<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
><channel><title>Kişisel Haklar - Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz &amp; Yorumlar</title><atom:link href="https://www.siyasimedya.net/etiket/kisisel-haklar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" /><link>https://www.siyasimedya.net</link><description>Türkiye siyasetinin nabzını tutan Siyasimedya, güncel haberler, derin analizler ve özgün yorumlarla siyasi gelişmeleri yakından takip edin. Güvenilir ve tarafsız içeriklerle gündemi kaçırmayın!</description><lastBuildDate>Fri, 20 Feb 2026 05:34:07 +0000</lastBuildDate><language>tr</language><sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod><sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency><generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator><image><url>https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/04/cropped-smedya-32x32.png</url><title>Kişisel Haklar - Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz &amp; Yorumlar</title><link>https://www.siyasimedya.net</link><width>32</width><height>32</height></image> <item><title>Her şey bir mesajla başladı: &#8216;Google sesimi kopyaladı&#8217; iddiası&#8230; Tartışmalara neden oldu! &#8216;Tehlike &#231;ok b&#252;y&#252;k&#8217;</title><link>https://www.siyasimedya.net/her-sey-bir-mesajla-basladi-google-sesimi-kopyaladi-iddiasi-tartismalara-neden-oldu-tehlike-ok-byk/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/her-sey-bir-mesajla-basladi-google-sesimi-kopyaladi-iddiasi-tartismalara-neden-oldu-tehlike-ok-byk/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Fri, 20 Feb 2026 05:34:07 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[dijital kimlik]]></category><category><![CDATA[google]]></category><category><![CDATA[hekstra]]></category><category><![CDATA[Kişisel Haklar]]></category><category><![CDATA[Promo]]></category><category><![CDATA[ses çalınması]]></category><category><![CDATA[ses taklidi]]></category><category><![CDATA[telif hakları]]></category><category><![CDATA[Yapay zekâ]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/her-sey-bir-mesajla-basladi-google-sesimi-kopyaladi-iddiasi-tartismalara-neden-oldu-tehlike-ok-byk/</guid><description><![CDATA[<p>David Greene, Amerikan kamu radyo ağı NPR’nin (National Public Radio – Ulusal Kamu Radyosu) sabah kuşağında yayınlanan haber programı “Morning Edition” ve Kaliforniya merkezli radyo istasyonu KCRW’nin siyasi podcast’i “Left, Right &#38; Center” (Sol, Sağ ve Merkez) programının uzun yıllar sunuculuğunu yaptı. Greene’in sesi, dinleyicileriyle arasında güven ve empati bağı kurmasıyla tanınıyordu. NPR’a göre Greene, [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/her-sey-bir-mesajla-basladi-google-sesimi-kopyaladi-iddiasi-tartismalara-neden-oldu-tehlike-ok-byk/">Her şey bir mesajla başladı: ‘Google sesimi kopyaladı’ iddiası… Tartışmalara neden oldu! ‘Tehlike çok büyük’</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>David Greene, Amerikan kamu radyo ağı <strong>NPR’nin (National Public Radio – Ulusal Kamu Radyosu) </strong>sabah kuşağında yayınlanan haber programı <strong>“Morning Edition”</strong> ve Kaliforniya merkezli radyo istasyonu <strong>KCRW’nin siyasi podcast’i</strong> <strong>“Left, Right &amp; Center” (Sol, Sağ ve Merkez)</strong> programının uzun yıllar sunuculuğunu yaptı.</p><p> Greene’in sesi, dinleyicileriyle arasında güven ve empati bağı kurmasıyla tanınıyordu. NPR’a göre Greene, <strong>2012-2020 arasında yaklaşık 13 milyon kişiye ulaştı.</p><p></strong>Sesinin kendisi için ne kadar önemli olduğunu ise Washington Post’ta yer alan haberde şu sözlerle açıklıyor: </p><p><strong><em>“Sesim, kimliğimin en önemli parçası. Konuşmaların hayatlarımızı ve dünyayı değiştirme gücüne sahip olduğuna gerçekten inanıyorum. Google’ın bu davranışı inanılmaz.”</p><blockquote><p>Longtime NPR host accuses Google of stealing his voice for AI podcast tool: ‘Completely freaked out’ https://t.co/ufWAged8EX pic.twitter.com/xINpjVEnEp </p><p>— New York Post (@nypost) February 16, 2026 </p></blockquote><p> </em></p><p><span>HER ŞEY ARKADAŞINDAN GELEN BİR MESAJLA BAŞLADI</span></p><p></strong>Her şey, Greene’in eski bir iş arkadaşından gelen mesajla başladı. 2024 sonbaharında gönderilen mesajda arkadaşı, Greene’e şu soruyu yöneltti: </p><p><em><strong>“Şey&#8230; Sanırım bunu soran 148. kişiyim ama, sesini Google&#039;a lisansladın mı? Sana çok benziyor!”</strong></em></p><p>Greene, NotebookLM aracını o ana kadar hiç duymamıştı. Ancak arkadaşının sözleri üzerine aracı inceledi ve kendisine tıpatıp benzeyen erkek bir sanal sunucunun, bir kadın sunucuyla hafif şakalaşmalar yaptığı bir podcast kaydını dinledi. Greene, bu deneyimi şöyle tarif ediyor:</p><p> <em><strong>“Tamamen şok oldum. Kendinizi dinliyormuş gibi hissettiğiniz tuhaf bir an. Google resmen sesimi almış!”</strong></em></p><p>Greene, özellikle erkek sesinin tonlaması, ritmi ve yıllar boyunca konuşmasında istemeden ortaya çıkan <strong>“ııı”</strong> ve <strong>“gibi”</strong> gibi küçük ifadelerinin bile kendisine birebir benzediğini söyledi. Eşine dinlettiğinde ise gözlerinin faltaşı gibi açıldığını ekledi.