Bazı kamu görevlilerine ait e-imzaların taklit edilerek sahte belge düzenleyen suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen 3. dalga operasyonu kapsamında, aralarında lideri olduğu savunulan Ziya Kadiroğlu'nun da bulunduğu toplam 123 sanığın yargılanmasına başlandı. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada 26 sanık tutuklu olarak, diğerleri ise tutuksuz olarak mahkemeye getirildi. Mahkeme başkanı, kimlik tespiti işlemlerinin ardından sanıklara savunma yapmaları için söz verdi.
Tutuklu sanıklardan Avni Taşcı, usulsüz işlemler hakkında bilgisi olmadığını ifade ederek, “Kahve dükkanım vardı. Yusuf isimli şahıs bana mesleki sertifika vermek istedi, 'Burada çalışıyorsun, kahvecisin' dedi. Ancak ben bu belgeleri kullanmadım. Suçsuzum ve mağdurum. Tahliyemi istiyorum.” şeklinde konuştu. Diğer bir tutuklu sanık Ayhan Ateş ise uzun yıllardır gazetecilik yaptığını, örgüt üyeliği ile ilişkisinin olmadığını ve iddianamede ismi geçen kişilerle telefon irtibatına sahip olmadığını söyleyerek tahliyesini talep etti. Canan Özkan ise gözaltına alındığı sırada evinde bulunan bilgisayarın üvey ağabeyi Ziya Kadiroğlu'na ait olduğunu, içeriği hakkında bilgisi olmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini belirtti.
“Madem Teknik Sorumluyum, Bu İşlemi Ziya'dan Neden İsteleyim?”
Tutuklu sanık Gökay Celal Gülen, adının “suç örgütünün beyni” olarak anılmasına karşıt, “Birinci dosyanın ifade tutanağında, Tarık Buğra'nın ustalık belgesi alabilmesi için Ziya ile görüşmem gerektiği belirtiliyor. Eğer madem böyle bir örgütte teknik sorumlu olduğum iddia ediliyor, bu işlemi neden Ziya'dan isteyeyim? Ayrıca, kendi mobil hattım üzerinden çokça giriş yaptığım belirlendi. Siber Şube, hesaplarımdaki incelemede şüpheli para hareketi bulamadı. Bu süreçte olanlarla ilgili suç yok demiyorum ama bu suçların hiçbiriyle alakam yok.” dedi.
Suça Sürüklendiğini Öne Sürdü
Tutuklu sanık Mıhyeddin Yakışır, hakkında üç farklı soruşturma yürütüldüğünü ifade ederek suça sürüklendiğini savundu. Yakışır, “Bu tür bir yapı ile ilişkim yok. Daha önce de belirttiğim gibi, 3-4 kez e-imza çıkarttım ve pişmanım. Bilgisayar ile ilgili konularda bilgim yoktur. Bilmediğim bir fiili kabul etmem mümkün değil, tahliyeme karar verilmesini istiyorum.” dedi. Oğuz Deniz ise Ziya Kadiroğlu’nun danışmanlık yaptığını, belge almak isteyen kişilerin bilgilerini Kadiroğlu'na ilettiğini ve bunu yardım amacıyla yaptığına dikkat çekti.
“Bilgisayar Kullanımına Dair Teknik Bir Bilgim Yok”
Tutuklu sanık Zeynep Karacan, Ayhan Ateş aracılığıyla Ziya Kadiroğlu ile tanıştığını ve aralarında duygusal bir ilişki olmadığını, önceki iki dosyada delil yetersizliği nedeniyle serbest bırakıldığını ifade ederek, “Bu dosyada da somut delil yok. Kadiroğlu'ndan çok Gökay Celal Gülen ile iş anlaşmam oldu. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir kurs yerim var ve sistemime girişim yalnızca belge oluşturma ile sınırlıdır. Suçsuzum, tahliyemi talep ediyorum.” dedi. Ziya Kadiroğlu ise, dosyada bulunan araç ve gereçlerin örgütü kuran kişinin temin etmesi gerektiğini, kendisinin bilgisayar kullanımı hakkında bir bilgi ve teknik yeterlilik sahibi olmadığını ve bu araçları kullanacak yeteneğinin bulunmadığını bildirdi. Diğer sanıklar da suçlamaları reddederek tahliye ve beraat talebinde bulundu.
Sanıkların savunmalarının ardından duruşma savcısı, önceki dosyalar ile birleştirilme talebinde bulunarak, suçların niteliği, soruşturmanın henüz tamamlanmamış olması ve delillerin karartılma ya da kaçma şüphesi gerekçeleriyle tutuklu ve tutuksuz sanıkların mevcut hallerinin devamını talep etti.
Dosyalar Birleşti
Ara kararını açıklayan mahkeme, dosyanın daha önceki benzer dava dosyası ile birleştirilmesine ve tutuklu ve tutuksuz sanıkların mevcut hallerinin devamına karar verdi.
Bazı kamu görevlilerine ait e-imzaların taklit edilerek sahte belge düzenleyen suç örgütüne yönelik gerçekleştirilen 3. dalga operasyonu kapsamında, aralarında lideri olduğu savunulan Ziya Kadiroğlu'nun da bulunduğu toplam 123 sanığın yargılanmasına başlandı. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada 26 sanık tutuklu olarak, diğerleri ise tutuksuz olarak mahkemeye getirildi. Mahkeme başkanı, kimlik tespiti işlemlerinin ardından sanıklara […]









