reklam
reklam
DOLAR43,4764% -0.04
EURO51,3552% -0.48
STERLIN59,3924% -0.29
FRANG55,7547% -0.92
ALTIN6.526,67% -3,86
BITCOIN78.966,512.182
reklam

Kızıldeniz'den Yola Çıktılar, Karadeniz'e Kadar Ulaştılar! 'Son Derece Tehlikeli ve Rakip Tanımıyorlar'

Yayınlanma Tarihi : Google News
reklam

Karadeniz’e son zamanlarda en büyük ekolojik tehditleri oluşturan türler arasında deniz salyangozu ve taraklı medüz yer alıyor. Kontrolsüz bir şekilde çoğalan deniz salyangozunun kıyı ekosistemlerinde ciddi tahribatlara yol açarak Akdeniz midyesini yok etme aşamasına getirdiği belirtildi. Taraklı medüzün de özellikle hamsi gibi ekonomik değeri yüksek balık türlerinin yumurta ve larvalarını tüketmesi ile besin rekabetine girmesi nedeniyle popülasyonlar üzerinde olumsuz etkiler yarattığı gözlemleniyor.

TÜRK KARASULARINA 500’E YAKIN YABANCI TÜR GİRMİŞ

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Şahin, denizlerdeki ısınma, tuzluluk değişiklikleri ve artan kirlenmenin yeni türlerin ortaya çıkmasına sebep olduğunu vurguladı.

Şahin, “Bu türler tutunabilirlerse ortama adapte olabiliyorlar. Ancak, yabancı türlerin adaptasyon süreci sırasında yerli türlerle girdikleri rekabet sonucunda yerli türlerin yok olmasına veya ortadan kalkmasına neden olabiliyor. Mevcut eğilimle bölgemizdeki birçok türün yaşam alanını yeni gelen türlerin işgal etmesi bekleniyor” dedi.
Şahin, Türk kara sularına farklı yollarla 500’e yakın yabancı türün girdiğini belirtti. Gemilerin balast sularıyla gelebilecek yabancı türleri engellemeye yönelik çalışmalar ve kanunların uygulandığını söyleyen Şahin, “Tam anlamıyla başarılı olduğumuz söylenemez ama bu konuda çabalar devam ediyor. Ancak deniz suyuyla birlikte gelen türlere karşı bir şey yapmak mümkün değil, bu doğal bir süreç. Ayrıca tropik balıkların akvaryumdan alınıp denize bırakılmasıyla ilgili olaylar da duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

“BU SÜRECİN NASIL İŞLEDİĞİNİ VE NEYLE SONUÇLANACAĞINI ZAMANDA GÖRECEĞİZ”

Şahin, “Balıkçılar tarafından yakalanan ve bölgemizde yeni görülen türlerin geçişi ilk değil. Son 5 yıldır Akdeniz’den Ege’ye, Ege’den Marmara’ya ve Karadeniz’e türlerin geçişleri devam ediyor. Bu sürecin ticari avcılığını yaptığımız hamsi, palamut, istavrit, barbunya ve mezgit gibi türlerin üzerindeki etkilerini ilk aşamada görmek zor. Yabancı türlerin burada bir popülasyon oluşturabilmeleri, üremeleri ve sürü oluşturmaları gerekiyor; bu da hızlı bir süreç değil. Bu sürecin nasıl gelişeceği ve neyle sonuçlanacağını ilerleyen zamanlarda göreceğiz” şeklinde sözlerini sürdürdü.

“AKDENİZ’İ BALON VE ASLAN BALIĞI NEREDEYSE İSTİLA ETTİ”

Akdeniz’deki balon ve aslan balığının yerli türleri kovduğunu ifade eden Şahin, “Benzer bir durum Akdeniz kıyılarında da yaşanıyor. Balon ve aslan balığı, maalesef Akdeniz’i neredeyse istila etti. Oradaki yerli türleri ortamdan kovarak, kovmadıkları türleri de tüketmektedirler. Buraya bir tane gelir, birkaç tane balık yese de ancak üreyemediği için yok olur. Ama bu türlerin burada bir stok oluşturması, kendine bir ortam bulması tehlikeli bir duruma dönüşebilir. Çok tehlikeli ve rakip tanımayan bu iki türün sularımıza adapte olduğu anlaşıldığında, işler çoktan zorlaşmış olacaktır” şeklinde uyardı.

reklam

YORUM YAP