

MHP lideri Bahçeli, TBMM'deki konuşmasında şunları ifade etti:
Değerli vekil arkadaşlarım, hanımefendiler ve beyefendiler, basınımızın kıymetli temsilcileri, hepinizi saygı ile selamlıyor ve en iyi dileklerimi iletiyorum. Bugünkü toplantımızı izleyen tüm vatandaşlarımıza da selamlarımı sunuyorum.
Daha önce de belirttiğim gibi, siyasetin doğruluğu kadar zamanın da doğru olması gerekir. Yanlış zamanda yapılan yanlış siyaset, boş hayaller peşinde koşmak demektir. MHP'nin siyaseti, ilke ve mücadeleleri doğrudur; bu yaklaşımımız tutarlı ve dengelidir.
Gerçek anlamda siyaset, vatanseverlik sınavından geçemiyorsa, insanımıza hiçbir faydası dokunmayacaktır. İçinde bulunduğumuz gemi metruk bir gemi değil, dev dalgalara cesaretle direnen iman ve irade gemisidir.
Basiret yoksulu bir siyaset anlayışı birçok tehlikeye kapı açacaktır. Önemli bir tehdit de budur. Basiret, hayatı ve siyaseti doğru yorumlayabilmektir. Görüneni ve gösterilmek isteneni sezgi ve bilgiyle kavramak demektir. MHP ile Cumhur İttifakı'nın yapmaya çalıştığı budur. Fikir, yaşam demektir; siyaset de buna dahildir.
Ülkücü harekette yer alan birçok gönül, davamızın yükselişine her alanda katkıda bulunmuştur. Tüm bu fedakarlıklara şükranlarımı sunuyorum. İnsan, sevgi üzerine yaşamalıdır. Hayatın anlamını kavrayabilmek için sevgi ve saygının şart olduğunu unutmamalıyız.
Gelişmeleri doğru bir şekilde değerlendirip, konuları net bir şekilde ele almalıyız. Karşımızdaki meseleleri dürüstçe analiz etmeliyiz. İnsanlık iki önemli sorunu henüz çözebilmiş değildir: Birlikte yaşamak ve bağlayıcı, ahlaki değerler temelinde uluslararası bir düzen kurmaktır.
ABD'NİN TUTUMU KÜRESEL ÇETELEŞMEDİR
Yaklaşık 5 milyar insan huzursuzluk ve çatışmalarla sarmalanmış durumdadır. Trump'ın söylediği sözler, dünyanın çürüyen halidir. Hukuku ihlal eden bir devlet, çeteden veya organize suç örgütünden farksız hale gelecektir. ABD'nin tavrı küresel bir çeteleşmedir. Küresel kuruluşlardan kademeli olarak çekilen ABD, insanlığın sonunu getiren planlarıyla inkarı zor bir gerçekle karşı karşıya kalmaktadır.
TRUMP DÜNYAYI UÇURUMUN KENARINA SÜRÜKLEMEKTE
Petrol, doğal gaz, değerli maden ve mineraller, çatışmaların ve gerilimlerin hem aracı hem de motivasyonu olmuştur. Su kaynaklarına erişimdeki engeller de eklendiğinde akıl sağlığının kaybolması kesinleşecektir. Herkesi sağduyuya davet ediyorum; yaşadığımız karmaşık çatışmalar, birinci ve ikinci dünya savaşları öncesindeki duruma benzemektedir. Bu savaşların yıkıcı etkileri günümüze dek devam etmektedir. Akıl ve vicdan köprüsünü yıkan Trump’ın aşırı davranışları, dünyayı karanlık bir uçurumun kenarına sürüklemektedir. İnsanlığın yeni bir savaşa girmesi ve bunun nükleer silahlarla tahkim edilmesi durumunda olabilecekler, düşünülmesi bile korkutucudur.
ABD KÜRESEL JANDARMALIK YAPIYOR
Venezuela’daki durum sadece bir test olarak görülmekte ve tepkiler ölçülmektedir. Şimdi sıra, bir NATO üyesi olan Danimarka’ya bağlı Grönland’dadır. Trump’ın, “bu sorunu ister nazikçe, ister sertçe çözeceğiz” açıklaması sorumsuz ve şuursuz bir tutumdur. Allah’a yemin ederim ki, ABD’nin üstlendiği küresel jandarmalık pozisyonu insanlığı aç ve mecburiyet içinde hür, tok esirler konumuna düşürecektir.
Türkiye olarak her durumu sıfır hatayla ele almalı, yüksek öngörüyle değerlendirmeliyiz; bu, vatan, millet ve bekâ için bir onurdur. 19’uncu yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’na ‘hasta adam’ denilmişti. Bugün, gerçek hasta adam Amerika Birleşik Devletleri’dir. İçeriden çürüyen, insan kalitesini büyük ölçüde kaybetmiş, anlamını ve varlık sebeplerini yitirmiş bir topluma sahip olan ABD’nin çok yakında parçalanacağına inanıyorum. Bu ülkenin Siyonist haydutluğa verdiği desteği sürdürmek için Latin Amerika ve Ortadoğu’nun enerji kaynaklarını sömürme planları da son çırpınışlardır. Dünya sadece ABD ve İsrail’den ibaret değildir. Birleşmiş Milletler’e üye diğer 191 ülkenin varlığı, meydanın boş olmadığını ispat etmelidir. Siyonizm’in etkisi altındaki yeni kovboylar mutlaka gerileyecektir.
TRUMP SDG'Yİ AYAK ÜSTÜ SATTI
Suriye’deki çatışmalar son derece düşündürücü bir durumdadır. YPG’nin yaptığı yanlışlar ortadadır. Trump, bu grubu bir anda gözden çıkarmıştır. PKK’nın varlığına son verilmiş ve silahlar bırakılmıştır; SDG için de aynı durum geçerli olmalıdır. Bizim için önemli olan İmralı’nın çağrısıdır ve tüm yapıları kapsar. SDG, YPG’den bağımsız değildir. Özellikle Mazlum Abdi, Siyonizm’in bir kuklasıdır. YPG, sivilleri kalkan yapmaktadır; masumları arkasına alarak ölüme sürükleyen de SDG’dir. DEM partili bazı yetkililerin Türkiye’yi uyarıyoruz şeklindeki söylemleri son derece üzücüdür. Terörsüz bir Türkiye’ye ulaşmak adına gerçekleştirilen fedakarlıklar varken, Halep gerekçesiyle sokaklara dökülmek kimseye fayda sağlamayacaktır. Türkler ve Kürtler, kader ortağıdır; Kürt kardeşlerimizin kanı bizim kanımızdır. İsrail’in yönlendirdiği terör örgütleriyle pazarlık yapılabilir mi? Türkiye, böyle bir duruma nasıl onay verebilir? Burada muhatap, İmralı’dır, başka birisi olamaz. Eski hastalıkların yeniden nüksetmesi, sorumluluk ahlakıyla çatışma içinde olmamalıdır. DEM Parti, Türkiye partisidir ve parmak sallamak makul bir tutum değildir.
MHP, milletimizin her bireyine kapılarını açmaktadır. Bu topraklara vatanım diyen herkese yuvayı açmaktadır. Bu ülke benim diyen herkese gönül vermektedir. Önümüzdeki süreç dikkat, sağduyu ve akıl gerektirmektedir. MHP ve Cumhur İttifakı, çatışma değil, kardeşlik için var olmaktadır. Tehlikeye düşülen durumlarda gereğinin yapılacağı asla unutulmamalıdır. Mülk edinmeyi hedefleyenler, bin kere namerttir; bu, Türk milletine olan namus borcumuzdur. Tek bir ses, tek bir nefes olarak bir arada olacağız. Türkiye var oldukça, Türk milletinin emrinde olacağız. İhanetlere karşı dikkatli olmalı ve istismarları önlemek için temkinli davranmalıyız.
Emeklilerin sorunlarına sahip çıkmak, bizim derdimizdir; beklentileri, beklentimizdir. En düşük maaşı alan emeklilerimiz için elimizi değil, gerekirse gövdemizi taşın altına koyacağız. Emeklilerimizin her zaman yanındayız.



