reklam
reklam
DOLAR43,5401% 0.04
EURO51,4890% 0.13
STERLIN59,1261% -0.59
FRANG56,0506% 0.06
ALTIN6.816,82% -1,35
BITCOIN65.573,67-11.044
reklam

10 Yıl Sonra Gelen Tazminat, Mezar Taşına Sarılarak Ağladılar

Yayınlanma Tarihi : Google News
10 Yıl Sonra Gelen Tazminat, Mezar Taşına Sarılarak Ağladılar
reklam

ANTALYA'nın Salih Türk (45) adlı sakini, 25 yıl önce askerlik hizmeti sırasında bir terör saldırısında sol kolunu ve sol gözünü kaybetti. Sonrasında memleketine dönen gazi Salih Türk, Ebru Türk (48) ile 2013 yılında evlenme kararı aldı. Ebru Türk'ün ilk evliliğinden iki çocuğu bulunmaktaydı ve 2014 yılında hamile kalıp, erkek çocuklarına 'Tuğra' ismini vermeye karar verdi.

Muratpaşa ilçesindeki özel bir hastanede düzenli kontrolleri süren Ebru Türk'ün, 6 Kasım 2015'te doğumu planlandı. Ancak doğuma 5 gün kala fenalaşarak hastaneye giden Türk, yapılan kontrollerde durumunun iyi olduğu söylendi ve şeker hastalığı için iğne vurularak evine gönderildi. Doğumuna 1 gün kala hastaneye döndüğünde, bebeğinin kalbinin durduğunu öğrendi. Ani bir ölüm nedeniyle bebeğini kaybeden Türk, büyük bir acı yaşadı.

DAVA 10 YIL SÜRDÜ

Türk Ailesi, hastane ve doktorun ihmali olduğunu öne sürerek hukuki sürece girdi. Yargılama sonunda doktor ve hastane hakkında ceza verilmemesine rağmen, 10 yıl süren manevi tazminat davası geçtiğimiz ay sonuçlandı. Tüp bebek tedavileri de sonuçsuz kalan çift, mahkemeden 800 bin lira tazminat ödenmesine karar verildi. Yaşadıklarını hala atlatamamış olan ve Kocaeli'ne taşınan aile, tazminat kararını öğrendikten sonra bebeklerinin Antalya'daki mezarını ziyaret etti. Türk çifti, kucaklarına alamadıkları bebeklerinin mezar taşına sarılarak gözyaşı döktü.

10 yıl süren davanın hikayesini anlatan Salih Türk, “Doğumdan 1 gün önce çocuğumuzun cenazesini teslim ettiler. Tazminat davasını kazandık ama doktor ve hastanenin ihmalleri hakkında açtığımız belge iptali davasında bir gelişme yaşatamadık. Artık 45 yaşındayım, bu saatten sonra çocuğum da olmayacak. Ben evin tek oğluyum ve soy bağımızı sürdürebilecek evladım yok. Bu durumu anlatmak gerçekten çok zor” dedi.

Ebru Türk, yaşadıklarını gözyaşlarıyla anlatırken, “Hamilelik sürecim çok güzeldi. 38 haftaya kadar hiçbir sorun yaşamadık. Şeker hastasıydım ama düzenli kontrollerimi yaptırıyordum. Doğum için gün verildiğinde 1 gün kala fenalaştım ve acil servise gittik. Bana iğne yapıldı ve '6 Kasım'da doğum olacak' denildi. 5 Kasım'da geldiğimde çocuğumun kalp atışı yoktu. Kontrolde, 'Ani ölüm, daha gençsin doğurursun' dendi. Oğlumu toprağa verdim ve hayatım sona erdi. O zamandan beri kalp hastası oldum ve 5 kez anjiyo oldum” ifadelerini kullandı.

‘HAYALLERİMİZİ YIKTILAR’

Oğlunun mezarı başından ayrılmadığını söyleyen Ebru Türk, “Oğlumdan sonra 30 yıl yaşadığım şehri terk ettim. Geceleri eşim beni mezardan alıyordu. 4 tüp bebek, 3 aşılama denedik ama hiçbiri sonuç vermedi. Hayallerimiz yıkıldı. Eşim çocuk sahibi olsun diye boşanmayı bile düşündüm. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın. Doktor ve hastanenin ceza alması için dava açtık. Otopsi sonuçları çıktı ama doktorlar ceza almadı” dedi.

reklam

YORUM YAP