reklam
reklam
DOLAR43,6062% 0.16
EURO51,6027% 0.37
STERLIN59,4554% 0.61
FRANG56,2519% 0.53
ALTIN6.943,53% 3,13
BITCOIN68.206,075.287
reklam

Konteynerde Kalana Kimse Laf Etmesin

Yayınlanma Tarihi : Google News
Konteynerde Kalana Kimse Laf Etmesin
reklam

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat depreminin 3. yıldönümünde, ikinci depremin meydana geldiği zamanda Malatya'nın Doğanşehir ilçesindeki Erkenek mahallesinde basın toplantısı gerçekleştirdi. “Hayatını kaybeden 53 bin 537 vatandaşımızın yakınlarına bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum. Allah, bir daha böyle büyük bir acıyı yaşatmasın” ifadelerini kullanan Özel, şunları ekledi:

KULAĞIMIZA KÜPE OLSUN

“Bu kayıplardan ders çıkarmak adına bir rakam vermek gereklidir ki bu hepimizin kulağına küpe olsun. 1999 yılındaki deprem ile bu deprem arasında kesinlikle depremin şiddeti ve yaratacağı kayıplar açısından benzerlik var. Bu depremde 53 bin 537 kişi hayatını kaybetti. 1999 depreminde de 15 bin kişi kaybedilmişti. Ancak 1999 depremi sonrası ordu, günün ilk ışıklarıyla birlikte arama ve kurtarma çalışmalarına katıldı. Bu depremde ise ordu tam teçhizat üç gün boyunca emir bekledi. O dönemde ordunun kurtardığı hayat sayısı 10 bin 600. Bu kayıtlara sahip, kimliğe ve hangi hastaneye nakledildiğine dair bilgiler mevcut.”

270 BİN KİŞİ KONTEYNERDE

Deprem konutlarının durumuna değinen Özel, “Bir yılın sonunda evlerin yalnızca yüzde 2’si, ikinci yılın sonunda sadece yüzde 30’u ve bugün ise yüzde 70’i tamamlanabildi. Üç yıl sonra Malatya’da 67 bin kişinin, Türkiye genelinde ise 270 bin kişinin, Hatay’da 120 bin kişinin konteynerde yaşamasını kabul etmiyoruz. Konteyner bir zorunluluk durumu. Hala evi tamamlanmamış olanlar ve kiracılar için bir zorunluluktur. Çünkü düzenli bir şekilde kira ödeyen ve geçimlerini buna göre sürdüren insanlarımız evlerini, eşyalarını ve işlerini kaybetmiş durumda.”

BİR GÜN DE SEN KAL

“Konteynerde kalanlara suçlamalarda bulunuluyor. ‘Rahata alıştınız, bedavaya alıştınız. Elektrik bedava, su bedava’ deniyor. Bir gün de sen o konteynerde kal bakalım. Ben deprem döneminde birkaç gece kaldım, birkaç ayı hayal bile edemiyorum. İktidar medyası ‘konteyner konforu’ gibi bir terim uydurdu. Bu asla doğru değil. Hiç kimse konteynerde kalanlara hakaret etmesin, onların sorunlarını çözsünler. Elektriğini kesmekle, suyunu kesmekle, sokağa atmakla tehdit etmekle bu sorunlar çözülemez. Biz burada doğru yapılanı ‘doğru’ diyoruz, yanlış yapılanı da ‘yanlış’ olarak değerlendiriyoruz.”

AK PARTİLİ BAŞKANI ARADIM

Sabah Gölbaşı'nda CHP'li olmayan üç belediyeye teşekkür ettim. Gölbaşı’na yaptığı katkılar nedeniyle teşekkürlerimi sundum. Hatay Samandağ’da Uşak Belediyesi o kadar özveriyle çalışıyordu ki o dönemde AK Parti'deydi. AK Partili belediye başkanını aradım, şaşırdı. ‘Samandağ’da yemek dağıtıyorsunuz başkanım’ dedim. ‘Dağıtamaz mıyız?’ dedi. ‘Olur mu başkanım, Allah senden bin kere razı olsun. Teşekkür için aradım seni’ dedim.”

KONUTLARDAN PARA ALINMASIN

Özel hükümete iki öneride bulundu: “İlki; evleri alırken boş senet imzalamaları isteniyor. Bu bir suç. Kimse, ne kadar ödeme yapacağını bilmeden bir belgeye imza atmak durumunda değildir. Faiz oranlarının sıfır olması gerekmektedir. Sıfır yazanı kabul etmiyorlar. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan bir beklentim var: ‘Dükkanlar dahil, rezerv alanları dahil, köy evleri dahil hiçbir faiz alınmayacak’ demesini bekliyorum. Faiz hanesinden korkan bir toplum var. Eğer bunu söylerse, akşam bültenine yetişecek ve kendisine teşekkür edeceğim. Şu deprem konutlarından para almayacağını ilan etsin. Deprem konutları için boş senet uygulamasından vazgeçilsin. Deprem konutlarının parasını zaten topladık. 50 milyar dolar bağışlarla, 6 milyar dolar yurt dışı yardımları ile, fazla vergilerden de 16 milyar dolar toplandı. Toplamda 71,5 milyar dolar kaynak yaratıldı.”

reklam

YORUM YAP