Göz sağlığı alanındaki dijital devrim, özellikle görme kaybına neden olabilecek hastalıkların erken teşhis edilmesinde önemli bir aşama kaydediyor. Dünyagöz Hastaneler Grubu Medikal Direktörü Prof. Dr. Bozkurt Şener, yapay zekanın göz hastalıklarının tedavisinde yarattığı değişimi detaylandırdı…
GÖZDE YAPAY ZEKAYLA MUAYENE
Prof. Dr. Şener, “Geleneksel muayene yöntemlerini geride bırakan bu yenilikçi teknoloji; hastanın göz yapısını, retina ve sarı nokta durumunu, kornea kalınlığını ve diğer biyometrik parametreleri hızlı bir şekilde analiz ediyor. Yapay zeka algoritmaları sayesinde hastalıklar, 'tehlikeli' aşamaya gelmeden önce tespit edilebiliyor. Tıbbın geleceği, veriye dayalı tahminlerde” dedi.

ÇOK SAYIDA HASTAYI ANALİZ EDİYOR
Prof. Dr. Şener, sistemin çalışma biçimini şu şekilde açıkladı: “Artık birçok parametreyi çok kısa sürelerle analiz edebilen sistemler ile donatıldık. Dünyanın dört bir yanından farklı hasta profillerini değerlendirerek, hangi rahatsızlığın hangi aşamada 'tehlikeli' bir aşamaya dönüşeceğini yapay zeka teknolojisiyle öngörebiliyoruz.”

KİŞİSEL TEDAVİ YAKLAŞIMI
Prof. Dr. Şener, bu analitik yaklaşımın her hastanın kendine özgü anatomik haritasına en uygun tedavi yöntemini belirleme konusunda nasıl bir imkan sağladığını belirtirken, “Bu da hem hastanın güvenini artırıyor hem de doğru hastaya, doğru tedavi uygulama sürecini daha da güçlendiriyor” ifadelerini kullandı.

SARIMSI NOKTAYI ERKEN EVREDE TESPİT EDİYOR
Özellikle sessiz bir şekilde ilerleyerek gözde hasara yol açabilecek hastalıklara karşı yapay zekanın “erken uyarı sistemi” gibi işlev gördüğünü belirten Prof. Dr. Şener, “Sarı nokta gibi sinsi şekilde ilerleyen ve erken evrede fark edilmediği takdirde büyük zararlar verebilecek hastalıklar için yapay zeka teknolojisi ile muayene oldukça önem taşıyor. Yapay zekadan elde edilen veriler, uzman hekim tecrübesiyle birleştirildiğinde geri alınamaz kayıpların önüne geçmekte kritik bir bariyer oluşturmaktadır” açıklamasını yaptı.
HEKİM TECRÜBESİYLE GÜÇLENİYOR
Kısa sürede çok sayıda veriyi analiz edebilen bu sistemlerin, her hastanın benzersiz anatomik haritasına en uygun tedavi yönteminin belirlenmesine olanak tanıdığını ifade eden Prof. Dr. Şener, “Yapay zeka ile elde edilen veriye dayalı tahminler; uzman hekimlerin deneyimleriyle bir araya gelerek, tedavi protokollerinin her birey için özelleştirilmesini sağlıyor. Bu analitik yaklaşımla, sinsi ilerleyen hastalıklar erken tespit edilirken, lazer veya premium lens (akıllı lens) cerrahisinde de hastanın göz yapısına en uygun, güvenli ve objektif yol haritaları oluşturulabiliyor” dedi.
LAZERE UYGUNLUK YAPAY ZEKAYLA DEĞERLENDİRİLİYOR
Yapay zekanın yalnızca hastalık tespitiyle sınırlı kalmadığını, ayrıca hastaların premium lens (akıllı lens) ve lazer cerrahisine uygunluklarının da değerlendirildiğini belirten Prof. Dr. Şener, şunları kaydetti: “Hastanın göz yapısı, kornea kalınlığı ve diğer biyometrik parametreler yapay zeka ile analiz edilerek, cerrahiye uygunluk objektif bir biçimde değerlendirilebiliyor. Lazer veya premium lens (akıllı lens) cerrahisi için başvuran hastaların uygunlukları yapay zeka destekli muayene ile ölçülürken, aynı zamanda önceliklendirilmesi gereken farklı göz rahatsızlıkları da tespit edilebiliyor.”
YENİ NESİL MERCEK TASARIMLARI GÜNDEN GÜNE YAYGINLAŞIYOR
Yapay zekanın premium mercek tasarımlarında da aktif olarak kullanıldığını vurgulayan Prof. Dr. Şener, “Yapay zeka ile optimize edilmiş özel halka yapılı mercekler, her mesafede kesintisiz ve daha kaliteli bir görüş sağlarken, refraktif cerrahide yeni bir dönem başlattı. Kontrast duyarlılığını artırma ve disfotopsi (ışık saçılmaları) etkisini azaltma konusundaki çalışmalarda da bu lensler oldukça başarılı sonuçlar veriyor. Bu ileri teknoloji günümüzde daha yaygın bir şekilde uygulanıyor. Ayrıca bu premium lensler, sadece katarakt hastalarında değil, kataraktı henüz yaşamayan ve gözlük ya da kontakt lens bağımlılığından kurtulmak isteyen hastalar için de kullanılabiliyor” şeklinde konuştu.
