

Deprem, yangın, işgal ve savaş gibi çeşitli sebeplerle büyük ölçüde hasar gören Edirne Sarayı, Milli Saraylar Başkanlığı’nın bilimsel ve titiz yaklaşımlarıyla gerçekleştirilen restorasyon projeleri ile yeniden canlandırılıyor. Cumhurbaşkanlığı'na bağlı Milli Saraylar Başkanı Dr. Yasin Yıldız, projede master planın yarısının tamamlandığını ve padişahın yaşam alanı olarak bilinen Cihannüma Kasrı’ndan şehir surlarına, Arz Odası’ndan Mahmudiye Kışlası’na kadar geniş bir restorasyon sürecinin, Osmanlı’nın eşsiz mirasını tekrar tarihe kazandırmak amacıyla 2028 yılında tamamlanacağını vurguladı. Dr. Yıldız, 18 Ekim 2022 tarihinde Cumhurbaşkanlığı tarafından Milli Saraylar’a devredilen Edirne Sarayı’ndaki çalışmalar hakkında önemli bilgiler verdi:
CİHANNÜMA KASRI GÜN YÜZÜNE ÇIKTI
“Tunca Nehri kıyısındaki Sarayiçi alanında yaklaşık 1200 dönümlük bir bölgede bulunan Edirne Sarayı’nın en dikkat çeken yapısı Cihannüma Kasrı, gerçekleştirilen restorasyon ile yeniden görünür hale geldi. Yapıda 1500 metreküp yonu taşı duvar örüldü ve çelik gergi ile beden duvarı güçlendirmeleri yapılarak konsolidasyon sağlandı. Mermer kapı ve pencere söveleri ile ahşap doğramalar tamamlandı. Zemin katta özgün taş döşemeleriyle ilgili çalışmalar son aşamaya geldi. 6 katlı yapının kule bölümünde Cihannüma Odası oluşturuldu. Kuleye ait külah çatı tamamlandığında kasır, 46.20 metre yüksekliği ile Edirne'nin siluetine katkıda bulunmuş olacak.

AVLU DUVARLARI YENİDEN HAYATA DÖNDÜ
‘Kum Meydanı’ olarak adlandırılan ikinci avludaki 310 metrelik saray duvarları, özgün temeller üzerinde yükseltilerek restore edildi. Kum Meydanı’ndan Has Bahçe’ye açılan demir kap da tamamlandı. Ayrıca Matbah-ı Amire bölümünün arkasındaki duvarların 240 metrelik kısmı da özgün temellerle yeniden inşa edildi. Böylelikle toplamda 550 metre avlu duvarı restorasyonu tamamlanmış oldu. İkinci avludaki Arz Odası, Babüssaade girişi ve dönemin karakteristik özelliklerini yansıtan Kum Kasrı'nın beden duvarları aslına uygun hale getirildi. Ahşap konstrüksiyon çatı ve duvarların tamamlanmasının yanı sıra Arz Odası’nı çevreleyen ahşap sütunlu revakların yapımı tamamlandı. Zemin kaplama ve ahşap tavan gibi işlerse devam ediyor.
HAS AHIRLAR’DA RESTORASYON ÇALIŞMALARI
‘Süvari Kışlaları’ yanındaki, geçmişte silah deposu ve ahır olarak kullanılan tek katlı, kiremit çatılı 1320 metrekarelik yapıda da restorasyon çalışmaları sürmekte. Yapının sıva raspaları, derz açma, ahşap çatının sökülmesi, temel duvarı güçlendirme ve özgün zemin döşemelerinin ortaya çıkarılması işlemleri tamamlandı. Çatının yeniden inşası, zemin kaplamaları ile ahşap pencere ve kapı imalatları eş zamanlı şekilde ilerliyor.

MAHMUDİYE KIŞLASI MÜZEYE DÖNÜŞÜYOR
Eski dönemlerde kapalı cezaevi olarak kullanılan 19. yüzyıl yapısı Mahmudiye Kışlası, tamamlandığında 20 bin metrekarelik kapalı alanı ve 80 bin metrekare bahçesi ile bir müze ve kültür merkezi olarak halkın hizmetine sunulacak. Burada Edirne Sarayı’na ait eserler sergilenecek, kültür merkezinde ise seminerler, sergiler, okuma salonları ve atölyeler yer alacak.
500 PERSONEL SAHADA GÖREVDE
Edirne Sarayı'nın restorasyon projeleri, Milli Saraylar Bilim ve Değerlendirme Kurulu'nun koordinasyonunda mimar, mühendis, restoratör ve uzmanlardan oluşan ekipler tarafından yürütülüyor. Hem restorasyon hem de kazı çalışmalarında toplamda 500 kişi sahada görev almakta.”
RUS HARBİ’NDE BAŞARILI OLAMADI
– Dr. Yasin Yıldız, projeyi detaylandırarak, Mahmudiye Kışlası'ndan başlayıp Tunca Nehri’ne kadar uzanan, Hasbahçe ve Tavuk Ormanı’nı da kapsayan büyük bir saray yerleşkesi olduğuna dikkat çekti: “Bu bölge, parçalı mülkiyet yapısı, tahrip olmuş eserler ve ciddi altyapı sorunları ile doluydu. Tarım yapılan ve özel mülkiyete ait olan parsellerin altında bile tarihi kalıntılar mevcuttu. Bu alanlar vatandaşlarla tam mutabakat sağlanarak kamulaştırıldı. Bilim Kurulu'nun çalışmaları sonucunda ayakta kalan yapılar dışında 8 yapının daha belgeler, kalıntılar ve verilerle yeniden inşa edilebileceği tespit edildi ve buna uygun bir master plan hazırlandı. Saray-ı Cedid-i Âmire kapsamında toplam 11 yapı restore edilecek. Projenin en büyük kısmını Mahmudiye Kışlası oluşturmakta. Günümüze ulaştığı kadarıyla yaklaşık 25 bin metrekarelik büyük bir müze alanı sunacak. Taşınabilir eserlerin büyük bölümü burada sergilenecek. Üçüncü aşamada ise sarayın bahçeleriyle ilgili çalışmalar yapılacak. Bahçelerin altında su yolları ve altyapı kalıntıları bulunduğu için son derece dikkatli bir çalışma yürütüyoruz. 2027 Ekim’de master planı tamamlamayı hedefliyoruz.”

II. MURAT'TAN FATİH'E TARİHİ BAĞLANTI
– “Sarayın inşasına II. Murad başlamış, Fatih Sultan Mehmet tamamlamıştır. Cem Sultan bu sarayda doğmuştur. Özellikle IV. Mehmed dönemi, yani Avcı Mehmed zamanında en yoğun kullanımını görmüş, Kanuni Sultan Süleyman’dan II. Selim’e, II. Mustafa’ya kadar pek çok padişah burayı aktif şekilde kullanmıştır. 1450-1750 yılları arasında işlevini sürdüren saray, Lale Devri'nden sonra önemini kaybetmiştir. 1877 Rus Harbi sırasında cephanelik olarak kullanılmış ve şehrin düşmesi ihtimaliyle birlikte patlatılarak büyük bir tahribat almıştır. Buna rağmen kalıntıları hala son derece değerlidir.
TÜRKİYE’DE TEK SARAY ORMANI
Sarayın ayrılmaz bir parçası olan Tavuk Ormanı ve Hasbahçe, Türkiye’de günümüze ulaşan tek saray ormanıdır. Avrupa’da örnekleri bulunsa da ülkemizde başka bir benzeri yoktur. Kırkpınar güreş alanını da kapsayan bu bölgenin iyileştirilmesi için Valilik, Belediye ve tüm kurumlarla iş birliği yapıyoruz. İnşallah birkaç yıl içinde Türkiye’nin en büyük tarihi-kültürel miras restorasyon projesini tamamlayarak buranın açılışını hep birlikte gerçekleştireceğiz.”



