

Olay, Kasım 2024'te Şanlıurfa'nın Hilvan ilçesine bağlı Kepirkucak Mahallesi'nde meydana geldi. Aynı mahallede yaşayan L.Ö., R.Ö., İ.Ö. ve Edip Özağaçhanlı arasında bir arazi anlaşmazlığı nedeniyle husumet doğdu. Olay günü, iki araçla gelen şüpheliler, uzun namlulu silahlarla eve ateş açtı. Bu sırada bahçede bulunan çocuğunu korumaya çalışan anne, mermilerden korumak için üzerine kapandı. O anlar güvenlik kameralarına yansıdı. İhbar üzerine olay yerine güvenlik ekipleri sevk edildi.
Olay yeri incelemesinde evin 104 uzun namlulu silah mermisiyle tarandığı belirlendi. Gözaltına alınan ve ifadelerinin ardından serbest bırakılan üç şüpheli hakkında dava açıldı. Bu şüphelilerin tutuksuz yargılandığı davanın ilk duruşması nisan ayında yapılacak.
'TEHDİT EDİLİYORUZ'
Olayın ardından evlerini terk ederek Şanlıurfa merkeze göç eden aile, şikayetçi olma yoluna gitti. Edip Özağaçhanlı, evinde çocuklarına ders yardımında bulunarak zaman geçirdiğini ve olay sonrası devam eden tehditler nedeniyle evde kapalı bir hayat yaşadıklarını aktardı.
Özağaçhanlı şu ifadeleri kullandı: “Şikayetimizi geri çekmemiz için sürekli tehdit ediliyoruz. Evden çıkamıyoruz, işlerimiz durdu, hayvanlarımıza ve ekinlerimize bakamıyoruz. Kan dökülmesini istemiyoruz, devletin bu olaya müdahale etmesini bekliyoruz. Geçimimi çiftçilikle geçindiriyorum ama 1,5 yıldır evimde hapsoldum. Ailemle dışarı çıkmaktan korkuyoruz. Bu kadar ağır silahların kullanılması başlı başına bir suçken, ailemin yaşadığı eve yönelik gerçekleştirilen bu saldırıya rağmen hiçbir şüpheli hakkında tutuklama yapılmadı. Olayla ilgili yargı süreci hâlâ devam ediyor ve yaklaşık iki ay sonra mahkememiz başlayacak. Ancak bu süre zarfında tehditler kesintisiz devam ediyor. Ben ve ailem ciddi bir korku ve baskı altındayız” diyerek yetkililerden yardım talep etti.
Edip Özağaçhanlı'nın eşi Mülkiye Özağaçhanlı ise yaşadıkları sürecin son derece travmatik olduğunu vurgulayarak, “Evimize silahlı saldırı yapıldı ama tutuklanan kimse yok. Dışarıda serbestçe dolaşan onların yanında, evimize hapsolan biziz. O saldırıda çocuklarım ölebilirdi. Karşı taraf yaptıklarını pişkinlikle anlatıyor. Sürekli tahrik ediliyoruz. Can güvenliğimiz yok” dedi.



