Ankara'nın Çankaya ilçesinde meydana gelen yangında bir bebek de dahil olmak üzere 3 kişinin yaşamını yitirmesiyle ilgili açılan davada, 4'ü tutuklu toplam 13 sanığın 'taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma' suçlamasıyla yargılaması başladı. Duruşma, Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinde gerçekleştirilirken, tutuklu ve bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlar da duruşmaya katıldı. Mahkeme başkanı, sanıklara savunma yapmaları için söz verdi.
“Bizim inşaat sahasında hiçbir elemanımız yoktu. Sadece maddi destek sağlıyorduk.”
Tutuklu sanıklardan Bedri Yaşar, inşaat projesine yönelik sözleşmenin 2015 yılında imzalandığını, projenin yaklaşık altı ay içerisinde onaylandığını ve ardından tutuklu sanık Kadir Dursun'un şantiye yöneticiliğini devraldığını belirtti. Yaşar, yurtiçinde ve yurtdışında pek çok projede yer aldıkları için 2017'de proje dışına çıkmak istediklerini ancak %10 hisse ile projede kalmaya devam ettiklerini ifade etti. Devamında, projeyi tamamlamanın diğer iki ortak tarafından gerçekleştirildiğini, o dönem henüz temel aşamasında olduklarını ve elektrik tesisatı gibi detayların sonradan yapıldığını kaydetti. “Projenin dışına çıktığımda vaktiyle hiç yerinde bulunmadım, Ankara'da bile değildim. Yürütülen işlemlerle alakalı herhangi bir bilgim yok. İşleri Kadir Dursun ve şantiye şefi İbrahim Konca devam ettiriyordu. Ben parlamentoya girdikten sonra etik bulmadığım için şirketimi devrettim. 2020 sonunda da tüm hisselerimi devrederek projeden tamamen ayrıldım. İnşaat sahasında hiçbir çalışanımız yoktu. Sadece maddi destek sağlıyorduk.” dedi.

2019'a Kadar İnşaat Mevzuata Uygun Şekilde Yürütüldü
Diğer tutuklu sanık ve şantiye şefi İbrahim Konca, acil çıkış kapılarının inşaatın son aşamalarında eklendiğini, bu dönemde görev almadığını belirterek işlemlerin projeyi devralan kooperatif tarafından yapıldığını öne sürdü. Yangına neden olan tesisatın kurulumu sırasında da sorumluluğu olmadığını ifade eden Konca, “Yapı denetim firması bu durumu böyle getirdi ve esas sorumluluk onlara aittir.” ifadesinde bulundu. Diğer tutuklu sanık Kadir Dursun, 2019'a kadar inşaatın mevzuata uygun sürdürdüğünü ve çalıştıkları kişilerin yetkin olduğunu savundu. Dursun, 2019'daki mali krizin ardından yönetimi devralanların kendisine herhangi bir bilgi vermeden işlemlere devam ettiğini düşündüğünü söyledi.
“Kaçak Bir Yapının Denetlenmesi Beklenemez”
Tutuklu sanık Yavuz Selim Karaman, inşaat mühendisi olarak görev yaptığı dönemde yapı denetim firmasının 2020'de kapandığını ifade etti. Denetim faaliyetlerinin durmasıyla birlikte asli kusurlu sayıldığını dile getiren Karaman, “2018'de inşaat mühürlendi ve kaçak bir yapıya dönüştü. Benim bu süreçte bir sorumluluğum yok, tahliyemi talep ediyorum.” dedi. Tutuksuz sanık ve asansör kontrol mühendisi Ali Can Öztürk, asansörün kullanılamaz olduğunu ve yangın/emergency kurtarma sistemlerinin çalışmadığını bildirdiğini aktardı. Öztürk, yönetimin durumdan haberdar olduğunu söyleyerek, “Asansörü mühürleme yetkim yoktu.” dedi. Diğer tutuksuz sanıklar da inşaat süreciyle bağlantıları olmadığını savundu.

Koridorlarda Kat Numarası ve Işık Yoktu
Müşteki Mustafa Şahin, yangında eşini ve 3,5 aylık bebeğini kaybettiğini belirterek tüm sorumlulardan şikayetçi olduğunu ifade etti. Ailesiyle binadan çıkmaya çalışırken yoğun duman nedeniyle ilerleyemediklerini aktaran Şahin, “Koridorlarda ne kat numarası ne de ışık vardı. Hangi katta olduğumu bilemiyordum.” dedi. Diğer apartman sakinleri de sanıklardan şikayetçi olduklarını dile getirdi.
Cumhuriyet savcısı, bilirkişi raporunun yenilenmesini ve tutuklu sanıkların tahliyesini istedi. Müşteki avukatları ise sanıkların tahliye edilmemesi gerektiğini öne sürdü. Sanık avukatları ise asıl sorumluluğun kooperatifte olduğunu belirterek tahliye talebinde bulundu.
Tutuklu Sanık Yok
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların ev hapsi adli kontrol şartıyla tahliye edilmesine karar vererek duruşmayı 13 Şubat 2026'ya erteledi.
Ankara'nın Çankaya ilçesinde meydana gelen yangında bir bebek de dahil olmak üzere 3 kişinin yaşamını yitirmesiyle ilgili açılan davada, 4'ü tutuklu toplam 13 sanığın 'taksirle ölüme ve yaralanmaya sebep olma' suçlamasıyla yargılaması başladı. Duruşma, Ankara 37. Ağır Ceza Mahkemesinde gerçekleştirilirken, tutuklu ve bazı tutuksuz sanıklar ile avukatlar da duruşmaya katıldı. Mahkeme başkanı, sanıklara savunma yapmaları […]









