

Milli sorumluluk bilinci ile dijital dönüşümde liderlik eden Türk Telekom, Türkiye'nin dört bir yanını yenilikçi altyapılarla bağlarken, yerel ve milli projeler geliştirmeye devam ediyor. Yeni yıla girerken Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, 2025 yılına kadar güçlü altyapı yatırımları yaparak 2026 yılını 5G ile iletişimde dönüşüm yılı haline getirmeyi hedeflediklerini açıkladı.
“Ülkemizin Her Köşesini Fiberle Birbirine Bağlayarak Dijital Geleceği Bugünden İnşa Ediyoruz”
“Türk Telekom olarak köklü geçmişimizden aldığımız güçle Türkiye'nin dijital dönüşümüne yön verirken, teknoloji üreten ve ihraç eden bir Türkiye hedefiyle milli kalkınmanın lokomotifi olmayı sürdürüyoruz. 2025 yılı, ülkemizin dijital geleceği açısından kritik bir yıl olacak. Ağustos ayında, 2026 yılı Şubat ayında dolacak olan sabit hizmetler imtiyazımızın 2050 yılına kadar uzatılmasıyla stratejik bir adım attık. Bu tarihi imza, Türkiye'nin dijital dönüşümünü tamamlama hedefimiz doğrultusunda en büyük güvencemizdir. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar fiber erişimimizi 37 milyon haneye, fiber abone sayımızı 17 milyona yükseltmeyi ve bağlantı hızımızı 7 kat artırmayı hedefliyoruz. İmtiyaz sözleşmesi süresince Türkiye ekonomisine sağlayacağımız 20 milyar dolarlık doğrudan katkının yanı sıra; bu yatırımların teknoloji tabanlı tüm endüstriler üzerindeki çarpan etkisi çok daha yüksek ölçekte hissedilecektir. 2005 yılından bu yana Türkiye'nin dijitalleşmesi yolunda gerçekleştirdiğimiz yatırımlar 22 milyar doları aştı. Bugün 81 ilimizi kapsayan 535 bin kilometreye ulaşan fiber altyapımız, 34,3 milyon hane kapsamasına (FFTH/B ve FTTH/C) ulaşmıştır. Fiberle bağlı baz istasyonu oranımızı yüzde 58 seviyelerine yükseltmeyi başardık; böylece dünya için 2030 hedeflerini şimdiden geçmiş durumdayız. Güçlü altyapımız ve fiber istasyonlarımız, 5G'ye geçiş yolunda ülkemizin dijital omurgasını oluşturuyor. Uzun yıllardır 5G ile sağlıktan tarıma, ulaşımdan sanayiye, spordan sanata kadar pek çok alanda öncü çalışmalar gerçekleştirdik. 5G ile ilk çevrimiçi uzaktan ameliyat, 5G ile akıllı tarım, 5G ile limanlarda akıllı taşıt takibi ve güvenli ulaşım gibi çeşitli uygulamalar hayata geçirdik. Hem altyapımız hem de uygulamadaki deneyimimiz ile Türkiye'yi her yönüyle 5G çağına hazır hale getirmiş bulunuyoruz.”

“5G Ekosisteminde Dışa Bağımlılığı Azaltmak Amacıyla Yerli Çözümler Geliştirdik”
5G'yi yalnızca daha hızlı internet değil; üretimde, sağlıkta, eğitimde ve yaşamın her alanında verimliliği artıracak stratejik bir dönüşüm olarak değerlendirdiklerinin altını çizen Şahin, “Mobil Numara Taşıma pazarındaki lider konumumuzu sürdürüyoruz. 5G frekans ihalesinde istediğimiz frekansları alarak mobildeki abone başına en yüksek kapasiteye sahip operatör konumumuzu kuvvetlendirdik. Aldığımız kapsamlı frekanslarla ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde ek katkı sunacağız. Elde ettiğimiz bu güçlü pozisyon ve 5G için kritik öneme sahip fiberle bağlı baz istasyonu oranımızla Nisan 2026'dan itibaren Türkiye'nin dört bir yanında en kapsayıcı mobil deneyimi sunmayı hedefliyoruz. Yerli teknolojilerimiz ve Ar-Ge gücümüzle Türkiye'nin 5G'de de öncü ülkelerden biri olması için çaba gösteriyoruz. Uzun yıllardır yürüttüğümüz saha testleri, pilot uygulamalarımız ile yerli ve milli teknoloji üretme vizyonumuzla 5G ekosisteminde dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çözümler geliştirdik. İştirak şirketlerimiz Argela ve Netsia'nın geliştirdiği yenilikçi çözümlerle 70'in üzerinde uluslararası patenti bulunuyor. Dünyaya kazandırdığımız yeni teknolojilerle ülke ekonomisine katma değer sağlıyoruz. Silikon Vadisi'ndeki şirketimiz Netsia ile geliştirdiğimiz SEBA ve RIC gibi ileri teknolojileri küresel pazara taşıyarak ülkemizin teknoloji üretme ve ihraç etme vizyonuna katkı sunuyoruz. Türk Telekom olarak 2026 yılında fiber yatırımlarını büyütmeyi, 5G'nin günlük yaşama entegrasyonunu hızlandırmayı ve Türkiye'yi kendi teknolojisini üreten ve ihraç eden bir dijital güç haline getirme hedefiyle yolumuza devam edeceğiz” dedi.




DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN