

Olay, 31 Temmuz 2025 tarihinde Beşikdüzü ilçesi Adacık Mahallesi'nde meydana geldi. Uzaklaştırma kararı bulunan Ali Eren Somun, arka balkondan evin içine tırmanarak, boşanma aşamasında olduğu eşi Sinem Somun'u tabancayla vurdu. Bacağından ve sırtından yaralanan Sinem Somun, kanlar içinde yere yığılırken, şüpheli de olay yerine gelen bekçiye ateş açtı. Mermilerden biri, görevli bekçi E.E.'nin bacağına isabet etti.
GİRESUN'DA TOPRAĞA VERİLDİ
Ali Eren Somun, motosikletle kaçarken, hem Sinem Somun hem de yaralı bekçi, sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Sinem Somun hayatını kaybederken, ameliyata alınan bekçi tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı bölümünden mezun olan ve olaydan 10 gün sonra çalıştığı gemide kaptanlığa geçmeyi planlayan Sinem Somun, Giresun’da gözyaşlarıyla toprağa verildi.
ORMANDA YAKALANDI
Olayın ardından tanınmamak için saç, sakal ve kaşlarını kesen şüpheli Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop'ta ormanda saklandığı çadırda yakalandı. İfadesinde, “Onunla yüz yüze konuşmak istedim, o istemedi. O gece evine gittim. Boşanma davası konusundan tartıştık, kendimi kaybettim, sinirlerime hakim olamadım. Yaptığımın farkına sonradan vardım.” diyen şüpheli, adliyeye sevk edildi ve tutuklandı.
OLAY GÜNÜ EVE 54 MERMİYLE GİTMİŞ
Tutuklu sanık Ali Eren Somun hakkında başlatılan soruşturma tamamlandı. Hakkında ‘Tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’, ‘Zincirleme tehdit’, ‘Yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs’ ve ‘Ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ve 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. İddianamede, sanığın olay günü silahıyla birlikte 54 mermi ile eşinden 3 saat önce eve girdiği ve beklemeye başladığı bildirildi.
MERMİLERLE 'SİNEM' YAZMIŞ
Sanığın cep telefonunun incelenmesi sırasında, olay öncesinde mermileri dizerek 'Sinem' yazdığına dair bir görsel bulunduğu tespit edildi. Savcılık, iddianamede, sanığın nihai amacının Sinem'i öldürmek olduğunu, sosyal medya paylaşımlarının da bu iradenin tasarlama ve kararlılık içerdiğini açıkça ortaya koyduğuna dikkat çekti.
13 Şubat'ta ilk kez hakim karşısına çıkacak olan Ali Eren Somun'un, tutuklu bulunduğu Elazığ'daki cezaevinden, öldürdüğü Sinem'in dedesi Ali Hayri Topaloğlu'na mektup gönderdiği öğrenildi. Mektupta, Ali Eren Somun'un, eşinin cenazesinin defnedildiği Giresun'dan alıp, kendi memleketi olan Trabzon'da toprağa vermek istediği belirtiliyor.
'KENDİ TOPRAKLARIMA DEFNEDECEĞİM'
Mektubu 2 sayfa olarak yazan Ali Eren Somun, “Başınız sağ olsun. Ölüm haberini aldığımda kahroldum. Kendime gelmem uzun zaman aldı. Sürekli 'nasıl böyle oldu' diye düşünüyorum. Allah bizlere sabır versin. Mahkemede tek bir yalan konuşmayacağım. Suçum neyse cezamı çekmeye razıyım. Ama karımı güle oynaya geldiği kendi topraklarıma defnedeceğim. Bunun için gereken yasal süreci izlemek istiyorum. Mümkünse suç işlemeyi göze alarak, karımı kendi topraklarıma defnedeceğim. Bu isteğimden vazgeçmem.” ifadelerini kullandı.
ANNEANNE KONUŞTU: 'BEN TOPRAĞA BAKIP AĞLAYIP EVE GİDİYORUM'
Giresun’un Eynesil ilçesinde yaşayan Sinem Topaloğlu’nun anneannesi Gülnaz Topaloğlu, cezaevinden gelen mektup hakkında konuştu. Torununun mezarı başında Demirören Haber Ajansı’na (DHA) yaptığı açıklamalarda, “Her şeyi bilinçli yaptı. Sonra da hiçbir şey olmamış gibi bizlere mektup yazıyor. Bizi tehdit ediyor. Mezarı oradan kaldırıp, 'Güle oynaya geldiği köye götüreceğim' diyor. En ağır cezayı almasından yanayım.” dedi.
“HAPİSTEN KAÇIP GELİR DİYE DE KORKUYORUM”
Gülnaz Topaloğlu, mektupta kendilerini açık görüşe davet ettiğini ifade ederek, “Bunu asla kabul etmiyorum. Hiçbir şey yapmamış gibi ‘Açık görüşüme gelin’ diyor. Bizi tehdit ediyor. Psikolojimizi bozmuş, şimdi de mektup yazıyor. Mezarı yerinden kaldırmak kolay değil. Burada, bu mezar buradan kalkamaz.” şeklinde konuştu.



