reklam
reklam
DOLAR43,6062% 0.15
EURO51,5726% 0.34
STERLIN59,4272% 0.59
FRANG56,2462% 0.51
ALTIN6.953,36% 3,28
BITCOIN70.506,817.486
reklam

Telsizden Mikrofona: Türkiye Polis Radyosu

Yayınlanma Tarihi : Google News
Telsizden Mikrofona: Türkiye Polis Radyosu
reklam

Emniyet Genel Müdürlüğü Radyo Şube Müdürlüğü’nde görev yapan polis memuru Umut Sarıarslan, 15 yıllık tecrübesini “Türkiye Polis Radyosu: Kamu Yayıncılığında Alternatif Ses – Arabeskten Halkla İlişkilere” başlığıyla yayımlanan bir kitapta derledi. Yüksek lisans tezi olarak başladığı çalışmayı 615 sayfalık bir esere dönüştüren Sarıarslan, köklü radyoyu akademik bir bakış açısıyla inceleme fırsatı buldu. Kitapta, 1952’de Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan radyonun Soğuk Savaş döneminden dijital çağın çoklu platform yapısına uzanan yolculuğu, arşiv belgeleri, resmi kayıtlar ve radyo bünyesinde görev yapmış, emekli olmuş 29 çalışanın derinlemesine görüşmeleri ışığında ele alınıyor. Eski emniyet genel müdürlerinin de görüşlerine yer verilen eserden derlediğimiz ilginç anekdotlar şu şekildedir:

DEVREYE ŞARKI ARMAĞANI

– “1950’li yıllarda Telsiz Müdürlüğü’ndeki personel, muhabere birimlerine SSB cihazları üzerinden şarkı armağanı göndererek bir rutin oluşturdu. Bu yayınlara olan talep arttıkça, Telsiz Müdürlüğü’nde bir şarkı arşivi oluşmaya başladı. Üst makamlar durumu öğrendiğinde, bu yayınlar resmi bir niteliğe dönüştü. 1952’de yayın hayatına başladı. TPR, Doğu Bloku’nun ideolojik etkisini kırmak amacıyla halkın sevdiği müzikleri yayınlayan bir karşı propaganda aracı olarak tasarlandı.

– Diyarbakır Polis Radyosu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Türk devletinin bölünmez bütünlüğüne yönelik yayınlarıyla halkla ilişkiler faaliyetini başarıyla yerine getirdi.

ONAY MÜDİRE HANIMDAN

– TRT, yaptığımız programları dikkatle dinlerdi. Polisi ilgilendirmeyen bir içerik olursa hemen arar ve yayınların durdurulmasını talep ederlerdi. 1971’de TRT, suç duyurusunda bulundu.

– Radyomuzun başında Müdire Hanım vardı. Türkçenin kullanımından çaldığımız şarkıların sözlerine kadar her şeyi titizlikle incelerdi. Onay için Müdire Hanım’ın kapısında sıraya girer ve beklerdik. Her metni dikkatle okur, yanlışları düzeltir, onaydan sonra bize geri gönderirdi.

– Burhan Çaçan’ın türküsündeki ‘Yâr gözlerin yemyeşil, yanıyor ışıl ışıl. Yârin üstü açılmış uyuyor mışıl mışıl’ ifadeleri kuruldan geçmemişti. ‘Yârin üstü açılmış’ kısmı ‘rahatsız edici’ bulunmuştu. Müstehcen kelimeler taşıyan şarkılar ise çalınmıyordu.”

AHMET KAYA KRİZİ

– “Şarkılar, bir denetim kurulundan geçerdi. Kesinlikle halkı ayrıştırıcı veya ötekileştirici eserlere yer verilmezdi. O dönem Ahmet Kaya yasaklıydı. Fatih Kısaparmak ise yeni çıkmış bir sanatçıydı ve sesi Ahmet Kaya’ya benziyordu. ‘Kilim’ şarkısını radyoda ilk yayınlayanlardan biriydik. Yayında olduğunda emniyet müdürümüze hemen telefon açıldı ve ‘Ahmet Kaya yasaklı, neden radyoda çalıyorsunuz?’ diye soruldu.”

ÇİZİK YİYEN ŞARKILAR: KURŞUN ADRES SORMAZ Kİ…

– Kitapta, ‘Müzik Şöleni’ adlı programın yayın taslaklarına da yer verildi. Levent Yüksel’in ‘Kadınım’, Oya Bora’nın ‘Ara Beni’, Tolga Çandar’ın ‘Çökertme’, Yeşim Salkım’ın ‘Ben Yoldan Gönüllü Çıktım’, Zuhal Olcay’ın ‘Dünden Sonra’, Mahsun Kırmızıgül’ün ‘Âlem Buysa Kral Sensin’, Sezen Aksu’nun ‘Beni Kategorize Etme’, Semiha Yankı’nın ‘Seninle Bir Dakika’, Burak Kut’un ‘Benimle Oynama’, Aşkın Nur Yengi’nin ‘Pembe Dizi’ ve Sezen Aksu’nun ‘Şinanay’ şarkılarının üzerinin çizildiği görüldü.

SIKIYÖNETİM KOMUTANINDAN SABAHATTİN ALİ UYARISI

– “Sıkıyönetim yıllarında, 1970 sonrası, dönemin Ankara sıkıyönetim komutanı korgeneral aradı. ‘Çırpınırdı Karadeniz’ ve Sabahattin Ali’nin sözlerini yazdığı bir şarkı vardı, ‘Bunu niye yayınlıyorsunuz bu dönemde?’ dedi. Sabahattin Ali de o dönemlerde yasaklıymış. ‘Çırpınırdı Karadeniz’ ise solcuların şarkısıydı.”

ARABESK MÜZİĞE KAPILARINI AÇTI

TPR’nin arabesk müziği yayınlama kararı, dış propagandanın etkisini kırma stratejisinin bir parçasıdır. Daha çok halka ulaşmak amacıyla bu karar alındı. Orhan Gencebay’ın plaklarının TPR yayınlarında yer alması, arabeskin popülerliğinden faydalanarak dış propagandanın etkisini azaltmayı hedefleyen bilinçli bir tercih olarak öne çıkıyor. ‘Keçiboynuzu’ metaforu ile arabesk dinleyiciyi radyoda tutarak trafik kuralları gibi mesajların iletilmesi sağlanıyordu. 1980’lerde Müslüm Gürses’in eserleriyle olayların artması üzerine, kendisini yasaklama kararı aldık. Sözlerinde toplumu kışkırtacak unsurlar varsa, ‘O burada kalsın’ derdik.

reklam

YORUM YAP