

Hatay'a üç yıl önce meydana gelen depremin hemen ardından gelmiştim. İskenderun'dan Belen'e doğru yol alırken, yoğun trafik vardı ama Hatay'daki durumun ciddiyetine dair henüz bir iz yoktu. Deprem haberleri 'Malatya/Adıyaman merkezli' olarak yayılmıştı. Hatay'a vardığımızda akşam saatleriydi. Ortalık toz, duman içindeydi. Feryatlar her taraftan geliyordu. Siren sesleri hiç dinmiyordu. “Hatay sanki yok olmuş,” dediğimi hatırlıyorum.
FELAKETİN MERKEZİ
Şehrin merkezine yaklaştıkça felaketin büyüklüğü gözler önüne serildi. Şükrü Kanatlı Mahallesi'nden Asi Nehri'ne uzanan Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan apartmanların tamamı çökmüştü. Bazıları domino taşları gibi üst üste devrilmiş, kimisi ise olduğu yere çökerek katlarına inmişti. Kaldırımlarda battaniyelere sarılı yan yana cenazeler vardı. Bir depremzedeyi enkazdan kurtardığı papağanıyla burada görmüştüm. Dün yine bu bulvarda yürüdüm. Binalar tamamen yenilenmiş, bulvar genişletilmiş. Üç yıl önceki enkazlardan maddi hiçbir iz kalmamış…

MECLİS HATIRALARI
Bulvardan aşağıya doğru devam edince Hatay’ın eski meclis binasına ulaşıyoruz. O da depremde hasar görmüş ve çökmüştü. Önüne yardım malzemeleri yığılmış, tanınan bir yer olduğundan dışarıdan gelenlerin buluşma noktası haline gelmişti. Caddeler ve sokaklar karmaşık bir şekilde birbirine geçmişti. Orası da yenilenmiş, eskisinden daha canlı ve görkemli bir halde. Ancak, enkazın hangi hatıraları beraberinde götürdüğünü belki sadece anıların sahipleri hatırlayacak.
KURTULUŞ KURTULUYOR
Depremin en acımasızca vurduğu bölgelerden biri tarihi Kurtuluş Caddesi'nin bulunduğu alanlardı. Habib’i Neccar Camii’nin kubbesi ve minaresi de çökmüştü. Hatay’ın canlı tarihi olan eski dükkânlar, yılların getirdiği yorgunlukla depreme yenik düşmüştü. Orada yürürken birbirinin içine geçmiş dükkânların enkazı gözlerimin önüne geldi. Hatay’a gelenler burayı ziyaret etmeden gitmezdi. Az ileride Uzun Çarşı bulunuyor. Etraftan gelen matkap ve testere sesleri arasında orası da yeniden kendine gelmeye çalışıyor. Hatay'a 6 Şubat gecesi gelmiş ve günlerce ayrılmıştım. Her gün sanki birbirinin aynısıydı. Hatay, artık üç yıl önceki haliyle aynı değildi. Yaralarını sarmaya devam ediyor. Şehir, adeta dev bir şantiye görünümünde. Caddelerden iş makineleri eksik olmuyor. Biri gidiyor, diğeri geliyor. Her şeye rağmen, gündelik yaşam devam ediyor. Yeni evlerine taşınanların bir huzuru, taşınmayı bekleyenlerin ise bir umudu var. Konteynerlerde ıstırap taşıyanlar ise sabır içinde bekliyor… Hatay, bu hassas denge içinde eski günlerine dönmeye çalışıyor…
KÜLLERİNDEN DOĞAN HATAY’DA YENİ HAYAT
Türkiye'yi sarsan depremlerde neredeyse haritadan silinen Hatay, hayata dönmeye başladı. Hürriyet, çifte felaketin üçüncü yıl dönümünde yeni evlerine taşınanlarla konteyner kentteki depremzedelerle bir araya geldi. Hataylılar, “Eksikliklerimiz var ama umudumuz da var. Enkazdan bir kent doğuyor,” diyor…