</p><section><p><p>NotebookLM, Google tarafından geliştirilen ve kullanıcıların yüklediği metinleri yalnızca özetlemekle kalmayıp, bunları yapay zekâ tarafından üretilen podcast tarzı sesli anlatımlara dönüştüren bir araç. Sesle bağı tam olarak burada ortaya çıkar; sistem, belgeleri iki sanal sunucunun konuşması gibi okur ve gerçek insan sesine çok benzeyen sentetik sesler üretir. Bu özellik, uzun metinleri okumak yerine dinleyerek tüketmeyi mümkün kılar. Ancak aynı teknoloji, gerçek kişilere benzeyen seslerin üretilebilmesi nedeniyle telif, kimlik taklidi ve güven tartışmalarını da beraberinde getirir.</p></p><p><span>Bilişim Teknolojileri Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık</span> </section><p> <strong><span> SESİNİN &#039;ASLA SÖYLEMEYECEĞİ SÖZLERİ SÖYLETMEK&#039; İÇİN KULLANILDIĞINI İDDİA EDİYOR</span></p><p></strong>Greene’in çevresindekilerden gelen e-postalar ve mesajlar, yapay zeka podcast sesinin gerçekten David Greene’e ait olup olmadığını sorgulamasına yol açtı. Bunun üzerine Greene, Google’ı, kendisinden izin almadan sesini kopyalamakla ve kullanıcılarına Greene’in asla söylemeyeceği sözleri yaptırma gücü vermekle suçlayarak dava açtı.</p><p><strong>Google ise birkaç gün önce yaptığı açıklamada, NotebookLM’nin erkek sesinin Greene ile hiçbir ilgisi olmadığını belirtti.</strong> Açıklamada, sesin Google tarafından işe alınan profesyonel bir oyuncuya dayandığı ifade edildi. </p><p>Şimdi davada, Santa Clara County mahkemesi, sesin sıradan insanlar tarafından Greene’in sesi olarak algılanacak kadar benzer olup olmadığına ve eğer öyleyse ne tür bir adım atılması gerektiğine karar verecek.</p><blockquote><p>Exclusive: NPR’s David Greene says he was “completely freaked out” when he heard an AI voice that sounded just like his own.</p><p>Now, he’s suing Google over it. https://t.co/y9qhjH6OTy </p><p>— The Washington Post (@washingtonpost) February 15, 2026 </p></blockquote><p> <strong></p><p><span>DAHA GENİŞ BİR TARTIŞMAYA DA NEDEN OLDU</span><br /></strong><br />David Greene’in davası, hızla büyüyen yapay zeka endüstrisinin, bireysel yaratıcıların haklarıyla nasıl çeliştiğini de ortaya koyuyor. NotebookLM ve benzeri araçlar, seslerin ve sözlerin, kullanıcıların haberi olmadan geniş yazı ve konuşma kütüphaneleri üzerinden eğitilmesiyle çalışıyor. Bu durum, telif hakkı ve mülkiyet açısından karmaşık sorunları gündeme getiriyor.</p><p>Cornell Üniversitesi Dijital ve Bilgi Hukuku Profesörü James Grimmelmann, bu davayı yorumlarken Washington Post’a şu açıklamalarda bulundu: </p><p><strong>“Mahkemelerin en kritik sorusu, yapay zekâ tarafından üretilen bir sesin gerçek sese ne kadar benzediği ve bunun telif hakkı ihlali sayılıp sayılmayacağı olacaktır. Greene’in sesinin, sıradan dinleyiciler tarafından tanınabilir olması ve bundan zarar görmesi de önemli bir kriter.”</strong></p><p> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/02/699477346f6cd860eed46662.jpg"></img> <br /></strong><br /><strong><span>DAVA VE MAHKEME SÜRECİ: &#039;YÜKSEK BİR BENZERLİĞE SAHİP&#039;</span></p><p></strong>Greene’in avukatı, ses kaydı ile yapay ses arasındaki benzerliği açıkça gösterdiklerini savunuyor. Boies Schiller Flexner hukuk firmasının ortağı Joshua Michelangelo Stein, yaptığı açıklamada şunları belirtti:<strong> “Mahkemeye güveniyoruz ve insanları örnek ses kayıtlarını kendileri dinlemeye teşvik ediyoruz.”</p><p></strong>Dava dosyasında, Greene’in sesi ile NotebookLM’nin erkek sesi arasındaki benzerlik, bir yapay zeka adli tıp firması tarafından yüzde 53-60 güven aralığında tespit edildi. Bu oran, seslerin <strong>“nispeten yüksek bir benzerliğe”</strong> sahip olduğunu gösteriyor.<strong></p><p></strong>Profesör Grimmelmann, Greene’in davayı açabilmesi için yüzde 100 benzerlik göstermesine gerek olmadığını vurguladı. 1988’de Bette Midler’in sesinin izinsiz kullanılması nedeniyle Ford Motor Company’ye karşı açtığı davada olduğu gibi, yeterli sayıda kişinin sesin Greene’e ait olduğunu varsayması dava için kritik.</p><section><p><p>NotebookLM’nin <strong>“Sesli Özetler”</strong> özelliği, 2024 lansmanında büyük yankı uyandırdı. Uzun belgeleri özetleyen podcast’ler oluşturmak için kullanılan bu araç, kullanıcılar tarafından yoğun ilgi gördü. Spotify ise aynı yıl, <strong>“Spotify Wrapped”</strong> kapsamında kullanıcılara kişiselleştirilmiş podcast’ler sundu. Çevrimiçi tartışmalarda, Greene’in sesi en çok tanınan yapay ses olarak gösterildi; diğer adaylar arasında eski teknoloji yayıncısı Leo Laporte ve “Armchair Expert” podcast’inin sunucuları Dax Shepard ve Monica Padman da vardı.</p></p><p><span></span> </section><p> <strong><span>‘KOMPLO TEORİLERİNİ YAYMAK İÇİN KULLANILABİLECEĞİNİ OKUDUM’</span></strong></p><p>Greene, sesinin izinsiz kullanımının olası kötü amaçlı kullanımına dair endişelerini de paylaştı: </p><p><em><strong>“Guardian’da bu aracın komplo teorilerini yaymak için kullanılabileceğini okudum. Sesime benzeyen bir şeyin bu amaçla kullanılması gerçekten endişe verici.”