

“Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri hızla ilerlerken, barış ve huzurun artmasıyla bazı kesimlerin provokasyonları da tehlikeli bir biçimde tırmanmaktadır.
Terörizmi politik bir araç olarak kullanan, Türkiye’nin güvenlik ve istikrar arayışını tehdit eden bazı ülkeler ve mihraklar, bölgede huzursuzluk yaratma çabalarına devam etmektedir.
Anadolu ve Ortadoğu coğrafyasında zulüm senaryoları oluşturup bölücü terör odaklarını destekleyen karanlık yapılar, kaos ve kriz ortamını genişletme niyetindedir. “Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşmanın tek yolu, bu zehirli kaynakların ortadan kaldırılmasıdır.
Mardin’in Nusaybin ilçesinde sınır kapısını zorlayarak Türk bayrağına saldıran bölücü örgüt yandaşları, bu tür provokasyonların en ciddisi ile karşı karşıya kaldığımızı göstermektedir.
DEM Parti'nin Nusaybin'de gerçekleştirdiği grup toplantısında, Türk bayrağının indirilmesi sorumluluğu açıkça ortaya çıkmıştır.
Özellikle DEM Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın gafilce yaptığı açıklamalar, bu gergin ortamın daha da tırmanmasına neden olmuştur. Bu gelişmeler, milletimiz ve ülkemiz için son derece kaygı vericidir.
Terörsüz Türkiye hedefinin gerçekleştiği bu günlerde, dil ve üslubun gerilimi artırdığı maalesef gözlemlenmektedir.
DEM Parti'nin bir karar vermesi gerekmektedir: PKK'nın yanında mı yoksa karşısında mı duracak? Terörle mi anılacak, yoksa silah ve şiddeti reddeden bir siyasete mi yönelmekte kararlı olacak? Kürt kardeşlerimizi kışkırtmaktan vazgeçecek mi, yoksa Türkiye’yi kucaklayan bir parti olmanın onurunu mu seçecektir?
Suriye'nin iç istikrar mücadelesini karalamanın, sadece bilgisizlik ve kötü niyet olduğunu belirtmek gerekir.
DEM Parti, Kürt kardeşlerimizi kışkırtmaktan ve Siyonizm’in çıkarlarına hizmet etmekten bir an önce vazgeçmelidir.
Nusaybin-Kamışlı sınır hattında al bayrağımıza yapılan saldırı, derin bir istihbarat operasyonunun izlerini taşımaktadır. Türk bayrağı bizim için bağımsızlığın, şehitlerimizin hatırasının ve milli birliğin sembolüdür.
Bayrağa saldıran kimseler, en ağır şekilde cezalandırılmalı, bağlantıları da araştırılmalıdır.
Türk bayrağı, Türk milletinin simgesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik sembolüdür. Herkes aklını başına almalıdır.
Sabır ve sinirlerin zorlanması, hiç kimseye fayda sağlamayacaktır. Terörsüz Türkiye hedefinden asla taviz verilmeden, provokasyonlara karşı dikkatli olunmalı ve barış yolculuğuna devam edilmelidir. Milli ve manevi değerlerimizi tartışmaya açanlara karşı kararlı bir mücadele sürdürülmelidir.
Ay yıldızlı al bayrağımıza uzanan elleri, hain emelleri kınıyor ve lanetliyorum. SDG/YPG terör örgütü, Kürt kardeşlerimizi temsil edemez.
Fırat’ın doğusu, batısı gibi terörden arındırılmalıdır. O gün işte bugündür.



