reklam
reklam
DOLAR43,4950% 0.04
EURO51,4186% 0.22
STERLIN59,5836% 0.19
FRANG56,0864% 0.55
ALTIN6.909,10% 6,23
BITCOIN74.498,17-5.074
reklam

Bakan Ersoy, Atatürk'ün Ebediyete İrtihalinin 87. Yılı Anma Törenine Katıldı

Yayınlanma Tarihi : Google News

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete irtihalinin 87. yılı dolayısıyla bir anma töreni gerçekleştirildi.

Ersoy, törendeki konuşmasında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün tarih boyunca esaret nedir bilmeyen bir milletin evladı olarak, sadece bir milletin kaderini değiştiren bir komutan olmadığını, aynı zamanda çağının ötesinde düşünen, milletine umut ve yön veren büyük bir lider olduğunu vurguladı.

Atatürk'ün zor dönemlerde aziz milletin bağımsızlık mücadelesini silah arkadaşlarıyla birlikte zaferle taçlandırdığını, modern ve demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini attığını belirten Ersoy, “Atatürk, dünyada 'hasta adam' olarak görülen bir devletin arkasında büyük bir mirasın olduğuna inanarak, imkansız olanı başardı. Türk milletine biçilen kefeni yırtan, umutsuzluğu direnişe, direnişi zafere dönüştüren bir inanca sahip bir devlet adamını 87 yıl önce ebediyete uğurlamanın hüznünü yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Ersoy, 10 Kasım'ın sadece bir anma günü değil, aynı zamanda Atatürk'ün fikirleri, idealleri ve tüm mirasına olan bağlılığın bir kez daha hatırlandığı bir gün olduğunu vurgulayarak, “O'nun 'en büyük eserim' dediği Türkiye Cumhuriyeti, bugün de aklın ve bilimin rehberliğinde belirlediği hedefler doğrultusunda kararlılıkla ilerlemektedir. Biz de bu kutsal emaneti daha ileriye taşımak, Cumhuriyetimizi her alanda daha güçlü, daha müreffeh ve itibarlı bir konuma getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz.” diye konuştu.

“Selanik Atatürk Evi, Geçmişle Gelecek Arasındaki Köprüyü Daha da Güçlendirecek”

Bu yıl derin bir anlam taşıyan önemli bir gelişmeyi paylaşmanın gururunu yaşadıklarını dile getiren Ersoy, Atatürk'ün doğum yeri olan Selanik'teki Atatürk Evi'nin restorasyonunun, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından tamamlandığını ve açılışının dün yapıldığını söyledi.

Ersoy, TİKA koordinasyonuyla yürütülen çalışmalarla üç katlı yapının 1953'teki özgün haliyle tefriş edildiğini, tüm ahşap imalatların yenilendiğini, elektrik tesisatının tamamen değiştirildiğini, sandık odası ve hamamın özgün haline getirildiğini, bahçedeki duvar ve taş kaplamaların da tarihi dokusuna uygun yapıldığını anlattı.

Bakan Ersoy, Şunları Kaydetti:

“Bu süreçte 14 eser, 1 Cumhurbaşkanlığı mührü replikası, 50 batarya eşya ve 1000'den fazla kitap Selanik'e taşınarak yeniden ait oldukları yere kavuşturuldu. Bu çalışma, sadece tarihi bir yapının yenilenmesi değil, Atatürk'ün hatırasına ve Cumhuriyetimizin köklerine bağlılığımızın geçmişe olan saygımızın güçlü bir ifadesidir. Yenilenen konseptiyle Atatürk Evi artık bir 'Türk Evi' atmosferi sunmaktadır. Her katı, Atatürk'ün yaşamını, ailesini ve dönemin kültürünü yansıtan temalarla kurgulanmıştır. Selanik Atatürk Evi, bundan böyle geçmişle gelecek arasındaki köprüyü daha da güçlendirecek ve Türkiye'nin kültürel mirasına bağlılığın sembolü olarak yaşamaya devam edecektir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, Atatürk'ün 'muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma' hedefi doğrultusunda ilerlerken, onun fikirleri her zamankinden daha güçlü bir rehber olmaya devam ediyor. Bu inançla, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ebediyete irtihalinin 87. yılında saygı, rahmet ve minnetle anıyor, onun izinde, Cumhuriyetimizi daha aydınlık yarınlara taşımak için hep birlikte çalışmaya devam edeceğimizin altını bir kez daha çiziyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.”