KAHRAMANMARAŞ merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki çifte deprem felaketinin üzerinden üç yıl geçti. Büyük acıların yaşandığı ve 53 bin 537 kişinin hayatını kaybettiği deprem, birçok şehirde büyük yıkıma yol açtı. Depremlerin en fazla etkilediği iller arasında yer alan Hatay'da, 24 bin 147 kişi can verdi ve 90 binden fazla bina yıkıldı. Afetin üçüncü yılında, yeniden ayağa kalkma sürecinde kent önemli bir aşamaya ulaştı. Şehirde şimdiye kadar 133 bin 685 konut, 12 bin 868 köy evi ve 7 bin 202 iş yeri olmak üzere toplam 153 bin 755 bağımsız bölüm inşa edilerek hak sahiplerine teslim edildi.

ASİ’NİN İKİ YAKASI
En büyük enkazın oluştuğu Asi Nehri'nin iki yakasındaki yapılar, yürütülen kapsamlı projelerle yeniden inşa ediliyor. Antakya merkezde büyük yıkımın yaşandığı Atatürk Caddesi, sıfırdan inşa edildi. 4 bin 121'i konut, 1812 iş yeri ve ofis olmak üzere toplam 5 bin 933 yapı tamamlandı. Emek-Aksaray Mahallesi'nde de yeni binalar yükseliyor. Cumhuriyet Meydanı ve Rüstem Tümer Paşa Caddesi ile Asi Nehri kıyısındaki yerleşim yerlerinde yeni yapılar yükseliyor.

DEV ŞANTİYE ALANI
Hatay, büyük bir şantiye alanı görünümünde. Şehrin her yanındaki inşaat çalışmaları, iş makineleri ve vinçler dikkat çekiyor. Her noktada inşaat faaliyetleri, günlük yaşamı zorlaştırıyor. Şehrin her köşesi yapılan çalışmalarla inşaat alanına dönerken, en büyük sorun toz, toprak ve çamur. Sürekli devam eden inşaatlar ve trafikteki ağır tonajlı araçların geçişleri, bu sorunun çözümsüz kalmasına yol açıyor. Depremzedelerin en büyük isteği ise merkezdeki inşaatların bir an önce tamamlanmasıdır.

EKSİKLER VAR AMA UMUDUMUZ DA VAR
Antakya'nın Dikmece Mahallesi'nde 4 milyon 952 bin metrekarelik bir alanda, deprem bölgesinin en büyük üçüncü şantiyesi kuruldu. 3+1 şeklinde 14 bin 489 bağımsız bölüm inşa edildi. Depremzedelerin evlerine taşınmasıyla burada yeni bir yaşam başladı. Depremzedeler, evlerine kavuşmanın sevincini yaşarken, inşaatlar ve altyapıda yaşanan yetersizlik, bazı sorunları da beraberinde getiriyor. Dikmece'de işyeri açan Mihrican Koşar, “Burada eksiklerimiz var, elektrik sık sık kesiliyor. Altyapı sorunu var, inşaatlar devam ediyor. Ama umudumuz da var, umarım inşaatlar bir an önce biter,” diyor.
KONTEYNERLERDE ZORLU YAŞAM
Hatay’da bir yandan da konteyner kentlerde binlerce kişi zorlu bir yaşam savaşı veriyor. Üç yıldır konteynerlerde yaşayan depremzedeler, yeni evlerine kavuşma hayalini kuruyor. Hatay genelinde şu an 151 konteyner kentte 108 bin 883 depremzede yaşamaktadır. Bunlardan biri de Cansuyu Konteyner Kenti. Yaklaşık üç yıldır konteynerde ailesiyle yaşam mücadelesi veren Mustafa Özdemir, evine kavuşmayı bekliyor: “Konteynerde yaşam zor, yağmur, çamur… Konteyner küçük ve evlere göre kullanışlı değil. Ama şimdi Hatayımız yeniden kuruluyor, düne göre daha umutluyuz. Yakında yeni evime taşınacağım,” diyor.
TARİH DE AYAĞA KALKIYOR
Hatay'da, depremde ağır hasar gören veya yıkılan tarihi yerlerin yeniden inşası için yoğun çalışmalar yapılıyor. Tarihi Uzun Çarşı'da yapım ve restorasyon çalışmaları devam ederken, Kemalpaşa Caddesi ve Ayakkabıcılar Çarşısı'ndaki dükkân ve işyerlerinin yapımı tamamlandı.

Kentin sembollerinden biri olan tarihi Uzun Çarşı'daki işyerleri de depremde yıkılmıştı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı öncülüğünde tarihi çarşının yeniden inşası için çalışma başlatıldı. Bu yıl içinde inşaatın tamamlanması planlanıyor. Kemalpaşa Caddesi ve Ayakkabıcılar Çarşısı’ndaki işyerlerinin yapımı aslına uygun olarak tamamlandı ve sahiplerine teslim ediliyor. “Dünyanın aydınlatılan ilk caddesi” olarak bilinen Kurtuluş Caddesi'ndeki çalışmaların tamamlanmasıyla bölge, yeni Antakya'nın tarihi merkezi haline geliyor.

BİR DİRİLİŞ HİKÂYESİ
Kemalpaşa'daki tarihi alanda işyeri açan antikacı Mehmet Serkan Sincan, “Yeni doğan bir kent var, umudumuz var. Hatay yeniden ayağa kalktı. Bu bir diriliş hikâyesi… Hatay'ı terk etmedik, gidenlerin yüzde 80’i geri döndü. Zorlu bir süreçti, doğum çok sancılıydı, emeklemek zordu. Geçen yıl yürümeye, bu yıl koşmaya başladık. Uçmaya az kaldı,” diyor. Uluslararası Hatay Film Festivali’ni düzenleyen fotoğraf sanatçısı Mehmet Oflazoğlu da “Deprem oldu, her şeyimizi kaybettik. Bu ortamda film festivali yapılır mı diye düşündük. 'Sanat iyileştirir' dedik, festivalimizi ara vermeden yaptık. İki yıl boyunca yurtdışından gelen misafirlerimizi çadırkentlerde, konteyner kentlerde ağırladık. Şimdi şehrimiz yeniden doğuyor. Bu yılki film festivalimizi ve ödül törenimizi yeniden inşa edilen tarihi Meclis binamızda yapmayı düşünüyoruz. Hep birlikte iyileşeceğiz, Hatay’ı iyileştireceğiz. Yeni bir kent doğuyor. Geleceğe dair umutlarımız var. Yurtdışından gelen konuklarımızı artık çadır yerine otellerde ağırlayacağız,” ifadelerini kullanıyor.

CEVDET YILMAZ: DEPREME 90 MİLYAR DOLARLIK KAYNAK
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıldönümü dolayısıyla Gaziantep’in İslahiye ilçesindeki anma programına katıldı. Deprem şehitliğini ziyaret ederek hayatını kaybedenlerin mezarlarına karanfil bırakan Yılmaz, özetle şunları ifade etti: “11 ilimizde 174 ayrı alanda 3 binden fazla şantiyede çalışmalar yürütüldü. 200 binden fazla insan bu inşaatlarda çalıştı. İlk temelleri depremden 15 gün sonra attık. İlk köy evlerini 45’inci günde teslim ettik. Asrın seferberliğiyle 455 bin konutu hak sahiplerine teslim etmiş durumdayız. Sadece konutlar yapmadık, şehirlerin altyapılarını da yeniden inşa ettik. Atık su, içme suyu ve arıtma gibi sistemleri yeniden kurduk. Yolları, köprüleri, okulları ve organize sanayi bölgelerini tekrar inşa ettik. Bölge her alanda yeniden ayağa kaldırıldı. Deprem bölgesinde toplam 11 bin kilometreyi bulan, Türkiye’nin çevresinin uzunluğuna eşdeğer bir altyapı çalışmasına eş zamanlı olarak devam ediyoruz. Merkezi bütçeden deprem harcamalarına yaklaşık 90 milyar dolarlık bir kaynak ayırdık. Bu kaynak; konuttan altyapıya, eğitimden sağlığa, üretim alanlarından şehir güvenliğine kadar geniş bir yelpazede, deprem bölgesinin kalıcı biçimde yeniden inşa edilmesi için kullanılmaktadır.”



