reklam
reklam
DOLAR43,4183% 0.02
EURO52,1656% 0.36
STERLIN60,2465% 0.21
FRANG56,7337% 0.5
ALTIN7.463,61% -0,53
BITCOIN83.843,55-6.101
reklam

Mutasyonlu Grip Türkiye'de Tespit Edildi: "Tek Tehlike Bu Değil" | Hızla Yayılıyor, Belirtilere Dikkat!

Yayınlanma Tarihi : Google News
Mutasyonlu Grip Türkiye'de Tespit Edildi: "Tek Tehlike Bu Değil" | Hızla Yayılıyor, Belirtilere Dikkat!
reklam

Kış mevsimi henüz etkisini göstermemişken, mutasyona uğramış H3N2 grip virüsü dünya çapında endişelere yol açıyor. Normal grip sezonunu bir kenara bırakarak birçok ülkede vaka sayıları hızla artmakta ve grip dengelerini zorlamaktadır.

Kökeni Avustralya'ya dayanan ve en az 7 mutasyon geçirdiği bilinen yeni H3N2 varyantı, hızla yayılıyor. İngiltere'den Japonya'ya kadar geniş bir alanda grip vakaları her hafta artarken, uzmanlar bu kışın son on yılın en şiddetli grip sezonlarından biri olabileceği konusunda uyarıyor.

Bu dalganın Türkiye'yi etkilememesi neredeyse imkânsızdı; zira şimdiye dek Diyarbakır ve çevresinde vaka artışları net olarak gözlemleniyor.

'ÖNÜMÜZDEKİ HAFTALARDA DİĞER BÜYÜKŞEHİRLERE DE YAYILIR'

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yavuz Burak Tor, İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde şu anda yaygın bir grip salgını olmadığını belirtiyor.

Ancak bu durumun rehavete yol açmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Tor, virüsün dünya genelinde ve Türkiye'nin belirli illerinde sirkülasyon gösterdiğine dikkat çekerek, “Diyarbakır gibi illerde grip vakalarının daha önce görülmesi, virüsün ülkemize giriş yaptığını gösteriyor” dedi. Büyük şehirlerde grip salgınlarının genellikle birkaç hafta gecikmeyle ortaya çıktığını ifade eden Dr. Tor, “Önümüzdeki haftalarda, özellikle havaların soğumasıyla ve kapalı alanlardaki sürelerin artmasıyla birlikte vaka sayılarında artış bekliyoruz” diye ekledi.

Yeni Mutasyonlu Gribin Belirtilerinde Değişiklik Var Mı?

Belirtilerin değişmediğini ve tabloya yeni semptomların eklenmediğini söyleyen bir özel hastanenin acil servis sorumlusuyla Dr. Öğr. Üyesi Süleyman Alpar, dikkat edilmesi gereken belirtileri sıraladı:

Ateş
Boğaz Ağrısı
Baş Ağrısı
Kas ve Eklem Ağrıları
Burun Akıntısı/Tıkanıklığı
Halsizlik
Öksürük

'MUTASYONLU GRİP DAHA HIZLI YAYILIYOR'

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Furkan Timur, Diyarbakır'da vaka artışının virüsün coğrafi yayılım sürecine girdiğini gösterdiğini söyledi. Yeni varyantın daha hızlı yayıldığını belirten Timur, Avrupa'da erken başlayan mevsimsel grip aktivitesinin Türkiye'de de artış gösterdiğini aktardı.

Henüz küresel bir salgın seviyesine ulaşılmadığını kaydeden Dr. Furkan Timur, buna rağmen virüsün etkilerinin daha uzun sürebileceğini ve bulaşıcılığının yüksek olmasının bu kış döneminin Türkiye genelinde daha zor geçebileceğini ifade etti.

Cambridge Üniversitesi'nden Prof. Derek Smith'e Göre
“Bu kadar hızlı mutasyon 'alışılmadık' bir gelişme. Bu virüs yaz ortasında beklenmedik bir şekilde evrimleşti ve etkisini çok hızlı gösterdi. Sonuçları küresel olacak.”

'GRİP GEÇİRİLMİŞ YA DA AŞILANMIŞ KİŞİLER DE HASTALANABİLİYOR'
“Mutant” teriminin korkutucu bir imaj çizdiğini fakat bunun yalnızca virüsün şekil değiştirmiş halini belirttiğini ifade eden Dr. Yavuz Burak Tor, bu durumun virüsün bağışıklık sisteminden daha kolay kaçmasına neden olduğunu belirtti.

Belirtilen değişim sebebiyle daha önce grip geçirmiş veya aşılanmış kişilerin de hastalanabileceğini söyleyen uzman, hastalığın seyrinin yaş, ek hastalıkların varlığı ve bağışıklık sisteminin durumu gibi faktörlere bağlı olarak değiştiğini vurguladı.

“Bu nedenle özellikle çocuklar için grip sonrası dönem yakın takip gerektirir” diyerek, Dr. Furkan Timur, “Ateşin yeniden yükselmesi, solunumda zorlanma, beslenme isteğinde azalma ya da günlük aktivitelerde belirgin yavaşlama gözlemlendiğinde, hızlı bir şekilde sağlık kuruluşuna başvurulması önemlidir. Bu süreçte erken müdahale, yakın takip ve aşılanma çocuklar için kritik öneme sahiptir” dedi.

H3N2 ile İlgili Bazı Yorumlar: “Bu virüsle enfekte olan 100 kişi, 140 kişiye hastalığı bulaştırıyor.” Bu Ne Anlama Geliyor?

“Bu ifade virüsün yayılma hızını gösteriyor. Normal grip sezonunda 100 kişi yaklaşık 120 kişiye hastalık bulaştırabiliyor” diyen Süleyman Alpar, “Yeni H3N2 varyantında bu sayı tahminen 140 kişiye kadar çıkıyor. Bu fark küçük görünse de bulaş zincirinin hızlanmasına ve vaka sayılarının daha hızlı artmasına yol açıyor. Özetle iki kat daha bulaşıcı değil, ancak dalgayı hızlandıran bir fark oluşuyor” ifadelerini kullandı.

TEK TEHLİKE MUTASYONA UĞRAYAN GRİP DEĞİL!

“Bu sezonun diğer yıllara göre daha zor geçeceğini hissetmemizin nedeni yalnızca H3N2 grip virüsü değil” diyen Dr. Furkan Timur, şu önemli noktaları vurguladı:

— H3N2 dışında RSV ve rinovirüs de aynı dönemde etki göstermekte. Kış aylarına yaklaşırken tek bir virüs değil, birden fazla solunum yolu virüsünün eş zamanlı olarak dolaşımda olduğunu görmekteyiz. Bu durum, kış dönemlerinde çocuk polikliniklerine ve acil servislere başvurularda belirgin bir artış yaratıyor.

— Sadece Diyarbakır'da değil, İstanbul gibi birçok ilde de sahadan gelen veriler ve gözlemler rinovirüs ve RSV'nin çocuklarda daha sık görüldüğünü gösteriyor. Bu durum aslında öngörülen bir şey, zira RSV ve rinovirüs genellikle sonbahar sonu ve kış başında grip dalgasıyla birlikte ya da hemen ardından ortaya çıkar. Önümüzdeki haftalarda, özellikle bebekler ve okul çağındaki çocuklarda bu virüslerle daha sık karşılaşmamız muhtemeldir.

'SAĞLIK SİSTEMİNDEKİ YÜKÜ ARTIRIYOR'

Dr. Yavuz Burak Tor, son haftalarda RSV ve rinovirüsü daha sık görmekte olduklarına dikkat çekerek, “Özellikle bazı bölgelerde bu virüslerin grip ile beraber dolaşması, hastalık sayılarının daha fazla hissedilmesine neden oluyor. Aslında bu durum mevsimsel olarak beklenen bir tablo; ancak bu yıl birden fazla virüsün aynı döneme denk gelmesi sağlık sisteminin yükünü artırıyor” ifadelerini kullandı.

Pek çok uzman, bu kışın son yılların en şiddetli grip sezonu olacağına dair uyarılarda bulunmakta. Bunu nasıl yorumlamak gerekiyor?

Bu duruma “Bu yılki sezonun diğer yıllara göre daha sert geçme olasılığı var” cevabını veren Süleyman Alpar, bu durumun arkasındaki nedenleri şöyle açıkladı:

“Avustralya'da grip mevsimi erken ve yoğun bir şekilde başladı. Avrupa'da da vakaların bu yıl beklenenden çok daha önce artması gözlemlendi. Çoğu meslektaşım, virüsün yaz aylarında bu kadar hızlı değişmesinin alışılmadık olduğunu belirtiyor. Bu verilerin bir araya gelmesi, “daha zor bir sezon olabilir” demek için bilimsel bir gerekçe doğuruyor. Ancak “kesinlikle felaket olacak” demek doğru değil; grip sezonu her yıl farklı bir şekilde seyredebiliyor.”

RSV VE RİNOVİRÜS ARASINDAKİ FARKLAR NELER?

Dr. Yavuz Burak Tor, “Rinovirüs genellikle soğuk algınlığına benzer hafif üst solunum yolu enfeksiyonlarına yol açar. Burun akıntısı, hapşırık, boğaz ağrısı ve hafif ateşle seyreder ve çoğu kişi birkaç gün içinde iyileşir. RSV, bebekler, yaşlılar ve kronik hastalığı olan kişiler açısından daha dikkatli olunması gereken bir virüstür” diyerek iki virüsün çocuklar açısından farklılıkları hakkında bilgi verdi.

