reklam
reklam
DOLAR43,4962% 0.02
EURO51,4388% 0.19
STERLIN59,6201% 0.15
FRANG55,9005% 0.19
ALTIN6.777,76% 4,22
BITCOIN78.913,081.635
reklam

Bakan Güler: PKK ve iltisaklı gruplar, tüm bölgelerde faaliyetlerine son vermeli

Yayınlanma Tarihi : Google News
Bakan Güler: PKK ve iltisaklı gruplar, tüm bölgelerde faaliyetlerine son vermeli
reklam

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Milli Savunma Bakanlığı'nın 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. CHP milletvekilleri toplantıya; astsubay, sözleşmeli er, gazi sayılmayanların hak talepleri ile ilgili dövizlerin yanı sıra 'Şehit aileleri ve gazilerimiz onurumuzdur' yazılı pankartla katıldı. CHP milletvekilleri, son aylarda şehit olan askerlerin fotoğrafları ve milli muharip uçak KAAN'ın maketini de komisyona getirdi. Grup sıralarına tokalaşmak üzere gelen Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, dövizleri inceleyerek, “Allah askerlerimize rahmet eylesin. Astsubayları koydunuz, uzman çavuşları niye koymadınız? Sizi tebrik ederiz” ifadelerini kullandı.

'2025'DEN İTİBAREN 59 BİN 105 KİŞİNİN GEÇİŞİ ENGELLENMİŞTİR'

Ardından Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, bütçe üzerine sunum yaptı. Kural temelli uluslararası düzenin zayıfladığı, küresel ölçekte güç ve nüfuz mücadelelerinin arttığı ve bölgenin ateş çemberine dönüştüğünü ifade eden Bakan Güler, Türkiye'nin ilkeli ve çok boyutlu diplomasiyle yol aldığını belirtti. Bakan Güler, hudut güvenliği ile ilgili, “Sınırlarımızdaki tedbirler, ortaya çıkan tehdit durumu ve gelişmelere göre çok yönlü emniyet ağıyla sürekli geliştirilmektedir. Aldığımız bu tedbirlerin etkinliği sayesinde geçen yıla oranla yasa dışı geçişlerde engellenen ve yakalanan şahıs sayılarında düşüş yaşanmıştır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hudutlarımızda ilgili, kurumlarımızla koordine halinde etkin ve caydırıcı tedbirler almaya devam edeceğiz. Hudutlarımızda yaklaşık 60 bin personel görev yapmaktadır. 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren hudutlarımızda 59 bin 105 kişinin geçişi engellenmiştir. Hudutlarımızda yakalanan 8 bin 826 düzensiz göçmen ile 164 terör örgütü mensubu ve 1297 kilogram uyuşturucu madde kolluk kuvvetlerine teslim edilmiştir” şeklinde konuştu.

'TERÖRLE MÜCADELEMİZ TAVİZSİZ DEVAM ETMEKTEDİR'

'Terörsüz Türkiye' süreciyle yeni bir dönemin kapısını araladıklarını belirten Bakan Güler, bu sürecin milletin güvenli ve mutlu yarınlara ulaşma iradelerinin en açık göstergesi olduğunu ifade etti. Bakan Güler, süreç içinde atılacak adımların şehitlerin hatırasına ve gazilerin onuruna leke düşürmeden sürdürüleceğini belirterek, “Bu kapsamda terör örgütünün 26 Ekim'de yaptığı açıklama ile ülkemizden tamamen çekilme kararını önemli bir adım olarak görüyor ve sürecin işlerliği ve hızlanması adına memnuniyet verici buluyoruz. Bununla birlikte sürecin sağlıklı bir şekilde işlemesi ve devam etmesi için PKK ve iltisaklı tüm gruplar fesih kararı kapsamında başta Suriye olmak üzere bulundukları tüm bölgelerde derhal tüm terör faaliyetlerine son vermeli ve koşulsuz olarak silahlarını teslim etmelidirler. Başta PKK/PYD/YPG/SDG olmak üzere hiçbir terör örgütünün bölgede kök salmasına ve farklı adlar altında faaliyet yürütmesine izin vermeyeceğimizi bir kez daha hatırlatmak isterim. Yakın zamanda taraflar arasında ABD'de yapılan görüşme ve koordinasyonlarda Suriye ve SDG arasındaki entegrasyon sürecinin de hızlı bir şekilde tamamlanmasını bekliyor, halihazırda sahadaki gelişmeleri yakından takip ediyor, her zamanki hassasiyetimizle tüm tedbirlerimizi alıyoruz. Bu çerçevede komşumuz Suriye ile de yakın bir diyalog halindeyiz. Terörle mücadele konusunda komşumuz Irak ve bölgesel yönetimle de son dönemde tesis ettiğimiz iş birliğini yakın bir koordinasyon içinde sürdürüyoruz. Sonuç olarak 'Terörsüz Türkiye' hedeflerimize ulaşmaya yönelik gayretlerimiz sürerken, terörle mücadelemiz ülkemizin güvenliği, bölgemizin huzur ve istikrarı için tavizsiz bir şekilde devam etmektedir” dedi.

'PEK ÇOK BAŞLIKTA DESTEKLERİMİZ DEVAM EDİYOR'

Bakan Güler, Türkiye'nin Ege, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs politikalarını anlattı. Güler, Suriye'nin egemenliğiyle birlik ve beraberliğine destek verdiklerini kaydederek, “Suriye'nin yeniden inşası ve imarı ile Suriyelilerin geri dönüşlerinin sağlanması ve uluslararası arenadaki kısıtlamaların kaldırılması gibi birçok başlıkta desteklerimiz devam etmektedir. Güvenlik alanında da yeni yönetim ile yakın bir koordinasyon ve güçlü bir uyum içerisindeyiz. Bu kapsamda evvela askeri ataşemizi müteakiben de çalışmalarımızda etkinliğin ve koordinasyonun sağlanması maksadıyla Suriye Koordinasyon Birimi görevlilerimizi Şam'a gönderdik. Suriye ile imzaladığımız Ortak Eğitim ve Danışmanlık Mutabakat Muhtırası kapsamında başta terörle mücadele olmak üzere Suriye ordusunun savunma ve güvenlik kapasitesinin geliştirilmesi, modernizasyonu, teşkilatlanması ve personelinin eğitilmesine katkıda bulunuyoruz. Öte yandan Suriye yönetiminin son dönemde uluslararası arenada yetkin, kararlı ve iş birliğine açık yaklaşımıyla bölge ülkeleri ve bölgede etkin olan aktörlerle temaslarının artarak devam ettiğini memnuniyetle gözlemlerken, özellikle ABD, Rusya ve İsrail ile olan temaslarını da yakından takip ediyoruz” dedi.

'ÜZERİMİZE DÜŞEN SORUMLULUKLARA HAZIRIZ'

92 ülkeyle askeri çerçeve, eğitim iş birliği ve yardım anlaşmalarının imzalandığını vurgulayan Bakan Güler, 40 ülke ile askeri çerçeve anlaşması, 12 ülke ile askeri eğitim iş birliği anlaşması, 15 ülke ile ise askeri mali iş birliği anlaşması ve nakdi yardım uygulama protokolünün imzalanması için çalışmalara devam edildiğini ifade etti. İsrail ve Hamas arasında imzalanan ateşkes ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasının bulunduğu Gazze Deklarasyonu'nu da gündeme getiren Bakan Güler, “Gazze'deki ateşkesin sürdürülmesi ve ilgili planın uygulanabilirliği, sahada ve masada adil güvence mekanizmalarının etkinliğindeki kararlılığa bağlıdır. Bu çerçevede Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde Gazze Barış Kurulu'nun kurulması ve Uluslararası İstikrar Gücü'nün görev yapmasına dair tasarının kabul edilmesini önemli buluyoruz. Türkiye olarak tarihi misyonumuz çerçevesinde ihtiyaç duyulabilecek her konuda üzerimize düşen sorumluluklara hazır olduğumuzu vurguluyoruz” şeklinde değerlendirdi.

'KAAN, HÜRJET, KIZILELMA'YA YOĞUN TALEP GELMEKTEDİR'

Bakan Güler, savunma sanayinin yükselen bir güç konumunda olduğunu vurgulayarak, “Bugün kendi İHA ve SİHA'sını, hava savunma sistemlerini, savaş gemisini ve denizaltılarını geliştirebilen sayılı ülkelerden biriyiz. Geçtiğimiz ay seri üretimine başlanan yerli ve milli, yeni nesil ana muharebe tankımız Altay'ın ilk teslimatı gerçekleştirilmiştir. Ulaştığımız bu mümtaz seviyenin daha yükseklere çıkabilmesi ancak kaynaklarımızın ve potansiyelimizin doğru kullanılmasıyla mümkündür. Bunun için çalışmalarımızı tüm paydaşlarımızla tam uyum içinde ve yoğun bir çabayla sürdürüyoruz. Savunma sanayinde önemli gündem maddelerimizden biri de yerli ve milli savaş uçaklarımız KAAN'ımız, Hürjet'imiz ve Kızılelma’mızdır. KAAN, Hürjet ve Kızılelma ile ilgili olarak dost ve müttefik ülkelerden yoğun talepler gelmektedir.” şeklinde devam etti.

'TSK CAYDIRICILIĞINI EN ÜST SEVİYEDE TUTUYOR'

2025 yılında toplam 328 bin 936 yükümlünün silah altına alındığını, bu yükümlülerin 101 bin 212'sinin bedelli, 5 bin 890'ının ise dövizle askerlik hizmetine başvurduğunu belirten Bakan Güler, terörle mücadelenin yapay zeka destekli harp sistemleriyle güçlendirildiğini açıkladı. Bakan Güler, “Bu kapsamda yüksek teknoloji merkezli bir yapıya geçerek Mehmetçiğin omuzlarındaki cephe yükünü azaltmayı hedefliyoruz. Bu konseptle sadece bugünün muharebe sahasını değil, geleceğin belirsiz tehdit ortamını öngören ve buna karşı anında karar üreten stratejik bir üstünlük seviyesine ulaşmak için gayret göstermekteyiz. İfade ettiğim bu üstün nitelikleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, Avrupa'nın karşılaştığı çok yönlü sorunların aksine; modern ve milli savunma sanayi ürünleriyle operasyonel kabiliyetini artıran, güçlü bir eğitim modeliyle destekleyen ve böylelikle etkinliğini ve caydırıcılığını en üst seviyede tutan bir ordu olarak öne çıkmaktadır. Bilinmelidir ki güçlü ve hazırlıklı bir ordu, barışın sigortası olduğu gibi milletin de güvencesidir. Türkiye, sahip olduğu yüksek askeri kapasitesi ile ülkemizin güvenliğini sağlarken bölgesel istikrarın temel aktörlerinden biri olmayı sürdürecektir” ifadelerini kullandı.

Bakan Güler, 2026 yılı bütçe teklifinin 822 milyar 930 milyon lira olduğunu belirtirken, toplantının milletvekillerinin bütçe üzerine yaptığı değerlendirmelerle devam ettiği bildirildi.

reklam

YORUM YAP