</strong></em></p><p>Greene, Google’a karşı dava açarken yalnızca kendi izni olmadan üretilen bir yapay sesin durdurulmasını talep ediyor. Chamber of Progress’un yapay zekâ telif hakkı direktörü Adam Eisgrau, mevcut yasaların Greene’in davası gibi vakaları ele almak için yeterli olduğunu söyledi ve ulusal düzeyde yeni yasalar gerekmediğini belirtti. Ancak bu konu da tartışmalı ve aksini savunan pek çok uzman var.</p><p> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/02/6994774a6f6cd860eed46664.jpg"></img> </p><p><span><strong>‘ÖRNEKLER SON YILLARDA ARTIYOR, BU ALANIN UZUN SÜREDİR GRİ BİR BÖLGEDE OLDUĞUNU GÖSTERİYOR’</strong></span></p><p>Ses çalınmasına yönelik benzer örneklerin son yıllarda art arda ortaya çıktığının altını çizen Bilişim Teknolojileri Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, <strong>“Scarlett Johansson’un sesine benzediği iddia edilen bir yapay zekâ sesinin tanıtılması, Taylor Swift’in adını ve benzerliğini kullanan deepfake reklamlar ve geçmişte Bette Midler’in izinsiz ses taklidi nedeniyle açtığı dava, bu alanın uzun süredir gri bir bölgede olduğunu gösteriyor. Bugün fark yaratan unsur, yapay zekânın bu taklitleri saniyeler içinde ve büyük ölçekte üretebilmesi”</strong> dedi.</p><p><span><strong>SOSYAL MEDYADA PAYLAŞILAN KISA VİDEOLAR TEHLİKE YARATABİLİYOR</strong></span></p><p>“Teknik olarak ses ‘çalınması’, yapay zeka modellerinin internette bulunan konuşma kayıtlarından ton, vurgu ve konuşma ritmini öğrenmesiyle gerçekleşiyor” diyen Prof. Dr. Ali Murat Kırık, “Sosyal medyada paylaşılan kısa videolar, podcast kayıtları veya sesli mesajlar bile bir referans haline gelebiliyor” dedi ve ekledi:</p><p><strong>“Gelişmiş araçlar, birkaç saniyelik örnekten bir kişinin sesine çok benzeyen sentetik kayıtlar üretebiliyor. Bu durum yalnızca kamuoyunda bilinen isimleri değil, normal vatandaşları da etkiliyor. Birinin sesini taklit eden dolandırıcılık aramaları, sahte ses kayıtlarıyla yapılan manipülasyonlar ve itibar zedeleyici içerikler artık gerçek bir risk.”</p><p> <img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2026/02/6994776f6f6cd860eed46668.jpg"></img> <br /></strong><br /><span><strong>TELİF VE KİŞİLİK HAKLARI YAPAY ZEKA KAYNAKLI SES ÜRETİMİNİ AÇIK BİÇİMDE DÜZENLEMİYOR!</strong></span></p><p>Sorunun büyümesinin temel nedeni, telif ve kişilik haklarının yapay zeka kaynaklı ses üretimini açık biçimde düzenlememesi olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ali Murat Kırık, şu önemli bilgilerin altını çizdi:</p><p>&#8212; Böyle bir yasal boşluk devam ederse emek sahiplerinin hak talep etmesi zorlaşır, kimlik taklidi vakaları artabilir ve dijital ortama duyulan güven zedelenebilir. Kullanıcılar açısından bu, duydukları her ses kaydını sorgulamak zorunda kalacakları bir döneme işaret eder.</p><p>&#8212; Bu noktada hem kullanıcıya hem devlete düşen roller var. Kullanıcıların şüpheli aramalarda yalnızca sese güvenmemesi, ek doğrulama yöntemleri kullanması ve kişisel ses kayıtlarını paylaşırken daha temkinli davranması önem taşıyor. Devlet tarafında ise ses ve benzerlik haklarını kapsayan güncel telif düzenlemeleri, izinsiz ses klonlamaya yönelik caydırıcı yaptırımlar ve yapay içeriklerin açık biçimde etiketlenmesini zorunlu kılan kurallar öne çıkıyor. Teknoloji şirketleri için şeffaflık ve bağımsız denetim mekanizmaları da bu çerçevenin tamamlayıcı unsurları olarak görülüyor.</p><p>&#8212; Ortaya çıkan tablo, sesin artık yalnızca biyolojik bir özellik değil, korunması gereken dijital bir varlık haline geldiğini gösteriyor. Bu dönüşümün nasıl yönetileceği, önümüzdeki yıllarda hem hukuki düzenlemelerin hem de kullanıcı alışkanlıklarının yönünü belirleyecek temel meselelerden biri olacak.<strong><br /></strong></p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/her-sey-bir-mesajla-basladi-google-sesimi-kopyaladi-iddiasi-tartismalara-neden-oldu-tehlike-ok-byk/">Her şey bir mesajla başladı: ‘Google sesimi kopyaladı’ iddiası… Tartışmalara neden oldu! ‘Tehlike çok büyük’</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/her-sey-bir-mesajla-basladi-google-sesimi-kopyaladi-iddiasi-tartismalara-neden-oldu-tehlike-ok-byk/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Boşanma Davasında &#034;Kusur&#034; Tespiti Yapılacak</title><link>https://www.siyasimedya.net/bosanma-davasinda-kusur-tespiti-yapilacak/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/bosanma-davasinda-kusur-tespiti-yapilacak/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Tue, 10 Feb 2026 05:18:21 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Boşanma davası]]></category><category><![CDATA[cinsel şiddet]]></category><category><![CDATA[gazetehaberleri]]></category><category><![CDATA[Kişisel Haklar]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/bosanma-davasinda-kusur-tespiti-yapilacak/</guid><description><![CDATA[<p>Çiftin evliliğinden çocukları bulunmamaktadır. İddialara göre, evlilik birliğinin sarsılması balayı döneminde başlamıştır. Daha önce hiç cinsel deneyimi olmayan B.G. isimli kadın, eşine bu tür bir ilişki yaşamak istemediğini, çocuk sahibi olmak istiyorsa bunun suni döllenme yöntemiyle (tüp bebek) yapılabileceğini ifade etmiştir. B.G.&#039;nin hayatının geri kalanında cinsel ilişki yaşamayacağını söylemesi, U.G. isimli erkek için büyük bir [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/bosanma-davasinda-kusur-tespiti-yapilacak/">Boşanma Davasında "Kusur" Tespiti Yapılacak</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Çiftin evliliğinden çocukları bulunmamaktadır. İddialara göre, evlilik birliğinin sarsılması balayı döneminde başlamıştır. Daha önce hiç cinsel deneyimi olmayan B.G. isimli kadın, eşine bu tür bir ilişki yaşamak istemediğini, çocuk sahibi olmak istiyorsa bunun suni döllenme yöntemiyle (tüp bebek) yapılabileceğini ifade etmiştir. B.G.&#039;nin hayatının geri kalanında cinsel ilişki yaşamayacağını söylemesi, U.G. isimli erkek için büyük bir şok olmuştur. Eşine olan sevgisiyle evliliği sürdürmek isteyen U.G., duygusal anlamda herhangi bir sevgi de görememiştir.</p><p><strong>1 MİLYON DOLARLIK DAVA AÇTI</strong></p><p>U.G., avukatı aracılığıyla İstanbul Aile Mahkemesi’ne başvurarak boşanma davası açmıştır. Sunulan dava dilekçesinde, “B.G., ‘Haftada bir başka kadınla cinsel birliktelik yaşayabilirsin, buna izin veriyorum’ diyerek müvekkile cinsel şiddet uygulamıştır. Ayrıca, doktor arkadaşlarına müvekkilin gay olduğunu söyleyerek kişilik haklarını ciddi şekilde zedelemiştir. Cinsel, duygusal ve psikolojik şiddete maruz kalan müvekkil, büyük üzüntü yaşamış ve ruh sağlığı olumsuz etkilenmiştir. Bu nedenle tarafların boşanmasını ve 250 bin dolar maddi, 750 bin dolar manevi tazminatın B.G.&#039;den tahsilini talep ediyoruz” ifadeleri yer almaktadır.</p><p>Karşı dava açan B.G. ise tüm iddiaların asılsız olduğunu belirterek, asıl mağdurun kendisi olduğunu savunmuştur. B.G.’nin avukatı tarafından mahkemeye sunulan karşı dava dilekçesinde, “Müvekkilim cinsel birliktelik yaşamak istemiş ancak U.G. ereksiyon olamadığı için aralarında cinsel ilişki kurulamamıştır. Müvekkil halen bakiredir. İddiaların aksine U.G., evlilik öncesinde kendisinin aseksüel olduğunu müvekkilden gizlemiştir. Bu nedenle boşanmada tam ve ağır kusurlu olan taraf U.G.&#039;dir. Haksız ve hukuka aykırı olan davanın reddi ile davamızın kabulüne karar verilmesini talep ediyoruz” denilmektedir.</p><p><strong>ESKİ SEVGİLİ TANIK OLDU</strong></p><p>İstanbul Aile Mahkemesi’nde görülen davanın duruşmasında, U.G.&#039;nin eski sevgilisi tanık olarak dinlenmiştir. Eski sevgili ifadesinde, “Biz U.G. ile evlenmeden 1 yıl önce ayrıldık. Kendisiyle birlikte olduğumuz dönemde U.G.’nin cinsel yönden herhangi bir rahatsızlığına veya farklı bir yönelime şahit olmadım” demiştir.</p><p>Mahkeme, tarafları Adli Tıp Kurumu’na sevk ederek cinsel birleşmeyi engelleyecek bir rahatsızlığın bulunup bulunmadığını, eğer varsa bunun kimden kaynaklandığını ve tedavi ile iyileşip iyileşemeyeceklerine dair rapor düzenlenmesini talep ederek duruşmayı erteledi.</p><p><strong>/ İSTANBUL</strong></p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/bosanma-davasinda-kusur-tespiti-yapilacak/">Boşanma Davasında "Kusur" Tespiti Yapılacak</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/bosanma-davasinda-kusur-tespiti-yapilacak/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Eşten Gizli Kullanılan &#8216;Doğum Kontrol Hapı&#8217; Boşanma Davasında Kusur Sebebi! Bu Karar Ne Anlama Geliyor? Uzmanlar A&#231;ıklıyor</title><link>https://www.siyasimedya.net/esten-gizli-kullanilan-dogum-kontrol-hapi-bosanma-davasinda-kusur-sebebi-bu-karar-ne-anlama-geliyor-uzmanlar-aikliyor-2/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/esten-gizli-kullanilan-dogum-kontrol-hapi-bosanma-davasinda-kusur-sebebi-bu-karar-ne-anlama-geliyor-uzmanlar-aikliyor-2/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Mon, 20 Oct 2025 06:14:06 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Boşanma Sebepleri]]></category><category><![CDATA[Doğum Kontrolü]]></category><category><![CDATA[Gizli Doğum Kontrolü]]></category><category><![CDATA[hekstra]]></category><category><![CDATA[Kişisel Haklar]]></category><category><![CDATA[Promo]]></category><category><![CDATA[Yargıtay Kararı]]></category><category><![CDATA[Yaşam]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/esten-gizli-kullanilan-dogum-kontrol-hapi-bosanma-davasinda-kusur-sebebi-bu-karar-ne-anlama-geliyor-uzmanlar-aikliyor-2/</guid><description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yıl Ocak ayında ilginç bir boşanma davası gündeme geldi. Nevşehir&#039;de ikamet eden bir kadın, eşinin kendisine şiddet uyguladığını, hakaret ve tehditlere maruz kaldığını ileri sürerek boşanma davası açtı. İddiaları reddeden koca ise, eşinin kendisinden habersiz doğum kontrol hapı kullandığını, cep telefonunu sürekli elinde tutarak özel bilgilerini paylaştığını iddia ederek karşı boşanma davası açtı. Nevşehir [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/esten-gizli-kullanilan-dogum-kontrol-hapi-bosanma-davasinda-kusur-sebebi-bu-karar-ne-anlama-geliyor-uzmanlar-aikliyor-2/">Eşten Gizli Kullanılan ‘Doğum Kontrol Hapı’ Boşanma Davasında Kusur Sebebi! Bu Karar Ne Anlama Geliyor? Uzmanlar Açıklıyor</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><em>Geçtiğimiz yıl Ocak ayında ilginç bir boşanma davası gündeme geldi.</em></p><p><em>Nevşehir&#039;de ikamet eden bir kadın, eşinin kendisine şiddet uyguladığını, hakaret ve tehditlere maruz kaldığını ileri sürerek boşanma davası açtı. İddiaları reddeden koca ise, eşinin kendisinden habersiz doğum kontrol hapı kullandığını, cep telefonunu sürekli elinde tutarak özel bilgilerini paylaştığını iddia ederek karşı boşanma davası açtı.</em></p><p><em>Nevşehir Aile Mahkemesi, her iki tarafı da kusurlu bularak, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına hükmetti. Mahkemenin gerekçeli kararında, erkeğin kadına uyguladığı şiddet ile kadının kocasından gizli doğum kontrol hapı kullanması nedeniyle kusurlu sayıldığı belirtildi.</em></p><p><strong>Yargıtay’ın yukarıda belirtilen kararı haricinde, farklı doğum kontrol yöntemlerini de kusur saydığı nadir kararlara da sahip.</strong></p><p>“Gözlemlerimize göre, artık geleneksel boşanma sebeplerinin yanı sıra kişilik haklarının ihlal edilmesi de ispat koşuluna bağlı olarak boşanma gerekçeleri arasında daha sık yer almakta. Gelen talepler daha insan odaklı hale gelirken, mahkemeler de boşanma sebeplerini uluslararası kıyaslamalarla kişilik haklarının ihlalleri üzerinden değerlendirmektedir” diyen <strong>Avukat Elvan Kılıç</strong> ile konunun detaylarını ele aldık.</p><p><span><strong>İşte Bu Konuda Bazı Örnek Kararlar</strong></span></p><p>Elvan Kılıç, “Yargıtay, eşinden gizli doğum kontrol hapı kullanımını kusur sayan kararları yanı sıra başka doğum kontrol yöntemlerini de kusur olarak değerlendiren az sayıda karara sahiptir. Eşinden gizli doğum kontrol yöntemlerinin kusur olarak sayıldığı Yargıtay kararlarının detaylarına bakmak isteyenler için birkaç örnek verebilirim” dedi ve ekledi:</p><p><strong>&#8212;</strong> Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2023/3882 E., 2024/1877 K. numaralı kararında “<em><strong>&#8230;kadının, eşinin bilgisi dışında spiral doğum kontrol yöntemini uyguladığını, eşi &#8230;&#039;nin evden ayrılmasını talep ettiği, bunun üzerine &#8230;&#039;nin evden ayrıldığını, evlilik birliğinin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek boşanmaya sebep olan olaylarda, kadının erkeğe göre daha ağır kusurlu olduğu belirtilmiştir.</strong></em>” cümleleri yer almaktadır.</p><p><strong>&#8212;</strong> Görüldüğü üzere, farklı bir doğum kontrol yönteminin de kusurlu bir davranış olarak değerlendirildiği bu kararda, eşlerin kusurları karşılaştırıldığında kadınınki erkeğe kıyasla daha ağır bir kusur olarak değerlendirilmiştir.</p><p><strong>&#8212;</strong> Kısacası, boşanma yargılamasında kanunda belirtilen mutlak boşanma halleri haricinde tarafların karşılıklı kusurlarını ispat etmeye çalıştığı bir süreç yaşanmaktadır. Bu nedenle, tarafların eylemleri karşılaştırmalı bir şekilde kusur değerlendirmesinden geçmektedir.</p><p><strong>&#8212;</strong> Yine başka bir örnek, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2023/177 E., 2023/3769 K. numaralı davadır. “<em><strong>Erkeğin birçok kez şiddet uyguladığı, sebepsiz yere eve geç geldiği, kadının hakaret ettiği, erkek hakkında evlilik öncesi fotoğrafları ve videolarını çevreye yayması, birtakım dedikodular çıkarması ve gizlice doğum kontrol hapı kullanması gibi nedenlerle boşanmaya yol açan olaylarda erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğuna karar verilmiştir.</strong></em>” cümleleri de dikkat çekmektedir.</p><p><img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/10/68ef7aaca135420f47a2dabd.jpg"></img></p><p><span><strong>YARGITAY BU KARARLARI HANGİ HUKUKİ GEREKÇELERE DAYANARAK VERDİ?</strong></span></p><p>“Türk Medeni Kanunu, evliliğin başlangıcı ile birlikte evlilik birliğinin oluştuğunu ifade eder. Bu kanun, çiftlere çocukların bakımını, eğitimini ve gözetimini sağlama yükümlülüğü getirir. Ayrıca, çiftleri birlikte yaşamaya, birbirlerine sadık kalmaya ve yardımcı olmaya zorunlu kılar. Bu bağlamda, kanun evli çiftlerin birlikteliği ve ortak karar almasını beklemektedir” diyen Kılıç, şu şekilde devam etti:</p><p>“Bu ilginç kararı incelediğimizde,<strong> Yargıtay kadını evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle kusurlu bulmuştur. Evlilik birliği belirli yükümlülükleri ve sorumlulukları içerir. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, birlikteliği sarsıcı davranışlar arasında değerlendirilir.</strong> Yargıtay’ın bakış açısı bu yöndedir. Bu nedenle, evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerekçesiyle bu karar verilmiştir.”</p><p><span><strong>BU KARAR, GEBELİĞİ ÖNLEYİCİ YÖNTEM KULLANAN HER KADININ KUSURLU SAYILACAĞI ANLAMINA MI GELİYOR?</strong></span></p><p>Elvan Kılıç, “Yargıtay’ın ilgili kararı, kadının eşinden habersiz doğum kontrol hapı kullanmasını evlilik birliğini temelden sarsıcı bir neden olarak gördüğü için kusurlu bulmuştur. Böylece <strong>doğum kontrol yönteminin kullanılması burada sorun teşkil etmez; bu davranışın eşten gizlenmesi ise kusurun oluşmasına neden olur</strong>” dedi ve ekledi:</p><p>“Yargıtay, doğum kontrol yöntemini kusur saymamıştır. Yani<strong> evli çiftlerin bu yöndeki ortak kararı, ileride boşanma aşamasında kadını kusurlu kılmayacaktır. Kadının çocuk sahibi olma isteği bireysel bir hak olarak değerlendirilir.