

Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Ailesi, 6 Ocak'ta Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü'ne kayıp başvurusunda bulundu. Yapılan incelemelerde yol güzergahındaki Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kameralarında Doku'nun bir minibüse bindiği görülmesine rağmen nerede indiğine dair herhangi bir bilgi edilemedi.
Gülistan Doku’nun cep telefonunun en son Uzunçayır Baraj Gölü'ndeki Sarı Saltuk Viyadüğü'nde sinyal verdiği belirlendi. Dönemin Valisi Tuncay Sonel'in talimatıyla Uzunçayır Baraj Gölü'nde AFAD, Deniz Kuvvetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve birçok belediye ile sivil toplum kuruluşundan oluşan 542 kişilik ekip, 88 araç, 38 bot, 10 ROV cihazı, 6 dron, 4 sonar ve 3 arama köpeği ile arama çalışmaları yapıldı. Ancak yapılan tüm aramalara rağmen Gülistan Doku'ya ait bir iz bulunamadı ve çalışmalar sonlandırıldı.
Erkek Arkadaşı Gözaltına Alındı
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, kaybolmadan önce Gülistan ile son olarak görüştüğü belirtilen erkek arkadaşı Rusya doğumlu Zeinal A., olaydan yaklaşık 2 yıl sonra Antalya'nın Alanya ilçesinde gözaltına alındı. Zeinal A., 4 saat süren ifadenin ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı ve hakkında yurt dışı yasağı getirildi. Ayrıca Zeinal A.'nın babası E.Y. hakkında, Gülistan Doku ile ilgili bilgileri sosyal medyadan paylaşmak suçlamasıyla dava açıldı ve mahkeme E.Y.'yi 2,5 yıl hapis cezasına çarptırdı.
Dosya Yeniden Açıldı
Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), 2024 Haziran kararnamesi ile Tunceli’ye atanan Türkiye'nin 3 kadın başsavcısından biri olan Ebru Cansu, göreve gelir gelmez Gülistan Doku dosyasını tekrar incelemeye aldı. Cansu’nun talimatıyla özel bir ekip kuruldu ve kaybolmadan önceki gün ile kaybolduğu güne ait tüm KGYS görüntüleri toplandı.
‘Gülistan’ın İntihar Ettiği İddia Edilmişti’
Aile avukatı Ali Çimen, “24 Ocak 2020 tarihinde bir tutanak tutulmuştu. Bu tutanağa göre suya düşen bir nesne olduğu belirtilmişti. Gülistan’ın suya atladığı, yani intihar ettiği iddia edilmişti. Bu iddiaların ardından 220 gün boyunca Munzur Gölü'nde araştırmalar yapılmıştı. Ancak suya düşen nesnenin Gülistan olmadığı yönünde bir rapor geldi ve bu süreçte biz dosyanın insan öldürme açısından ele alınmasını talep ettik” şeklinde konuştu.
‘O Kamu Görevlisinin Adını Verdi’
Avukat Çimen, “Gülistan Doku dosyasının örtbas edilmesine yönelik rol aldığını beyan eden biri bize ulaştı. O kamu görevlisinin adını verdi ve burada bir örtbas meydana geldi” dedi. Çimen, bu bilgilerin savcılığa iletileceğini belirtirken, dosyanın gizlilik içerdiği için detayları paylaşamayacaklarını kaydetti. “Ancak bu dosya kamuoyu tarafından bilinen ve takip edilen bir dosya. Dolayısıyla burada Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan gerekli işlemleri yapmasını ve toplumu bilgilendirmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.



