reklam
reklam
DOLAR44,5536% -0.13
EURO52,1490% 0.71
STERLIN59,8748% 0.86
FRANG56,5832% 1.16
ALTIN6.903,23% 2,28
BITCOIN71.605,074.318
reklam

Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan: F-35 programından çıkarılma kararı haksızlık

Yayınlanma Tarihi : Google News
Son dakika… Cumhurbaşkanı Erdoğan: F-35 programından çıkarılma kararı haksızlık
reklam

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sayın Trump'ın yeniden göreve başlamasıyla birlikte Türkiye-ABD ilişkilerinde daha makul ve olumlu bir zemin oluşması için bir fırsat doğmuştur. Türkiye'nin ödemesini yaptığı F-35 uçaklarının teslim alınması ve programa yeniden dahil edilmesi, hem Türkiye ve ABD'nin hem de NATO'nun güvenliği açısından önemli ve gereklidir” şeklinde konuştu.

S-400 Füzeleri

Bloomberg'in geçtiğimiz ay yayımladığı haberlere göre, Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemlerini iade etmeyi düşündüğü gündeme geldi. Erdoğan, Türkmenistan'da gerçekleştirilen bir toplantıda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bu konuyu konuştu. Bu durum, Erdoğan'ın ABD ile savunma ilişkilerini güçlendirmeye yönelik bir çaba içerisinde olduğunu gösteriyor. ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, aralık ayında yaptığı açıklamada, Ankara'nın S-400'leri elden çıkarmaya yakın olduğunu belirterek, problemin dört ila altı ay içinde çözülebileceğini öngörmüştü.

Türkiye, ABD'den F-16 Blok 70 uçakları satın almayı hedefliyor fakat fiyat konusunda müzakereler hâlâ sürmektedir. Erdoğan, bu anlaşmanın müttefiklik ilişkilerinin ruhuyla uyumlu olmasını beklediğini kaydederek, Türkiye'nin Eurofighter jet alımını örnek gösterdi.

Türk-Amerikan ilişkilerinde başka bir mesele ise Halkbank davası olarak öne çıkıyor. Halkbank, ABD'de 2019 yılında İran'a uygulanan yaptırımları delmeye yardımcı olmakla suçlandı. Davada banka, dolandırıcılık, kara para aklama ve yaptırım ihlali gibi suçlamalarla karşı karşıya.

Erdoğan, bu durumu Türkiye'ye yönelik haksız bir girişim olarak değerlendirirken, “Esas olan, Türkiye'nin itibarını korumak ve bankamızın haksız bir şekilde cezalandırılmamasıdır. Görüşmeler bu çerçevede sürmektedir. Umut ederiz ki hem hukuka uygun hem de iki ülke arasındaki stratejik ortaklıkla uyumlu adil bir sonuca ulaşılır” ifadelerini kullandı.

Amerikan LNG'si

Trump yönetimi, eylül ayında Türkiye'den Moskova'dan enerji ithalatını kısıtlamasını istemişti. Türkiye'nin petrol rafinerileri, ABD'nin geçen yıl Moskova'nın büyük iki petrol üreticisine yaptırım uygulamasının ardından, alımlarını azaltmaya başlamıştı. ABD'nin endişelerini gidermek amacıyla Ankara, gaz stratejisini gözden geçirip Amerikan LNG'sine dayalı bir portföy oluşturmaya odaklandı. Erdoğan, “Özellikle ABD menşeli LNG tedarikimizi önemli ölçüde artırdık” dedi ve ABD'nin Türkiye'nin LNG tedarik zincirinde ciddi bir yere sahip olduğunu vurguladı. Resmi verilere göre, Türkiye'nin petrol alımlarının %61'i ve gaz tedarikinin %40'ı hâlâ Rusya'dan sağlanıyor, bu nedenle yapıdaki bir değişim uzun yıllar alabilir.

Erdoğan, “Türkiye'nin duruşu kesin; biz milli menfaatlerimiz ve enerji güvenliğimiz doğrultusunda hareket ederiz. İhtiyaçlarımızın büyük bir kısmını ithalat yoluyla karşılayan bir ülke olarak enerji güvenliğimiz etkileyebilecek her konuda dikkatli ve dengeli davranmak zorundayız” dedi.

Bölgesel Sorunlar

Rusya ve NATO müttefikleri ile ilişkileri dengelemekte zorlanan Türkiye, özellikle 2022 yılında başlayan Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte bu durumla daha fazla karşılaşmaktadır. Erdoğan, Rusya'ya yaptırım uygulamayı reddederken, Rus gemilerinin boğazlardan Karadeniz'e geçişini kısıtladı. Aynı zamanda Ukrayna'ya silah tedarikinde bulundu. Türkiye'nin savaşta tarafsız kalması nedeniyle, Erdoğan'a göre şartlar olgunlaştığı anda Türkiye, İstanbul'u yeniden Ukrayna-Rusya arasında barışın konuşulduğu merkez haline getirmeye hazır.

Erdoğan, “Türkiye olarak hem Sayın Putin'le hem de Sayın Zelenskiy'le doğrudan iletişim kurabilen; aynı zamanda Washington, Brüksel hattında olsun NATO ve Birleşmiş Milletler nezdinde güçlü ve dengeli diplomatik girişimlerde bulunabilen tek aktörüz” dedi.

Türkiye, Hamas ile İsrail arasında ekim ayında varılan ateşkes anlaşmasında da önemli bir rol üstlenmiştir. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'yu sert bir şekilde eleştiren Erdoğan, “Gazze'de konuşlandırılacak Uluslararası İstikrar Gücü'nün başarı şansı, sahada meşruiyeti bulunan aktörlerin yer almasına bağlıdır. Türkiye dahil, Şarm el Şeyh Deklarasyonu'na taraf olan ülkelerin bu süreçteki en meşru aktörler olduğu bilinmelidir. Türkiye'nin olmadığı bir mekanizmanın, Filistin halkının güvenini kazanması zordur. Biz hem Filistin ile tarihî bağlarımız hem de İsrail'le geçmişte yürütülen güvenlik ve diplomasi kanalları ile NATO üyesi bir ülke olmamız dolayısıyla bu tür bir misyonun anahtar ülkesi konumundayız” şeklinde konuştu.

reklam

YORUM YAP