reklam
reklam
DOLAR43,6239% 0.18
EURO51,5149% 0.17
STERLIN59,2276% 0.23
FRANG56,1728% 0.37
ALTIN6.835,09% 1,52
BITCOIN65.970,75-6.675
reklam

Kötü Niyetli ve Keyfi Şikayetlere Hukuk Kalkanı Geliyor

Yayınlanma Tarihi : Google News

Öğretmenler ve okul yöneticileri, sıklıkla gerçek dışı iddialar sebebiyle sürekli savunma vermek zorunda kalıyor. Bu durum, hem çalışanların moralini olumsuz etkiliyor hem de eğitim ortamının sağlıklı bir şekilde işlemesini engelliyor. Sürekli olarak şikâyete maruz kalan bir öğretmenin, öğrencilerine odaklanması giderek zorlaşıyor.

İlk Adım MEB'ten

Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), bu duruma karşı ilk önemli adımı attı. Bakanlık tarafından yayımlanan yazıda, eğitim çalışanlarını hedef alan asılsız ve kötü niyetli şikâyetlere karşı hukuki sürecin kararlılıkla yürütüleceği ifade edildi. Uydurma ve mağduriyet yaratmaya yönelik iddiaların, inceleme veya yargılama neticesinde gerçek dışı olduğu tespit edilirse, şikâyet sahipleri hakkında hukuki işlem başlatılacağı açık şekilde belirtildi.

Hangi Şikayetler Suç Sayılacak?

Bakanlığın açıklamasına göre, bir şikâyetin suç kapsamına girmesi için belli şartların sağlanması gerekiyor. Eğer ihbar veya dilekçe, kişiyi yıldırmak, cezalandırmak ya da itibarsızlaştırmak amacıyla yapılmış ise ve bu iddialar resmî süreçlerde doğrulanmazsa, bu durum kötü niyetli şikâyet olarak nitelendirilecek.

Savcılık Devreye Girecek

Yeni düzenleme ile birlikte, asılsız şikâyetler karşısında savcılıkların harekete geçmesi için herhangi bir başvuru yapılmasına gerek kalmayacak. Soruşturma veya yargılama sonucunda iddiaların gerçek dışı olduğu anlaşılırsa, şikâyeti yapan kişiler doğrudan adli süreçle karşılaşacaklar.

Tazminat Açabilecekler

Asılsız şikâyette bulunan kişiler için kamu görevlilerinin önemli bir güvence hakkı da tazminat davasıdır. Öğretmenler ve diğer eğitim çalışanları, kendilerine zarar veren kişiler hakkında maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahip olacaklar. Böylece, hem ceza hukuku hem de özel hukuk perspektifinden koruma sağlanmış olacaktır. Bakanlık yazısında, sürecin uygulanması için valilere ve üst düzey yöneticilere net bir çerçeve sunuldu. Buna göre, kötü niyetli şikâyet tespit edildiğinde, illerde valiler ve merkezde ise en üst amirler gerekli adli sürecin başlatılmasından sorumlu tutulacaklar.

Amaç Öğretmeni Korumak

Yetkililer, bu adımın gerçek şikâyetleri ortadan kaldırmak maksadıyla değil, şikâyet mekanizmasının kötüye kullanılmasını önlemek için atıldığını vurguluyor. Öğretmenlerin ve eğitim yöneticilerinin itibarının korunmasının, eğitim hizmetinin kalitesinin artırılmasında hayati öneme sahip olduğu belirtiliyor.

Öğretmenler ve okul yöneticileri, sıklıkla gerçek dışı iddialar sebebiyle sürekli savunma vermek zorunda kalıyor. Bu durum, hem çalışanların moralini olumsuz etkiliyor hem de eğitim ortamının sağlıklı bir şekilde işlemesini engelliyor. Sürekli olarak şikâyete maruz kalan bir öğretmenin, öğrencilerine odaklanması giderek zorlaşıyor. İlk Adım MEB'ten Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), bu duruma karşı ilk önemli adımı attı. […]

DEVAMINI OKU
reklam