reklam
reklam
DOLAR43,6062% 0.16
EURO51,6027% 0.37
STERLIN59,4554% 0.61
FRANG56,2519% 0.53
ALTIN6.943,53% 3,13
BITCOIN70.547,332.198
reklam

İki şehirde deprem: ‘Antalya’nın durumu özel’, ‘7’nin üzerinde sarsıntı olabilir, çöküntü depremleri mümkün’

Yayınlanma Tarihi : Google News
reklam

Dün akşam Van’ın Tuşba ilçesinde 22.17’de meydana gelen 4,6 büyüklüğündeki depremin derinliği 6,11 kilometre olarak kaydedildi. Sarsıntının kentin genelinde hissedildiği belirtilirken, yetkililer herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını bildirdi.

Gece ise Antalya’dan benzer bir deprem haberi geldi. 03.31’de merkez üssü Konyaaltı olan 4,3 büyüklüğündeki sarsıntı, 20,75 kilometre derinlikte gerçekleşti ve sıkça hissedildi. İlk değerlendirmelere göre Antalya genelinde de olumsuz bir durumun olmadığı belirtildi.

Depremleri değerlendiren Prof. Dr. Süleyman Pampal, 4 ila 5 büyüklüğündeki sarsıntıların Türkiye’nin depremselliği içinde olağan kabul edilmesi gerektiğini ifade etti. Pampal, “Türkiye’nin hemen hemen her yerinde bu büyüklükte depremler haftada bir ya da iki haftada bir olur. İstatistikler bu durumu göstermektedir. Ancak bu ciddiyet göstermemiz gerektiği anlamına geliyor. Her iki depremin de önemli mesajları var” diyerek uyarıda bulundu.

‘VAN VE ÇEVRESİNDE 7’NİN ÜZERİNDE DEPREMLER TARİHSEL OLARAK GÖRÜLDÜ’

Pampal, Van’daki depremin öncesine dikkat çekerek, 1976 Çaldıran depreminin hemen kuzeyde meydana geldiğini belirtti.

Pampal, “Çaldıran depremi 7’nin üstünde ve bölgenin sismik potansiyelinin göstergesi bir olaydır” dedi. Van çevresinde 2011 yılında meydana gelen 7,2 ve 7,3 büyüklüğündeki depremin de önemli bir hatırlatma olduğunu belirterek, “Bu bölgedeki faylar, bu tür depremlere zemin hazırlamaktadır” ifadesinde bulundu.

Erciş çevresinde de etkin fayların olduğunu söyleyen Pampal, “Bu bölgede böyle depremlerin meydana gelmesi olağan görülmelidir. Bölgenin tektonik yapısı sık sık orta ve büyük ölçekli sarsıntıları tetiklemektedir” değerlendirmesini yaptı.



Antalya’daki depremleri ise özellikle vurgulayarak önemli bilgiler paylaştı.

GİRİT-RODOS HATTI YIKICI DEPREMLERİN KAYNAĞI

Pampal, Antalya’nın Girit-Rodos hattına yakın olması nedeniyle ciddi bir deprem riski altında olduğunu belirtti. Bu hattın bir levha sınırı olduğunu hatırlatan Pampal, “Burası sık sık yıkıcı depremler üreten bir bölge. Dolayısıyla burada depremler kaçınılmaz” dedi.

Tarihsel depremler hakkında bilgi veren Pampal, “Antalya, Arap ve Anadolu levhası sınırındaki depremlerden etkilenmektedir. 1222’de Kıbrıs, Girit ve Rodos’ta meydana gelen büyük depremler Antalya’yı ciddi şekilde etkilemiştir. Ayrıca 1700-1800 yılları arasında bu hatta 8 büyüklüğüne ulaşan depremler olmuştur; bu da Antalya’nın etkilenme olasılığını artırmaktadır” şeklinde konuştu.

FETHİYE-BURDUR FAYI ANTALYA İÇİN BÜYÜK BİR RİSK

Pampal, Antalya’nın batısında bulunan Fethiye-Burdur Fayı’nın da bölge için ciddi bir deprem riski taşıdığını belirtti ve “Burdur’da tarihsel olarak; büyük depremler olmuştur. Bu fay hattının Antalya açısından dikkatle izlenmesi gerekmektedir” diye ekledi.

Bölgedeki karmaşık tektonik yapıyı inceleyen Pampal, bu fayların yöneliminin Antalya’nın güneyinden geçerek deniz içerisinde başka bir dirsek ile Kıbrıs’ın güneyine kadar ilerlediğini, Hatay civarında Doğu Anadolu Fay Zonu ile birleştiğini belirtti.

Pampal, bu fay sınırında ortaya çıkabilecek büyük depremlerin Antalya için endişe verici olduğunu ifade ederek, “Tarihsel süreçte bu hat üzerinde oluşan büyük depremler Antalya’yı da etkilemiştir” dedi. Ancak, karada meydana gelecek 3 ile 4,5 büyüklüğündeki sarsıntıların ciddi bir risk oluşturmadığını ve vatandaşların paniğe kapılmaması gerektiğini de vurguladı.

ANTALYA İÇİNDE YER ALAN KARADA OLUŞAN TALİ FAYLAR KAÇ BÜYÜKLÜĞÜNE KADAR DEPREM ÜRETEBİLİR?

Pampal, 6 büyüklüğüne kadar deprem üretebilecek fayların bulunduğunu, “Fethiye-Burdur Fayı, özellikle Burdur’un kuzeyinde geçmişte 7’nin üzerinde depremler üretmiştir. Ancak Antalya’ya yakın kısımlarda 8 büyüklüğünde bir deprem beklemiyoruz” dedi.

Büyük depremlerin genellikle Girit, Rodos ve Kıbrıs’ın güneyi gibi levha sınırlarında meydana geldiğini dile getiren Pampal, “Antalya çevresinde 6’yı aşabilecek fazla sayıda fay yoktur. Batıdaki Fethiye-Burdur Fayı, 7’nin üzerinde bir deprem üretebilir” dedi.

BU FAYIN BİR KIRILMA ARALIĞI VAR MI?

Pampal, tekrarlanma aralıklarının düzenli olmadığını belirterek, “Bu bölgede depremler kimi zaman 100 yılda, kimi zaman 200 yılı aşan aralıklarla meydana geliyor. Bu yüzden tekrarlanma sürelerini net bir şekilde belirlemek zor” diye ifade etti.

‘ANTALYA’NIN ÖZEL BİR DURUMU VAR’

Prof. Dr. Süleyman Pampal, Antalya’nın jeolojik açıdan özel bir duruma sahip olduğunu belirtirken, kentin bir kısmının karbonatlı kayaçlardan oluştuğunu söyledi. Bu kayaçların kimyasal ayrışma nedeniyle yer altında büyük boşluklar oluşturduğunu vurgulayan Pampal, “Antalya, oldukça kötü zemin özelliklerine sahip ve bu durum zemin sorunlarına yol açabiliyor” şeklinde uyardı.

Bu durumun klasik bir tektonik deprem tanımına uymadığını belirten Pampal, bölgede çöküntü depremlerinin yaşanabileceğini de ifade etti ve “Konya yöresinde olduğu gibi, yer altındaki boşlukların çökmesiyle obrukların oluşmasına benzer çöküntü depremleri söz konusu olabilir” dedi.

Grafikler: Harun Elibol

reklam

YORUM YAP