“Cumhuriyet Demokrasi ile Özdeşleşen Çok Yüksek Bir Anlayışın Ürünüdür”

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı, Büyükelçi Prof. Dr. Derya Örs de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün birçok konuşmasında “Cumhuriyet'i sadece bir yönetim biçimi değil, köklü bir zihniyet dönüşümü” olarak tanımladığını hatırlattı.

Atatürk'ün 'En büyük eserim' dediği Cumhuriyet'in, halkın iradesine dayanan, eşit yurttaşlık ilkesini esas alan, özgürlük ve sorumluluğu birlikte taşıyan ve demokrasinin ayrılmaz bir parçası olan çok yüksek bir anlayışın ürünü olduğunu belirten Örs, “Cumhuriyet'in ilanı sadece bir yönetim değişikliği değil, kalkınma ve bağımsızlık yolunda atılmış en büyük adımdır. Atatürk'ün 'Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun idare, Cumhuriyet idaresidir' sözü, bu tercihin Türk milletinde ne kadar derin bir toplumsal karşılığı olduğunu ortaya koyuyor.” dedi.

Örs, bugün gelinen noktada Cumhuriyet'in ve demokrasinin millete ve ülkeye kazandırdığı temel haklar, geniş özgürlükler ve üstün medeni değerler sayesinde, toplumun her kesiminden kadınlar ve erkeklerin eğitim, sanat, spor, iş hayatı ve siyasette söz sahibi olduğunu aktardı.

Türkiye'nin son 50 yılda elde ettiği ivmeyle, özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderlik ettiği son 23 yılda, bölgesel bir güç olmanın ötesine geçerek, küresel meselelerde söz sahibi ve oyun kuran bir ülke haline geldiğini belirten Örs, 1923'te kurulan Cumhuriyet'in 2025 yılındaki durumuna baktıklarında, eğitimden sanayiye, teknolojiden kültüre, savunmadan diplomasiye kadar birçok alanda dünya ile yarışan bir Türkiye görmenin sevinç ve gururunu yaşadıklarını ifade etti.

Örs, bu tablonun, Atatürk'ün “Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa kalıcı olamaz.” sözünün bir yansıması olduğunu kaydetti.

“Daha Özgür Bir Türkiye'yi İnşa Etmek Herkesin Görevi”

Bu kazanımların gururlandırdığı kadar büyük bir sorumluluk da yüklediğine dikkat çeken Örs, Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında, daha adil, daha müreffeh ve daha özgür bir Türkiye'yi inşa etmenin herkesin başlıca görevi olduğunu vurguladı.

Örs, Atatürk'ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi doğrultusunda, dünya barışına ve uluslararası dostluk ile iyi niyetin geliştirilmesine katkı sağlayan gerçek ve tüzel kişilere Devlet ödülü olarak sunulan Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nün, 664 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 27'nci maddesi uyarınca verildiğini anımsattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, “2025 Yılı Atatürk Uluslararası Barış Ödülü'nün Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'e takdim edileceğini” kamuoyuna duyurduğunu hatırlatan Örs, tüm dünyada barış ve istikrarın sağlanması için yürüttüğü çalışmalar dolayısıyla ödüle layık görülen Guterres'i kutladı.

Örs, “'Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.' diyerek aramızdan ayrılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü bir kez daha saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyoruz. Ruhu şad olsun.” ifadelerini kullandı.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ebediyete irtihalinin 87. yılı dolayısıyla bir anma töreni gerçekleştirildi. Ersoy, törendeki konuşmasında, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün tarih boyunca esaret nedir bilmeyen bir milletin evladı olarak, sadece bir milletin kaderini değiştiren bir komutan olmadığını, aynı zamanda çağının ötesinde düşünen, milletine […]

DEVAMINI OKU
reklam

YORUM YAP