

TBMM’deki Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü yetkilileri sunum gerçekleştirdi. Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan yetkililer, çocuklar üzerinde kurulan tuzaklara dair dikkat çekici örnekler paylaştı. Komisyonun Başkanı Pervin Tuba Durgut, “Dünyada ve ülkemizde değişen çocuk suçlu profillerine ve dijitalleşmeyle ortaya çıkan suç türlerine karşı güncel eğilimleri de göz önünde bulundurarak hareket etmeliyiz” ifadelerini kullandı. Ataşehir Emniyet Müdürü Abdulkadir Bilen ise, “Dünya genelindeki dijital dönüşümle birlikte, çocuklarımız 1 yaşından itibaren telefon gibi teknik araçlarla dijital dünyaya adım atıyorlar” dedi.
LÜKS HAYAT VE KOLAY PARA TUZAĞI
İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Alperen Süer, suç örgütlerinin gençleri nasıl lüks yaşam ve kolay para vaadiyle tuzağa düşürdüğünü anlattı: “Suç örgütleri, başlangıçta lüks yaşamı özendirici içerikler yayınlar; villalarda, havuz kenarlarında çekilmiş fotoğraflar ve lüks araçlarla yapılan gezintileri öne çıkarırlar. Ayrıca, kendileriyle özdeşleştirdikleri sembolleri de sıkça kullanırlar; bu semboller arasında kartal işareti ve gülen yüz emojileri yer alır.”
SİLAHLI PAYLAŞIMLAR
Suç örgütleri, çeşitli silahları temin edip fotoğraflar çekerek paylaşarak kendilerini güçlü gösterme çabası içindedir. Mafyatik dizi karakterleri ve yeni nesil rap müziklerle suç örgütleri arasında özendirici içerikler oluşturmaktadırlar. Bu durum, gizli bir maksatla çocukların bilinçaltına hitap eden paylaşımlar şeklinde de kendini göstermektedir.
İLK TEMAS BEĞENİLER ÜZERİNDEN
İletişim çoğunlukla paylaşımlara beğeni yapılarak başlıyor, olumlu ya da olumsuz yorumlarla devam ediyor. Ardından özel mesajlarla iletişime geçip, bir süre sonra karşı tarafı tanımaya geçiyorlar. Söz konusu hesapların yüzde 99’u yurtdışından yönetildiğinden, güvenlik güçlerinin kimle muhatap olduğunu anlamak amacıyla bu iletişim gerçekleşiyor.
KURAL TANIMAZ HAREKETLER
Kısa süreli ‘story’ paylaşımları belirli bir zaman sonra silinemekte, ekran görüntüleri alınsa bile bu görüntüler değiştirilebiliyor. İlerleyen zamanlarda, bu sosyal medya platformlarından geçmişe dair veri alınamadığı belirtiliyor. Çoğu zaman sahte ve anonim hesaplar üzerinden paylaşımlar yapılmaktadır. Bu tür paylaşımların, suç teşkil etme bilincini zayıflattığını düşünmekteyiz. Anonim hesaplar kullanılarak sanal kötülük üzerine bina edilen bir durum söz konusu.
İNTERNET ÇOCUKLAR İÇİN BİR UZUV HALİNE GELDİ
Alperen Süer, çocukların birçok durumu suç olarak algılamadığını belirtti: “14 yaşındaki bir çocuk, başkalarının kimlik bilgilerini çalmanın bir suç olduğunu düşünmüyor. Çocuklar artık sanal ortamı, giydikleri bir giysi gibi, doğuştan kabul ettikleri bir uzuv olarak kullanmaktadır. Okullarda eğitim ve seminer programları düzenlenmesine ihtiyaç duyuyoruz.”

SANAL ORTAMDA ‘RACON’ KESME
Çocuk Şube Müdürü Özlem Temür, çocukların suç ve ceza hakkında yeterli bilgi sahibi olmadığını ifade etti: “Örneğin, Türk Ceza Kanunu’nun varlığından haberdar değiller. Sosyal medya üzerinden kendilerini göstermek isteyen ve argo tabirler kullanan kişiler, çocuklar tarafından saygı duyulan veya korkulan kişiler olarak algılanıyor. Bu nedenle çocuklarımızın kendilerine ait bir kimlik bulma aşamasında yanlış yönlendirmeler aldıklarını görmekteyiz. Doğru yönlendirme yapılmadığında, çocuklar suç örgütlerine yöneliyor ya da suç işleme isteği doğabiliyor.”
SUÇ, PRESTİJ HALİNE GELDİ
Suça karışan çocuklar arasında özenmenin arttığını gözlemliyoruz. Bir dizi karakterinden etkilenerek benzer davranışlar sergileyebiliyorlar. Uzun yıllardır çocuklarla çalışan bir uzman olarak, çocukların suça karıştıklarında hissettikleri mahcubiyetin azaldığını ve yaptıkları suçu prestij olarak gördüklerini belirtmek isterim.
‘BENDEN BİR ŞEY OLMAZ’ MENTALİTESİ
“Ne olacak ki?” gibi ifadelerle büyüklerine yaklaşan çocuklar, “Sen kimsin, avukat mısın, polis misin?” gibi sorular sorarak kendilerini koruma çabası içerisine giriyor. “Bana ne yapsan benden bir şey olmaz” düşüncesine ulaşmış durumdalar. Bu nedenle, bu çocukların ciddi iyileşme ve rehabilitasyon süreçlerine ihtiyaç duyduklarını düşünüyorum. Onlara mutlaka bir meşgale kazandırılmalı.”
BAKAN GÖKTAŞ: OLAYLAR ANLIK DEĞİL
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, komisyona şunları belirtti: “Ahmet Mattia’nın ve Atlas’ın yaşamını yitirmesi bizleri derinden etkiledi. Bu kayıpların acısını birlikte hissettik; adli süreçleri yakından takip ettik. Adalet beklentisi ile çocuk koruma anlayışı birbirini dışlamaz. Suça sürüklenen çocuğu, suça iten zinciri kırmak toplum güvenliği için elzemdir. Karşılaştığımız vaka sayısı, suça sürüklenmenin çoğu zaman anlık değil, birikerek oluşan bir risk zinciriyle meydana geldiğini gösteriyor. Bu zincir, okuldan kopma, aile içi dinamikler, çevreyle ilişkiler ve medya etkileri gibi faktörlerden oluşmaktadır. Bilimsel veriler, çocukların dikkat sürelerinin son on yılda azaldığını ortaya koyuyor. Sosyal medya düzenlemeleri, çocuklara ulaşan ve suça yönlendiren suç örgütleriyle mücadelede önemli bir adım olmalıdır.”




