

Özarslan, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
Değerli Hemşerilerim,
31 Mart 2024 tarihinde gerçekleştirilen yerel seçimlerde Keçiören halkının büyük bir destekle Belediye Başkanlığı'na layık gördüğü için onurlandım. Mazbata töreninde belirttiğim üzere, ilk günden itibaren parti rozetimi çıkararak herkes için şeffaf ve eşit hizmet sunmaya çalıştım. Bu bağlamda, parti ayrımı gözetmeksizin her kapıyı çalarak Keçiören’e hizmet getirmeye gayret ettim.
Son günlerde Keçiören'in önemli yatırım ve sorunlarına çözüm bulmak amacıyla arttırdığım ziyaretlerimin ardından, bu ziyaretleri sosyal medyada şeffaf bir şekilde paylaşmam, parti içindeki bazı gruplar tarafından sistemli dedikodu ve algı yaratma faaliyetlerine neden olmuştur. Temsil ettiğim milli ve manevi değerlere mesafeli olan bazı kişiler, bu değerleri parti içindeki hesaplaşmalarında araçsallaştırmaya çalışarak, kamuoyunu yanıltmak ve beni itibarsızlaştırma çabasına girmişlerdir. Ancak şahsımla ilgili asılsız iddialar, “Halka Hizmet Hakka Hizmettir” prensibiyle umursanmadı ve 6 Ocak 2026'da, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Sayın Murat Kurum ile Keçiören’in sorunlarını görüşme fırsatı buldum.
Bu görüşmeden sonra CHP içindeki bazı gruplar, algıların dozunu arttırmışlardır. Ancak, bir Belediye Başkanı olarak, özellikle deprem bölgesinde yürüttüğüm etkin hizmetlerle halkımızın önünde saygın bir yer edinmiş Bakanı ziyaret etmemin arkasında başka bir niyet aranması benim için anlaşılır değildir. Sayın Bakan ile olan ilişkimiz, uzun yıllara dayanan dostluğumuza dayanmaktadır; buna rağmen bu ziyaretin ardından baskı ve dedikodu artmıştır. Susma hakkımı kullanarak ve hizmet etmeye devam etmeme rağmen, 07.02.2025 tarihinde saat 23:59'da CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’den şahsıma yönelik tehdit edici ve hakaret içeren mesajlar almaya başladım.
Soru şu; bir genel başkan, bir belediye başkanına hakaret edebilir mi? Aile değerlerimi hedef alan saldırılara karşı, Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki seçmene duyduğum saygı gereği artık bu partide hizmet etmem mümkün değildir. Benim tek amacım Keçiören’e hizmettir, ancak bu üslup ve anlayışla çalışmamın mümkün olmadığını anlıyorum.
Tepkim, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğine ve Atatürkçü, Cumhuriyetçi seçmenlerine değil; siyasette nezaket ve ciddiyetinizi yitiren mevcut yönetim anlayışınadır.
Bu çerçevede, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum.
Buna rağmen, birlikte çalıştığım Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş ve diğer Ankaralı belediye başkanlarına emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum. Hizmet odaklı siyasetin, parti içi gerilimler ve kırıcı üslup nedeniyle zarar görmemesi gerektiğine inanıyorum; mevcut yönetim anlayışının olması gereken yerde siyaset yapma imkanını herkesi gözden geçirmesi gerektiği kanaatindeyim.
Ayrıca belirtmek isterim ki, CHP içinde yer alan ve bu sürecin bu noktaya gelmesine neden olan grupların “teşekkür” etmemi başka yönlere çekmelerinden endişe ederek, belediye başkanlarından helallik istiyorum.
Son olarak, dostlarıma, kardeşlerime bir hatırlatmada bulunmak istiyorum; biz “Allah yolunda, millete hizmet için vatanın birliğini koruyarak” bir araya geldik. Ancak geldiğimiz durum, CHP Genel Başkanı Sn. Özgür Özel ve yakın çalışma arkadaşlarının, tüm değerleri yitirdiklerini göstermektedir. Arkadaşlarımın vicdanlarına sesleniyorum; “Dava İnsanlık Davasıdır”; ahlaktan uzaklaşmış, gayrı ahlaki bir organizasyondan uzak kalmalarını ve şahsıma yapılan yanlışların içinde yer almamalarını davet ediyorum. Bugün benim ve ailemin maruz kaldığı durum, unutulmamalıdır ki bir gün onlara da yaşatılabilir.
Keçiörenli hemşerilerimin emanetini en iyi şekilde taşıyacak ve parti ayrımı gözetmeksizin ilçem için çalışmalarımı sürdüreceğim.



