reklam
reklam
DOLAR44,3346% 0.01
EURO51,3419% -0.05
STERLIN59,3266% -0.64
FRANG56,2493% 0.06
ALTIN6.406,80% -3,26
BITCOIN70.677,551.289
reklam

CHP Genel Başkanı Özel, Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı'nda konuştu

Yayınlanma Tarihi : Google News
CHP Genel Başkanı Özel, Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı'nda konuştu
reklam

Özel, İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı'nın açılışında, farklı siyasi partilerden temsilcilerin yanı sıra sivil toplum, akademi, sanat ve medya alanlarından birçok önemli ismin programda yer aldığını ifade etti.

Türkiye ve dünyanın karşılaştığı çoklu krizlerin, geçmişten gelen ortak bilinci kullanarak aşılacağına inandıklarını belirten Özel, amaçlarının bu krizleri, farklı kimliklerle yan yana durarak aşabilmek ve Türkiye için özgür, adil, huzurlu bir gelecek hayali üzerine ortaklaşmak olduğunu söyledi.

Özel, terörün yoksulluk ve geri kalmışlıkla ilgili olduğunu vurgulayarak, şu şekilde konuştu:

“Bu ülkenin geleceği kararmasın, Kürt olsun, Türk olsun 'analar ağlamasın' diyerek tarihsel bir tutarlılıkla her dönemde barışı savunduk ve savunmaya devam etmeliyiz. Bu konunun Meclis çatısı altında toplumdan bir şey saklamadan, samimiyetle, şeffaflıkla ve cesaretle çözülmesini talep ettik ve böylece Meclis'te bir komisyon kurularak başlayan sürece destek verdik, vermeye devam ediyoruz. Yapılan hataları, eksik kalan konuları milletimizle ve muhataplarımızla açıkça paylaştık ve paylaşmaya devam edeceğiz. Bu, bizim için siyasi bir çıkar meselesi olmadı; bu milletin evlatlarının beka meselesi olarak gördük ve görüyoruz. Meseleyi siyasi ikbal olarak gören anlayışı ise üzülerek takip ediyoruz. CHP'ye rol biçmeye çalışanları dikkatlice izliyoruz.”

CHP'nin günümüzde Türkiye'nin birinci partisi olduğunu dile getiren Özel, “Kendi siyaseti olmayanlar, başkalarının planlarına alet olurlar. Bizim, Türkiye'nin problemlerine ve ihtiyaç duyduğu çözümlere dair bağımsız bir siyasetimiz mevcuttur. Terörün sona ermesi, silahların susması ve bu meselenin demokratik bir zeminde çözülmesine dair irademiz tamdır.” ifadelerini kullandı.

– “Tüm demokratlar barış, demokrasi ve refah talebinde birleşmeli”

Özel, toplumsal barış, demokratikleşme ve hukukun üstünlüğünün birbirinin ayrılmaz parçaları olduğunu, birinin olmadan diğerinin asla tamamlanmayacağını belirtti. “Bu nedenle bu sürece 'terörsüz ve demokratik Türkiye süreci' dedik ve bu konuda çaba göstermeye devam ediyoruz. Aynı sorumluluk anlayışıyla söylüyorum ki Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, sürece dair kararsız tutumundan, rakiplerine karşı başlattığı yargı savaşından ve sivil siyasete yönelik vesayet anlayışından vazgeçmelidir. İktidar olmayı önce yurttaşın kalbine korku ve endişe salmayı, ardından bu korku ve endişeyi yönetmeyi hedefleyen bir anlayışla sorunların çözülmeyeceği açıktır, bunu herkes görmelidir.” dedi.

Kayyumluk sisteminin barış imkanını baltaladığını belirten Özel, “kent uzlaşısı” davalarının umutları yok ettiğini savundu. “30 yıl önce alınmış diplomaların bile iptal edildiği bir kriz ortamı, toplumda ağır bir güvensizlik duygusuna neden olmuştur. Bu çoklu krizleri aşmanın yolu, topluca mücadele etmektir. Tüm demokratlar, barış, demokrasi ve refah amacıyla birleşmeli, birleşerek kazanabileceğimizi tüm dünyaya göstermeliyiz. Bu düzenden tek başına kurtulmak mümkün değildir. Çare, birleşe birleşe kazanmaktadır.” dedi.

Özel, belediye başkanlarına yönelik yargılamaları hatırlatarak sözlerine devam etti:

“İstanbul'daki iki belediyemize bu soruşturmalardan dolayı kayyum atanmıştır. DEM Parti'nin 10 belediyesinde ve Türkiye genelinde toplam 13 belediyede kayyum bulunmaktadır. Bu soruşturmalarda, Kürtlerin belediye meclislerine girmesi suç olarak tanımlanmıştır. 'Kent uzlaşısı' olarak adlandırılan olgu, bir seçim işbirliğidir. 'Türkiye ittifakı' çerçevesinde yerel ve ilçe düzeylerinde demokratların yaptığı işbirliği suç sayılmaktadır. Esenyurt'tan seçilmiş olan ve kayyum tarafından yönetilen belediye başkanı Ahmet Özer, daha geçen hafta 'PKK terör örgütü üyesi' denilerek 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştır. Mehmet Ali Çalışkan, Ebru Özdemir ve ev hapsindeki Mahir Polat, sadece bu suçlamalar nedeniyle 10 aydır tutuklu bulunmaktadır. Şişli'nin seçilmiş belediye başkanı Resul Emrah Şahan da bu soruşturmadan tutuklanmış ve yerine kayyum atanmıştır. Ekrem İmamoğlu da bu soruşturmadan yargılanmaktadır. Kürtlerin belediye meclislerinde temsil edilmesini terör suçu gibi gören bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu soruşturmalar, Türkiye'nin barışına karşı açık bir saldırıdır ve bu duruma karşı tavır alınmalıdır. Milliyetçi Hareket Partisi'nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli bile bu soruşturmalara açık bir tepki gösterirken, bu inatlaşmayı herkes iyi değerlendirmelidir. CHP, 19 Mart darbesine ve tarihe utanç olarak geçecek 'kent uzlaşısı' soruşturmalarına rağmen barışın yanında yer almaktadır. Çünkü biliyoruz ki ya birlikte güçleneceğiz ya da hukukun olmadığı bir zeminde iktidarın belirlediği siyasi koşullarda yaşamayı kabul edeceğiz.”

– “Suriye'nin huzuru ve refahı Türkiye'ye de kazandıracaktır”

Özel, Türkiye'nin çevresindeki tüm uluslar için barış ve istikrarı önceleyen, kapsayıcı bir rol üstlenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Komşumuz Suriye yıllarca ağır acılar ve büyük yıkımlar yaşadı. Sınırın bir tarafındaki durum, bu tarafı derinden etkiledi ve etmeye devam ediyor. Bu alanda da bağımsız siyaseti sürdürmeye devam ediyoruz. Çatışmayı değil, uzlaşıyı ve barışı savunuyoruz.” şeklinde konuştu.

Özel, emperyalist devletlerin tarih boyunca Suriye'nin toprakları ve çıkarlarından ziyade kendi menfaatlerini düşündüklerini belirterek, “Bizim yolumuz Türkler, Kürtler, Araplar, Şiiler, Aleviler ve Dürzilerin birlikte kazandığı bir mücadeleyi vermek olmalıdır. Suriye'deki Türkmenler, Kürtler ve Araplar hepsi bizim akrabamız, kardeşimizdir. Bu konumda Kürtlere yönelik olarak onurlarını zedeleyen ve 'Kürt eşittir terörist' algısını güçlendiren eski, yıkıcı ve dışlayıcı söylemleri reddediyoruz. Türkiye'deki Kürtleri ve Suriye'deki akrabalarını inciten hiçbir politikaya boyun eğmedik, eğmeyeceğiz. Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı, Suriye'deki çatışmanın parçası değil, barışın ve uzlaşının teminatı olmak zorundadır. Suriye'nin huzuru ve refahı Türkiye'ye de kazandıracaktır.” dedi.

Özel, Suriye'den gelen uzlaşma haberlerinin sevindirici olduğunu belirtirken, bu durumun daimi bir mutabakata dönüşmesi için hep birlikte çaba sarf edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Programda, 20 Ekim 2025'teki CHP 39. Olağan İstanbul İl Kongresi'nde yeniden İl Başkanı seçilen Özgür Çelik, tutuklanarak Şişli Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan'ın konferans için cezaevinden gönderdiği mektubu okudu. Tutuklandıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun cezaevinden gönderdiği mesaj, yapay zeka ile video mesaj olarak salondaki ekranda gösterildi.

Programa, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, CHP Genel Başkan Yardımcıları, CHP, DEM Parti ve Saadet Partisi milletvekilleri, belediye başkanları ve Dilek İmamoğlu ile partililer katıldı.

“Yurtta Barış, Dünyada Barış: Ulusal, Bölgesel, Küresel Bakış”, “Toplumsal Barışın Sosyoekonomik Zemini: Kapsayıcı Kalkınma” ve “Barışı Toplumda Yeniden Kurmak” konulu panellerle basına kapalı devam eden konferans, kapanış konuşmalarıyla sona erecek.

reklam

YORUM YAP