Göz Kapağındaki Sarkmalar Yaşam Kalitesini Düşürüyor

Yayınlanma Tarihi :

Genetik faktörler ve yaşlanma ile birlikte üst göz kapağındaki sarkmalar, alt kapakta torbalanmalar gibi problemler, giderek daha fazla insanın göz hastalıkları uzmanına başvurmasına sebep oluyor. Oküloplastik cerrahi konusunda uzmanlaşmış Dünyagöz Ataköy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Melike Gedar, bu konuyla ilgili önemli bilgiler sundu. Doç. Dr. Gedar, “Zamanla cilt elastikiyetinin kaybı ile üst kapakta sarkmalar, alt kapakta da torbalanmalar ortaya çıkıyor. Bu durum, kişiyi hem yorgun hem de yaşlı gösterirken yaşam kalitesini de olumsuz etkiliyor” şeklinde konuştu.

Göz Kapağı Sarkması

GÖRÜŞ ALANI DARALIYOR
Üst göz kapağındaki belirgin sarkmalar, görüş açısını daraltarak günlük yaşamı olumsuz yönde etkiliyor. Doç. Dr. Gedar, “Görme yeteneğinde düşüş; araç kullanmayı, bilgisayar başında çalışmayı ve kitap okumayı zorlaştırabilir. Göz çevresi, yaşlanmayı en hızlı ele veren bölgelerden olduğu için estetik kaygılar, kişinin kendisini kötü hissetmesine yol açabiliyor. Son yıllarda, kadın ve erkek fark etmeksizin birçok kişi, kapak cerrahisi ile görüş alanını ve yaşam konforunu yeniden kazanıyor” dedi. Doç. Dr. Gedar, tedavinin temel amacının göz kapağının işlevini bozmak olmadığını vurguladı ve şu uyarılarda bulundu: “Göz kapağı, gözyaşını kornea üzerinde yukarı ve aşağı yayma işlevine sahiptir. Ameliyat sonrası geçici göz kuruluğu meydana gelebilir; bu durumun yanı sıra fonksiyon bozukluğu da günlük yaşamı olumsuz etkileyebilir. Lazer ameliyatı geçirmiş, romatizmal hastalığı olan veya yoğun bilgisayar kullanan hastalarda, önce kuruluk tedavi edilmeli ve ardından ameliyat planlanmalıdır. Bu nedenle operasyon öncesi detaylı bir göz muayenesi çok önemlidir.”

Göz Kapağı Ameliyatı

OKÜLOPLASTİ GÖZÜN PLASTİK CERRAHİSİ
Doç. Dr. Gedar, oküloplastik cerrahinin 'gözün plastik cerrahisi' anlamına geldiğini belirterek, göz kapakları, gözyaşı yolları ve göz çukuru hastalıklarının bu kapsamda değerlendirildiğini vurguladı. “Göz kapağı ve çevresindeki sarkmalar, torbalanmalar, kırışıklıklar, asimetri, kapak düşüklüğü (ptozis), göz kapağının içe veya dışa dönmesi, gözyaşı kanalı tıkanıklıkları, protez göz uygulamaları, göz kapağı tümörleri, şalazyon, travma onarımları, yüz felci sonrası kapakta kapanma problemi ve tiroit hastalığına bağlı gözün öne çıkması gibi birçok hastalığın tedavisi oküloplastik cerrahlar tarafından gerçekleştirilir” şeklinde ekledi.

Oküloplastik Cerrahi

HER DETAY DEĞERLENDİRİLMELİ
Ameliyat öncesinde sadece kapak yapısının değil, gözün genel sağlığının da gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Gedar, “Muayene sırasında göz kuruluğu dışında kirpik dibi iltihabı, glokom, katarakt, ve sarı nokta hastalığı gibi durumların da araştırılması önemlidir. Bu hastalıkların varlığı, tedavi önceliklerini değiştirebilir” dedi. Doç. Dr. Gedar, sarkmanın altında farklı bir problemin de olabileceğine dikkat çekerek şunları söyledi: “Hastanın sorunu yalnızca kapak cildi sarkması olmayabilir. Sarkan cildin altında gizli bir kapak düşüklüğü (ptozis) mevcut olabilir. Eğer ptozis tespit edilirse, ameliyat planı değişebilir; kapağı kaldıran kaslar üzerinde ek müdahale gerebilir. Bu durum, fotoğraflarda her zaman tespit edilemeyebilir; hekim, yüz yüze muayenede testlerle bunu belirleyebilir. Gerekirse, nöroloji değerlendirmesi bile istenebilir.”

KİŞİYE ÖZEL YAPILMALI
Göz kapağının cildinin vücudun en ince ve hassas yerlerinden biri olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Gedar, “Bu sebeple göz kapaklarına uygulanacak her işlem, oküloplastik cerrahisi uzmanları tarafından titizlikle planlanmalıdır. Hekim, hem göz yüzeyini hem de göz kapaklarının işlevini koruyarak, hastaya en uygun cerrahi yaklaşımı belirleyecektir” dedi.

BAŞKA BİRİNE BENZEMEYE ÇALIŞMAYIN!
Kapak cerrahisinde 'kişiye özel' yaklaşımın altını çizen Doç. Dr. Gedar, “Genetik yapısal özellikleri koruyarak yaşa bağlı değişiklikleri geri çevirmek temel hedef olmalı. Göz kapağının şeklini değiştirmeye çalışmak ya da bir kişinin görünümünü başka birine benzetmek, doğal olmayan sonuçlara yol açabilir. Örneğin, Asya tipi dolgun bir göz yapısını Avrupa tipi çukur yapıya çevirmeye çalışmak doğru değildir. Bu nedenle her hastanın sağlık planlaması kendine özeldir; hatta kardeşlerin ameliyatı bile aynı olmaz” ifadelerini kullandı.

PLANLAMA NASIL YAPILMALI?
Muayene sonrasında ihtiyaçların belirginleştiğini ifade eden Doç. Dr. Gedar, planlamada göz önünde bulundurulabilecek işlemleri şöyle listeledi: “Üst kapakta sarkmış cildin alınması, torbalanmaların düzenlenmesi, yer değiştirmiş yağ dokusunun dağıtılarak yeniden yerleştirilmesi, sarkmış gözyaşı bezinin yerine yerleştirilmesi ve asimetrilerin düzeltilmesi; hastanın göz yapısına göre planlanmalıdır.” Alt göz kapağı cerrahisinin ise daha fazla dikkate ve deneyime ihtiyaç duyduğunu belirten Dr. Gedar, “Alt kapak anatomisi üst kapaktan farklıdır ve kapağın yanağı yerinde tutma işlevi vardır. Dikkatsiz bir cerrahide gereğinden fazla doku alınması durumunda, kapakta aşağı çekilme, kapanma problemi veya ters dönme gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle alt kapakta hedefimiz, kapağın gücünü azaltmadan problemi çözmektir. Çünkü alt kapak sorunlarını düzeltmek, hem hasta hem hekim için zorlu bir süreç olabilir” dedi.

Basın No: