reklam
reklam
DOLAR44,2198% 0.03
EURO51,2435% 0.31
STERLIN59,2732% 0.25
FRANG56,3741% 0.04
ALTIN7.115,23% 0,03
BITCOIN74.621,930.474
reklam

Yayınlanma Tarihi : Google News
reklam

YÖK Başkanı Özvar: Üniversite kontenjanlarının azaltılmasına devam edilecek

Özvar, YÖK Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen “Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yükseköğretim Meclisi İstişare Toplantısı”na katıldı. Yükseköğretim sisteminin Türkiye'nin orta ve uzun vadeli kalkınma hedefleri, beşeri sermaye stratejisi ve küresel rekabet gücü üzerinde doğrudan etkisi olduğunu belirten Özvar, bu nedenle üniversite kontenjanlarıyla ilgili alınacak her kararın çok boyutlu, veriye dayalı ve ileriye dönük bir bakış açısıyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kontenjan planlaması sürecinde titiz bir yaklaşım benimsediklerini, bu konuda meslek kuruluşları, sektör temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine büyük önem verdiklerini vurgulayan Özvar, şu ifadeleri kullandı:

“Meslek örgütlerinden gelen geri bildirimler, işgücü piyasa şartlarını, mesleklerin değişim hızını ve mezunların karşılaştığı gerçek sorunları yansıttığı için bizim için oldukça değerlidir. Hangi alanlarda insan kaynağı ihtiyacının arttığını, hangi mesleklerde doygunluğa ulaşıldığını ve hangi alanların gelecekte stratejik öneme sahip olacağını sürekli olarak analiz etmekteyiz. Kontenjan politikalarımızın temeli de bu kapsamlı değerlendirmeler üzerine inşa edilmektedir.”

Eğitim Fakültelerinde Kontenjanı En Fazla Azalan Fen Bilgisi Oldu

Özvar, son yıllarda hem kamu hem de vakıf üniversitelerinde önemli yapısal değişiklikler gerçekleştirdiklerini, bunlardan ilkinin ikinci öğretim programlarının kapatılması olduğunu hatırlattı.

Mezunların istihdam fırsatlarının giderek azalma gösterdiği bazı programların kontenjanlarında kademeli bir şekilde azalmaya gittiklerini belirten Özvar, şunları dile getirdi:

“2023-2025 döneminde toplam kontenjan 1 milyon 90 bin 14'ten 843 bin 547'ye düşürüldü. Yani toplam 246 bin 467 kontenjan azaltılmıştır. Oransal olarak gerçekleşen düşüş yüzde 23'tür. Bu kontenjanların 107 bin 552'si ikinci öğretim kontenjanlarıdır. 2023-2025 döneminde toplam 462 lisans programından 197'sinin kontenjanları düşürülmüştür. Bu lisans programlarının kontenjan sayısı toplamda 117 bin 606 azalmıştır. En fazla kontenjan azalışı gösteren lisans programları arasında öğretmenliğe kaynak teşkil eden programlar yer almaktadır. Türk Dili ve Edebiyatı kontenjanları 12 bin 15'ten 3 bin 680'e, Tarih kontenjanları ise 10 bin 658'den 3 bin 646'ya düşürülmüştür.

Eğitim fakültesi programları içinde fen bilgisi öğretmenliği kontenjanı 2 bin 864'ten 1.219'a inmiş ve en fazla azalma gösteren program bu olmuştur. İlköğretim matematik öğretmenliği kontenjanları 4 bin 18'den 2 bin 698'e, İngilizce öğretmenliği 5 bin 60'tan 3 bin 437'ye, beden eğitimi ve spor öğretmenliği 3 bin 697'den 2 bin 560'a, okul öncesi öğretmenliği 5 bin 152'den 3 bin 476'ya, rehberlik ve psikolojik danışmanlık 5 bin 741'den 3 bin 498'e düşürülmüştür.

Çocuk gelişimi, felsefe, sosyoloji, tarih ve Türk dili edebiyatı açıköğretim lisans programlarına “ikinci üniversite” kapsamında kayıt için 35 yaş üzeri olma şartı getirildiğini hatırlatan Özvar, eğitim fakültesi programlarındaki diğer öğretmenlik kaynaklı programların kontenjanlarının belirlenmesinde Milli Eğitim Bakanlığı'nın kamu ve özel sektördeki öğretmen planlamasını dikkate aldığını vurguladı.

Tıp Fakültelerinin Kontenjanları Korundu

YÖK Başkanı Özvar, hukuk fakültesi kontenjanlarında son yıllarda önemli düzenlemeler yaptıklarını, 2023-2025 yılları arasında devlet ve vakıf üniversitelerinde kontenjanların 15 bin 313'ten 9 bin 821'e düşürüldüğünü belirtti.

Devlet üniversitelerinde hukuk fakültesi kontenjanlarındaki azalmanın 4 bin 955, vakıf üniversitelerinde ise 537 olduğunu ifade eden Özvar, hukuk programları kontenjanlarında benzer bir azalma uygulamasının bu yıl da vakıf üniversitelerinde gerçekleştirileceğini söyledi.

Sağlık programları içinde beslenme ve diyetetik programının en fazla kontenjanı azaltılan program olduğunu ifade eden Özvar, bu programın kontenjanının 6 bin 922'den 4 bin 24'e düştüğünü belirtti.

Özvar, 2023-2025 yılları arasında eczacılık programında kontenjanın 4 bin 512'den 3 bin 416'ya indiğini hatırlatarak, “Diş Hekimliği programlarında kontenjan 9 bin 127'den 7 bin 81'e düşmüştür ve bu yüzde 22 oranında bir azalmayı temsil etmektedir. DUS ile girilen uzmanlık dallarıyla aynı adı taşıyan yüksek lisans ve doktoraya öğrenci alımını durdurmuş durumdayız. DUS ile girilen uzmanlık dallarıyla aynı adı taşıyan programlar dışında diğer lisansüstü programlara, ilgili mevzuat doğrultusunda üniversitelerin talebi ve YÖK'ün planlaması doğrultusunda öğrenci alınabilecektir.” dedi.

Fizyoterapi ve rehabilitasyon programının kontenjanı 6 bin 761'den 5 bin 826'ya, hemşirelik programının kontenjanı ise 18 bin 465'ten 17 bin 36'ya düşmüştür. Tıp fakültelerinin kontenjanları bu dönemde ise korunmuştur.

Yapay Zeka Mühendisliği Programının Kontenjanı Artırıldı

Özvar, 2023-2025 yılları arasında mühendislik fakültelerinde de önemli bir kontenjan azaltımına gidildiğini aktardı.

Son iki yılda kurulan veya ivme kazanan programlar hakkında bilgiler veren Özvar, şunları kaydetti:

“Yapay zeka mühendisliği yüzde 63, siber güvenlik mühendisliği gibi mühendislik programları ile harita mühendisliği yüzde 23, gemi ve deniz teknolojisi mühendisliği yüzde 19, jeoloji mühendisliği yüzde 8, nanoteknoloji mühendisliği yüzde 81, gemi makineleri işletme mühendisliği yüzde 4, otomotiv mühendisliği yüzde 4, uçak mühendisliği yüzde 3, deniz ulaştırma işletme mühendisliği yüzde 9, endüstriyel tasarım mühendisliği yüzde 32, malzeme ve nanoteknoloji mühendisliği yüzde 49, orman endüstrisi mühendisliği yüzde 16, gemi inşaatı ve gemi makineleri mühendisliği yüzde 8, metalurji ve malzeme mühendisliği yüzde 3, su ürünleri mühendisliği yüzde 2 gibi mühendislik programlarında değişken oranlarda kontenjanlar artırılmıştır.”

Özvar, iktisadi ve idari bilimler fakültelerindeki programların kontenjan düzenlemelerinden önemli ölçüde etkilendiğine dikkat çekti ve uluslararası ilişkiler, siyaset bilimi ve kamu yönetimi, iktisat ve ekonomi, işletme ve maliye programlarının kontenjanlarının düşürüldüğünü ifade etti.

2023-2025 yılları arasında ilahiyat fakültesi kontenjanlarının 15 bin 795'ten 10 bin 859'a indirildiğini belirten Özvar, gazetecilik, şehir ve bölge planlama, radyo, televizyon ve sinema, sosyal hizmet, mimarlık, iç mimarlık ve psikoloji programlarının da kontenjanlarının azaltıldığını kaydetti.

Açıköğretim Kontenjanları 166 Bin 203'ten 98 Bin 436'ya Düşürülmüştür

YÖK Başkanı Özvar, 2023-2025 döneminde 312 önlisans programından 131'inin kontenjanlarının azaltıldığını, toplamda 125 bin 24 kontenjan düşürüldüğünü aktardı.

Özvar, şu ifadeleri ekledi:

“Önümüzdeki dönemde, işgücü piyasasında karşılığı zayıflayan başta olmak üzere, birçok önlisans programının kontenjanları düşürülerek, özellikle uygulamalı programlar yönünde yeni mesleklere yönelik kontenjanlar verilmeye devam edilecektir. Son yıllarda yapılan düzenlemeler ile açıköğretim kontenjanları 166 bin 203'ten 98 bin 436'ya indirilmiştir. 2020 yılında yükseköğretim öğrencileri arasında açıköğretimin oranı yüzde 54 iken, 2025 yılı itibarıyla bu oran yüzde 40'a çekilecektir. Beş yıl içinde bu oranın yüzde 30'un altına düşürülmesi hedeflenmektedir. Açıköğretimi, yükseköğretim çağındaki gençlerden ziyade yetişkin eğitimi ve hayat boyu öğrenme amacına hizmet edecek şekilde yapılandırmayı amaçlıyoruz.”

Bu Yıl Kontenjan Azaltımına Devam Edilecek

Kontenjanları azaltılan programlardan bir kısmı üniversite adayları tarafından yüksek talep görmeye devam etse de mezun sayıları ile istihdam imkanları arasında dengenin gözetilmesi gerektiğini vurgulayan Özvar, “Bu vesileyle 2026 yılında bazı programlarda değişen oranlarda kontenjan azaltımına devam edeceğimizi paylaşmak isterim.” diye belirtti.

Kontenjanlardaki azalmanın mekanik ve tek tip bir karar olmadığını, her bir program ve alanın kendi dinamikleri içinde değerlendirildiğini, akademik kapasite, mezun profili ve istihdam verilerinin birlikte ele alındığını ifade eden Özvar, şu açıklamalarda bulundu:

“Devlet üniversitelerindeki kontenjan azaltma uygulaması, 2026 yılından itibaren vakıf üniversiteleri için de geçerli olacaktır. Bu kapsamda başta hukuk, psikoloji, eczacılık, diş hekimliği ve mimarlık programlarının kontenjanları vakıf üniversitelerinde de değişen oranlarda azaltılacaktır. Buradaki temel hedefimiz, yükseköğretim sisteminde dengeli, sürdürülebilir ve kalite odaklı bir yapıyı tesis etmektir.”

Güncelliğini Kaybetmiş Programlar Tasfiye Edilmeli

YÖK Başkanı Özvar, kontenjan azaltma kararlarının sadece istihdam planlamasına dayanmadığını, bu kararların arkasında öğrencilerin beklentileri ve yönelimlerinin bulunduğunu dile getirdi.

Öğrencilerin yönelimlerini ve isteklerini dikkate almayan hiçbir programın başarılı olamayacağını vurgulayan Özvar, “Talep kısmını iyi değerlendirmek zorundayız. Bu açıdan önemli görevler ve sorumluluklar bizim üzerimizde durmaktadır. İstihdamla ilişkisi kalmayan programlarda ısrar etmek, sadece kaynak israfıdır. Hem maddi kaynak hem de insan kaynağı açısından. Yükseköğretim Kurulu olarak buna asla göz yumamayız.” dedi.

Kontenjanlarda azaltılmasına rağmen, yükseköğretime erişim konusundaki hassasiyetin devam ettiğini vurgulayan Özvar, şunları kaydetti:

“Türkiye 'her ilde en az bir üniversite' politikası sayesinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın 24 yıllık iktidarında elde ettiği en büyük kazanımlardan birinin olumlu sonuçlarını günümüzde görmeye başladık. Gençlerimizin yükseköğretime erişimin önündeki engelleri kaldırmış bulunuyoruz. Yükseköğretim Kurulu olarak gençlerimizin başarılı olmaları durumunda yükseköğretime erişimini sağlamak en önemli önceliklerimiz arasındadır. Kontenjanların azaltılması erişimi sınırlayan bir politika değil, aksine, alınan eğitimin kalitesini artırmayı amaçlayan bir yaklaşımdır. Bu iki hedefi birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak görüyoruz.”

Bugün 100'ü aşkın devlet veya vakıf üniversitesinde yapay zeka, büyük veri, siber güvenlik, dijital teknolojiler gibi alanlarda birçok yeni program açılmıştır. Bu programlar, öğrencilerimizden büyük ilgi görmekte ve yüksek doluluk oranlarıyla tercih edilmektedir. Bu durum, gençlerimizin geleceğin mesleklerine bilinçli şekilde yöneldiğini göstermektedir. Bu bağlamda vakıf üniversitelerimizden beklentimiz, güncelliğini kaybetmiş programları bir an önce tasfiye etmeleri. Geleceğin mesleklerini mezunlarına kazandıracak programları açmaya devam edeceğiz.”

Programda TOBB Türkiye Yükseköğretim Meclisi Başkanı Bekir Okan ve TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Seyit Ardıç da konuşma yaptı.

reklam

YORUM YAP