reklam
reklam
DOLAR43,4270% 0.06
EURO52,1093% 0.44
STERLIN60,1936% 0.43
FRANG56,6434% 0.35
ALTIN7.746,35% 3,24
BITCOIN88.273,57-1.036
reklam

‘Mükemmel aile’ algısı doğurganlığı düşürüyor

Yayınlanma Tarihi : Google News

Enstitü Sosyal tarafından düzenlenen “Türkiye'de Demografik Eşik” başlıklı panelde, doğurganlık hızının yenilenme seviyesinin altına düşmesi ile nüfusun yaşlanması ve genç nüfusun azalmasının sebepleri ele alındı. Panelde öne çıkan en dikkat çekici konulardan biri, sosyal medyanın ebeveynlik algısında yarattığı köklü değişim oldu. Uzmanlara göre Instagram, TikTok ve benzeri platformlarda ortaya çıkan “kusursuz aile”, “başarılı çocuk” ve “ideal ebeveyn” imgeleri, çocuk sahibi olma kararını mutluluk kaynağı olmaktan çok ağır bir sorumluluk haline dönüştürdü. Gençler çocuk istemiyor değil; bu yükü taşıyacak kadar güçlü olamayacaklarını düşünüyor.

YENİ NORMLAR OLUŞTU

Panelde konuşan Enstitü Sosyal Araştırmacısı Nursen Tekgöz, “İyi ebeveyn” olmanın artık çocuğa sevgi ve güven vermekten çok, onu her alanda eksiksiz yetiştirmekle tanımlandığını belirtti. Çocuğun gelişimi, başarısı ve mutluluğu artık ebeveynlerin değil, adeta sosyal çevrenin bir “başarı ölçütü” olarak değerlendiriliyor.

“YA YETEMEZSEM?” KAYGISI

Uzmanlar, sosyal medyanın ebeveyn adaylarında yetersizlik duygusunu tetikleyen en etkili araçlardan biri haline geldiğini ifade etti. Panelde yapılan değerlendirmelerde, birçok çiftin çocuk sahibi olma isteğinin tamamen kaybolmadığı, ancak bu kararın ertelendiği vurgulandı. “Şartlar uygunsa”, “daha hazır hissettiğimde” gibi nedenlerle ertelenen ebeveynlik kararı zamanla doğurganlık oranlarının düşmesine neden oluyor.

ÖNE ÇIKAN 5 TESPİT
İstek var, cesaret yok: Gençler çocuk istemiyor değil; sosyal medyanın geliştirdiği “mükemmel ebeveyn” ve “kusursuz çocuk” algısı nedeniyle bu sorumluluğun altından kalkamayacaklarını düşünüyorlar.
Ebeveynlik çıtası yükseldi: Sosyal medyada görselleştirilen özel okullar, kurslar, teknolojiler ve sürekli mutlu aile görüntüleri ebeveynlik standardını yükselterek çocuk sahibi olmayı korkutucu hale getirdi.
Aile mahremiyeti kalktı: Çocuk yetiştirme süreci artık mahrem bir süreç olmaktan çıktı; paylaşılan, kıyaslanan ve yargılanan kamusal bir performansa dönüştü. Bu görünürlük baskısı ebeveynliği ağır bir yük haline getirdi.
'İyi hayat' sunma baskısı: Geçmişte temel ihtiyaçlar yeterliyken günümüzde ebeveynler çocuklarına “her şeyin en iyisini” sunma zorunluluğu hissediyor. Bu algı, doğurganlık kararının sürekli ertelenmesine yol açıyor.
Kuşaklar arası telkin: “Biz zorlandık, sen yapma” ve “Erken evlenme, bekle” söylemleri, sosyal medya baskısıyla birleşerek evlilik ve çocuk yaşını daha da yukarı çekiyor.

Enstitü Sosyal tarafından düzenlenen “Türkiye'de Demografik Eşik” başlıklı panelde, doğurganlık hızının yenilenme seviyesinin altına düşmesi ile nüfusun yaşlanması ve genç nüfusun azalmasının sebepleri ele alındı. Panelde öne çıkan en dikkat çekici konulardan biri, sosyal medyanın ebeveynlik algısında yarattığı köklü değişim oldu. Uzmanlara göre Instagram, TikTok ve benzeri platformlarda ortaya çıkan “kusursuz aile”, “başarılı çocuk” ve […]

DEVAMINI OKU
reklam

YORUM YAP