

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye'nin uluslararası alanda diplomasi, ticaret, enerji, eğitim, insani yardım, savunma ve lojistik-ulaştırma gibi alanlarda artan rolünü ele aldığı “Küresel Sistemik Dönüşümün Eşiğinde Türkiye” başlıklı yazıyı AA için kaleme aldı.
***
Dünya siyasi arenası, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası düzenden doğan yapısal krizlerle sarsılmakta; kurumlar işlevsizleşmekte ve jeopolitik rekabet gri alanlarda yoğunlaşmaktadır. Tek kutupluluğun sona erdiği fakat çok kutupluluğun henüz tesis edilmediği bu belirsizlik dönemi, hem ciddi riskler hem de büyük fırsatlar barındırmaktadır. Türkiye, Cumhurbaşkanı'nın liderliğinde bu belirsizlikleri doğru bir şekilde değerlendirmiş; savunma pozisyonunda kalmayarak, Türkiye Yüzyılı perspektifini uluslararası sistemin merkezine yerleştirmiştir.
Türkiye'nin dış politikadaki artışı, sadece ideolojik bir tercih değil, rasyonel bir büyük stratejinin sonucudur. Hem Batı ittifakının güvenilir bir üyesi hem de Türk Devletleri Teşkilatı aracılığıyla Orta Asya'da, normalleşme süreçleriyle Orta Doğu'da ve Yeniden Asya açılımıyla Pasifik bölgesinde etkili bir ülke konumundayız. Ukrayna-Rusya savaşındaki arabuluculuk girişimleri ve Somali-Etiyopya gibi krizlerde kaydedilen somut ilerlemeler, Türk diplomasisinin kriz çözme yetisini kanıtlamıştır. Bu dinamizm, Türkiye'yi kritik meselelerde vazgeçilmez bir aktör haline getirmiştir.
Türkiye, savunma sanayiindeki yeniliklerle, stratejik belirleyici gücünü sahadaki bir gerçeklik haline getirmeyi başarmıştır. İnsansız hava araçları (İHA) ve silahlı insansız hava araçları (SİHA) konusundaki gelişmeler, sadece bir ihracat başarısı değil, aynı zamanda Türkiye'nin Karabağ, Libya ve Suriye gibi çatışma alanlarında jeopolitik dengeleri değiştirme gücünü ortaya koymuştur. KIZILELMA, KAAN ve TCG Anadolu, Çelik Kubbe gibi projeler, ülkemizin teknolojik bağımsızlık düzeyini artırdığını ve kendi güvenlik mimarisini kendi kaynaklarıyla güçlendirebildiğini göstermektedir.
Türkiye, ulaştırma ve enerji hatlarındaki stratejik konumunu enerji merkezi vizyonuyla pekiştirmektedir. Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası keşfi ve Doğu Akdeniz'deki tutarlı duruşumuz, enerjide dışa bağımlılığı azaltma stratejimizin önemli parçalarıdır. Ayrıca, TANAP ve TürkAkım gibi projelerin hayata geçirilmesiyle Avrupa'nın enerji arz güvenliğinde kritik bir rol üstlenmektedir; enerji, dış politika aracı olarak etkin bir biçimde kullanılmaktadır.
“ÜLKEMİZ, DÜNYADA 'VİCDANLI GÜÇ' KAVRAMININ TEMSİLCİSİ OLMUŞTUR”
Küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı post-pandemi döneminde Türkiye, Çin'den Avrupa'ya kadar uzanan en güvenli ve etkili koridor olmuştur. İstanbul Havalimanı'nın küresel bir merkez haline gelmesi; Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve büyük otoyol projeleri, Anadolu'yu dünya ticaretinin merkezi yapma hedefimizin fiziksel altyapısını oluşturmaktadır. İhracat odaklı büyüme modelimizle birleşen bu lojistik kabiliyet, Türkiye'nin dünya ticaretindeki payını kalıcı olarak artırmaktadır.
Büyük düşünür ve fikir adamı Mevlana Celaleddin-i Rumi, adaleti “Herkese hakkı olanı vermek ve her şeyi yerli yerine koymak” olarak tanımlamıştır. Yine Mevlana'nın “Ağaca su vermenin adalet, dikene su vermenin zulüm” olduğu anlayışıyla Türkiye, insanlık vicdanını koruma çabasını sürdürmektedir.
Özellikle bulunduğu coğrafyanın değil, küresel ölçekte insanlara ve mazlumlara yönelik her türlü ihtiyaca insani diplomasi ilkesiyle destek veren ülkemiz, dünyada 'vicdanlı güç' kavramının da temsilcisi olmuştur. Milli gelirine oranla en fazla insani yardım yapan ülke olmamız, AFAD ve Türk Kızılayı'nın küresel etkinliğini artırmakta, Türkiye'nin yumuşak gücünü pekiştirmektedir.
“Devletler hibrit savaşlara karşı da hazırlıklı olmak, tedbirler geliştirmek zorundadır”
Türkiye bu dönemde kamu diplomasisinde de önemli adımlar atmıştır. Türkiye'nin tanıtımına yönelik faaliyetlerin yanı sıra Türkiye aleyhine yürütülen kara propagandalara karşı da kamu diplomasisi araçlarıyla mücadele edilmiştir.
2025 yılı içerisinde toplam 38 panel, 3 medya forumu, 2 istişare ve değerlendirme toplantısı, 24 yuvarlak masa toplantısı, 29 sergi, 9 mutabakat zaptı, 7 çalışma ziyareti, 2 yemek daveti, 1 ön hazırlık çalıştayı ve 18 eğitim programı düzenlenmiştir. Ayrıca 16 rapor ile 5 kitap basılmış ve 13 video hazırlanmıştır. Hedefimiz, Türkiye markasının dünya genelinde layık olduğu noktaya ulaşması ve temsil ettiği değerlerle örnek teşkil etmesidir.
Bu yeni dönemde çatışmalar ve savaşlar sadece geleneksel silahlarla yapılmamaktadır. Son yıllarda sosyal medyanın toplumlardaki etkisi artmış, siber tehdit çeşitlenmiştir; algı operasyonları ve dezenformasyon yöntemleri çoğalmıştır.
Özellikle yapay zeka araçlarının kullanılmaya başlanması, enformasyon ekosisteminde olumlu ve olumsuz sonuçları ortaya çıkarmaktadır. Teknolojik bir dönüşümün yaşandığı çağımız, iletişim alanında yepyeni bir sayfanın da başlangıcını haberdar etmektedir. Bu karmaşa ortamında bazı büyük şirketler ve onlarla işbirliği yapan devletlerin iletişim ekosisteminde fiili egemenlik kurma riski ile karşı karşıyayız. Bu durum, ülkelerin dijital egemenliğine tehdit oluşturmaktadır. Bu bağlamda bir yandan devletler hibrit savaşlara karşı tedbirler almalı, diğer yandan bu yeni teknolojik gelişimlerden en etkin şekilde yararlanacak hazırlıklar yapmalıdır.
“DEZENFORMASYONA KARŞI MÜCADELEMİZİ KARARLI BİÇİMDE SÜRDÜRÜYORUZ”
Biz de ülkeler arası en önemli operasyonel unsurlardan biri olan dezenformasyona karşı müsamahakar bir tutum sergilemeden mücadele ediyoruz.
Vatandaşlarımızı her alanda doğru bilgilendirmek, algı yanılgılarına fırsat vermemek ve toplumda medya okuryazarlığını artırmak amacıyla ekiplerimiz aralıksız çalışmaktadır. Yanlış bilgi, orman yangını gibi yayılan bir tehdit halini almıştır; bu duruma karşı algoritmalar üzerinden gündem belirleme çabalarına karşı önlemler almaktayız.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz, milletimizi kirli bilgiden korumak ve algı oyunlarını boşa çıkarmak için 7/24 faaliyet göstermektedir. 2025 yılı içerisinde 35 Dezenformasyon Bülteni yayımlanmış, yaklaşık 3 bin dezenformasyon tespit edilmiş ve bu durum kamuoyuyla paylaşılmıştır. Ayrıca 32 yeni üniversitede Dezenformasyonla Mücadele Kulübü kurulmuş, 60 ilde, 76 üniversitede bu kulüpler etkin hale gelmiştir.
“SAYIN CUMHURBAŞKANI'MIZIN LİDERLİĞİNDE BÜTÜN GÜCÜMÜZLE ÇALIŞMAYA DEVAM EDİYORUZ”
Enformasyon faaliyetlerinin temel amaçlarından biri olan toplum ile devlet arasında köprü kurma işlevi, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) aracılığıyla etkin şekilde sağlanmaktadır.
CİMER, bu süreçte daha etkin bir işleyişe doğru ilerlemiş ve devletle toplum arasındaki ilişkilerin daha şeffaf bir çerçevede yürütülmesine katkıda bulunmuştur. 2025 yılında, vatandaşlarımızın başvuruları CİMER sistemi üzerinden alınmıştır.
2025'te CİMER'e 5 milyon 525 bin başvuru yapılmış; 2018'den bu yana yapılan toplam başvuru sayısı 41 milyonu aşmıştır. Bu başvuruların yüzde 96,8'i yanıtlanmış ve ortalama işlem süresi 11 güne kadar düşürülmüştür. CİMER başvurularının yüzde 96'sı dijital kanallar aracılığıyla yapılmış; başvuru süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla 2025 yılında “CİMER Mobil Uygulaması” devreye alınmıştır.
CİMER'de gündem oluşturan konularla ilgili vatandaş talepleri, görüşleri ve şikayetler temelinde hazırlanan 374 rapor, ilgili kurum ve yetkililerle paylaşılmıştır; böylece vatandaşlarımızın politika yapım süreçlerine katılımı sağlanmıştır. 2025 yılında adli ve idari soruşturmaya tabi olmuş CİMER başvurularına ilişkin bilgi ve belge talebi içeren 1640 yazıya yanıt verilmiş, çok sayıda suç örgütü bu başvurularla çökertilmiştir.
İletişim kuramcısı Marshall McLuhan'a göre iletişim araçları ve teknoloji sürekli bir değişim sürecindedir. Bu özellikleri, iletişim araçlarının içinde bulundukları toplumların kültürel ve sosyolojik kodlarındaki değişimde büyük bir etkiye sahiptir. İletişim araçları ve teknolojide yaşanan hızlı değişim sürecinde İletişim Başkanlığı, vatandaşlarımızın taleplerine ve beklentilerine önem veren, yalnızca milletin yönlendirdiği doğrultuda çaba gösteren Sayın Cumhurbaşkanı'nın liderliğinde tüm gücüyle çalışmalarına devam etmektedir.
[Prof. Dr. Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı]



