reklam
reklam
DOLAR43,7625% 0.07
EURO51,8139% -0.09
STERLIN59,4127% 0.11
FRANG56,7167% -0.12
ALTIN6.923,35% 0,95
BITCOIN68.089,46-0.164
reklam

Komisyon Raporu Yayınlandı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Komisyon Raporu Yayınlandı
reklam

TERÖRSÜZ Türkiye hedefli sürecin yasama ayağını yürüten TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 5 Ağustos 2025 tarihinde başlattığı çalışmalarının ardından raporunu nihayet tamamladı.

Kronolojik ek listesiyle birlikte 60 sayfadan oluşan söz konusu raporda komisyonun yürüttüğü çalışmalar, yapılan sunumlar ve önerileri sıralandı. Rapor, “Türk-Kürt kardeşliğinin tarihi kökleri ve kardeşlik hukuku, örgütün kendini feshetmesi ve silah bırakma süreci, yasal düzenleme ve demokratikleşme” başlıkları altında çeşitli önerilerde bulunuldu. Önerilere göre “müstakil-geçici” yasal düzenlemelerde silah bırakma sürecinin yürütme organınca tespit edilmesi ve izlenmesi için “teyit” şartı önerilmektedir. Bunun yanı sıra, “İlgili yürütücü organlar” ifadesiyle silah bırakma sürecinin takibinin sağlanması ve belirli sürelerle Meclis’e rapor edilmesi öngörülmektedir. Rapordan öne çıkan başlıklar şöyle:

AF ALGISI OLMAMALI

“Toplumsal bütünleşmeyi güçlendirmek adına, silah bırakmayla birlikte süreci yönetecek ve sonrasını elden geçirecek, amaca özgülenmiş geçici bir yasal düzenlemeye ihtiyaç vardır. Silahların bırakılması süreciyle beraber önerilen yasanın, sürecin sonuçlarını tamamen ortadan kaldıracak ve demokratik zemini güçlendirecek şekilde kapsayıcı olması gerektiği vurgulanmaktadır. Kanun, silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılması, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesi ve sorunun hukuki ve siyasi zemin üzerine oturtulması amacı gütmelidir.

MUTLAKA ‘ADLİ İŞLEM’

Buna paralel olarak, kanunun, örgüt üyelerinin yalnızca silah bırakma sürecinden sonra hukuki durumlarını tespit etmesiyle sınırlı kalmaması gerektiği belirtiliyor. Kanunun, bu kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı bir biçimde toplumla bütünleşmesini hedeflemesi önem taşımaktadır. Bu çerçevede, kamu vicdanı ve toplumsal hassasiyetlerin gözetilmesi, kapsamın yoruma kapalı ve net şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Yeni müstakil geçici kanunla birlikte, ceza ve infaz hukukuna da atıfta bulunarak ilgili kişiler hakkında adli işlemlerin kesinlikle yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Yasal düzenlemeler, toplumda cezasızlık ve af algısı yaratmamalıdır.

İNFAZ YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİ

Yargılama ve infaza ilişkin düzenlemeler: İnfaz mevzuatının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) içtihatları ile taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler çerçevesinde, infaz adaletini ön planda tutarak yeniden ele alınması önerilmektedir. Özellikle mahkumların infaz süreçleri, koşullu salıverilme şartları ve ceza süreleri de göz önünde bulundurularak daha adil, eşitlikçi ve bütüncül bir yaklaşımla düzenlenmelidir. Hasta ve yaşlı hükümlüler için yaşam hakkının her şeyin önünde olduğu gerçeğinden hareketle infaz ertelenmesi müessesesi kritik bir şekilde değerlendirilmelidir. Cezaevlerinin idare ve gözlem kurullarının yapıları ve karar süreçleri, uygulamadaki sorunların tespiti yoluyla gözden geçirilmelidir. Hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde tutuksuz yargılamanın esas alınması sağlanmalı ve tutuklama şartlarına bağlı olarak mevzuatın gözden geçirilmesine özen gösterilmelidir.

AİHM VE AYM KARARLARINA UYUM

Demokratikleştirme önerileri: AİHM ve AYM kararları, Anayasamıza göre AYM kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kişileri bağladığı hususunda tereddüt yoktur. Türkiye'nin zorunlu yargı yetkisini kabul ettiği AİHM kararlarını uygulama oranı yaklaşık yüzde 90, Avrupa Konseyi üyesi ülkelerin kararlarını ise yaklaşık yüzde 80 oranındadır. Bu yüksek orana rağmen Türkiye'nin hukuk devleti kimliğini pekiştirmek adına AİHM ve AYM kararlarına tam uyulmasının önemi büyüktür. Bu kararlarla uyum sağlamak için mevcut mekanizmaların güçlendirilmesi ve yeni etkili mekanizmaların kurulması önerilmektedir. AİHM ve AYM kararlarına uyum konusundaki engellerin kaldırılması da bir diğer öneridir.

YEREL YÖNETİMLER VE KAYYUM

Demokratik siyasetin güçlenmesi amacıyla, idari sistemin daha demokratik ve hukuki standartlara uygun işleyişinin sağlanması önerilmektedir. Belediye başkanının, yasal sebeplerle görevden alınması durumunda yalnızca belediye meclisi tarafından seçim yapılmasını sağlayacak bir mevzuat düzenlemesi önerilmektedir.

DOĞUŞTAN GELEN HAKLAR

Dokunulamaz ve devredilemez nitelikteki, insan onurunun ayrılmaz bir parçası olan temel hak ve özgürlüklerin tam ve eksiksiz bir şekilde kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması için mevzuatın gözden geçirilmesi hedeflenmektedir. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun hak ve özgürlükleri genişletecek ve hakkın özünü koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesi önerilmektedir. Şiddet çağrıları, nefret söylemi ve terör propagandasıyla etkin mücadele sürdürülürken, hukuki sınırlar içinde kalındığı sürece her tür eleştiri, talep ve itirazın demokratik yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak korunması sağlanmalıdır. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun etkinliğinin artırılması için yeniden yapılandırılması önem taşımaktadır. Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve diğer ilgili mevzuatın belirsizlik ilkesi çerçevesinde ifade özgürlüğünü güçlendirecek biçimde yeniden ele alınması önerilmektedir. Şeffaflık, demokratik katılım, parti içi demokrasi, çoğulculuk ve temsilde adalet ilkeleri doğrultusunda Siyasi Partiler Kanunu ve yeni seçim düzenlemelerinin hazırlanması tavsiye edilmektedir.

BÜTÜN DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, dün TBMM Tören Salonunda düzenlenen 'Valiler Buluşması' toplantısında şunları kaydetti: “Türkiye’de barış ve kardeşliği yeniden oluşturmak için tarihî bir süreçle karşı karşıyayız. Üzerimize düşeni yerine getireceğiz. Kamuoyuyla paylaşılacak nihai raporumuzun takdimi ile birlikte, büyük bir çoğunlukla kabul edilerek Meclis olarak bu tarihi sorumluluğumuzu yerine getirmiş olacağız. Bundan sonraki süreç, TBMM içerisinde gerçekleştirilecektir. Ülkemizin yürüttüğü Terörsüz Türkiye hedefi çerçevesinde, ‘Türkiye modeli’ adı verilen bir model, tüm dünyaya örnek olacaktır.”

SÜRECİ YÜRÜTENLERE GÜVENCE

Komisyon raporunda, sürecin sağlıklı yürütülmesi için görev alan kamu görevlileri, siyasetçiler ve diğer aktörlerin hukuki güvence altında olmaları önerilmektedir. Bu bağlamda, kişilere tanınacak hukuki güvencelerin, Anayasa ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde düzenlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

BUGÜN OYLAMA GÜNDEME GELECEK

SÜREÇ Komisyonu, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında bugün yapacağı toplantıda taslak raporu ele alacak. Bu toplantıda raporun oylanması ve komisyonun görevini tamamlaması planlanmaktadır. Süreç raporu TBMM Başkanlığı’na sunulduktan sonra silah bırakma sürecine bağlı olarak yasama tekliflerinin gündeme gelmesi bekleniyor.

31 OY GEREKİYOR

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, çalışma yönergesi gereği raporun komisyonca kabul edilebilmesi için nitelikli çoğunluk olan 31 oy aranacağının altını çizdi.

reklam

YORUM YAP