

Yeni Delhi'de 27 Ocak tarihinde gerçekleşen 16. Avrupa Birliği-Hindistan Zirvesi'nde duyurulan ve dünya çapındaki ekonomik üretimin yaklaşık %25'ini kapsayan anlaşma, küresel ticaret dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde “tarihi bir adım” olarak değerlendirildi.
Bu anlaşma, ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci döneminde uyguladığı yüksek tarifelere karşı stratejik bir yanıt olarak algılandı.
Hindistan Başbakanı Narendra Modi, dünyanın dört bir yanında “tüm anlaşmaların anası” olarak adlandırılan bu anlaşmanın, Avrupa ve Hindistan'da yaklaşık 2 milyar insan için büyük fırsatlar sunacağını belirtti.
Modi, “Bu sadece bir ticaret anlaşması değil, ortak refah için yeni bir yol haritasıdır.” şeklinde konuştu.
KORUMACILIĞA KARŞI “AVRUPA MODELİ” Mİ?
19 yıl süren müzakerelerin sonucunun şekillenmesinde, ABD’nin Hindistan'a yönelik gümrük vergisi tehditleri ile Pekin'in tedarik zincirindeki güçlü etkisinin önemli rol oynadığı ifade edildi.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, anlaşmanın kurallara dayalı işbirliğinin hala büyük sonuçlar yarattığına dair dünyaya güçlü bir mesaj verdiğini belirterek, sürecin korumacı politikalara karşı bir “karşı model” oluşturduğunu vurguladı.
Von der Leyen, “AB ve Hindistan, bugün tarihe geçerek dünyanın en büyük demokrasileri arasındaki ortaklığı derinleştiriyor. Her iki tarafın da ekonomik olarak kazanacağı 2 milyar kişilik bir serbest ticaret bölgesi oluşturuyoruz.” dedi.
Anlaşma çerçevesinde AB menşeli ürünlerin %96,6'sında gümrük vergilerinin ya tamamen kaldırılacağı ya da sembolik seviyelere çekileceği bildirildi. Bu sayede Avrupalı şirketlerin yıllık yaklaşık 4 milyar avro gümrük tasarrufu sağlaması ve AB'nin Hindistan'a ihracatının 2032 yılına kadar iki katına çıkması öngörülüyor.
Otomotiv sektöründe, Hindistan pazarındaki en büyük engeli oluşturan %110’luk gümrük vergisinin kademeli olarak %10'a düşeceği kaydedildi. Yerli üreticiyi korumak amacıyla yıllık 250 bin araçlık kota uygulanacağı belirtilirken, bu durumun Mercedes-Benz, BMW ve Volkswagen gibi Alman üreticilerin pazar payını artırabileceği değerlendiriliyor.
Makine ve kimyasallarda mevcut %44'e varan vergilerin büyük ölçüde kaldırılacağı, kalan kısmın ise 10 yıl içinde tamamen sıfırlanacağı ifade edildi.
Avrupa şaraplarında %150 olan verginin %20'ye, birada %50 olan verginin ise düşürüleceği bildirildi. Ayrıca, zeytinyağı vergisinin 5 yıllık bir süreçte tamamen kaldırılması bekleniyor.
Uçak ve uzay araçlarındaki vergilerin ise 10 yıl içinde (çoğu kalemde 5 yılda) sıfıra indirileceği belirtiliyor.
AB'nin tarım ve gıda ürünleri ihracatına uygulanan ortalama %36'nın üzerindeki gümrük vergilerinin de bu anlaşma ile birlikte kaldırılacağı ifade ediliyor.
AB, hassas tarım sektörlerinin korunacağını belirtirken, bu kapsamda sığır eti, tavuk eti, pirinç ve şeker gibi ürünlerin anlaşma dışı tutulacağını ifade etti. Ayrıca, Hindistan'dan yapılacak ithalatın, AB’nin sıkı sağlık ve gıda güvenliği kurallarına tabi olmaya devam edeceği vurgulandı.
