözbilir, şunları ifade etti:</strong></p><p>&#8220;O dönemde yaklaşık 10 bin kişi hayatını kaybetti. Yaklaşık 337 yıldır bu bölgede büyük bir deprem yaşanmıyor. En son 30 Ekim 2020&#039;de 6,6 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Bu deprem Sisam merkezliydi ve dolayısıyla bizim kara sularımızda bulunan bir fay üzerine değildi. Sonuç olarak kendi faylarımız henüz kırılma aşamasına gelmedi. 17 fayın her biri diri fay sınıfına girdiği için deprem üretme potansiyeli bulunmaktadır. Bir deprem üretme periyodu söz konusudur ve en son ürettiği depremlerle ilgili bilgiler eksik durumdaydı.</p><p>Son üç yıldır İzmir&#039;deki bütün fayların deprem üretme sürelerini, en son depremin ne zaman olduğunu ve o depremden sonra ne kadar süre geçtiğini saptamış durumdayız. <strong>İzmir genelindeki faylar, sismik anlamda aktif. Özellikle Tuzla Fayı, Gülbahçe Fayı ve Seferihisar Fayı gibi fayların deprem üretme zamanlarının geldiğini söyleyebiliyoruz; yaptığımız çalışmalar bunu göstermekte. Bu nedenle İzmir’i depreme hazırlıklı bir şehir konumuna getirmemiz gerekiyor.</strong></p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/prof-dr-szbilirden-endise-verici-aiklama-3-fay-hatti-isaret-edildi-deprem-zamani-geldi/">Prof. Dr. Sözbilir'den Endişe Verici Açıklama! 3 Fay Hattı İşaret Edildi: Deprem Zamanı Geldi</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/prof-dr-szbilirden-endise-verici-aiklama-3-fay-hatti-isaret-edildi-deprem-zamani-geldi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>6.1 B&#252;y&#252;kl&#252;ğ&#252;ndeki Depremin Etkileri: İl&#231;ede Yer Değişimi</title><link>https://www.siyasimedya.net/6-1-byklgndeki-depremin-etkileri-ilede-yer-degisimi/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/6-1-byklgndeki-depremin-etkileri-ilede-yer-degisimi/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Wed, 27 Aug 2025 23:41:12 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Balıkesir]]></category><category><![CDATA[deprem]]></category><category><![CDATA[Fay Hatları]]></category><category><![CDATA[Sındırgı]]></category><category><![CDATA[Su Kaynakları]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/6-1-byklgndeki-depremin-etkileri-ilede-yer-degisimi/</guid><description><![CDATA[<p>Balıkesir&#039;in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos 2025 tarihinde gerçekleşen 6.1 büyüklüğündeki deprem, bölgedeki jeotermal ve doğal su kaynaklarında dikkate değer değişimlere yol açtı. Bilim insanı Ali İlksen Demirözer, depremin etkilerini yerinde inceleyerek bilgi verdi. Demirözer, depremin yaklaşık 6 kilometre derinlikte meydana geldiğini belirtti. &#8220;Bu tür depremleri sığ deprem kategorisine alıyoruz. Yüzeye yakın bir derinlikte gerçekleştiği için [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/6-1-byklgndeki-depremin-etkileri-ilede-yer-degisimi/">6.1 Büyüklüğündeki Depremin Etkileri: İlçede Yer Değişimi</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Balıkesir&#039;in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos 2025 tarihinde gerçekleşen 6.1 büyüklüğündeki deprem, bölgedeki jeotermal ve doğal su kaynaklarında dikkate değer değişimlere yol açtı. Bilim insanı Ali İlksen Demirözer, depremin etkilerini yerinde inceleyerek bilgi verdi.</p><p>Demirözer, depremin yaklaşık 6 kilometre derinlikte meydana geldiğini belirtti. &#8220;Bu tür depremleri sığ deprem kategorisine alıyoruz. Yüzeye yakın bir derinlikte gerçekleştiği için hem yeraltı sularını hem de yeryüzünü etkiledi,&#8221; diye ekledi. Saha çalışmalarında önemli veriler elde ettiklerini vurgulayan Demirözer, özellikle Ilıca Mahallesi ve Emendere Köyü çevresindeki jeotermal kaynaklarda debi artışının gözlemlendiğini ifade etti. <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/08/68aea4f1cf5f777f6e84ff1e.jpg"></img></p><p>Demirözer, &#8220;Aynı zamanda jeotermal kaynakların içine yeraltı sularının karıştığını tespit ettik,&#8221; şeklinde konuştu.</p><p><strong>&#8220;Bazı Kaynaklar Kurudu, Bazıları Yeni Oluştu&#8221;</strong></p><p>Depremin ardından su kaynaklarında farklı etkilerin gözlemlendiğine dikkat çeken Demirözer, <strong>&#8220;Bazı su kaynaklarında debi artışı, bazılarında azalma, bazı noktalarda tamamen kuruma, diğer bölgelerde ise yeni kaynakların oluştuğunu görüyoruz,&#8221;</strong> ifadelerini kullandı. <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/08/68aea520cf5f777f6e84ff21.jpg"></img></p><p>Demirözer, deprem sonrası su kaynaklarında bulanıklık oluştuğunu ve &#8220;Artçı sarsıntılarla birlikte bu bulanıklığın devam ettiğini&#8221; belirtti. Ancak, &#8220;Yaklaşık 2-2,5 aylık bir süreçte bulanıklığın azalmasını ve kaynakların normal seviyelerine dönmesini bekliyoruz,&#8221; diyerek ekledi.</p><p><strong>Fay Hatları Üzerindeki Köyler Etkilendi</strong></p><p>Demirözer, deprem sonrası fay kırıklarının varlığının gözlemlendiğini ve özellikle Alakır, Kozlu, İbirler, Orman İçi, Sinan Dede ve Aktaş kırsal mahallelerinin fay hatları üzerine kurulu olduğunu hatırlatarak bu bölgelerde su kaynaklarının değişik şekillerde etkilendiğini ifade etti.</p><p>Açıklamasının sonunda Demirözer, &#8220;Artçı sarsıntıların yaklaşık iki ay içinde azalmasını bekliyoruz. Yeni ve büyük bir deprem olmazsa, bölgemizdeki doğal su kaynaklarının eski düzenine döneceğini öngörüyoruz,&#8221; dedi.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/6-1-byklgndeki-depremin-etkileri-ilede-yer-degisimi/">6.1 Büyüklüğündeki Depremin Etkileri: İlçede Yer Değişimi</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/6-1-byklgndeki-depremin-etkileri-ilede-yer-degisimi/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>T&#252;rkiye&#039;de saatte 100 deprem oluyor! İşte en &#231;ok deprem olan iller</title><link>https://www.siyasimedya.net/trkiyede-saatte-100-deprem-oluyor-iste-en-ok-deprem-olan-iller/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/trkiyede-saatte-100-deprem-oluyor-iste-en-ok-deprem-olan-iller/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Thu, 10 Jul 2025 13:05:25 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[deprem]]></category><category><![CDATA[deprem tehlikesi]]></category><category><![CDATA[Fay Hatları]]></category><category><![CDATA[İstanbul]]></category><category><![CDATA[risk]]></category><category><![CDATA[Türkiye]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/trkiyede-saatte-100-deprem-oluyor-iste-en-ok-deprem-olan-iller/</guid><description><![CDATA[<p>Afet Yönetimi Uzmanı, Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Özmen, Türkiye&#039;nin denizel alanlarla birlikte 1000&#039;e yakın &#8220;deprem üretme potansiyeli olan diri fay&#8221; barındırdığını, her yıl ortalama 25 bin depremin kayıtlara geçtiğini söyledi. Bu senenin ilk yarısında ise yıllık ortalamaya yaklaşıldığını belirten Özmen, &#8220;1 Ocak-30 Haziran arasında geçen 6 aylık [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/trkiyede-saatte-100-deprem-oluyor-iste-en-ok-deprem-olan-iller/">Türkiye'de saatte 100 deprem oluyor! İşte en çok deprem olan iller</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Afet Yönetimi Uzmanı, Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Özmen, Türkiye&#039;nin denizel alanlarla birlikte 1000&#039;e yakın &#8220;deprem üretme potansiyeli olan diri fay&#8221; barındırdığını, her yıl ortalama 25 bin depremin kayıtlara geçtiğini söyledi.</p><p>Bu senenin ilk yarısında ise yıllık ortalamaya yaklaşıldığını belirten Özmen, &#8220;1 Ocak-30 Haziran arasında geçen 6 aylık süreçte 18 bin 191 deprem meydana geldi. Bu sayı ortalamanın üzerinde.&#8221; diye konuştu.</p><p>Deprem sayısındaki artışın nedenlerinden birinin, ocak ile şubatta Santorini ve Amorgos adaları civarında yaşanan deprem fırtınası olduğunu ifade eden Doç. Dr. Özmen, 23 Nisan&#039;da İstanbul&#039;da meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin de sismik hareketliliği artırdığını vurguladı. <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/07/686e6ea5024704ed38bbeef6.jpg"><br /><strong>EN ÇOK DEPREM OLAN İLLER</strong></p><p><strong>İl bazında en fazla depremin Muğla&#039;da meydana geldiğini, bunu Malatya, Kütahya, Kahramanmaraş ve İstanbul&#039;un izlediğini bildiren Özmen, şöyle konuştu:</strong></p><p>&#8220;Artık 2 büyüklüğünün altındaki depremler bile tespit edilebiliyor. Verilere göre, depremler en yoğun şubat ve nisanda yaşandı. Bu da ortalama olarak saatte 4, günde ise 100 depremin yaşandığı anlamına geliyor. 4 ve 4,9 büyüklüğünde 206 deprem, 5 ve 5,9 büyüklüğünde 18 deprem, 6&#039;dan büyük de 3 depremin meydana geldiğini görüyoruz. Bunların içindeki en önemlileri İstanbul, sonra Kulu-Konya, daha sonra Marmaris Bozburun açıklarında meydana gelen depremlerdi. Bu depremler nedeniyle 2 kişi hayatını kaybetti, 452 kişi de yaralandı.&#8221;</p><p><strong>İSTANBUL İÇİN RİSKLİ</strong></p><p>Doç. Dr. Özmen, 1 ve 2 Temmuz&#039;da Gemlik&#039;te 3,9, 4,2 ve 4,3 büyüklüğünde, 5 Temmuz&#039;da ise Silivri açıklarında Kumburgaz segmenti üzerinde 3,8 büyüklüğünde meydana gelen depremler nedeniyle, Marmara Bölgesi ve İstanbul&#039;un deprem tehlikesine bir kez daha dikkati çekerek, şöyle devam etti:</p><p>&#8220;Genelde İstanbul&#039;un hemen 15-20 kilometre açığından geçen ve Kuzey Anadolu Fayı&#039;nın kuzey kolundaki depremler üzerinde durulur. Ancak Gemlik civarında, Marmara Denizi&#039;nin güneyinde Kuzey Anadolu Fayı&#039;nın güney kolunda da sarsıntılar yaşanıyor olması, İstanbul&#039;un Marmara Denizi&#039;nin güneyinde bulunan ve sismik boşluk olarak gösterilen bu koldan da ciddi şekilde etkilenebileceğini gösterdi.