

1980'lerde küçük atölyeler ve aile işletmeleriyle temelleri atılan Türkiye'nin girişimcilik hikâyesi, 2000'li yıllarda internet ekonomisi ile hız kazandı. Son on yılda akıllı telefonlar ve dijital platformların yaşamımıza girmesiyle yeni bir dönem açıldı: Teknoloji destekli girişimcilik. SABAH Gazetesi, bu 40 yıl boyunca KOBİ'lerin, yenilikçi işletmelerin ve genç girişimcilerin yanında yer alarak Türkiye'nin ekonomik dönüşümünü sayfalarına taşıdı. Bugün ise bu yolculuk, akıllı mobilite start-up'ları ile yepyeni bir geleceğe ulaşmaya devam ediyor.
SAHİPLENME DEĞİL PAYLAŞIM
Geçmişte bir araca sahip olmak sadece ihtiyaç değil, aynı zamanda bir statü sembolüydü. Ancak günümüzde mobilitenin tanımı değişti. Genç girişimciler, “sahip olma” anlayışı yerine “erişim”i ön plana çıkaran yeni bir kültür geliştiriyor. Paylaşımlı ulaşım modelleri, elektrikli mikro mobilite araçları, kişiye özel rota önerileri sunan uygulamalar ve algoritmalarla yönetilen toplu taşıma entegrasyonları… Tüm bunlar, Türkiye'nin yeni nesil start-up kuşağının ürünleri arasında yer alıyor. Bu yaklaşım, kaynak kullanımını azaltarak şehirlerin daha huzurlu olmasını sağlıyor. Genç teknoloji girişimleri, seyahatleri veri haline getirip şehir yaşamını daha akıllı hale getiriyor.
TÜRKİYE'DE AKILLI MOBİLİTENİN YÜKSELİŞİ
Son beş yılda Türkiye'nin girişim ekosistemi, mobilite teknolojilerine yönelmiş durumda. Teknoparklar, üniversite laboratuvarları ve belediyelerin açık veri çalışmaları, yerli girişimler için güçlü bir temele dönüşüyor. Hızla kentleşen İstanbul, Ankara, Bursa ve İzmir gibi şehirler, bu çözümlerin test alanlarına dönüşmüş durumda. Türkiye, 40 yıl önce ağırlıklı olarak üretim ve ticarete odaklanmış bir girişim haritasına sahipken, bugün ulaşım ve teknoloji entegrasyonu ile yeni bir ekonomik model oluşturuyor. Akıllı mobilite girişimleri yalnızca şehir içi ulaşım değil, enerji altyapısını ve veri yönetimini de etkiliyor.
TOPLUMSAL VE EKONOMİK ETKİ
Akıllı mobilite, şehir yaşamının temposunu değiştiriyor. Daha az araçla daha fazla paylaşım, daha az trafikle daha fazla verimlilik sağlanıyor. Hava kalitesinin artması, park alanı ihtiyacının azalması ve ulaşım maliyetlerinin düşmesi gibi faydalar artık hissedilir hale geldi. Ekonomik alanda yeni meslek grupları ortaya çıkıyor: Batarya teknolojisi uzmanları, veri analistleri, enerji yöneticileri ve mobilite operasyon ekipleri… Kadın girişimcilerin sürdürülebilir mobilite alanındaki artışı, bu dönüşümün önemli bir parçasını oluşturuyor. Otonom araçlar, sensörlerle entegre olan altyapılar ve tamamen elektrikli ulaşım sistemlerinin hakim olduğu bir şehir düzeni artık hayal değil. Start-up ekosistemi, bu geleceğin en cesur temsilcisi olarak öne çıkıyor. Algoritmalarla yönetilen ulaşım ağları, kişiselleştirilmiş rota planlamaları ve enerji tasarrufuna dayalı hareket sistemleri, önümüzdeki on yılın standartları arasında yer alacak.




DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN