reklam
reklam
DOLAR43,4932% 0.11
EURO52,2738% -0.04
STERLIN60,0434% -0.04
FRANG56,8910% 0.18
ALTIN7.515,69% -0,20
BITCOIN84.415,40-5.406
reklam

Her 35 Yılda Bir Tekrarlanıyor! Uzmanı Uyardı: Türkiye'nin Her Bölgesi Etkileniyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
Her 35 Yılda Bir Tekrarlanıyor! Uzmanı Uyardı: Türkiye'nin Her Bölgesi Etkileniyor
reklam

Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu belirten ÇOMÜ Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü, Jeofizik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Bekler, hazırlıklı olunması gerektiğini vurguladı. Depremleri daha sağlıklı yorumlayabilmek için yer bilimcilerin daha fazla imkana sahip olması gerektiğine dikkat çekti. Depremin zararlarından etkilenmemek için ise toplumun ve ülkenin ekonomik ve yapısal bütünlüğünü sağlaması gerektiğinin altını çizdi.

“TÜRKİYE'NİN HER BÖLGESİ YIKICI DEPREMLERDEN ETKİLENİYOR”

Türkiye'de belirli dönemlerde yıkıcı depremlerin meydana geldiğini kaydeden Prof. Dr. Tolga Bekler, “Türkiye'nin genel deprem haritasına baktığımızda, hangi bölgesine giderseniz gidin ana fay zonları üzerinde meydana gelen yıkıcı depremlerden mutlaka etkilenirsiniz. En son Kahramanmaraş depremleri, öncesinde İzmir depremi, Van depremi ve Kuzey Anadolu fay zonunu sayabiliriz. Türkiye'de ortalama her 10-15 yılda 6,5 ve üzeri depremlerle karşılaşabiliyoruz. Bu fayların ne kadar aktif ve üretken olduğunu gözlemliyoruz. Türkiye'de 7 ve üzerindeki depremler neredeyse her 35-40 yılda bir farklı tektonik bölgelerde ciddi şekilde karşımıza çıkıyor” ifadelerini kullandı.
“YER BİLİMCİLERE İMKAN SAĞLANMASI HALİNDE DAHA SAĞLIKLI DEPREM ANALİZLERİ ORTAYA ÇIKIYOR”

Gözlem ve araştırma açısından yer bilimcilere daha fazla imkan sağlanması gerektiğini vurgulayan Bekler, “Ne kadar fazla gözlem elde edersek, bir bölgedeki deprem yoğunluğunu, dolayısıyla o bölgenin deprem tehlikesini daha iyi tanımlamamız söz konusu olur. Yani sağlıkta olduğu gibi, çeşitli tetkikler ile hastaların durumu değerlendirilir. Bizim de deprem gözlemlerine yönelik istasyon sayısını artırmamız çok daha sağlıklı analizler yapmamızı sağlar” dedi.
“DEPREMDEN ETKİLENMEMEK İÇİN BİRLİK OLMAK GEREKİYOR”

Toplumun depremden etkilenmemesi için birlikte hareket edilmesi gerektiğini aktaran Bekler, “Tedavi, yer bilimcilerde değil. Tedavi, depreme dayanıklı yapılar inşa edebilecek mühendislik disiplinlerinin işbirliği ile sağlanır. Bu disiplinler bir arada çalışırken yasalar, yönetmelikler ve toplumsal katkıların da olması gerekiyor. Ülkemizde AFAD, Kandilli Rasathanesi ve çeşitli üniversitelerin bu alanda yürüttükleri çalışmalara destek verilmesi, daha sağlam yapı kültürü oluşturmamız açısından önemlidir” ifadelerini kullandı.

“DEPREMDEN KORUNMAK İÇİN ÜÇ AYAKLI BİR SİSTEM MEVCUT”

Depremlerden olumsuz etkilenmemek için birbirleriyle bağlantılı üç aşamadan bahseden Bekler, “Yer bilimciler açısından bu bir üç ayaklı sistem gibi düşünülebilir. Yapıyla ilgili çalışmalarda yönetmeliklere uygun önlemler alınmalı. Yapı denetim merkezleriyle birlikte, bireylerin de yapı hizmetlerini almaya dikkat etmeleri gerekir. Bu şekilde inşa edilen yapılar, uzun yıllar süresince güvenli bir yaşam alanı sunabilir” şeklinde konuştu.

reklam

YORUM YAP