

Komisyon, AK Parti Osmaniye Milletvekili Derya Yanık'ın başkanlığında bir araya geldi.
Yanık, açılış konuşmasında “Dijital Mecralarda Çocuklarımızı Bekleyen Tehdit ve Riskler Raporu”nun, Çocuk Hakları Alt Komisyonu tarafından 13 Ocak'ta taslak rapor olarak kabul edilip üst komisyona iletildiğini hatırlattı.
Raporun, yalnızca Türkiye için değil, tüm dünya için giderek derinleşen bir soruna ışık tuttuğunu vurgulayan Yanık, çocukların dijital ortamlarda maruz kaldığı istismar, ihmal ve siber zorbalık gibi tehditlerin, yaşam hakkı, insan onuru, özel hayatın gizliliği, sağlık ve eğitim hakkı gibi birçok temel insan hakkıyla örtüştüğünü belirtti.
Yanık, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu mesele sadece bir teknoloji ya da aile politikası konusu değil, açıkça bir insan hakları meselesidir. Alt komisyonumuzun hazırladığı bu kapsamlı rapor, ulusal yasalar, uluslararası anlaşmalar ve iyi uygulama örnekleri çerçevesinde çocukların dijital dünyada korunmasına yönelik çok boyutlu bir değerlendirme sunmaktadır. Rapordaki tespitlerin saha verilerine dayandığı, önerilerin ise uygulanabilir ve yol gösterici nitelikte olmasına özel bir dikkat gösterdik.”
İnsan haklarının korunmasının çağın değişen risk alanlarını doğru analiz etmeyi ve uygun çözümler geliştirmeyi zorunlu kıldığını ifade eden Yanık, “Bu çalışma, hem yasama faaliyetlerimize hem de politika geliştirme süreçlerimize önemli katkılar sağlayacaktır.” diye ekledi.
“Epstein Belgeleri, Çocukların Karşı Karşıya Kaldığı Tehditlerin Ulaştığı Boyutu Gözler Önüne Serdi”
Daha sonra, Çocuk Hakları Alt Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kocaeli Milletvekili Radiye Sezer Katırcıoğlu, rapor hakkında bilgi vererek değerlendirmelerde bulundu.
Temel hedeflerinin, çocukları dijital mecraların zararlı etkilerinden koruyacak kapsamlı ve uygulanabilir bir yol haritası oluşturmak olduğunu belirten Katırcıoğlu, “Son dönemde ortaya çıkan 'Epstein belgeleri', çocuklarımızın karşı karşıya kaldığı tehditlerin boyutunu gözler önüne serdi.” dedi.
Bu belgelerin, çocukların dijital ve küresel ağlar aracılığıyla sistematik istismar riskine maruz kaldığını, bazı ideolojik ve organize yapıların çocuklar üzerindeki derin ve yıkıcı etkilerini açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Katırcıoğlu, şunları aktardı:
“Çocukları hedef alan LGBT örgütlenmeleri ve bu yapılar tarafından yürütülen ideolojik propaganda faaliyetleri artık sadece bir toplumsal tartışma değil, doğrudan bir çocuk güvenliği ve çocuk hakları tehdididir. Bu iç içe geçen örgütlü yapılar, yöntemleri, etki alanları ve küresel ağları itibarıyla terör örgütlerinden daha tehlikeli sonuçlar doğurabilecek potansiyele sahiptir. Bu belgeler, sadece ülkemiz için değil, tüm insanlık için bir gerçekliği açıkça ortaya koymaktadır.”
Milletvekillerinin görüş ve eleştirilerini ifade ettiği toplantıda, “Dijital Mecralarda Çocuklarımızı Bekleyen Tehdit ve Riskler Raporu” kabul edildi.
6 ana bölümden oluşan, toplamda 204 sayfa ve 82 öneri içeren rapor, bu alanda yapılacak yasal düzenlemelere kaynak oluşturmak amacıyla TBMM Başkanlığı ve ilgili bakanlıklara sunulacak.
Rapor, dijital bağımlılığın çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri, diğer ülkelerdeki mücadele örnekleri ve çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik tespitleri içermektedir. Ayrıca, 18 yaşın altındaki çocukların internet erişiminin 22.00-06.00 saatleri arasında sınırlandırılması, sosyal medya platformlarının çocuklara 15 yaşına kadar hizmet vermemesi ve 18 yaşına kadar filtrelenmiş içerik sunulmasının yasal hale getirilmesi gibi öneriler yer almaktadır.