&#8221;</p><p>Genellikle depremlerin Kuzey Anadolu Fay Hattı ve Doğu Anadolu Fay Hattı gibi levha sınırlarında yaşandığını ancak Konya, Ankara gibi bölgelerde de levha içi diri fayların olduğunu dile getiren Özmen, <strong>bunların da zaman zaman 15 Mayıs&#039;ta Kulu, 17 Şubat ve 29 Haziran&#039;da Ankara&#039;da olduğu gibi deprem ürettiğini, bu nedenle de sanılanın aksine İç Anadolu&#039;nun da deprem tehlikesi altında bulunduğunu belirtti.</strong></p><p>Deprem risklerinin azaltılmasına yönelik çalışmaların başta İstanbul olmak üzere Marmara ve Türkiye &#039;nin diğer bölgelerinde hızlandırılması gerektiğini vurgulayan Özmen, Marmara Denizi&#039;nde yaşanabilecek 7&#039;den büyük bir depremin, Kahramanmaraş merkezli depremlerden 2-3 kat daha fazla etki oluşturabileceği uyarısında bulundu.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/trkiyede-saatte-100-deprem-oluyor-iste-en-ok-deprem-olan-iller/">Türkiye'de saatte 100 deprem oluyor! İşte en çok deprem olan iller</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/trkiyede-saatte-100-deprem-oluyor-iste-en-ok-deprem-olan-iller/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>&#8216;Yıkıcı Deprem Beklentisi&#8217; Açıkladı! İşte Deprem Üretme Zamanı Gelmiş 30 Fay!</title><link>https://www.siyasimedya.net/yikici-deprem-beklentisi-acikladi-iste-deprem-uretme-zamani-gelmis-30-fay/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/yikici-deprem-beklentisi-acikladi-iste-deprem-uretme-zamani-gelmis-30-fay/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Sat, 14 Jun 2025 02:15:35 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Deprem Araştırma Merkezi]]></category><category><![CDATA[Dokuz Eylül Üniversitesi]]></category><category><![CDATA[Fay Hatları]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/yikici-deprem-beklentisi-acikladi-iste-deprem-uretme-zamani-gelmis-30-fay/</guid><description><![CDATA[<p>Kahramanmaraş merkezli 2023 yılında yaşanan depremlerin ardından ülke çapındaki fayların durumunu belirlemek amacıyla bir araştırma başlattıklarını aktaran Dokuz Eylüll Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, &#8220;Türkiye&#8217;de 2011 yılından beri tespit edilen 485 fay mevcut. Bunların içinde &#8216;sismik boşluk&#8217; ifadesiyle tanımlanan bir fay tipi var. Bu faylar, deprem üretme zamanı [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/yikici-deprem-beklentisi-acikladi-iste-deprem-uretme-zamani-gelmis-30-fay/">‘Yıkıcı Deprem Beklentisi’ Açıkladı! İşte Deprem Üretme Zamanı Gelmiş 30 Fay!</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş merkezli 2023 yılında yaşanan depremlerin ardından ülke çapındaki fayların durumunu belirlemek amacıyla bir araştırma başlattıklarını aktaran Dokuz Eylüll Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, <strong>&#8220;Türkiye&#8217;de 2011 yılından beri tespit edilen 485 fay mevcut. Bunların içinde &#8216;sismik boşluk&#8217; ifadesiyle tanımlanan bir fay tipi var. Bu faylar, deprem üretme zamanı gelmiş olan faylar arasında değerlendiriliyor.&#8221;</strong> şeklinde konuştu.