</strong> Ancak evlilik birliği, bireysellikten çok daha karmaşık bir kavramdır. Çocuk sahibi olma kararı, tarafların ortak rızası ile alınmalıdır.”</p><p><span><strong>ERKEK EŞİN ÇOCUK SAHİBİ OLMAYA YÖNELİK BASKICI TUTUMU KUSUR OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLİR Mİ?</strong></span></p><p>Kılıç, “Erkeğin, eşine baskı yapması ya da isteksizliğini görmezden gelmesi gibi tutumlar, evlilik birliğinin mutluluğunu olumsuz etkiliyorsa ve ortak hayatı çekilmez hale getiriyorsa, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında erkeğin kusurlu olduğuna karar verilmesi mümkündür. Zira belirlenen sorumluluklar taraflarca ortaklaşa üstlenilmeli ve birlikte bir hayat sürdürülmelidir. Bu nedenle, erkeğin böyle bir davranışı, boşanma davasında hâkimin onu kusurlu bulmasına sebep olabilir” diye konuştu.</p><p><img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/10/68ef7acfa135420f47a2dac2.jpg"></img></p><p><span><strong>BU KARAR BEDEN ÖZERKLİĞİ AÇISINDAN RİSK DOĞURUR MU?</strong></span></p><p><strong><em>Yargıtay’ın ‘gizli doğum kontrol hapı’ kararı, kadınların kendi bedenleri üzerindeki özerklikleri ve üreme sağlığına ilişkin karar alma hakları açısından bazı endişeleri de beraberinde getiriyor.</em></strong></p><p>Elvan Kılıç, kadınların herhangi bir baskı hissetmemesi gerektiğine dikkat çekerek şu bilgileri verdi:</p><p><strong>&#8212;</strong> Ceza dışında, yargı mercileri hiç kimsede temel haklarına yönelik kısıtlama sebebi olacak kararlar veremez. Yargıtay, bu kararı alırken kadınların temel haklarına müdahale etmemiş, evliliğin yapısını değerlendirerek karar vermiştir. Kişisel haklarla ilgili bir yargılama yapılmamıştır.</p><p><strong>&#8212;</strong> Bu dikkat çekici kararın insanların kafasında soru işaretleri oluşturması normaldir; <strong> ancak kadınların bu konuda kendilerini baskı altında hissetmemeleri gerekir, çünkü bu durum kişisel haklarıyla ilgili değildir.</strong></p><p><strong>&#8212;</strong> Kocanın bilgisi olmadan ortak çocuk olmaması için gizlice doğum kontrol hapı kullanılması, kocanın kişilik haklarına saldırı oluşturur.</strong></p><p><span><strong>TARAFLARDAN BİRİ SEBEPSİZ YERE ÇOCUK İSTEMİYORSA BOŞANMA DAVASI AÇILABİLİR</strong></span></p><p><strong>&#8212;</strong> Yargıtay, bir kararında, hiçbir sebep yokken kocanın çocuk istememesini de kusur olarak kabul etmiştir. Evlilik birliği içinde eşlerden birinin herhangi bir sağlık sorununa sahip olmadan çocuk istememesi, diğerinin istemesi halinde bu durum geçimsizlik ve tartışmalara yol açabileceğinden ötürü, evlilik birliğinin zedelenmesi sebebiyle boşanma davası açılabilir.</p><section><p>Hukuk sistemimizde medeni yargılamada kesin delil ve takdiri delil ayrımı mevcuttur. Bu ayrım incelendiğinde, iki delil türü arasındaki en belirgin fark hâkimin kesin delillerle bağlı olmasıdır. Kesin deliller; yemin, senet ve kesin hükümdür. Kısaca, hâkimin kesin deliller üzerinde takdir yetkisi bulunmaz. Eşinden gizli doğum kontrol hapı kullanımı gibi bir iddiayı kesin delillerle ispat etmek zordur. İlaç kutusu, doktor kayıtları ve tanık beyanları gibi takdiri delillerle hâkimin bu yönde bir karar vermesi sağlanabilir; ancak son söz yine hâkime aittir.</p></p><p><span>Avukat Elvan Kılıç</span></section><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/esten-gizli-kullanilan-dogum-kontrol-hapi-bosanma-davasinda-kusur-sebebi-bu-karar-ne-anlama-geliyor-uzmanlar-aikliyor-2/">Eşten Gizli Kullanılan ‘Doğum Kontrol Hapı’ Boşanma Davasında Kusur Sebebi! Bu Karar Ne Anlama Geliyor? Uzmanlar Açıklıyor</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/esten-gizli-kullanilan-dogum-kontrol-hapi-bosanma-davasinda-kusur-sebebi-bu-karar-ne-anlama-geliyor-uzmanlar-aikliyor-2/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item><item><title>Eşten Gizli Kullanılan &#8216;Doğum Kontrol Hapı&#8217; Boşanma Davasında Kusur Sebebi! Bu Karar Ne Anlama Geliyor? Uzmanlar A&#231;ıklıyor</title><link>https://www.siyasimedya.net/esten-gizli-kullanilan-dogum-kontrol-hapi-bosanma-davasinda-kusur-sebebi-bu-karar-ne-anlama-geliyor-uzmanlar-aikliyor/</link><comments>https://www.siyasimedya.net/esten-gizli-kullanilan-dogum-kontrol-hapi-bosanma-davasinda-kusur-sebebi-bu-karar-ne-anlama-geliyor-uzmanlar-aikliyor/#respond</comments><dc:creator><![CDATA[]]></dc:creator><pubDate>Mon, 20 Oct 2025 06:13:37 +0000</pubDate><category><![CDATA[GÜNDEM]]></category><category><![CDATA[Boşanma Sebepleri]]></category><category><![CDATA[Doğum Kontrolü]]></category><category><![CDATA[Gizli Doğum Kontrolü]]></category><category><![CDATA[hekstra]]></category><category><![CDATA[Kişisel Haklar]]></category><category><![CDATA[Promo]]></category><category><![CDATA[Yargıtay Kararı]]></category><category><![CDATA[Yaşam]]></category><guid isPermaLink="false">https://www.siyasimedya.net/esten-gizli-kullanilan-dogum-kontrol-hapi-bosanma-davasinda-kusur-sebebi-bu-karar-ne-anlama-geliyor-uzmanlar-aikliyor/</guid><description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yıl Ocak ayında ilginç bir boşanma davası gündeme geldi. Nevşehir&#039;de ikamet eden bir kadın, eşinin kendisine şiddet uyguladığını, hakaret ve tehditlere maruz kaldığını ileri sürerek boşanma davası açtı. İddiaları reddeden koca ise, eşinin kendisinden habersiz doğum kontrol hapı kullandığını, cep telefonunu sürekli elinde tutarak özel bilgilerini paylaştığını iddia ederek karşı boşanma davası açtı. Nevşehir [&#8230;]</p><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/esten-gizli-kullanilan-dogum-kontrol-hapi-bosanma-davasinda-kusur-sebebi-bu-karar-ne-anlama-geliyor-uzmanlar-aikliyor/">Eşten Gizli Kullanılan ‘Doğum Kontrol Hapı’ Boşanma Davasında Kusur Sebebi! Bu Karar Ne Anlama Geliyor? Uzmanlar Açıklıyor</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></description><content:encoded><![CDATA[<p><em>Geçtiğimiz yıl Ocak ayında ilginç bir boşanma davası gündeme geldi.</em></p><p><em>Nevşehir&#039;de ikamet eden bir kadın, eşinin kendisine şiddet uyguladığını, hakaret ve tehditlere maruz kaldığını ileri sürerek boşanma davası açtı. İddiaları reddeden koca ise, eşinin kendisinden habersiz doğum kontrol hapı kullandığını, cep telefonunu sürekli elinde tutarak özel bilgilerini paylaştığını iddia ederek karşı boşanma davası açtı.</em></p><p><em>Nevşehir Aile Mahkemesi, her iki tarafı da kusurlu bularak, evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına hükmetti. Mahkemenin gerekçeli kararında, erkeğin kadına uyguladığı şiddet ile kadının kocasından gizli doğum kontrol hapı kullanması nedeniyle kusurlu sayıldığı belirtildi.</em></p><p><strong>Yargıtay’ın yukarıda belirtilen kararı haricinde, farklı doğum kontrol yöntemlerini de kusur saydığı nadir kararlara da sahip.</strong></p><p>“Gözlemlerimize göre, artık geleneksel boşanma sebeplerinin yanı sıra kişilik haklarının ihlal edilmesi de ispat koşuluna bağlı olarak boşanma gerekçeleri arasında daha sık yer almakta. Gelen talepler daha insan odaklı hale gelirken, mahkemeler de boşanma sebeplerini uluslararası kıyaslamalarla kişilik haklarının ihlalleri üzerinden değerlendirmektedir” diyen <strong>Avukat Elvan Kılıç</strong> ile konunun detaylarını ele aldık.</p><p><span><strong>İşte Bu Konuda Bazı Örnek Kararlar</strong></span></p><p>Elvan Kılıç, “Yargıtay, eşinden gizli doğum kontrol hapı kullanımını kusur sayan kararları yanı sıra başka doğum kontrol yöntemlerini de kusur olarak değerlendiren az sayıda karara sahiptir. Eşinden gizli doğum kontrol yöntemlerinin kusur olarak sayıldığı Yargıtay kararlarının detaylarına bakmak isteyenler için birkaç örnek verebilirim” dedi ve ekledi:</p><p><strong>&#8212;</strong> Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2023/3882 E., 2024/1877 K. numaralı kararında “<em><strong>&#8230;kadının, eşinin bilgisi dışında spiral doğum kontrol yöntemini uyguladığını, eşi &#8230;&#039;nin evden ayrılmasını talep ettiği, bunun üzerine &#8230;&#039;nin evden ayrıldığını, evlilik birliğinin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirterek boşanmaya sebep olan olaylarda, kadının erkeğe göre daha ağır kusurlu olduğu belirtilmiştir.</strong></em>” cümleleri yer almaktadır.</p><p><strong>&#8212;</strong> Görüldüğü üzere, farklı bir doğum kontrol yönteminin de kusurlu bir davranış olarak değerlendirildiği bu kararda, eşlerin kusurları karşılaştırıldığında kadınınki erkeğe kıyasla daha ağır bir kusur olarak değerlendirilmiştir.</p><p><strong>&#8212;</strong> Kısacası, boşanma yargılamasında kanunda belirtilen mutlak boşanma halleri haricinde tarafların karşılıklı kusurlarını ispat etmeye çalıştığı bir süreç yaşanmaktadır. Bu nedenle, tarafların eylemleri karşılaştırmalı bir şekilde kusur değerlendirmesinden geçmektedir.</p><p><strong>&#8212;</strong> Yine başka bir örnek, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2023/177 E., 2023/3769 K. numaralı davadır. “<em><strong>Erkeğin birçok kez şiddet uyguladığı, sebepsiz yere eve geç geldiği, kadının hakaret ettiği, erkek hakkında evlilik öncesi fotoğrafları ve videolarını çevreye yayması, birtakım dedikodular çıkarması ve gizlice doğum kontrol hapı kullanması gibi nedenlerle boşanmaya yol açan olaylarda erkeğin kadına nazaran daha ağır kusurlu olduğuna karar verilmiştir.</strong></em>” cümleleri de dikkat çekmektedir.</p><p><img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/10/68ef7aaca135420f47a2dabd.jpg"></img></p><p><span><strong>YARGITAY BU KARARLARI HANGİ HUKUKİ GEREKÇELERE DAYANARAK VERDİ?</strong></span></p><p>“Türk Medeni Kanunu, evliliğin başlangıcı ile birlikte evlilik birliğinin oluştuğunu ifade eder. Bu kanun, çiftlere çocukların bakımını, eğitimini ve gözetimini sağlama yükümlülüğü getirir. Ayrıca, çiftleri birlikte yaşamaya, birbirlerine sadık kalmaya ve yardımcı olmaya zorunlu kılar. Bu bağlamda, kanun evli çiftlerin birlikteliği ve ortak karar almasını beklemektedir” diyen Kılıç, şu şekilde devam etti:</p><p>“Bu ilginç kararı incelediğimizde,<strong> Yargıtay kadını evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle kusurlu bulmuştur. Evlilik birliği belirli yükümlülükleri ve sorumlulukları içerir. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, birlikteliği sarsıcı davranışlar arasında değerlendirilir.</strong> Yargıtay’ın bakış açısı bu yöndedir. Bu nedenle, evlilik birliğinin temelinden sarsılması gerekçesiyle bu karar verilmiştir.”</p><p><span><strong>BU KARAR, GEBELİĞİ ÖNLEYİCİ YÖNTEM KULLANAN HER KADININ KUSURLU SAYILACAĞI ANLAMINA MI GELİYOR?</strong></span></p><p>Elvan Kılıç, “Yargıtay’ın ilgili kararı, kadının eşinden habersiz doğum kontrol hapı kullanmasını evlilik birliğini temelden sarsıcı bir neden olarak gördüğü için kusurlu bulmuştur. Böylece <strong>doğum kontrol yönteminin kullanılması burada sorun teşkil etmez; bu davranışın eşten gizlenmesi ise kusurun oluşmasına neden olur</strong>” dedi ve ekledi:</p><p>“Yargıtay, doğum kontrol yöntemini kusur saymamıştır. Yani<strong> evli çiftlerin bu yöndeki ortak kararı, ileride boşanma aşamasında kadını kusurlu kılmayacaktır. Kadının çocuk sahibi olma isteği bireysel bir hak olarak değerlendirilir.</strong> Ancak evlilik birliği, bireysellikten çok daha karmaşık bir kavramdır. Çocuk sahibi olma kararı, tarafların ortak rızası ile alınmalıdır.”</p><p><span><strong>ERKEK EŞİN ÇOCUK SAHİBİ OLMAYA YÖNELİK BASKICI TUTUMU KUSUR OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLİR Mİ?</strong></span></p><p>Kılıç, “Erkeğin, eşine baskı yapması ya da isteksizliğini görmezden gelmesi gibi tutumlar, evlilik birliğinin mutluluğunu olumsuz etkiliyorsa ve ortak hayatı çekilmez hale getiriyorsa, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında erkeğin kusurlu olduğuna karar verilmesi mümkündür. Zira belirlenen sorumluluklar taraflarca ortaklaşa üstlenilmeli ve birlikte bir hayat sürdürülmelidir. Bu nedenle, erkeğin böyle bir davranışı, boşanma davasında hâkimin onu kusurlu bulmasına sebep olabilir” diye konuştu.</p><p><img decoding="async" src="https://www.siyasimedya.net/wp-content/uploads/2025/10/68ef7acfa135420f47a2dac2.jpg"></img></p><p><span><strong>BU KARAR BEDEN ÖZERKLİĞİ AÇISINDAN RİSK DOĞURUR MU?</strong></span></p><p><strong><em>Yargıtay’ın ‘gizli doğum kontrol hapı’ kararı, kadınların kendi bedenleri üzerindeki özerklikleri ve üreme sağlığına ilişkin karar alma hakları açısından bazı endişeleri de beraberinde getiriyor.</em></strong></p><p>Elvan Kılıç, kadınların herhangi bir baskı hissetmemesi gerektiğine dikkat çekerek şu bilgileri verdi:</p><p><strong>&#8212;</strong> Ceza dışında, yargı mercileri hiç kimsede temel haklarına yönelik kısıtlama sebebi olacak kararlar veremez. Yargıtay, bu kararı alırken kadınların temel haklarına müdahale etmemiş, evliliğin yapısını değerlendirerek karar vermiştir. Kişisel haklarla ilgili bir yargılama yapılmamıştır.</p><p><strong>&#8212;</strong> Bu dikkat çekici kararın insanların kafasında soru işaretleri oluşturması normaldir; <strong> ancak kadınların bu konuda kendilerini baskı altında hissetmemeleri gerekir, çünkü bu durum kişisel haklarıyla ilgili değildir.</strong></p><p><strong>&#8212;</strong> Kocanın bilgisi olmadan ortak çocuk olmaması için gizlice doğum kontrol hapı kullanılması, kocanın kişilik haklarına saldırı oluşturur.</strong></p><p><span><strong>TARAFLARDAN BİRİ SEBEPSİZ YERE ÇOCUK İSTEMİYORSA BOŞANMA DAVASI AÇILABİLİR</strong></span></p><p><strong>&#8212;</strong> Yargıtay, bir kararında, hiçbir sebep yokken kocanın çocuk istememesini de kusur olarak kabul etmiştir. Evlilik birliği içinde eşlerden birinin herhangi bir sağlık sorununa sahip olmadan çocuk istememesi, diğerinin istemesi halinde bu durum geçimsizlik ve tartışmalara yol açabileceğinden ötürü, evlilik birliğinin zedelenmesi sebebiyle boşanma davası açılabilir.</p><section><p>Hukuk sistemimizde medeni yargılamada kesin delil ve takdiri delil ayrımı mevcuttur. Bu ayrım incelendiğinde, iki delil türü arasındaki en belirgin fark hâkimin kesin delillerle bağlı olmasıdır. Kesin deliller; yemin, senet ve kesin hükümdür. Kısaca, hâkimin kesin deliller üzerinde takdir yetkisi bulunmaz. Eşinden gizli doğum kontrol hapı kullanımı gibi bir iddiayı kesin delillerle ispat etmek zordur. İlaç kutusu, doktor kayıtları ve tanık beyanları gibi takdiri delillerle hâkimin bu yönde bir karar vermesi sağlanabilir; ancak son söz yine hâkime aittir.</p></p><p><span>Avukat Elvan Kılıç</span></section><p>The post <a href="https://www.siyasimedya.net/esten-gizli-kullanilan-dogum-kontrol-hapi-bosanma-davasinda-kusur-sebebi-bu-karar-ne-anlama-geliyor-uzmanlar-aikliyor/">Eşten Gizli Kullanılan ‘Doğum Kontrol Hapı’ Boşanma Davasında Kusur Sebebi! Bu Karar Ne Anlama Geliyor? Uzmanlar Açıklıyor</a> first appeared on <a href="https://www.siyasimedya.net">Siyasimedya | Güncel Türkiye Siyaset Haberleri, Analiz & Yorumlar</a>.</p>]]></content:encoded><wfw:commentRss>https://www.siyasimedya.net/esten-gizli-kullanilan-dogum-kontrol-hapi-bosanma-davasinda-kusur-sebebi-bu-karar-ne-anlama-geliyor-uzmanlar-aikliyor/feed/</wfw:commentRss><slash:comments>0</slash:comments></item></channel></rss>