Ramazan Döneminde Glokom Hastalarına Önemli Hatırlatma: Göz Damlalarınızı İhmal Etmeyin

Yayınlanma Tarihi :

Glokom, yani göz tansiyonu, dünya genelinde körlük sebepleri arasında ikinci sırada yer almakta olup, geç teşhis edildiğinde geri dönüşü olmayan kalıcı görme kayıplarına yol açabilir. Glokom tedavisinde kullanılan damlalar, göz içindeki basıncı kontrol etmek için hayati bir rol oynamaktadır. Ancak, pek çok glokom hastası Ramazan ayında 'orucum bozulur' endişesiyle göz damlalarını kullanmayı ihmal edebiliyor. Dünyagöz Hastaneler Grubu'ndan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ümit Aykan, glokom tedavisinde göz damlalarının aksatılmasının getirdiği riskleri aktardı ve önemli uyarılarda bulundu.

SİNİR HÜCRELERİNE ZARAR VEREBİLİR
Prof. Dr. Aykan, “Ramazan ayında, 'iftardan sonra damlatırım' gibi bir düşünce yaygın olabiliyor. Ancak gün içerisinde yaşanan basınç değişimleri sinir hücrelerine zarar verebilir. Tedavi için kullanılan damlalar ihmal edildiğinde geri dönüşü zor görme kayıplarına yol açabilir. Oruç tutan bireylerin göz damlalarını ihmal etmemeleri ve tedavi sürekliliğine dikkat etmeleri son derece önemlidir” dedi.

ORUCU BOZMAZ
Prof. Dr. Aykan, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bu konudaki görüşüne de değinerek, “Göz muayenesi gerektiren hastaların Ramazan dolayısıyla tedavilerini ertelememeleri gerekiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı, muayene ve tedavide kullanılan göz damlasının orucu bozmayacağına dair olumlu bir görüş sunmuştur. Yani, muayene ve tedavi sırasında kullanılan bu damlalar orucu bozmaz. Lütfen tedavinizi aksatmayın” şeklinde uyarıda bulundu.

KİMLER RİSK ALTINDA?
Prof. Dr. Aykan, glokom açısından risk altında olan grupları şöyle sıraladı:
40 yaş ve üzerindeki kişiler
Glokom öyküsü bulunan aileler
Şeker hastalığı, hipertansiyon ve damar hastalığı olanlar
Miyop olanlar
Ciddi göz travması geçirenler
Uzun süreli kortizon kullananlar
Retina hastalıkları, üveit ve göz tümörleri glokom riskini artıran durumlar arasındadır.

DÜZENLİ GÖZ MUAYENESİ ÇOK ÖNEMLİ
Açık açılı glokomun en yaygın türü, görme sinirinde telafisi mümkün olmayan ağır hasar oluşana kadar belirti vermemektedir. Prof. Dr. Aykan, “Bu durum, hastaların çoğunlukla görme yetilerini önemli ölçüde kaybettikten sonra doktora başvurmasına sebep olur. Unutulmamalıdır ki glokomda kaybedilen görme yetisini geri kazanmak mümkün değildir. Tedavinin temel amacı mevcut durumu korumaktır. Bu nedenle düzenli göz muayeneleri, glokomun erken tanısı ve etkili bir koruyucu tedavi planlaması için en önemli unsurdur. Özellikle risk grubundaki bireylerin şikâyetler başlamadan önlem alması hayati önem taşır” dedi.

İFTARDA HIZLI VE AŞIRI SU TÜKETİMİNE DİKKAT!
Ramazanda uzun süreli susuzluk sonrasında hızlı su tüketiminin göz sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çeken Prof. Dr. Aykan, “İftarın hemen ardından, kısa bir zaman diliminde aşırı su tüketimi, göz içi basıncında ani ve sert yükselişlere yol açabilmektedir. Metabolizmanın sıvı adaptasyonunu sağlıklı bir şekilde gerçekleştirebilmesi için su tüketimi iftar ile sahur arası geniş bir zamana yayılmalıdır” şeklinde belirtti.

EN YENİLİKÇİ TEDAVİ GÖZE STENT
Glokom tedavisinde yenilikçi bir seçenek olarak öne çıkan stent tedavisi, ilaç tedavisine yanıt vermeyen ya da cerrahi müdahale gerektiren hastalar için uygun bir çözüm sunduğuna değinen Prof. Dr. Aykan, “İnsan vücuduna yerleştirilebilen en küçük implant olan stent tedavisi, göz içi sıvısının akışını düzenleyerek basıncı düşürmemizi sağlıyor. Böylece glokom tedavisinde ilaç bağımlılığını ortadan kaldırırken, basınç kontrolünde yüksek başarı oranı elde ediliyor. Bu tedavi sonrası ilaç kullanımının azaltılması ya da tamamen kesilmesi de mümkün olabilir. Ancak hastaların düzenli göz muayenelerine devam etmeleri ve doktor tavsiyelerine uymaları önemlidir” dedi.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!

Basın No: