reklam
reklam
DOLAR45,3668% 0.27
EURO53,4803% 0.46
STERLIN61,8513% 0.48
FRANG58,3571% 0.66
ALTIN6.916,83% 1,48
BITCOIN79.827,95-0.774
reklam

Yok olmaya yüz tutmuş nakış işlemelerini dokuyup, geleceğe taşıyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
Yok olmaya yüz tutmuş nakış işlemelerini dokuyup, geleceğe taşıyor
reklam

İzmir’de yaşayan arkeolog Tolga Özaltın (32), geleneksel nakışlar konusunda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı olarak ‘Hesap İşi Sanatçısı’ unvanını kazandı. Unutulmaya yüz tutan nakışları geleceğe taşımak için çaba harcadığını belirten Özaltın, “Özellikle geleneksel nakışlar üzerine çalışıyorum. Osmanlı döneminden günümüze kadar olan nakışların replikalarını üretiyor ya da desenlerini işliyorum” ifadelerini kullandı.

‘HESAP İŞİ SANATÇISI’ ÜNVANI VERİLDİ

İzmir’de yaşayan uzman arkeolog Tolga Özaltın, çocukluk yıllarından itibaren anneannesi gibi aile büyükleriyle vakit geçirmesi sebebiyle nakışa olan ilgisini geliştirdi. İşten arta kalan zamanlarda nakışa yönelen Özaltın, bu alanda kendini uzmanlaştırdı. 2024 Mayıs ayında, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvurarak Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı unvanını almak için sürece dahil oldu. Başkent Ankara’daki kurulda, Özaltın’a ‘Hesap İşi Sanatçısı’ unvanı verildi.

“NAKIŞ MACERAM ÇOCUKLUĞUMDAN BAŞLADI”

Karabağlar Halk Eğitim Merkezi’nde usta öğretici olabilmek için sertifika almak amacıyla eğitimlere katılan Özaltın, “Nakış maceram çocukluğumdan başladı. Ailemde de bu işe dair bir geçmiş var. Anneannemin annesi, ipek böcekçiliği aşamasından itibaren bu alanda faaliyet gösteriyordu. Üniversiteye gitmeden önce ailemle nakış tekniklerini inceledim. Sonrasında nakış kursuna katıldım ve bu sanatı derinlemesine öğrendim. Halk eğitim merkezinde kendimi geliştirmek adına çeşitli kurslar aldım ve bu işi meslek olarak yapabileceğimi fark edince yeni bir sürece adım attım” dedi.

GELENEKSEL NAKIŞI BUGÜNE TAŞIYOR

Traditionel nakışın genelde kadın işi olarak algılansa da, Tolga Özaltın, nakışın bir sanat olduğunu vurguladı. “Sanatın cinsiyeti yoktur. Osmanlı Dönemi’nde de birçok erkek sanatçı olduğu bilinmektedir. Evliya Çelebi’nin kayıtlarına göre, Kapalıçarşı’da 65 erkek nakış sanatçısı yer almaktadır. Bunların nakış işlemeleri ürettiğini biliyoruz. Benim için nakış, dış dünyadan bir kaçış demek. Nakış yaparken kendime tamamen odaklanıyorum. Geçmişi yansıtarak gelecek nesillere aktarmayı hedefliyorum. Osmanlı’dan günümüze uzanan nakışların replikalarını üretiyor ya da bunların desenlerini işliyorum. Kursları tamamladıktan sonra usta öğretici belgesi almaya hedefliyorum ve bu sanatı gelecekte nesillere aktarmak için bir sorumluluk alacağım” şeklinde konuştu.

NAKIŞA BÜYÜK İLGİ

Karabağlar Halk Eğitim Merkezi Müdürü Fatma Demirci, “Merkez olarak unutulmaya yüz tutmuş mesleklerimizi ve kültürel değerlerimizi gelecek nesillere taşımak en önemli görevimiz. Ayrıca burada düzenlediğimiz kurslara çoğunlukla kadın kursiyerler katılmaktadır. Böylece meslek edinip sosyal hayata katılırken istihdam sağlanmaktadır. Bu durumdan dolayı gurur duyuyoruz” dedi.

reklam

YORUM YAP