

Bulancak ilçesinde yaşayan Yılmaz, 2008 yılında bir kamu kurumundan emekli olduktan sonra, doğal taş kullanarak 29 yıl süren Sarayburnu Camisi inşaatında yardım çalışmalarına katıldı.
Kendi imkanları ile öğrendiği taş işlemeciliğine devam etmeyi hedefleyen Yılmaz, 2014'te İl Özel İdaresi'nin desteğiyle bir köyde üç adet taş çeşme yapımı gerçekleştirdi.
Çeşmeleri istenen özelliklerde tamamlayarak bir ilki başaran Yılmaz, zaman içerisinde Giresun ve çevre illerde toplamda 164 çeşme inşa etti.
Yılmaz, doğal taşları kesme, oyma ve şekillendirme işlemleri sayesinde kalıcı eserler bırakmanın sevinç ve mutluluğunu yaşıyor.
Yener Yılmaz, boş zamanlarını değerlendirdiği taş işlemeciliği sayesinde bu alanda yetenek geliştirdiğini belirtti.
İlk yaptığı çeşmelerin beğeni toplamasının ardından çalışmalarını devam ettirdiğini vurgulayan Yılmaz, çevresinden de olumlu geri dönüşler aldığını ifade etti.
Yılmaz, geleceğe eser bırakmanın kendisi üzerindeki etkisine de değinerek, “Dönemin İl Özel İdaresi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Mehmet Fatsa'nın 'insan çok eser bırakınca çok yaşamış oluyor' şeklindeki sözü, bu işi sürdürmemde etkili oldu.” dedi.
“Taşa Dışarıdan Bir Darbe Olmadığı Sürece Ömrü Sınırsız”
Yılmaz, çeşme yapımında kullandığı doğal taşın ömrünün sınırsız olduğunu belirtti ve sözlerine şöyle devam etti:
“Yani taşa dışarıdan bir darbe olmadıkça ömrü sınırsız. Diğer çeşmeler ile bunlar arasında ciddi farklılıklar var. Hem işçilik hem de dayanıklılık açısından. Örneğin, toprağın altını kazdığınızda çıkan kemer taşları hâlâ eser olarak duruyor. Bu çeşmeler de dünya durdukça korunacak.”
Taşın önemli bir varlık olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Günümüze kadar yaşanan her şey, taş ve insan ilişkisi sayesinde aktarılmıştır. Kitabeler ve yazıtlar, geçmişimizi hep taşlardan öğreniyoruz. Bu nedenle taş hayati öneme sahiptir.” şeklinde konuştu.
Yılmaz, taşları işlemenin zorluklarına da değinerek, “Çeşmede kullandığım bir kemer taşının ham hali 100 kilogramdır. Bu taş yerinden çıkıyor, araca yükleniyor ve atölyede işleniyor. Bunu en az on kez indirip kaldırdığımızda taşın insan için toplamda 1.5 tonluk bir yük haline geldiğini görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Yapıştırma Olmuyor Çünkü Doğallığını Korumalı”
Taşın işlenmesi sırasında hata kabul etmediğini vurgulayan Yılmaz, “Bir kenarı kırıldığında yenisini yapmak zorundayım. Yapıştırma yapılmıyor, çünkü doğallığını koruması gerekiyor. Bir taş için üç günümü harcıyorsam, kırıldığında bir üç gün daha harcamak zorundayım. Bu alanda sabır ve süre büyük önem taşıyor.” dedi.
Yener Yılmaz, taş işlemeciliğinde toz ve kir yoğun olmasına rağmen yaptığı işten büyük bir zevk aldığını da sözlerine ekledi.