</p><p><strong>&#8216;HER AN DEPREM ÜRETEBİLECEK FAYLAR BELİRLENDİ&#8217;</strong></p><p>Sözbilir, faylar üzerinde son 125 yılda meydana gelen depremlere öncelik verdiklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:</p><p>&#8220;Eğer depremler olmuyorsa bu, fayların deprem üretmeden stres biriktirmekte olduğu anlamına gelir. Bu, birinci çıkış noktamız. İkinci çıkış noktamız ise son 20 yılda Türkiye&#8217;de fayları kesip inceleme yöntemlerini uygulamaya başladık. &#8216;Paleosismoloji&#8217; adı verilen bu yöntemle, fayların geçmiş zamanlarda ürettikleri depremleri ortaya çıkarmış olduk ve fayların deprem tekrarlama sürelerini belirledik. Ayrıca, fayın en son depremden sonra geçen zaman da önemli. <strong>Bu süre ile deprem tekrarlama aralığı ne kadar yakınsam ya da örtüşüyorsa, bu, fayın deprem üretmesinin çok yakında olacağı anlamına gelmektedir. Tüm bu kriterlere dayanarak yaptığımız değerlendirmeler sonucunda Türkiye genelinde 30 sismik boşluk sınıfına ait, yani her an deprem üretebilecek faylar bulunmaktadır.&#8221; <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/06/684c11dc1f20a2984e65eab2.jpg"></img> <br /></strong><strong>&#8216;YIKICI DEPREM BEKLENTİSİ VAR&#8217;</strong></p><p>İstanbul&#8217;un güney kısmında bulunan Kumburgaz, Adalar ve Avcılar segmentinin yer aldığı fay hattında yıkıcı bir deprem beklendiğine dikkat çeken Sözbilir, şunları ekledi:</p><p>&#8220;Akdeniz ve Ege Denizi&#8217;nde bazı faylar mevcut. Ancak bunların yanı sıra karasal alanda 30&#8217;a yakın fay bulunuyor. Batı Anadolu&#8217;da İzmir&#8217;de Tuzla, Gökçeyazı segmentli Balıkesir ve Eskişehir faylarını sayabiliriz. Orta Anadolu&#8217;da Tuz Gölü, Kayseri-Erciyes ve Erkilet fayları bu faylar arasında yer almakta. Kuzey Anadolu Fay&#8217;ı üzerinde pek çok bölüm kırılmış durumda, ancak Erzincan ve Bingöl tarafındaki Yedisu Fayı gibi kısımlar, sismik boşluk olarak kabul ediliyor. Doğu Anadolu&#8217;da da Malatya ve Ovacık bölgelerindeki faylar sismik boşluk sınıfında değerlendiriliyor. 3 bin veya 4 bin yıldır deprem üretmemiş olan bu faylar sürekli stres biriktiriyor. Güneydoğu Anadolu&#8217;da bulunan bindirme kuşağı oldukça büyük bir fay hattıdır ve bu bölgede Şirvan, Cizre ve Yüksekova fayları sismik boşluk sınıfında değerlendirilen faylar arasında yer alıyor.&#8221;</p><p>Sözbilir, hazırladıkları raporları, çalışma yaptıkları fayların bulunduğu belediyelere sunduklarını ve bu belediyelerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile görüşmeler yaptığını ifade etti.</p><p>Bu faylar üzerinde yapılaşmanın engellenmesi gerektiğini vurgulayan Sözbilir, &#8220;Öncelikle bu fayların mekansal planlamada değerlendirilmesi zorunlu. &#8216;Fay sakınım bandı&#8217; dediğimiz alanlar ile bu fayların üzerindeki yapılaşmanın engellenmesi ya da kısıtlanması gerekiyor. Eğer bu fayların üzerinde mevcut yapılar varsa, faylar kırıldığında bu yapıların ne şekilde etkileneceğini ortaya koymalıyız. Hasar alma yüzdesi ciddi ise, bu binaların kentsel dönüşüm kapsamında değerlendirilmesi gerekli.&#8221; ifadelerini kullandı.</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/yikici-deprem-beklentisi-acikladi-iste-deprem-uretme-zamani-gelmis-30-fay/">‘Yıkıcı Deprem Beklentisi’ Açıkladı! İşte Deprem Üretme Zamanı Gelmiş 30 Fay!</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/yikici-deprem-beklentisi-acikladi-iste-deprem-uretme-zamani-gelmis-30-fay/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item></channel></rss>