reklam
reklam
DOLAR43,4230% 0.01
EURO51,9996% 0.22
STERLIN60,0557% 0.2
FRANG56,5330% 0.12
ALTIN7.724,97% 2,95
BITCOIN88.033,91-2.084
reklam

'Deprem tehlikesi olmayan bir bölge değil' dedi ve uyardı: 7'den büyük deprem bekliyoruz

Yayınlanma Tarihi : Google News
'Deprem tehlikesi olmayan bir bölge değil' dedi ve uyardı: 7'den büyük deprem bekliyoruz
reklam

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Jeofizik Mühendisliği Bölümü Sismoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Özgenç Akın, Trabzon'un deprem riski taşıyan bir bölge olduğunu vurgulayarak, “Geçtiğimiz günlerde denizdeki bir fayda meydana gelen deprem, önemli bir etki yaratmadı. Ancak şehrimiz açısından kritik olan Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ), büyük depremler üretebilme kapasitesine sahiptir. Denizdeki depremlerden ziyade, KAFZ'da oluşabilecek depremler bölgemizi etkileyebilir” ifadelerini kullandı.

Ayrıca, alüvyal zeminlerde ve heyelan riski olan alanlardaki yapıların mutlaka Türk Bina Deprem Yönetmeliği'ne uygun inşa edilmesi gerektiğinin altını çizen Akın, “Depremin büyüklüğünü ve şiddetini ayırt edebilmemiz lazım. Şiddet, Romen rakamları ile ifade ediliyor ve hissettiğimiz sarsıntının gücüne göre değişiyor. Örneğin, dolaplar ve avizeler sallanıyorsa bu farklı bir şiddet sınıfına giriyor. Deprem büyüklüğü ise cihazlarla ölçülerek belirleniyor. Farklı büyüklükteki depremler benzer şiddetlerde olabiliyor; fakat zemin kalitesi bu şiddeti etkileyebiliyor. Geçtiğimiz gün 3.7 büyüklüğündeki depremde sahil yakınlarındaki alüvyal alanlar daha fazla hissedildi. Böyle bir depremin olmasıysa sürpriz olmadı.
Karadeniz bölgesindeki fayların aktif olduğunu uzun zamandır vurguluyoruz. Normal olarak burada depremler olabilir. Daha önce Gürcistan açıklarında ve Bartın'da 5-6 büyüklüğünde depremler yaşandı. Bölge aslında aktif bir alan. Deprem tehlikesi haritasında en yüksek yer ivmesi 0.2 g olarak gösteriliyor, bu harita zeminlerin kaya olduğu varsayımına dayanıyor. Ancak bu harita hatalı değil; bölgesel anlamda parsel bazında çalışmaların yapılması gerektiğini gösteriyor. Heyelanlar içinde yer alan yapılar bu değeri 0.2 g olarak hissetmeyebilir, daha fazlasını hissedebilirler. Kahramanmaraş depremlerinde de yüksek 'g' kuvvetleriyle karşılaştık. Deprem açısından bölgemiz oldukça dinamik. Depremden zarar görmeyi önlemek tamamen elimizde; yapılarımızı uygun tasarlarsak ve deprem, yapı ile zemin ilişkisini düzgün kurarsak zarar görmeyiz. Trabzon'un risksiz veya deprem tehlikesi taşımayan bir bölge olmadığı gerçeği ile yüzleşmemiz gerekiyor” dedi.

“ÇOK BÜYÜK DEPREMLER ÜRETEBİLEN BİR FAY HATTI”

Bingöl Yedisu bölgesinde beklenen 7 büyüklüğündeki bir depremin Trabzon'u olumsuz etkileyebileceğinin altını çizen Akın, “Denizdeki bir fayda meydana gelen deprem önemli değil. Ancak Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAFZ) çok büyük depremler üretebilen bir hat. Bizim buna mesafemiz yaklaşık 150 kilometre. Denizdeki depremlere göre, KAFZ'da oluşabilecek depremler daha fazla etkileyebilir. Türkiye'nin en büyük depremlerinden biri olan 7.9 büyüklüğündeki 1939 Erzincan depreminde Trabzon'da can kayıpları yaşandı. Yedisu bölgesinde 7'den büyük bir deprem bekliyoruz. Bu tür bir deprem Trabzon için ciddi bir sorun yaratabilir. Denizdeki faylar alüvyal alanlarda daha fazla hissedilirken, meydana gelen deprem aslında çok yıkıcı değildi; düşük büyüklükte ve şiddette bir depremdi” diye açıkladı.

TRABZON VE ÇEVRESİNDE TSUNAMİ RİSKİ

Alüvyal alanlarda deprem enerjisinin arttığını belirten Akın, “Sosyal medyada bazı kullanıcılar ‘avizeler hiç sallanmadı' dediler; bu doğru. Bunun sebebi, depreme çok yakın olmamız yani yaklaşık 20 kilometre mesafede bulunmamızdır. Biz sadece 'P dalgası'nı hissedebildik. Bu, daha çok sallama şeklinde değil, alttan gelen vurma etkisi yaratan bir dalgadır. Bu nedenle avizeler hareket etmedi; yalnızca binaların alt tarafında bir vurma hissi oluştu. Trabzon ve çevresinde hayatı olumsuz şekilde etkileyebilecek düzeyde bir tsunami riski olduğunu düşünmüyorum. Kuzey Anadolu Fay Hattı daha önemli bir tehlike teşkil ediyor” şeklinde konuştu.

“ÇOK KORKULACAK BİR DURUM OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM”

Artçı depremlerin tahmininin güç olduğunu ifade eden Akın, “Genellikle artçı depremler, ana depremin büyüklüğünden 1-2 derece daha düşük olur. Eğer bu bir öncü depremse, daha büyük bir depremin olması muhtemeldir. Ancak böyle bir durum beklemiyoruz. Düşük bir olasılık ile artçı olarak 1.5-2 büyüklüğünde depremler meydana gelebilir. Bu, fayın yüklendiği strese ve geometrisine bağlı olarak değişecektir. Ancak bu deprem özelinde çok korkulacak bir durum yok” diye ekledi.

reklam

YORUM YAP