Anlaşmanın sosyal ve ekonomik ayağını oluşturan “mobilite çerçeve anlaşması”, Avrupa'daki iş gücü krizine çözüm sunmayı hedefliyor. Metne göre, başta Almanya olmak üzere iş gücü açığı yaşayan AB ülkelerine Hintli uzmanların göçünün kolaylaştırılması bekleniyor. Kurulacak merkezi temas noktalarıyla vize süreçlerinin hızlandırılması ve bürokratik engellerin azaltılması öngörülüyor.
Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü (IfW) analizlerine göre, anlaşmanın her iki tarafın GSYH'sini yıllık bazda %0,13 artıracağı tahmin ediliyor. 2024-2025 döneminde 136 milyar doları aşan ikili ticaret hacminin 2030 yılına kadar 200 milyar dolar barajını geçmesi hedefleniyor.
Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için önümüzdeki 5-6 ay içinde yasal incelemelerin tamamlanması ve Avrupa Parlamentosu'nun onayının gerektiği belirtiliyor. Anlaşmanın 2026 yılı sonuna kadar tam kapasiteyle uygulanmaya başlanması planlanıyor.
Zirvede ayrıca AB ve Hindistan arasında yeni bir güvenlik ve savunma ortaklığı kurulması kararlaştırıldı. Bu işbirliği ile AB'nin, Hindistan'ın Rusya ile geleneksel askeri ortaklığını zayıflatmayı hedeflediği ifade edildi.
Öte yandan, Çin'in “Kuşak ve Yol” girişimine alternatif olarak görülmekte olan altyapı projelerinin hızlandırılması konusunda da ortak görüş sağlandığı duyuruldu.
– Trump'ın tarife baskısı, AB ve Hindistan'ı ticarette uzlaşmaya yönlendirdi
AB ve Hindistan arasında 27 Ocak 2026 tarihinde imzalanan serbest ticaret anlaşmasının, kapsamlı tarife indirimleri yerine “sınırlı” bir liberalizasyonla sonuçlanmasının arkasında, müzakerelerin tamamen çökme riski ve ABD'nin jeopolitik baskısının olduğu ifade edildi.
IfW analizlerine göre, anlaşmanın “her şeye rağmen” imzalanması hedefi, ticari hırsların önüne geçti.
AB ile Hindistan arasındaki ticaret görüşmelerinin ilk olarak 2007 yılında başlatıldığı, tarafların aşırı iddialı hedefleri dolayısıyla müzakerelerin 2013'te durdurulduğu, 2022 yılında yeniden başlatıldığı hatırlatıldı.
Bu sürecin 2023 sonunda sonlandırılmasının planlandığı ancak beklenenden daha zorlu geçmesi nedeniyle zamanında tamamlanamadığı belirtildi.
Avrupalı yetkililerin, geçmişteki hataları tekrarlamamak ve bir anlaşmaya ulaşmak amacıyla tam piyasa liberalizasyonu taleplerinden feragat ederek sınırlı tarife indirimlerini kabul ettiği, bunun “her şeye rağmen anlaşma sağlama” stratejisinin bir parçası olduğu ifade edildi.
Görüşmelerin 2025 başlarında ivme kazanmasının temel nedeninin ise ABD'deki siyasi iklim olduğu belirtildi.
Trump'ın ABD Başkanı olarak ikinci dönemine başlamasının, hem AB hem de Hindistan'a ticari ilişkileri çeşitlendirmenin önemini hatırlattığı, özellikle Hindistan'ın Trump yönetiminin %50'ye varan cezai gümrük tarifelerinden etkilenmesinin süreci hızlandırdığı kaydedildi.
Bu jeopolitik baskı ortamında, von der Leyen ve Modi'nin Şubat 2025'te bir araya gelerek ticaret görüşmelerini “hızlı” bir şekilde sonuçlandırma kararı aldığı ifade edildi.
Analistler, bu siyasi iradenin ticari tavizleri olanaklı kılan ana dinamik olduğunu belirterek, anlaşmanın ticari getirilerinin yanı sıra küresel tedarik zincirlerinde Çin'e alternatif oluşturma amacını da taşıdığına dikkat çekti.




DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN