reklam
reklam
DOLAR43,6062% 0.16
EURO51,6027% 0.37
STERLIN59,4554% 0.61
FRANG56,2519% 0.53
ALTIN6.943,53% 3,13
BITCOIN68.206,075.287
reklam

Çatalhöyük’ün ‘Ölüler Evi’ Keşfi

Yayınlanma Tarihi : Google News
Çatalhöyük’ün ‘Ölüler Evi’ Keşfi
reklam

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Çatalhöyük, insanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden biri olarak biliniyor. Yerleşik yaşama geçiş ve ilk kentleşme örneklerinin sergilendiği bu alan, tarihi bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Türkiye Turizm, Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'nın düzenlediği şehir tanıtım programları kapsamında gerçekleştirdiğimiz ziyaret sırasında önemli bir keşif meydana geldi. Kazı Başkan Yardımcısı Dr. Gözde Parlak, buluntularla ilgili şu bilgileri paylaştı:

TOPLU RİTÜEL

“Çatalhöyük Doğu Alan’da yürütülen kazılar sonucunda, yerleşimin ritüel yaşamına ve toplumsal uygulamalarına dair önemli bulgular elde edildi. Doğu Höyük’te ortaya çıkarılan ve ‘Ölüler Evi’ olarak adlandırılan özel yapının mimari yapısı ve kullanım izleri, bu alanın tipik Çatalhöyük konutlarından farklı bir işlev taşıdığını göstermektedir. Yapıda günlük yaşama ait herhangi bir bulgu yer almaması, buranın belirli bir dönemde toplumsal ritüel amaçlı bir mekan olarak kullanılmış olabileceğini düşündürmektedir. Stratigrafik ilişkiler ve antropolojik incelemeler, bireylerin başka yerlerde yaşamlarını kaybettikten sonra buraya getirildiklerini ve belirli törenler eşliğinde defnedildiklerini ortaya koymaktadır. Ayrıca, batıda MS 1’inci yüzyılın sonu ile 2’nci yüzyılın başına tarihlenen mezarların açığa çıktığı görülmüştür. Yaklaşık 48 mezar bulunmuş olup, bunların büyük çoğunluğunun önemli kişilere ait olduğu düşünülmektedir. Mezarlar, çocuklardan yetişkinlere kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır ve genellikle 16-18 yaş grubu kadınlara aittir.”

Çatalhöyük Ölüler Evi

DNA TESTİ YAPILDI

Dr. Parlak, Çatalhöyük’te gerçekleştirilen araştırmalar hakkında bilgi verdi: “Doğu ve Batı Çatalhöyük olarak iki ana alan var. Doğu alanı daha çok neolitik döneme işaret ederken; batı alanı kalkolitik dönemle ilişkilidir. Her iki tepe üzerinde de çalışmalar devam etmektedir. Yapılan DNA analizlerine göre, akraba olmayan bireylerin de aynı evlerde yaşadığı tespit edilmiştir. Evler, insanların yaşam alanlarıdır; çatıda herkes işlerini tamamladıktan sonra evlerine dönmektedir. Evlerinde platformlar bulunmaktadır ve bu platformların altına ölülerini defnetmektedirler. Ev aynı zamanda bir tapınak işlevi de görmektedir. Duvar resimleri ile zenginleştirilmiş olan bu yapılar, kültürel ve ritüel yapısını göstermektedir.”

reklam

YORUM YAP