reklam
reklam
DOLAR43,4304% 0.06
EURO52,0151% 0.26
STERLIN60,0628% 0.21
FRANG56,5864% 0.25
ALTIN7.691,05% 2,50
BITCOIN87.930,42-1.722
reklam

Nüfus Yaşlanıyor, Doğurganlık Oranı Düşüyor

Yayınlanma Tarihi : Google News

Türkiye, derin bir demografik dönüşüm sürecinden geçiyor. Nüfusun yaşlanması ve doğurganlık oranlarının düşmesi dikkat çekici bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor. Uzmanlar, bu durumun temel sebeplerinden birinin anneliğin iş hayatında hala bir yük olarak algılanması olduğunu ifade ediyor. Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu ile EBSAM iş birliğiyle gerçekleştirilen bir saha araştırması, kadınların neden çocuk sahibi olmayı ertelediklerini çarpıcı verilerle ortaya koydu. 81 ilde 15 bin 44 kadın eğitim çalışanının katılımıyla yapılan bu araştırma, sorunun daha yapısal nedenlerle ilişkili olduğunu gösteriyor. Kadın istihdamının eğitim ve sağlık sektörlerinde yüzde 60’lara ulaştığına dikkat çekilirken, bu kadınların çalışma yaşamında kalabilmek için anneliği ertelemek zorunda kaldığına vurgu yapıldı.

Doğum İzni Süresi 60 Haftaya Çıkarılmalı

Araştırmaya katılan kadınların yüzde 93'ü doğum sonrası izin süresinin uzatılması gerektiğini belirtirken, yüzde 90'ı doğum izninin toplamda 60 haftaya çıkarılmasını talep ediyor. Araştırmayı yürüten uzmanlar, bu isteğin bir ayrıcalık değil, kadınların hem anne hem de çalışırken var olma arzusunu yansıttığını vurguluyor.
Kadınlar, doğumdan kısa bir süre sonra işlerine dönmek zorunda kaldıklarını ve bebeğin bakım sorumluluğunu çoğunlukla tek başlarına taşımak zorunda kaldıklarını dile getiriyorlar.
Katılımcıların yüzde 70'inden fazlası, doğum izni sonrasında işe dönüş sürecinde yeterli destek almadıklarını belirtiyor. Bu durum, anneliğin iş hayatında görünmeyen bir maliyet haline dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Esneklik Önemli

Araştırmaya katılanların yüzde 81'i, doğum izninin iş ve aile hayatı dengesini sağladığını düşünüyor. Uzmanlar, bu verinin annelik haklarının doğru bir şekilde planlandığında kadınların verimliliğini azaltmadığını, aksine çalışma hayatına güç kattığını gösterdiğini belirtiyor.
Katılımcıların yüzde 92'si yarım zamanlı çalışanların haklarının genişletilmesini önerirken, yüzde 96'sı bu süreçte özlük ve sosyal hakların korunmasını talep ediyor. Kadınlar, gelir kaybı yaşamadan, emeklilik hakları etkilenmeden ve kariyerlerinde gerileme olmadan güvence altına alınmış esnek çalışma olanakları istiyor.
Çocuk sayısına göre çalışma saatlerinin düzenlenmesi ve kadın kamu çalışanları için haftalık çalışma süresinin 32 saate düşürülmesi gerektiği belirtildi. Annelik durumunun iş hayatında bir “bedel” olarak görülmesinin önüne geçilmesi gerektiği vurgulanarak, anneliğin toplumsal bir değer olduğu mesajı verildi. Bu değerin korunmasının devletin ve toplumun ortak sorumluluğu olduğu ifade edildi.

Türkiye, derin bir demografik dönüşüm sürecinden geçiyor. Nüfusun yaşlanması ve doğurganlık oranlarının düşmesi dikkat çekici bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor. Uzmanlar, bu durumun temel sebeplerinden birinin anneliğin iş hayatında hala bir yük olarak algılanması olduğunu ifade ediyor. Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu ile EBSAM iş birliğiyle gerçekleştirilen bir saha araştırması, kadınların neden çocuk sahibi olmayı ertelediklerini çarpıcı […]

DEVAMINI OKU
reklam

YORUM YAP