Dr. Furkan Timur ise RSV ve rinovirüsün her ikisinin de solunum yolu enfeksiyonlarına yol açtığını ve çocuklarda oluşturduğu klinik tablonun belirgin farklılıklar gösterdiğini dile getirdi.

Dr. Timur, rinovirüsün en sık görülen soğuk algınlığının başlıca sebebi olduğunu belirterek, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, boğaz ağrısı ve öksürük gibi belirtilerin ön planda olduğunu kaydetti. Ateşin genelde ya hiç görülmediğini ya da hafif seyrettiğini vurgulayan Timur, hastalığın çoğu çocukta kısa sürede kendiliğinden geçtiğini belirtti.

RSV'nin ise başlangıçta benzer nezle bulguları gösterse de, özellikle küçük çocuklarda alt solunum yollarını da etkileyebilme eğiliminde olduğunu vurgulayan Dr. Furkan Timur, hışıltı, hızlı ve zor nefes alma, nefes alırken çekilmeler ve beslenme isteksizliğinin RSV enfeksiyonlarında daha sık görüldüğünü ifade etti. Bu nedenle RSV'nin ilk kez izlendiğinde daha dikkatli olunması gereken bir enfeksiyon olduğunu sözlerine ekledi.

EN RİSKLİ YAŞ GRUBU HANGİSİ?

“En riskli gruplar; 65 yaş üzerindeki bireyler, kalp ve akciğer hastalığı olanlar, diyabeti bulunanlar, bağışıklığı zayıf olanlar, hamileler ve küçük çocuklardır” diyen Dr. Yavuz Burak Tor, “Bu gruplarda grip ve RSV daha ağır seyredebiliyor. İnfluenza ve RSV, sadece basit bir kış enfeksiyonu değil; özellikle risk gruplarında ciddi hastalıklara ve hastane yatışlarına yol açabilir” şeklinde ifade etti.

Dr. Furkan Timur ise çocuklardaki RSV açısından en riskli grubun 1 yaş altındaki bebekler olduğunu belirtti. Üstelik ilk 6 ay içindeki bebeklerde prematüre doğanlar veya doğuştan kalp hastalığı ve kronik akciğer hastalığı olanların RSV enfeksiyonunu daha ağır geçirebileceğini, bu nedenle bu çocukların hastaneye, bazı durumlarda yoğun bakıma alınmasının gerekebileceğini kaydetti.

Rinovirüs, sağlıklı çocukların çoğunda ciddi bir risk oluşturmadığını belirten Dr. Timur, ancak küçük yaş grubunda, özellikle hışıltı veya astım eğilimi olan çocuklarda solunum sıkıntısını artırabileceğini ve hastane başvurularına neden olabileceğini ifade etti.

H3N2 GRİP VİRÜSÜ, RSV VE RİNOVİRÜS ÖLÜMCÜL OLABİLİR Mİ?

Ölüm riski açısından değerlendirildiğinde; sağlıklı çocuklarda bu virüslerin ölümcül seyrinin nadir olduğunu kaydeden Dr. Furkan Timur, “Ancak RSV, dünya çapında risk grubundaki bebeklerde ciddi solunum yetmezliğine yol açabilen bir virüs olduğundan, tedavide geç kalındığında nadir de olsa ölümle sonuçlanabilen durumlar görülebilir. Bu nedenle yakın takip ve erken müdahale hayatî öneme sahiptir” dedi.

GENEL OLARAK NASIL ÖNLEMLER ALMAK GEREKİYOR?

Dr. Furkan Timur, tüm solunum yolu virüslerine karşı ortak tedbirlerin son derece önemli olduğunu vurguladı. El hijyeni, kapalı mekanların düzenli havalandırılması, öksürük ve hapşırık sırasında ağız ve burnun kapatılması ile hasta çocukların kreş veya okula gönderilmemesi, bulaşın azaltılmasında en etkili yöntemler arasında yer almaktadır.

H3N2 başta olmak üzere influenza için en önemli koruyucu tedbirin aşı olduğunu belirten Dr. Timur, grip aşısının 6. aydan itibaren uygulanabileceğini ve özellikle risk grubundaki çocuklarda ağır hastalık ve hastaneye yatış riskini önemli ölçüde azalttığını belirtti.

RSV ile ilgili son yıllarda önemli gelişmeler olduğunu aktaran Dr. Timur, doğum sırasında uygulanan RSV aşıları ve bebeklere yönelik uzun süreli koruyucu antikor uygulamalarının, özellikle ilk aylardaki bebeklerin ağır RSV enfeksiyonlarını önleyebildiğini ifade etti. Prematüre bebekler ve kronik hastalığı olan çocuklar için bu koruyucu yöntemlerin çocuk hekimiyle değerlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.

reklam

YORUM YAP