

Bursa'nın Nilüfer ilçesinde, 6 katlı bir binanın 3. katında yaşayan Ersan Yalçuva, kas hastası kızı Melis ve oğlu Eren (11) ile birlikte, yaklaşık 20 gün önce siparişini vermediği yemeklerin kapısına gelmesiyle karşılaştı. Başlangıçta farklı isimler taşıyan paketlerin adres hatasından kaynaklandığını düşünen Yalçuva, siparişlerin durmaması üzerine bunun kasıtlı bir hareket olduğunu anladı.
Asılsız yemek siparişlerinin ardından, bu kez yalan ihbarlar yapılmaya başlandı. Kapısını açtığında polis, sağlık ekipleri gibi farklı yetkililerle karşılaşan Yalçuva, adresine yönlendirilen hayat kadınları ve trans bireylerin bulunduğunu ifade etti. İhbarlar arasında bomba ve silah kaçakçılığı gibi ciddi suçlamaların da olduğu öğrenildi.
Yalçuva, yaşadıklarını aktararak, “Son 20 günde kapımıza 400 sipariş geldi. Sabah 11.00'de başlayıp gece 03.00'e kadar devam ediyor. Günde ortalama 20 kez kapımız çalınıyor. Uyuyamıyoruz. Tanımadığım numaralardan arayıp, bana ve engelli kızıma ağır hakaretler ettiler. ‘Hayatın boyunca seninle uğraşacağız' dediler” dedi.
“Beni Ne Olur Arama Abim”
İhbarların devam ettiğini ve yaşadığı mağduriyeti İHA'ya anlatan Yalçuva, “Arkadaşlarımın evlerine de sipariş göndermeye başladılar. Onlar ‘Abi bizi bu numaradan arama ne olur' diye konuşuyor. Bazen durum komikleşiyor ama arkadaşlarıma da musallat oldular. Gerekli yerlere başvurdum, devletimizin bu sorunu çözeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.
Asılsız ihbarlar yüzünden Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü müfettişlerinin evine geldiğini belirten Yalçuva, “Kızıma şiddet uyguladığım iddiasıyla ihbar yapılmış. Müfettişler ve polis geldi, kızımı incelediler. Herhangi bir sorun çıkmadı ve tutanak tutup gittiler. Baskıya daha fazla dayanamayarak Gebze'deki ailemin yanına gittiğimde bile siparişler ve ihbarlar devam etti” dedi.
Yaşananların güvenlik kameralarına da yansıdığı öğrenilirken, apartman önünde yan yana sıralanan çok sayıdaki motokuryenin cep telefonu kameralarıyla kaydedildiği bildirildi. Yalçuva, bu durumu savcılığa suç duyurusunda bulunarak bildirdi.
Olayın yeni bir boyut kazandığını vurgulayan Yalçuva, “Artık sadece ben değilim. Aradığım, görüştüğüm arkadaşlarımın evlerine de yemek siparişleri gönderilmeye başlandı. İnsanlar korkuyor. Bazıları beni arayıp ‘Lütfen beni arama, bizim de başımız derde giriyor' diyor. Bu durum kontrolden çıktı. Sadece beni değil, çevremdekileri de sindirmeye çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.
Yalçuva, günün belirli saatlerinde evinin camından kapıya gelen herhangi bir kurye olup olmadığını kontrol ediyor. Zaman zaman arkadaşlarıyla görüntülü konuşma yapan Yalçuva, bazen istemeden onların da başını belaya sokuyor.



