reklam
reklam
DOLAR44,4854% 0.06
EURO51,0975% 0.17
STERLIN58,8089% 0.29
FRANG55,7112% 0.15
ALTIN6.514,81% 1,03
BITCOIN67.688,410.731
reklam

Bursa'da Bina Zemininde İlk Kez Uygulandı: ‘Sıvılaşma Gören Zemin Kayaya Yakın Bir Form Haline Geliyor’

Yayınlanma Tarihi : Google News
reklam

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) bünyesinde yaklaşık 15 yıllık bir araştırma sürecinin ardından geliştirilen bor katkılı enjeksiyon malzemesi, ilk kez bir binanın zemininde uygulama aşamasına geçti. Daha önce Gemlik Kurşunlu Sahili’nde yapılan testlerde zemin sıvılaşma oranının yüksek olduğu bölgede, bu yöntemin benzerlerine kıyasla çok daha etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Şu anda, zemininde sıvılaşmadan ötürü oturmalar ve buna bağlı kılcal çatlaklar oluşan Gemlik’in Cihat Mahallesi’nde bulunan 6 katlı bir binada uygulanmaktadır. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen bu malzemenin, yurt dışındaki eşdeğerlerine göre hem daha etkili hem de düşük maliyetli olduğu dikkat çekiyor. Uygulama süreci hakkında bilgiler veren BTÜ Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Eyübhan Avcı, “Kimyasal enjeksiyon projeleri üzerinde yaklaşık 15 yıl çalıştık ve şu an son aşamaya gelmiş durumdayız. Kullanılan yöntem, Japonya ve Amerika’da yaygın şekilde zemin sıvılaşmasını önlemek için uygulanan bir tekniktir. Bu temele dayalı olarak, yerli kaynaklarla bor da dahil çeşitli bileşenlerden oluşan yeni bir malzeme geliştirdik” açıklamasında bulundu.

“Zemin Sıvılaşmasını Önlemede Daha Etkili”

Prof. Dr. Avcı, bor madeni katkılı enjeksiyon malzemesinin geliştirilme aşamasının laboratuvar deneyleri ile başladığını belirtti. “İlk numuneleri alır almaz, çok sayıda deney gerçekleştirdik. Numuneleri uzun süre bekleterek zaman içindeki performanslarını değerlendirmeye çalıştık. Ayrıca hem Türk hem de ABD patent kurumuna başvurarak patent tescili aldık. Projemiz, TÜBİTAK 1001 Deprem Araştırmaları çağrısı kapsamında desteklenmiştir. Arazi uygulamalarına geçtik ve ilk denemeyi fay hatlarının geçtiği, riskli bir bölge olan Gemlik Kurşunlu Sahil Bölgesi’nde gerçekleştirdik. Bu alan, zemin sıvılaşmasının yoğun olarak görüldüğü bir yerdi. Yaklaşık 6 aylık çalışmanın ardından burada yaptığımız deneyler ve testler, bu yöntemin zemin sıvılaşmasını önlemede diğer yöntemlere göre daha etkili olduğunu gösterdi” dedi.

“Yerli, Milli ve Çevreci Bir Malzeme”

Prof. Dr. Avcı, arazi deneylerinin tamamlanmasının ardından binalarda uygulama aşamasına geçtiklerini ifade etti. “Bu tekniğin önemli avantajları var. Çimento bazlı malzemelere göre, karıştırıldıktan sonra malzemenin katılaşma süresi ayarlanabiliyor. Bu, en büyük avantajlardan biridir. Ülkemizde birçok bölgede yer altı su seviyesinin yüzeye yakın olduğu biliniyor. Bu gibi yerlerde çimento bazlı özel malzemeler, yer altı suyunun akış halindeyse seyrelme ve dayanım kaybı yaşayabiliyor. Ancak bizim malzememiz, hızlı bir şekilde yerleştiği için katılaşma süresini 5-10 dakika gibi kısa bir süreye ayarlayabiliyoruz. Enjeksiyon sırasında malzeme hızla katılaşıyor ve zeminin dayanımını artırarak sıvılaşma potansiyelini ortadan kaldırıyor. Ekonomik açıdan da uygulama yüksek maliyetler gerektirmiyor, çünkü malzemeyi tamamen yerli ve milli imkanlarla üretiyoruz. Ayrıca, çevre dostu bir malzeme olması da büyük bir avantaj; çünkü madenlerden elde ettiğimiz ürünü tekrar zemine enjekte ediyoruz ve yer altı suyuna karışması durumunda herhangi bir kanserojen etkisi bulunmuyor.”

“Zemin Kayaya Yakın Bir Form Haline Geliyor”

Gemlik Belediyesi’nin talebi doğrultusunda 6 katlı binanın zemininde uygulama aşamasına geçtiklerini belirten Prof. Dr. Avcı, “Talep üzerine bina zemininde incelemelerde bulunduk. Tüp deneyler yapıldı ve inklinometre kuyularıyla herhangi bir hareket olup olmadığı tespit edildi. Bu çalışmaların ardından uygulama aşamasına geçtik. Şu anda binanın iç kısmında küçük delikler açıyoruz. Donatı tarama cihazıyla demir donatılara zarar vermeden yaklaşık 3 veya 4 santimetrelik delikler açarak uygulamayı gerçekleştiriyoruz. Bu işlemi 20 metre derinliğe kadar rahatlıkla yapabiliyoruz. Zemin sıvılaşmasının görüldüğü alanlar da bu derinliklerde bulunuyor. Enjeksiyon işlemi, aşağıdan yukarıya doğru gerçekleştirilerek, binanın oturduğu zemini neredeyse kayaya yakın katı bir forma dönüştürüyoruz” şeklinde konuştu.

reklam

YORUM YAP