reklam
reklam
DOLAR43,5054% 0.21
EURO51,8783% -0.37
STERLIN59,8476% -0.31
FRANG56,6255% -0.17
ALTIN7.048,51% -6,40
BITCOIN82.850,64-5.926
reklam

Gençleri Geliştirip Ülke Çapında Bir Futbol Kültürü Oluşturacağız

Yayınlanma Tarihi : Google News
Gençleri Geliştirip Ülke Çapında Bir Futbol Kültürü Oluşturacağız
reklam

Yaklaşık 23 yıldır futbolcu, antrenör ve teknik adam olarak görev yapan Emrah Bayraktar, 2024 yılından bu yana Türkiye Futbol Federasyonu'nda Futbol Gelişim Direktörü olarak çalışıyor. Akademi Ligleri'nin kuruluşunda etkin rol oynayan ve Beşiktaş, Galatasaray gibi kulüplerin akademilerinde direktörlük yapan Bayraktar ile Türk futbolunun gelişimini konuştuk:

Futboldaki gelişimi nasıl özetlersiniz?
Dünya futbolunda geçmişte oyun temposu daha düşüktü ve taktiksel bilgi bugünkü kadar gelişmiş değildi. Ancak teknik kapasitesi yüksek çok sayıda oyuncu ortaya çıkıyordu. Futbolun endüstrileşmesi, veri analitiği ve teknolojinin oyuna girmesiyle futbol belirgin biçimde hızlandı. Oyuncuların karar verme süreleri kısaldı, fiziksel gereklilikler arttı. Buna karşılık, eskiye oranla daha az sayıda üst düzey yetenek çıkmaya başladığını söyleyebiliriz. Konuşacak çok şey var; ancak en temel fark budur.
Türk futbol tarihine baktığımızda başarılarımız var ama süreklilik yok, nasıl gelişeceğiz?
Bu durum bize özgü değil. Her ülke dönemsel dalgalanmalar yaşar; bazen bir jenerasyon yakalanır ve bir dönem o jenerasyon üzerinden başarı gelir, sonra düşüş yaşanabilir. Almanya, Fransa gibi sistemi oturtmuş ülkeler bile zaman zaman aynı sorunları yaşadı. Bizim bugün en büyük avantajımız genç, dinamik ve teknik kapasitesi yüksek bir jenerasyonla önemli bir sinerji yakalamış olmamız. Başarıyı bir jenerasyona bağlı kalmadan devam ettirmek istiyoruz.

Siz 1 yıldır görevdesiniz, neler yaptınız?
Genç oyuncu dünyasıyla ilgili köklü düzenlemeler yaptık. Gelişim ligleri sorunlu bir yapıdaydı. Oysa gelişim ligleri hem genç millî takımların hem de profesyonel futbolun en önemli beslenme kaynağı. Bu nedenle yapıyı baştan aşağı gözden geçirdik, yeni kriterler belirledik. 117 amatör kulübü ilk kez gelişim liglerine dahil ettik. 99 olan kulüp sayısı 247'ye çıktı. 8 bin olan oyuncu sayısı 18 bine yükseldi. Süper Lig seviyesinde PAF Ligi'ni kurarak A takımla aynı fikstürü takip eden ulusal bir lig oluşturduk. Böylece genç oyuncuların A takım temposuna çok daha yakın bir ortamda gelişmesini sağladık. Sadece organizasyonel değil, teknik düzenlemeler de yaptık. 14-15 yaş kategorilerinde daha çok çocuğun forma giymes için tüm oyuncuların maç içinde değişmesine izin veren bir sistem getirdik. Bu yaş gruplarında en az beş oyuncu değişikliğini zorunlu kıldık ve kalecilerin her devrede değişmesini şart koştuk. Yaş grupları yukarı çıktıkça, yani 16–17–19 yaş kategorilerinde yine tüm oyuncuların değişmesine izin veriyoruz ama karar tamamen teknik direktörün inisiyatifine bırakılıyor. Çünkü bu yaşlardan itibaren yavaş yavaş yarışmacı bir mantığa geçiliyor. Bir oyuncuyu geliştiren en önemli unsurlar kaliteli bir antrenör tarafından kaliteli bir futbol eğitimi almak ve zorluk derecesi yüksek, sezona yayılan asgari 25 maç oynamaktır. Türkiye'de her hafta U14'ten U19'a yaklaşık 500'e yakın maç oynanıyor ve bunların tamamını 81 ilde görev yapan gönüllü il antrenörlerimiz aracılığıyla takip ediyoruz. Böylece sadece oyuncu performanslarını değil, maçların oynandığı sahaların durumunu, organizasyon kalitesini ve idari koşullarını da raporluyoruz. Gelen geri bildirimler doğrultusunda ilgili birimlerle iletişime geçerek sahaların, tesislerin ve organizasyon süreçlerinin iyileştirilmesi için gerekli adımların atılmasını sağlıyoruz. Bu sezon önemli bir değişikliğe giderek 2. ve 3. Lig'de yer alan profesyonel kulüpler için U14 ve U15 yaş kategorilerinde gelişim liglerine katılımı zorunlu hâle getirdik. Amacımız, alt liglerdeki profesyonel kulüpleri de akademi oluşturmaya teşvik etmek ve ülke genelinde daha geniş bir oyuncu havuzu yaratmaktı. Türkiye şampiyonalarında da çok önemli bir değişim gerçekleştirdik. Eskiden her yaş kategorisinde yalnızca dört takım Türkiye Şampiyonası'na katılıyor, sadece yarı final ve final oynanıyordu. Artık sekiz takım Türkiye Şampiyonası'na geliyor ve dört takımdan oluşan iki gruba ayrılarak lig usulü maçlar oynuyor. Böylece hem takım sayısı 20'den 40'a çıktı hem de oynanan maç sayısı 20'den 70'e yükseldi. Türkiye Şampiyonası 5 hafta boyunca futbol festivali havasında geçti. Geçtiğimiz yıl çok daha az takımın katıldığı ve çok daha az maç oynanan bir organizasyona 1,5 milyon Euro harcanırken, biz bu yıl organizasyonu hem genişlettik hem de sadece 300 bin euro bütçeyle yürüttük.
A Milli Takım'da bir yükseliş var ama alt yaş gruplarındaki millilerde neler yaşanıyor?
Genç millilerde kısa süre önce göreve başlayan Samet Aybaba'nın, profesyonel teknik direktörlük kariyeri boyunca altyapıdan genç oyuncuları A takıma kazandırma konusunda önemli bir tecrübeye sahip olduğunu özellikle vurgulamak gerekir. Bu değişimle U14, U15, U16, U17 ve U19 yaş kategorilerinde genç millilerimizin son dönemde çok değerli sonuçlar almaya başladığını ifade etmek gerekiyor. Samet Aybaba ile kapsamlı istişareler gerçekleştirdik. Ortak bir oyun kültürü oluşturmak için ortak bir eğitim programı düzenledik. Genç milli takımlarda başlangıç yaşı olan U14 kategorisinde uygulanan seçme modeli de tamamen yenilendi. Eskiden U14 Milli Takım seçmeleri yaklaşık 500 oyuncu arasından yapılıyordu. Bu oyuncular, 14 bölge temsilciliğinin oluşturduğu yaklaşık 20 civarında karma takım üzerinden değerlendiriliyor ve seçimler oldukça sınırlı bir havuzdan gerçekleşiyordu. Bu yıl 12 bin oyuncuyu taramaya başladık. Ülkenin dört bir yanında aynı standartta seçmeler gerçekleştiriyoruz. Hem amatör hem profesyonel kulüpler ayrı ayrı taranıyor. Arkadaşlarımız evlerinin yolunu unuttular desek yeridir. Seçmeleri bu sene Avrupa'da da gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Oradaki Türk nüfusu göz ardı edemeyiz. Amatör futbol direktörlüğü ile de iş birliği yapıyoruz; amatör futbol bu ülkenin temelini oluşturuyor.
Yönetimin Desteği Güç Veriyor
Geçen sezon gelişim liglerine ve gençlerin yarışma koşullarının iyileştirilmesine odaklanmıştık. Bu sezon odağımızı eğitime çeviriyoruz. Türkiye genelinde yaklaşık 130 gönüllü il antrenörümüz bulunuyor. FIFA ile yürüttüğümüz ortak proje kapsamında 250 bin dolarlık bir fon aldık. Bu fonu, gönüllü il antrenörlerimizin eğitiminde ve bölgesel olarak gelişim ligi antrenörlerinin gelişim programlarında kullanacağız. Yaptığımız tüm çalışmaların arkasında duran, bize her konuda destek veren başta Başkanımız İbrahim Hacıosmanoğlu olmak üzere tüm yönetim kurulu üyelerimize teşekkür etmek istiyorum. Destekleri geleceği inşa ederken bize güç veriyor.

reklam

YORUM YAP