reklam
reklam
DOLAR44,4593% 0.26
EURO51,2516% -0.05
STERLIN59,0768% -0.14
FRANG55,6524% -0.22
ALTIN6.448,85% 3,23
BITCOIN65.999,99-3.754
reklam

Ayasofya Bilim Kurulu Hürriyet’e konuştu: Notre Dame’da da vinç kullanıldı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Ayasofya Bilim Kurulu Hürriyet’e konuştu: Notre Dame’da da vinç kullanıldı
reklam

Vinçten başka alternatif yok muydu?

Prof. Dr. Mehmet Selim Ökten (Mimar): “Ayasofya’da Fossati döneminden bu yana gerçekleştirilen en kapsamlı onarım ve güçlendirme restorasyonu bu. Kubbenin hem alt kısmında hem de üst kısmında bir çelik strüktüre ihtiyaç duyulmakta. Bunu yapı ibadete ve ziyarete kapatmadan gerçekleştireceğiz. Bu nedenle ‘Bilim Kurulu’ olarak 58 toplantı yaptık ve tüm detayları tartıştık. Neticede dört adet kafes, kiriş ve kolonlar oluşturuldu. 46 metre yükseklikteki kubbeye erişim için aşağıdan restore müdahaleler gerçekleştirmek üzere bir platform kuruldu. Bu kolonlar için gereken çelik tonajını kaldırabilecek başka bir cihaz dünya üzerinde yok; fotoğraflardaki vincin kapasitesinin dışındadır.”

AÇIK KALP AMELİYATI GİBİ…

Uygulama UNESCO’ya veya diğer uluslararası standartlara uygun mu?

Prof. Dr. Can Binan: “Uygun. Ben UNESCO’nun danışmanıyım. UNESCO, koruma ve uygulama çalışmalarının doğru yapılması ilkesini gözetir. ‘Şu kullanılabilir, bu kullanılamaz’ gibi bir mevzuat yoktur. Önemli olan, zarar vermeyecek bir uygulama gerçekleştirmektir. Koruma ve restorasyon çalışmaları, açık kalp ameliyatı gibi bir süreçtir. Yoldan geçen birisi bu ameliyatı gördüğünde bayılabilir; neyin neden yapıldığını anlayamaz. Buradaki çalışmalar da böyle algılanmalıdır. Doktor kalp ameliyatında ne kadar hassas davranıyorsa, burada da aynı hassasiyet gösterilmektedir. Biz bilim insanları olarak bunun bilincindeyiz; halkımızın da bunu bilmesini isteriz.

Dünyada başka örnekleri var mı?

Prof. Dr. Mehmet Selim Ökten: “Fransa’da Notre Dame Katedrali’nde de vinç kullanıldı; Almanya’daki Dessau Katedrali’nde de. Daha büyük yapıların restorasyonunda da vinç kullanılmıştır. Notre Dame’da kule vinç kullanılmıştır. Bu işin uzmanı olan herkes bilir ki, bu tür restorasyonlar yapılırken çok detaylı teknik raporlar alınmaktadır. Alternatif bir yöntem mümkün değildir. Bu tonajlı araçlar işleme alındığında bilimsel deneyler yapılır; zemin altında GPR taramaları ile boşluklar araştırılır. Vincin güzergahı altındaki dehlizler dikkate alınarak, bunların tahkimatı yapılır. Ayrıca sismik deneyler gerçekleştirilir ve yük değerleri belirlenir, elde edilen verilerle çok katmanlı önlemler alınır.”

Ayasofya Restorasyon

KANDİLLİ VE İTÜ’YE DANIŞTIK

Raporları kim hazırladı?

Prof. Dr. Mehmet Selim Ökten: “Proje için neredeyse bir yıl boyunca hazırlık yapıldı. Düzenli ölçüm ve kontroller sürdürülmekte. Dün akşam titreşimler ölçüldü; bir sıkıntı olup olmadığı kontrol edildi. Esas danışmanlarımız İstanbul Teknik Üniversitesi’nden. Bakanlık yurtiçinden ve yurtdışından tüm destekleri alıyor. Her şey büyük bir istişare ve iş birliği ile gerçekleştiriliyor. Kandilli Rasathanesi’nden Mustafa Erdik hocamız statik konularda destek sağladı.”

“Maliyetten kaçınmak için vinç kullandılar” şeklindeki eleştirilere ne diyorsunuz?

“Kesinlikle katılmıyoruz. İdarenin bize her zaman aktardığı şey, ‘Burası Ayasofya…’ Bu durumun öneminin bilincindeyiz. Maliyet hesabı yapmıyoruz; en ileri tekniklerin kullanılması esastır.”

‘ASANSÖR DE KURULACAK’

Bu uygulama öncesinde simülasyonlar yapıldı mı?

“Kaç kez yapıldığını tam olarak hatırlamıyorum; en az 5-6 simülasyon yapıldı. Bu yapının ayaklarının zemine yaptığı basınç, vincin oluşturduğu basınçtan çok daha fazladır. Vinç 45 ton, fakat bizim pain yapılarımızın yanında bu pek de önemli değil. Sistem tamamlandığında ağırlık yaklaşık 530 ton olacak…”

Kalan bölümler için de vinç mi kullanılacak?

“Ayaklardan birinde asansör yapılacak; parçalar buradan kubbeye doğru yükselecek.”

ÇELİK KOLONLARIN ALTERNATİFİ VAR MI

Prof. Dr. Hasan Fırat Diker: “Yapının ibadete açık olduğu sürece başka uygulama şekli yoktur. Mimar Sinan dönemi haricinde, bugüne kadar yapılan onarımlar, genelde yapıda meydana gelen çöküntüler sonrası yapılmıştır. Biz, yapının zarar görmemesi için çağın gerektirdiği tekniklerle önceden önlem almaya çalışıyoruz.”

Kubbede ne değişecek?

Prof. Dr. Ahmet Güleç: “Kubbenin ciddi sorunları var. Bu belki de en son, ciddi olarak Fossati döneminde ya da Mimar Kemaleddin döneminde onarılmıştır. Kubbenin üzerindeki örtüyü kaldırdığımızda orada neler olduğunu göreceğiz. O örtünün nasıl kaldırılacağına dair tasarımlar sırasında bu olaylar başladı. Alternatifleri eleyerek sonuca ulaştık ve bu şekilde yapmaya karar verdik. Karar verirken çok tartıştık…”

‘ÇOK TARTIŞTIK, KAVGA DA ETTİK’

Kendi aranızda tartışmalar oldu mu?

Prof. Dr. Ahmet Güleç: “Evet, epey tartıştık ve kendi aramızda kavgalar etme noktasına geldik (gülüyorlar). Buradaki her uygulamanın öncesinde mutlaka bir simülasyon ve deney gerçekleştirdiğimizi vurgulamak gerekiyor.”

Sizce bu kadar sert eleştirilerin sebebi nedir?

Prof. Dr. Hasan Fırat Diker: “Bunu biraz siyasi kutuplaşmaya kurban edildi dedebiliriz. Biz bilim insanlarıyız. Hepimiz elden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz.”

Kamuoyu ikna olur mu?

Prof. Dr. Can Binan: “Buradaki iknaya dair süreç, açık kalp ameliyatı yapan bir doktorun vatandaşı ikna etmeye çalışması gibidir. Bir mümkün oldukça anlatabilirsiniz; ancak sonrasında sadece ehlince anlaşılabilecek teknik detaylar devreye girer.”

Prof. Dr. Asnu Bilban Yalçın: “Bu iş için başka bir iskele olamaz. Tüm araştırmalarımız ve istişarelerimizin sonucu bu. Ayasofya, hiçbir yapıya benzemez. Mimari ve statik olarak da farklıdır. Hâlâ keşfedilmeyi bekleyen yerleri bulunmaktadır. Ön hazırlıkların hepsi tamamlandı. Ciddi bir iş yürütülüyor. Sosyal medyada bu kadar kolayca iftiralar atılmamalıdır.”

BİLİM KURULU HEYETİ

Prof. Dr. Can BİNAN (Mimar)
Prof. Dr. Asnu Bilban YALÇIN (Sanat Tarihçisi)
Prof. Dr. Ahmet GÜLEÇ (Kimyager-Malzeme Analizi)
Doç. Dr. Mehmet Selim ÖKTEN (İnşaat Mühendisi)
Doç. Dr. Hasan Fırat DİKER (Mimar)

reklam

YORUM YAP