

Gaziantep FK teknik direktörü Burak Yılmaz, Beşiktaş ile 2-2 berabere sona eren maçı değerlendirdi.
Maç sonrası düzenlenen basın toplantısında Yılmaz, “Fenerbahçe'nin puan kaybıyla Beşiktaş'ın oldukça hevesli olacağını tahmin ediyorduk. Bugün iştahlı ve istekli bir görüntü çizen takıma karşı, geçiş oyunu üzerine kurguladığımız stratejiyi uygulamaya çalıştık ve başarılı olduk. İlk yarıda final sayısını bulabilseydik, 3-0 ya da 4-0 önde olabilirdik. Türkiye'nin en zor deplasmanlarından birinden alınan 1 puan, oyuncularımızın başarısıdır. Maç oldukça keyifliydi. Oyuncularımın güveni, arzusu ve isteği benim için çok değerliydi. Beşiktaş'ın iki kez geri dönmesi de büyük takım refleksiydi. 1 puanı hak ederek alıyoruz, 2 puanı kimin kaçırdığına siz karar verin. Beşiktaş'ın da gol fırsatları vardı. Topu Beşiktaş'a bırakıp geçiş oyunu oynayacağımızı bildiğimiz için bu pozisyonları vereceğimizi biliyorduk. 1 puan için mutluyuz.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, oyuncularının düştüğü yönündeki eleştiriler hakkında, “Oyuncular yere atlamadı. Buradan puan almak kolay değil. Hakem 6 dakika uzatma süresi verdi. Oyuncularımıza yere yatın, zaman geçirin diye bir talimat vermedik. Bunlar futbolun doğası gereği olan durumlar. Üç sakatımız ve üç cezalımız var.” dedi.
Genç teknik direktör, Gaziantep FK'deki çalışma ortamının daha rahat olduğunu belirterek şu şekilde devam etti:
“A Milli Futbol Takımı'ndan bir teklif almıştım ancak Ahmet Nur Çebi, 'Bana yardımcı ol' dedi. Ben de hayatım boyunca insanlara yardımcı olmayı amaçlayan biri olarak bu talebe karşılık verdim. Birçok zorluk yaşadım ama dört maçlık teknik direktörlük deneyimim olduğu söylenemez. Kayserispor’da ligde kalmanın imkansız denildiği dönemde, oraya gidip kümede kalmayı başardım. Kasımpaşa’da da benzer bir durum yaşandı. Gaziantep FK'de ise oyuncu transferimi kendim yapıyorum ve başkanım bana destek oluyor. Kendi oyun sistemimi uygulama şansım var. En çok geliştiğim alanın insan yönetimi olduğunu düşünüyorum.”
Yılmaz, bir basın mensubunun Beşiktaş'ta görev almak isteyip istemediğine dair sorusunu ise, “Herkesin aklında mutlaka bir hayali vardır. Böyle bir taraftar önünde teknik direktörlük yapmak isteyecek kimse yok mu? Herkesin içinde bir şeyler vardır ama bunu dile getirmek şu an için doğru ve etik olmaz. Beşiktaş taraftarı beni hem döver hem de sever; genel olarak beni eleştiriyor ama ben aramızdaki ilişkinin özel olduğunu düşünüyorum.” şeklinde yanıtladı.



