

Şevki Kanak, Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde çobanlık yaparken 1950 yılında vatani görevini yerine getirmek için önce Ankara’ya, ardından Erzurum’a gitti. Kanak, 25 Haziran 1950'de Kuzey Kore ile Güney Kore arasında patlak veren savaşa katılmak üzere gönderildi. Kore’de bir yıl süresince cephede görev yapan Kanak, Türkiye’ye döndüğünde askerlik görevine devam etti ve kısa bir süre sonra yeniden Kore’yi ziyaret etti.

Askerliğin ardından memleketi Yozgat’a dönen Şevki Kanak, çobanlık hayatına devam etti. 40 yaşında, eşi Hatice Kanak ile evlendi ve 5 çocuk sahibi oldu. Kayseri'deki damadını ziyaret ettiğinde gittiği çiftlikte torunlarının ata bindiğini gören Kanak, gençliğindeki at sevgisini yeniden hatırladı. Damatlarının yardımıyla çiftliğe her gittiğinde tekrar ata biniyor.

‘Arkadaşlarımın Şehit Olduğu Aklıma Gelirdi, Uyuyamazdım’
Geçmişte yaşadıklarını paylaşan Şevki Kanak, “Yozgat’ta doğdum ve büyüdüm. Çobandım. Kore Savaşı çıktığında bizi ayırdılar. Araçlarla Ankara’ya vardık. Orada bize seçim yaptılar. Bir yıl Kore’de savaştım, düşmanla çatıştık. Bir yıl boyunca cephede kaldım. Yara almadım. Çarpıştığım anlar, arkadaşlarımın şehit olduğu aklıma geldiğinde uyuyamazdım. Savaşın ardından, ‘O memlekete gidip gezmek istiyorum’ dedim. Komutanım bu isteğimi destekledi ve ben de giderek gezdim, savaş alanlarının yıkılmış olduğunu gördüm.” şeklinde konuştu.

‘Atlar Aynı Arkadaşım Gibi’
Savaştan sonra köyüne dönen Kanak, devraldığı çobanlık hayatına devam etti. “Köye döndüğümde davar güttüm. Gençliğimde at biner, kendi atımızla yaylada koşardık. At üzerinde olmanın duygusu başka. Gençlerin ata binmesini öneriyorum.” dedi.

Şevki Kanak’ın damadı Nurullah Uçar, “Kendi atlarımız var. Kayınbabam ata binmek istiyordu. Biz her hafta sonu at binmeye geliriz. Kayınbabam çocukları gördüğü an, ‘Beni bu ata bindirin’ dedi.” şeklinde konuştu.

‘Kore’de Yaptıklarını Çok Anlatırdı’
Şevki Kanak’ın eşi Hatice Kanak ise, “Onun eşi olmak çok güzel bir duygu. Gurur duyuyorum. Kore’de yaşadıklarını sıkça anlatırdı. Ata çok binerdi, davar güderdi. Allah, devletimize, milletimize zeval vermesin.” dedi.




