reklam
reklam
DOLAR43,4936% 0
EURO51,6241% 0.04
STERLIN59,6239% 0.11
FRANG56,0710% -0.36
ALTIN6.540,51% -3,66
BITCOIN77.578,03-1.141
reklam

Elektrik Çağının Başlangıcı: Küresel Talep Hızla Artıyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
Elektrik Çağının Başlangıcı: Küresel Talep Hızla Artıyor
reklam

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine dayanarak, 2035 yılına kadar elektrik talebinin yüzde 50 oranında artabileceği öngörülüyor. Bu artış, yalnızca yeni üretim tesislerinin inşasına değil, aynı zamanda ABD ve Avrupa'daki şebeke onay süreçlerinin aşılmasına ve nükleer enerji projelerinin uzun inşaat sürelerinin yönetilmesine bağlı olarak kabul ediliyor.

IEA'nın mevcut durum senaryosuna göre, dünyadaki elektrik talebinin 2035 yılına kadar her yıl yaklaşık 1000 teravatsaat artması bekleniyor. Bu, küresel sistemin, her yıl Japonya'nın toplam yıllık elektrik tüketimi kadar ek talebi karşılamak zorunda kalacağı anlamına geliyor. Talepteki artış, hanehalkı tüketiminin yanı sıra veri merkezleri, yapay zeka uygulamaları, elektrikli taşıma araçları ve artan sıcaklıklarla tetiklenen klima kullanımından kaynaklanıyor.

Küresel ekonominin yüzde 40'ından fazlasının ana enerji kaynağı olarak elektrik kullanması, güvenli bir tedarik sağlama zorunluluğunu doğuruyor.

Hong Kong merkezli Lantau Group'un kıdemli enerji uzmanı David Fishman, rüzgar, hidroelektrik, güneş enerjisi, nükleer ve bazı bölgelerde termal kaynaklara yönelik yatırımların artmasının şart olduğunu belirtti. Fishman, bu yatırımlarla birlikte şebeke ve depolama kapasitesinin artırılmasının önemine de dikkat çekti.

Fishman, enerji verimliliği gibi çözümlerin yalnızca destekleyici olabileceğini vurgulayarak, “Gelişmiş ülkelerde kısa vadeli kapasite artışı için yenilenebilir enerjinin yanı sıra depolama da gereklidir. Orta ve uzun vadede nükleeri de düşünmeleri gerekiyor,” şeklinde konuştu.

YAPAY ZEKA MERKEZLERİ 18 AYDA, NÜKLEER SANTRALLER 60 AYDA İNŞA EDİLİYOR

Urfa enerji uzmanı olarak bilinen Fishman, nükleer enerji kapasitesinin, ABD ve Avrupa'daki yapay zeka veri merkezi patlamasına yeterince hızlı yanıt veremeyeceğini ifade etti. “Yapay zeka veri merkezleri 18 aylık dönemlerde inşa ediliyor, oysa bir nükleer santralin inşası Çin'de bile 60 ay sürebiliyor,” dedi.

Fishman, “Nükleerin çözümün bir parçası olamayacağı anlamına gelmiyor, ancak önümüzdeki 5 yıl boyunca bu denklemde yer alması zor görünüyor,” şeklinde ekledi.

Nükleer enerji ve yenilenebilir kaynakların hızlı bir şekilde yaygınlaşabileceğinin altını çizen Fishman, bazı ülkelerin ticari engeller nedeniyle teknolojik ekipmanlara erişiminin zor olabileceğini söyledi.

Özellikle Çin'in uygun maliyetli ekipmana erişim sağlama noktasında avantajlı olduğunu belirten Fishman, bazı darboğazların etkisinin devam edebileceğini vurguladı.

Fishman, en kritik sorunun onay süreçleri ve şebekeye bağlanma sırası olduğunu belirterek, “Bu, bir tesisin veya büyük bir veri merkezinin şebekeye bağlanabilmesi için gereken idari ve teknik inceleme sürecidir,” dedi. Bu süreçlerin ABD'de 5, Avrupa'nın bazı bölgelerinde ise 10 yıla kadar varan gecikmelere neden olabildiğini de sözlerine ekledi.

Ayrıca ağır ekipman tedarikinin de mevcut bir diğer darboğaz olduğunu ifade eden Fishman, piyasada gaz türbinleri için alınan siparişlerin 2030'a kadar dolduğunu belirtti. Bu durum, yeni doğal gaz santrali kurmak isteyenlerle ek yatırımların yapılması arasında bir gecikmeye yol açmakta.

Fishman, elektrik arzının talep artışına yetişmekte zorlanabileceği bazı bölgeler ve mümkün risklere de değindi. “ABD ve Batı Avrupa'da riskler ciddi. Özellikle New York ve Kaliforniya enerji şebekelerinde büyük zorluklarla karşılaşacak,” dedi.

“DÜNYA GENELİ ÇEŞİTLİ YAKLAŞIMLARI GÖZDEN GEÇİRİYOR”

Polonya merkezli Enerji Güvenliği Merkezi'nin kurucusu Wojciech Jakobik, elektrik talebindeki artışı karşılamak için yerel koşullara göre enerji dönüşümünün aşamalar halinde gerçekleştirilmesi gerektiğini savundu.

Jakobik, gelişmiş ülkelerin depolama projeleri gibi yeni teknolojilere yatırım yaparken, daha az gelişmiş ülkelerin enerji kaynaklarını kömürden gaza ve gaza nükleere kaydıracaklarını söyledi.

Bu sürecin hızının ekonomik rekabetçiliğe bağlı olacağına da dikkat çeken Jakobik, bazen enerji fiyatının karbonsuzlaşmanın önünde bir engel olabileceğini vurguladı.

Jakobik, nükleer üretimin yenilenebilir kaynaklara göre daha yavaş artacağını, ancak stratejik avantajlar sunduğunu belirtti. “Almanya bile modüler santraller üzerinde dururken, dünya genelindeki ülkeler bu konuyu yeniden ele alıyor,” dedi.

Orta ve Doğu Avrupa'nın enerji güvenliğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Jakobik, bu bölgenin tedarik sorunları ve altyapı güvenliğinin sağlanması gerektiğini vurguladı. Uzun vadede fosil yakıtlardan uzaklaşmanın hedeflenmesi gerektiğini dile getirdi.

reklam

YORUM YAP

reklam

DÖVİZ KURLARI

  • DolarDOLAR
    ALIŞSATIŞFARK
    43,485843,4936% 0
  • EuroEURO
    ALIŞSATIŞFARK
    51,609651,6241% 0.04
  • SterlinİNG. STERLİNİ
    ALIŞSATIŞFARK
    59,612259,6239% 0.11
  • FrangİSV. FRANGI
    ALIŞSATIŞFARK
    56,038556,0710% -0.36
  • Kanada DolarıKAN. DOLARI
    ALIŞSATIŞFARK
    31,881131,8938% -0.16
  • Çeyrek AltınÇEYREK ALTIN
    ALIŞSATIŞFARK
    10.463,0410.693,73% -3,66
  • Gram AltınGRAM ALTIN
    ALIŞSATIŞFARK
    6.539,406.540,51% -3,66
  • BitcoinBITCOIN
    FİYATDEĞİŞİM
    77.578,03-1.141
reklam

DÖVİZ ÇEVİRİCİ

  • Satış
    Alış